Site Haritası Hakkımızda Linkler e-mail
P.T.Ö.
Proje Tabanlı Öğrenme
PTÖ NEDİR? Senaryo Temelli Eğitim İş birlikçi ve Aktif Öğrenme Problem Temelli Öğrenme
NEDEN PTÖ?
ÖRNEKLER
 

PROJE AŞAMALARI
 

PROJE ÖNCESİ  AŞAMALARI

DİĞER BELGELER

 

 

 

  SUNUM VE / VEYA EYLEM

  DENEME , ANI, ELEŞTİRİ YAZISI YAZMA

DENEME

Deneme: Bir yazarın, herhangi bir konu üzerinde kesin sonuçlara gitmeden, iddiasız ve ispatsız kişisel görüş ve düşüncelerini, içtenlikle belirttiği yazı türüdür. Diğer bir deyişle, kalem denemesi anlamına da gelen deneme; konularını edebiyat, felsefe ve bilim dallarından alır.

Fransız edebiyatında Montaigne, İngiliz edebiyatında Bacon, denemelerini zengin bir kültür ve içtenlik dolu güçlü anlatımla yazarak, okuyucularını sürüklemişlerdir. Türk edebiyatında, bu türün en başarılı örneklerini, Suut Kemal Yetkin ve Nurullah Ataç sunmuştur.

(E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 237)

 

Yazarın serbestçe seçtiği her hangi bir konuda, kesin hükümlere varmadan, kendi kişisel görüş ve düşüncelerini anlattığı, kısa yazılarıdır.

Hayat, ölüm, aşk, gurbet, sanat, din, ahlâk, sevinç, üzüntü, kitap, şiir, roman, kültür, cesaret, kahramanlık ve daha başka akla gelebilecek, kişi ve toplumla ilgili her konu üzerinde deneme yazılabilir.

Denemelerde konular kişisel bir anlayışla işlenir; çeşitli yazarların aynı konudaki düşünce, zevk ve inanışlarını vermesi bakımından önemlidir. Sıkı kayıtlara bağlı olmayan, serbest bir kompozisyon örgüsü vardır. Yazar, kendi kendiyle konuşuyormuş gibidir, belirli bir plânı yoktur. Denemenin başarısı, yazarının dildeki ustalığı kadar, geniş bir dünya görüşüne sahip olması ve kültürü ile de doğru orantılıdır.

Edebiyat türleri içinde en zor yazılan, fakat en ilgi çekici olanıdır. Bir taraftan anı türünün diğer taraftan da günlük türünün özelliklerini de içinde barındırır. Ayrıca deneme; ne makale gibi bir düşünceyi kesin sonuca bağlar, ne de eleştiri gibi bir değer yargısına varma amacı güder.

Denemeler; tek bir yazı olabilir ya da birçok konuları işleyen yazıların bir araya toplandığı bir kitap biçiminde de yazılabilir. Makaleye benzer. Giriş, gelişme ve sonuç bölümü bulunur. Söyleşiye benzer. Çünkü, içtenlikle yazılır. Ama, söyleşiden ayrıldığı yan, deneme yazarının kendi ile söyleşmesidir. (S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 342)

 

Deneme yazarken şu özelliklere dikkat etmek gerekir:

(1) Ortaya konan düşünceler, okuyucuyu da düşündürecek nitelikte olmalıdır.

(2) Yazar, gereksiz felsefî derinliğe girmemelidir.

(3) Öne sürülen düşünceleri, makalede olduğu gibi ispatlama yoluna gitmemelidir.

(4) Anlatım; sade ve açık olmalıdır.

(K. GARİPOĞLU, Kompozisyon Bilgileri, s. 275/276)

(E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 237 - 241)

 

e. ELEŞTİRİ (TENKİT)

Bir sanat ya da düşünce eserini tanıtırken, zayıf ve güçlü yönlerini belirtme, bir yazarın gerçek değerini yansıtma amacıyla yazılan yazılara eleştiri (tenkit) denir. (E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 237 - 241)

Eleştiri (tenkit): Bir şeye kıymet biçme, o şeyi kıymetlendirme demektir. Aslı Yunanca "Kritikos" kelimesinden gelen "Critic" (hükmetme) karşılığı olarak dilimizde kullandığımız "tenkit" kelimesi "nakd" kökünden türemiştir. "Nakd", bir şeyi satın alırken verilen akçe, kıymet ölçüsüdür ve tenkit, o şeyi kıymetlendirme anlamını taşır. (F. A. TANSEL, İyi ve Doğru Yazma Usûlleri, Cilt: I-II, s. 192)

Bir eser ya da yazar hakkında inceleme yapan ve bir değer yargısına varan kişiye eleştirmen (münekkit = tenkitçi) denir. Eleştirmen; düşünce, sanat ve edebiyat alanında topluma yarar sağlayan; sanatın, sanatçının ve toplumun yol göstericisi olan; eserlerdeki zenginlikleri gözler önüne seren; okuyucuya kılavuzluk yapan kişidir.

Eleştiride amaç; iyi olanın değerini ortaya koymak, sanatı unutul-maktan kurtarmak, iyi olmayana ve kötüye fırsat vermemektir. Eleştiri yapmak için inceleme yapmasını bilmek gerekir. İnceleme yoluyla, eleştirilecek olan şey tanıtılır, sonra eleştiriye geçilerek olumlu ve olumsuz yanlar bulunur ve bir yargıya varılır.

(S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 354)

(E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 242 - 243)

 

Eleştiri yazarken şu özelliklere dikkat etmek gerekir:

(1) Eserin (ya da yazının), gerçeği yansıtmadaki başarısı nedir?

(2) Eser (ya da yazı), okuyucu üzerinde nasıl bir etki bırakmıştır?

(3) Eserin (ya da yazının) olayı okuyucularına anlatmasında, aktar-masında başarısı nasıldır? Eserdeki içtenlik, özgünlük ve hayal gücü; başarıya nasıl katkıda bulunmuştur?

(4) Eserde (ya da yazıda) yansıtılan duygu ile sanatçı arasında nasıl bir ilgi vardır?

(5) Genel olarak eser (ya da yazı) başarılı mıdır? Başarılı olduğu yanlar, başarılı olmadığı yanlar var mıdır?

(E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 242/243)

(S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 354/355)

Sanat eserini meydana getiren bazı şartlar, hatta yasalar vardır. Bunları bulup açığa çıkarmak gerekir. Eleştiri, mahiyetine uygun olarak meydana gelen dil varlığı ile bunu yapar. O, eser karşısında iki önemli görevi yerine getirmeye çalışır:

Çözümleme ve yorumlama.

Eleştiri, sadece övgü ya da yergi değildir. Eleştiriler, ele alınan eserin ya da yazarın iyi anlaşılmasını sağlar. “Yergi”, ayrı bir tür olup, özellikleri şöyledir:

YERGİ: Bu tür ürünlerde toplum, kişi ya da olayların kusurları, kötü ve gülünç yönleri ele alınmaktadır. Divan şiirindeki karşılığı "hiciv"dir. Halk şiirinde ise "taşlama" adı verilmektedir.

Bu tür yergiler, dikkatli ve iyi yapıldığında toplum sorunlarını dile getirmesi bakımından oldukça önemlidir. Yapılan yergi, bayağı ve kaba bir anlatımdan meydana gelirse insanları rahatsız etmektedir. Yergi, aynı zamanda, gerçeklere uygunluk derecesinde değer kazanmaktadır. Türk edebiyatında en büyük yergi ustası, 17. yüzyılda yaşayan Nef'î' dir

f. ANI (HATIRAT)

Bir kimsenin kendi hayatını, yaşadığı devrede şahidi olduğu ya da duyduğu olayları edebî değer taşıyan bir dille anlattığı yazılara anı (hatırat) denir. Bir başka deyişle, özümüzde bir iz bıraktığı için unutulmayan ve anılmaya değer bulduğumuz olayları anlatan yazı türüdür. (S. SARICA - M. GÜN-DÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 374)

Edebiyat sahasının en yaygın türlerinden biridir. Bu türde verilen eserlerin çok değişik sahalarda oluşu, ona belli bir sınır çizme imkânını zorlaştırır. Anıların önde gelen özelliği, yazarının hayatının belli bir kesitini alması ve çok sonra yazıya dökülmesidir.

İçlerinde anı türünün özelliği bulunabilecek seyahatname, sefaretname, muhtıra, tezkire, menkabe, günlük, otobiyografi ve tarih türleri ile anı türünü karıştırmamak gerekir. Bu türlerin her birinin yazılış gayeleri ayrıdır. Ortak özellikleri ise yaşanmış olaylar üzerine kurulmuş olmalarıdır. Ancak bu özellik, onları birbirinin yerine koyma sebebi olamaz.

Anıların, tarihî gerçeklerin açıklanması sırasında, önemli yardımları dokunur. Anı; tarih değilse de, tarihe yardımcıdır. Devirlerin özelliklerini anlatan anılar, o devrin tarihini yazacaklar için önemli birer belge niteliğindedir. Bundan ötürü, anı yazarı, anılarını yansıtırken tarihî gerçeklerin bozulmamasına çok dikkat etmelidir. (H. F. GÖZLER, Örnekleriyle Türkçe ve Edebiyat Bilgileri, s. 528)

Anı (Hatırat) ile günlük, en çok karıştırılan iki türdür. Bu iki türün en önemli ayrılığı günlüklerin yaşanırken, anıların ise hayatta ya da ömrün sonunda kaleme alınmalarıdır.

Her ne sebeple kaleme alınırsa alınsın anı türünde dürüstlük, samimiyet ve sorumluluk duygusu ön plânda tutulmalıdır. Anı yazarken önce konu tespit edilmeli; sonra ya günü gününe tutulan notlar ya da hafızada saklanan olaylar zinciri, plâna göre düzenlenmelidir. Anı yazılırken süslü sanatlı bir anlatımdan kaçınmalı; açık, sade ve akıcı bir üslûp kullanılmalıdır. Duygu ve düşünceler, içtenlikle gerçeği yansıtmalıdır.

Anılar, ya günü gününe tutulan notlar hâlinde ya da sonradan hatırlanmak suretiyle yazılır. Batı edebiyatında en ünlü anı yazarları; Sain-Simon (1675-1755) ve Rousseau (1712-1778)' dir. (H. F. GÖZLER, Örnekleriyle Türkçe ve Edebiyat Bilgileri, s. 528)

Batı edebiyatındaki ünlü anı yazarları ve eserleri şunlardır:

Sain-Simon Ü "Hatıralar"

Rousseau Ü "İtiraflar"

 

Türk edebiyatındaki anı eserlerine örnekler ise şunlardır:

Ziya Paşa Ü "Defter-i A'mâl"

Muallim Naci Ü "Ömer'in Çocukluğu"

Ahmet Rasim Ü "Falaka" ve "Muharrir, Şair, Edip"

Halit Ziya UŞAKLIGİL Ü "Kırk Yıl" ve "Saray ve Ötesi"

Hüseyin Cahit YALÇIN Ü "Edebî Hatıralar"

Falih Rıfkı ATAY Ü "Çankaya" ve "Zeytindağı"

 

Anılar, genellikle aşağıdaki nedenlerden dolayı yazılır:

(1) Geçmişi bir kez daha yaşamak ve yazma alışkanlığı kazanmak.

(2) Anıları unutulmaktan kurtarmak.

(3) Yok olup gitmesini göze alamadığımız bir gerçeğe kalıcılık kazandırmak.

(4) Anıyı oluşturan olayı, durumu, yerleri, kişileri söz konusu edip, başkalarının bilgisine, yararına sunmak.

(5) Kamuoyu önünde aklanmaya çalışmak, pişmanlığı dile getirip içini boşaltmak, günah çıkarmak.

(6) Gelecek kuşaklara geçmişten sonuçlar çıkarıp sunmak.

(7) Gerektiği zaman bir eleştiride bulunmak.

(8) İnsanoğlunun; yaşantılarını, deneyimlerini başkalarıyla paylaşmak gereğini duymak.

(S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 375)

 

 

Sunum ve eylem önerileri

1.   Gazete çıkarma.

2.   Dergi çıkarma.

3.    Tv programı yapma.

4.    Anket çalışması yapma.

5.    Kitap yazma.

6.    Sunum hazırlama(power point  vb...)

7.    Seminer veya konferans verme.

8.    Şirket kurma.

9.     Tartışma veya münazara düzenleme.

10.     Pano hazırlama.

11.     Şiir yazma,şarkı söyleme

12.     Pandomim yapma.

13.     Heykel yapma.

14.     Dans grubu ile proje hazırlama.

15.     Resim yapma.

16.     Bir meslek dalını yapma.

17.     Turist rehberliği yapma.

18.     Ebru sanatı yapma

19.     Standup program yapma

20.     Fıkra yazma ve anlatma

21.     Kompozisyon yazma

22.     Rapor hazırlama

23.     Sportif faaliyetler yapma

24.     Opera düzenleme

25.     Hacıvat_karagöz oyunu hazırlama

26.     Orta oyunu düzenleme

27.     Maket yapma çalışması

28.     Bilgi yarışması düzenleme

29.   Bulmaca yapma

30.   Afiş çalışması yapma

31.   Kampanya düzenlenme

32.   Oyun bulma ve oynama

33.   Gezi düzenleme

34.   Gözlem yapma

35.   Deney yapma

36.   İnceleme yapma

37.   Çizgi film yapma

38.   Müzikal yapma

39.   Fotoğrafçılık yapma

40.   Hikaye yazmak

41.   Turist rehberliği yapma

42.   Bir ürünü yapıp onun ticaretini yapmak

43.   Kısa sinema filmi yapma

44.   Kısa reklam filmi yapma

45.   Klip yapma.

46.   Radyo programı

47.   Tiyatro hazırlama

48.    İnternette Web site açma

49.   Tepegöz ile ders sunumu yapma

50.   Animasyon hazırlama.

51.   Belgesel filmi yapma

52.   Radyo Tiyatrosu yapma

53.   Masal yazma.

54.   Roman yazma

55.  Okul gazetesi hazırlama

56.  Reklam ve propaganda y.

57.  Bilgisayar programı yapma

58.  Sergi veya fuar düzenleme

59.  Radyo programı yapma.

60.  Arama Toplantısı düzenleme

61. Seramik veya Keramik çalışması yapma.

 

      DİĞERLERİ

 

Ziyaretçi Defteri    -    Direkt e-mail gönderme formu

Hosted by www.Geocities.ws

 


1