|
|
SUNUM VE / VEYA EYLEM
STANDUP GÖSTERİ YAPMA
veya MEDDAHLIK
ÖNERİLERİM:
-
Cem Yılmaz, Beyazıt
Öztürk gibi sovmenlerin
standup gösterilerini ve
bu gösterilerin cd
lerini izleyin..(
anlatılan hikayeleri
dikkatle dinleyin, jest
ve mimiklere dikkat
edin, konuların
bağlantıları nasıl
sağlıdıklarına dikkat
edin)
-
Stand up gösterilerde
ilginç ve mizahı tarafı
olan olaylar, hikayeler,
gözlemler, tespitler vb.
kullanılır. Onun için
projenize uygun kısa ve
akıcı hikayeler
fıkralar, gözlemler,
tepitleri toplayın veya
oluşturun.
-
Grubunuzdan bu iş için
istekli bir kişiyi seçin
ve onu gösteri için
hazırlayın.
-
Gösteriye uygun
dekorasyon değişikliğini
yapın.
-
Gösteriyi yapacak kişiye
uygun kıyafet ve
aksesuarları temin edin.
- Varsa
tiyatro sanatçılarından
veya drama
öğretmenlerinden yardım
isteyin.
-
Gösterinizde kesinlikle
argo, küfür, hakaret vb.
kötü şeyleri
kullanmayın. Gerçek bir
sanatçı bunları
kullanmadan da mesajını
verip insanlara iyi
vakit geçirtebilir.
MEDDAH
Hikaye anlatmak olan
meddahlık taklit yapma
sanatıdır. Perdesi,
sahnesi, dekoru, kostümü
bir sanatkarda toplanmış
bir temaşadır
(gösteridir).
Meddah bir sandalyeye
oturarak dinleyicilerine
hikayeler anlatır.
Meddahın anlatışını,
günlük yaşamdaki
olaylar, masallar,
destanlar, hikayeler ve
efsaneler oluşturur.
Meddahın aksesuarını bir
mendil ile bir
sopa-baston oluşturur.
Genellikle güldürücü,
ahlaki ve edebi sonuç
çıkarılacak hikayelerine
klişeleşmiş "r'vıy'n-ı
ahbar ve n'kıl'n-ı 'sar
ve muhaddis'n-ı rüzigar
şöyle rivayet ederler
ki" şeklinde sözbaşı ile
başlar, daha sonra
kahramanları sayıp
hikayesini anlatır.
Meddah hikayenin
kahramanlarını kendi
yöresinin dili ve
şiveleri ile konuşturan
insandır. Meddah çok
oyunculu bir tiyatro
eserinin tek sanatçısı,
oyuncusu konumundadır.
Okumanın gelişmediği,
dinlemenin rağbet
gördüğü zamanlarda
Osmanlı Sarayında
şehirlerde, kasabalarda,
ramazan gecelerinde,
sünnet düğünlerinde,
kahvehanelerde bu sanatı
sürdürürdü.
Bu sanatın günümüzdeki
uzantısı stand-up yapan
showmenlerdir.
kaynak:
www.kultur.gov.tr
3. Meddah
Karagöz ve ortaoyunundan
sonra geleneksel Türk
tiyatrosunun bir başka
özgün öğesi de
Meddahtır. Meddah için
tek kişilik ortaoyunu da
denilebilir. Gerçekten
de meddah oyuncusu,
ortaoyunundaki bütün
tipleri, kılıktan kılığa
girerek, sesini
değiştirerek, küçük
aksesuarların da yardımı
ile sahnede canlandırır.
Meddahın en önemli
aksesuarı pastavdır.
Pastav, yerine göre hem
bir efekt aletidir (kapı
vurulması, çarpışmalar
vs. bununla diğer ele
vurularak elde
edilir)hem de yerine
göre oyunda anlatılan
bir kişinin kuklavari
temsilidir. Meddah onu
oyununa göre kah bir
baston olarak kullanır
kah bir ağaç olarak
kullanır. Ferhat ile
şirin anlatılıyorsa
pastav Ferhat ın deldiği
dağı simgeler. Ferhat
ile şirin karşılıklı
konuşuyorsa meddah,
Ferhat ı oynarken, Şirin
i de pastav temsil eder.
Osmanlının son döneminde
pastavın yerini bastona
bıraktığına tanık
oluruz.
Meddah da karagöz ve
ortaoyunundaki gibi
gücünü taklit sanatından
alır. Tiyatro
kuramlarının şah yapıtı
olan Aristophanes' in "poetika"
adlı eserinde de
belirttiği gibi, taklit,
yani mimesis, sanatın
temel yapı taşıdır.
Meddah olabilmek için
her şeyden önce tipleri,
insanları, hayvanları
çok iyi taklit edebilmek
yeteneğine sahip olmak
şarttır. Ünleri günümüze
kadar gelen eski meddah
ustalarının taklit
konusunda ne denli
başarılı olduğunu
zamanın edebiyat
yazarları anlata anlata
bitirememektedirler.
Karagöz ve ortaoyununun
Osmanlı imparatorluğu
içerisinde sadece
imparatorluk başkenti
olan İstanbul da
olmasına karşılık meddah
geleneğinin tüm
imparatorluğa
yayıldığını
söyleyebiliriz. Gezginci
meddahlar, aşıkların köy
köy gezmesi gibi,
imparatorluğun belli
başlı şehir
merkezlerini, o günkü
adı ile sancakları, ipek
yolu üzerindeki yerleşim
merkezlerini, hanları,
kahvehaneleri dolaşarak
sanatlarını icra
ettikleri var
sayılmaktadır. Meddah
geleneğinin köklerinin
Hozmeros' a, çağında
diyar diyar gezerek
İlyada ve Odesez
destanını anlatan
şairler geleneğine kadar
gittiği sanılıyor.
Meddahın güneydoğu
Anadolu da ki karşılığı
olan Dengbejin Meddahtan
farklı ve fazla olarak
sazda çaldığı
bilinmektedir.
Karagöz ve Ortaoyununda
zaman sınırlaması
(bir-iki saat) olmasına
karşılık Meddah
oyunlarının yer ve zaman
sınırlaması yoktur.
Anlatıldığına göre,
Meddahın anlattığı
hikayenin içeriğine
uygun olarak Meddahın
gösterisi saatlerce,
çoğu zaman ikindiden
gece yarısına, hatta
sabaha, hatta birkaç
hikayenin birbirine
bağlanarak ve o anda
doğaçlanarak (coşkuyla
uydurularak) günlerce,
haftalarca sürdüğü
olurmuş.
Meddahlar
repertuarlarında her
zaman hazır bulunan
Ferhat ile Şirin, Leyla
ile Mecnun, Arzu ile
Kamber, Aslı ile Kerem
gibi halk hikayelerinin
yanı sıra yaşanmış
gerçek olayları,
duydukları yeni aşkları
derleyerek, sanatçı
içgüdüleri ile bunları
yeniden yorumlayarak,
harmanlayarak, yerine
göre uzatarak ve ya
kısaltarak, seyircinin
profiline ve izleme
coşkusuna göre, o anda
doğaçlayarak bu
hikayelerini yer yer
anlatarak, yer yer
oynayarak mesleklerini
icra ederlermiş.
Meddahlar hikayelerini
çeşitli bilmecelerle
süsler, çeşitli
taklitlerle seyircinin
ilgi ve dikkatini
sürekli ayakta tutar,
hikayenin eğlenceli veya
dramatik sahnelerinin
tadını çıkararak
hikayelerini çeşitli söz
oyunları ile şiirlerle
bezerlermiş. Anlaşıldığı
kadarıyla, meddahta da
ortaoyunundaki gibi,
geleneksel Türk
tiyatrosunun özgün bir
yönü olan doğaçlama
öğesi ile
karşılaşıyoruz. Esasen
genel bir halk tiyatrosu
olan doğaçlama yöntemi,
diğer halk tiyatro
geleneklerinden ayrı
olarak küçük bir söz
ekleme ya da çıkarmanın
çok ötesinde, oyunu
oluşturan sahnelerin
hikayeyi oluşturan
bölümler arasında, belli
bir amaç doğrultusunda,
çoğu zaman seyirci
profiline ve ilgisine
bağlı olarak, bölümlerin
yerlerinin
değiştirilmesi ya da hiç
yoktan bir sahne
eklenerek ya da varolan
sahneler kısaltılarak ya
da tamamen atılarak,
bize özgü bir biçime
kavuşturulmuştur.
Doğaçlamanın geleneksel
Türk tiyatrosundaki
özgün adı tuluattır.
Doğaçlamaya dayalı esnek
yapılı metinlere dayalı
yapılan tiyatroya da
tuluat tiyatrosu
denmektedir. Ne var ki
tuluat tiyatrosu da,
ortaoyunu gibi gelişip
olgunlaşamadan daha
emekleme çağında,
kurumsallaşamadan tarihe
karışmıştır.
kaynak: www.tiyatroonline.com
|
Sunum ve eylem önerileri
1. Gazete çıkarma.
2. Dergi çıkarma.
3. Tv programı yapma.
4. Anket çalışması
yapma.
5. Kitap yazma.
6. Sunum hazırlama(power
point vb...)
7. Seminer veya
konferans verme.
8. Şirket kurma.
9. Tartışma veya
münazara düzenleme.
10. Pano hazırlama.
11.
Şiir
yazma,şarkı söyleme
12.
Pandomim
yapma.
13.
Heykel
yapma.
14.
Dans
grubu ile proje
hazırlama.
15.
Resim
yapma.
16.
Bir meslek dalını yapma.
17.
Turist
rehberliği yapma.
18.
Ebru
sanatı yapma
19.
Standup
program yapma
20.
Fıkra
yazma ve anlatma
21.
Kompozisyon yazma
22.
Rapor
hazırlama
23.
Sportif
faaliyetler yapma
24.
Opera
düzenleme
25.
Hacıvat_karagöz
oyunu hazırlama
26.
Orta
oyunu düzenleme
27.
Maket
yapma çalışması
28.
Bilgi
yarışması düzenleme
29. Bulmaca
yapma
30. Afiş
çalışması yapma
31. Kampanya
düzenlenme
32. Oyun
bulma ve oynama
33. Gezi
düzenleme
34. Gözlem
yapma
35. Deney
yapma
36. İnceleme
yapma
37. Çizgi
film yapma
38. Müzikal
yapma
39. Fotoğrafçılık
yapma
40. Hikaye
yazmak
41. Turist
rehberliği yapma
42. Bir
ürünü yapıp onun
ticaretini yapmak
43. Kısa
sinema filmi yapma
44. Kısa
reklam filmi yapma
45. Klip
yapma.
46. Radyo
programı
47. Tiyatro
hazırlama
48.
İnternette
Web site açma
49. Tepegöz
ile ders sunumu yapma
50. Animasyon
hazırlama.
51. Belgesel
filmi yapma
52. Radyo
Tiyatrosu yapma
53.
Masal
yazma.
54. Roman
yazma
55. Okul gazetesi
hazırlama
56. Reklam ve
propaganda y.
57. Bilgisayar
programı yapma
58.
Sergi
veya fuar düzenleme
59. Radyo programı
yapma.
60. Arama
Toplantısı düzenleme
61. Seramik veya Keramik
çalışması yapma.
DİĞERLERİ
|