|
Bir
senaryonun olmazsa
olmazı
şudur.
- Bir senaryo gerçek
yaşamdan alınan MUTLAKA
fiziki bir duruma çözüm
arayacak ve de
öğrencilerden
birşeyleri fiilen
yapmalarını, sorunlara
çözüm bulmalarını
isteyecek
- İstenecek bu şeyler
MUTLAKA gerçekte işe
yarayacak. Yani
senaryonun bitiminde
elde
edilen şey, işe
yarayan bir ürün
olacak. Bu ürün tablo,
grafik, poster, fotograf,
plan, harita,
kılavuz, şema,
heykel, rapor, TV
programı, bilgisayar
programı, makale, kitap
gibi ilk akla
gelen ürünler olduğu
gibi öğretmenin veya
öğrencinin yaratıcılığı
sonucunda ortaya
çıkabilecek
yepyeni ürünler
olabilir. Ayrica,
fiilen bir soruna çözüm
bulmada bir ürün olarak
değerlendirilir.
- Bu ürünlere ulaşmak
için yapılacak
çalışmalar/etkinlikler
ve veriler gerçek
yaşamdan alınacak.
Uygulanan bir
senaryoda bir filin bir
günde tükettiği ot
miktarı gerekiyorsa bu
miktarın gerçek
olması gerekiyor.
Bir fil günde -farzedelim-
200kg ot yiyor diyerek
işin içinden sıyrılmak
yerine
Ankara Hayvanat
Bahçesini arayarak fil
bakıcılarından bu
miktarı öğrenmek,
öğrencilerin
yaptıkları işe olan
saygısını ve yaptıkları
işin işe yarar olduğuna
olan inançlarını
artırmaktadır.
(Yapmak zorunda
oldukları iş kolaycılığa
göre çok zor da also
öğrenciler zevkle
yapmaktadırlar)
Kısaca, MESELA Kİ
şeklindeki -geleneksel-
yaklaşımdan uzak
durulacak
ADIM 1-
Eğitsel hedeflerinizi,
belirli - tekil -
açık biçimde
belirleyiniz! Ders
programlarındaki
(başlıklar), bu
halleriyle senaryo
üretmeye uygun
değillerdir. Bu
başlıklar kullanılarak
(eğitsel hedefler)
belirlenmelidir.
Çevresinde bir senaryo
örülmek istenilen
başlık(lar), önce
belirli -tekil - açık*
(eğitsel hedefler)
haline getirilmelidir.
Eğer bir konu, ucu açık,
hangi hedefe yönelik
olduğu belli olmayan
ifadeler biçiminde ele
alınır ve çevresine
senaryo örülmeye
çalışılırsa güçlükle
karşılaşılır ve bir
türlü bir senaryo fikri
üretilemez.
Örneğin (yeryüzü
şekilleri) gibi bir konu
başlığı, ilk bakışta
yeterli bir (eğitsel
hedef) sanılabilir. Ama
bu haliyle ancak
kendisinden
bahsedilebilir,
üzerinde
konuşulabilir, ama bir
öğrenme hedefi olamaz.
Çünkü tekil değildir ve
yeryüzü şekilleri ile
ilgili yüzlerce ayrı
öğrenme hedefi olabilir.
Bir eğitsel hedef,
varılmak istenilen nokta(lar)ı
belirtmelidir. Örneğin,
öğrencinin,
çeşitli yeryüzü
şekillerinin zaman
içindeki oluşumları
hakkında genel bilgi
sahibi olması
gibisinden bir hedef
basit ama belirli, tekil
ve açik'tır. Bu ifadeyi,
öğrencinin,
yeryüzü şekillerini
öğrenmesi gibi
açık uçlu bir ifadeden
ayıran netliğe özellikle
dikkat edilmelidir.
Birkaç örnek daha;
- Fiziki çevrenin
yaşamımız açısından önem
taşıyan özelliklerinin
farkına varılabilmesi
için, yeryüzü
şekillerinin
özelliklerinin
incelenmesi..
- Çevre kirlenmesi
olgusunun mekanizma-
sının anlaşılması
yoluyla, yeryüzü
şekillerinin bu olgu
üzerindeki etkilerinin
anlaşılması.. vb. Bu
noktada şöyle bir itiraz
akla gelebilir:Müfredat
ve ders programları konu
başlıkları biçimindedir.
Bunları eğitsel
hedeflere çevirmede her
öğretmen ayrıyorum
yapabilir. Bu durum
keyfiliğe yol açmaz mı?
Doğrudur ve gerçekten de
her öğretmen, içinde
bulunulan fizik ve
sosyal çevrenin
özelliklerine göre bu
başlıkları eğitsel
hedeflere çevirme
yorumunu yapmak
özgürlüğüne (ve ödevine)
sahiptir. Senaryo
üretimindeki özgürlük de
biraz buradan
gelmektedir..
ADIM 2-
(Eğitsel hedefler) in
neye yarayacağını çok
iyi anlayıp öğrencilere
açıklayınız!
(Eğitsel Hedefler) dar
konular olarak ele
alınıp anlaşılmaya ve
anlatılmaya çalışılırsa
bu güç olabilir.
Örneğin, (rasyonel
sayılar) biçimindeki
bir başlığı şöyle bir
eğitsel hedefe
çevirdiğimizi
varsayalım:
öğrencinin,
rasyonel sayıların
günlük yaşantımızda
sağladığı kolaylıkların
bilincine vardırılması
yoluyla, bunlar üzerinde
yapılabilecek işlem
becerilerinin
hızlandırılması..
Ama, rasyonel
sayıların neye
yarayacağını bu şekilde
açıklamak yerine,
sayıların neye
yarayacağını açıklamak
daha kolay olabilir.
Ayrıca da, konu
başlıkları tek tek ele
alındığı takdirde, her
birinin çevresinde ayrı
ayrı senaryolar üretmek
ve bunları işlemek hem
zaman yetersizliği
yaratabilir, hem de
bütünün kavranmasına
engel olabilir. Bununla
beraber, tüme varım ya
da tümden gelim
yaklaşımlarının
hangisinin uygun
olacağına öğretmen
karar vermelidir.
DİKKAT !
Öğretmen, eğitsel
hedeflerin neye
yaradığının kendisince
anlaşılma yolunu,
öğrencilere açıklamakta
kullanamayabilir. Çünkü
öğrenciler, soyut
düşünceleri kavramakta
erişkinler kadar
başarılı
olamayabilirler.
ADIM 3-
(Eğitsel Hedefler)
çevresinde merak
uyandırmak için örnekler
bulunuz!
Çocukların ilgi alanları
bir balon gibidir. Bazı
çocukların balonları az,
bazılarınınki çok
şişiktir. İlgi balonu
daha çok şişik olanların
merakları da daha çok
olacağı için daha kolay
öğrenirler.
İşte
bu nedenle;
- Öğretmen, bir veli
toplantısı yaparak,
çocukların meraklarının
tahrik edilmesinin,
başarılarıyla ne denli
ilişkili olduğunu
velilere anlatmalıdır.
- Kendisi de mümkün olan
tüm yolları kullanarak
öğrencilerin meraklarını
harekete geçirmelidir.
Merak uyandırmak için,
bu amaçla yazılmış
kitaplar kadar, çeşitli
K-12 projelerini içeren
İNTERNET adresleri de
kullanılabilir.
DİKKAT !
Öğretmene ilgi çekici,
merak uyandırıcı gelen
olaylar öğrenciye
gelmeyebilir. Öğrenci
gözüyle değerlendirme
yapabilmek için her
öğretmen, öğrencilerin
ilgi alanlarını
öğrenmeye çalışmalıdır.
Bu amaçla, ilgi alanı
testleri ve problem
envanterleri
kullanılabilir.
ADIM 4-
Adım 1 uyarınca
belirlediğiniz (Eğitsel
Hedefler) çevresinde bir
(senaryo) düşününüz!
Üretilmek istenilen
senaryonun öğrencinin
ilgisini çekebilmesi
için, onlarla birlikte
geliştirilmesi önerilir.
Bir (eğitsel hedef)
çevresinde bir senaryo
üretmek için:
ADIM 4.1- Çevresi
doldurulacak bir senaryo
özü icat
ediniz. Bu, senaryonun
ana fikri olacaktır.
Film senaryolarının da
bu şekilde
oluşturulduğunu
hatırlayınız. Bunun için
yararlı bir ipucu,
(eğitsel hedef) ile
öğrencilerin ilgi ve/ya
problem alanlarını
birbirine bağlamaktır.
Örneğin, üçgenlerin
benzerliği ile ilgili
teoremlerin öğrenilmesi
şeklindeki bir (eğitsel
hedef) için, sınıfın en
kısa ve en uzun boylu
iki öğrencisinin
vücutlarına ait çeşitli
oranların, Leonardo Da
Vinci tarafından
tasarımlanıp explorer
uzay aracıyla uzayın
derinliklerine yollanan
insan resmindeki
oranlarla
karşılaştırılması ve
altın
oranlar
kavramının doğrulanmaya
çalışılması bir senaryo
özü olabilir.
Bir başka örnek;
yeryüzü
şekillerinin zaman
içindeki oluşumları
hakkında genel bilgi
edinilmesi
biçimindeki (eğitsel
hedef) ile, öğrencilerin
bir (ilgi alanı)nın
birbirine bağlanmasıdır.
Böyle bir ilgi alanı,
çocuk ve gençlerin
gezme, enerji harcama,
yeni şeyler görme
arzuları olabilir. Bu
ikisini birbirine
bağlayan bir öz ise,
birbirinden farklı
yollarla (yürüyerek,
uçaktan gözleyerek,
yüksek bir tepeden
bakarak, harita üzerinde
çalışarak, uydu
fotoğrafı üzerinde
çalışarak) incelenecek
yeryüzü şekillerinin
incelenmesi ve bunların
nasıl oluştukları
hakkında birer teori
geliştirmelerinin
istenmesi olabilir.
ADIM 4.2-
Bu özün çevresini,
onunla uyumlu olabilecek
şekilde doldurunuz!
Yukarıdaki senaryo
özü, o haliyle epey
basit görünüşlüdür.
Çevresi, gerçek yaşama
ilişkin sahnelerle
dolduruldukça,
öğrencilerce daha
sevimli bulunacaktır.
Örneğin, her proje
grubunun, ayrı bir
gözlem yoluna kendisinin
karar vermesi, bunun
hazırlıklarını yapması,
fotoğraf çekmesi, diğer
gruplarla bir rekabet
içine girmesi,
teorisinin sağlam olması
için kaynak araştırması
gibi noktalar,
senaryonun çekiciliğini
artıracaktır.
ADIM 5-
Böylece hazırlanan
senaryo uyarınca,
PROJE TANIMLAMA FORMU
mutlaka
ve eksiksiz olarak
doldurulmalı ve tüm
öğrencilere
dağıtılmalıdır.
ADIM 6-
Öğretmen, kenarda duran,
öğrencilerin öğrenme
süreçlerine karışmayan
kişi değildir. Tam
aksine, onların
ilerleyişlerini,
hızlarını, yönlerini her
an kontrol altında tutan
ve gerekirse müdahale
eden kişidir.
DİKKAT !
HAZIRLANAN SENARYONUN
UYGUN OLMADIĞI
ANLAŞILIRSA DERHAL
DEĞİŞTİRiLMELİ, AMA BU
DA ÖĞRENCİLERİN
KATILIMIYLA
YAPILMALIDIR.
|