|
KİTAP YAZMA
Hazırlanan problem için
kitap yazmayı seçen
gruplar için:
1-
Hazırlamayı düşündüğünüz
kitap formatına uygun
yayınlanmış bir kitabı
alıp en küçük
ayrıntısına kadar
inceleyiniz.
2-
A3 kağıdına (ikiye
katlayıp A4 yapıp
ortadan zımbalayarak)
veya A4 kağıdına ( ikiye
katlayıp A5 kağıdı
boyutunda ) kitap
yapabilirsiniz.
3-
Kapak kısmı çok
önemlidir. Tavsiyem
renkli kartondan
yapılmış sade bir kapak,
küçük bir resim veya
grafik.
4-
Projeler için kitaplar
A4 boyutunda 30 sayfa,
A5 boyutunda 60 sayfadan
az olmaması.
5-
Kitapların bilgisayarda
çıkması ve düzenlenmesi
resimler, grafikler,
tablolar kullanılması
kitabınızın güzelleşmesi
için gerekli olan püf
noktalarıdır.
6-
Giriş, gelişme ve sonuç
bölümü kitapta da
bulunmaktadır
.7-
Kitabınızın ilk
müsveddeleri okulundaki
türkçe veya Edebiyat
öğretmenlerinize
gösterip onların da
fikirlerini almanız
önemlidir.
Örnek kitapçığı indirmek
için tıklatınız.
KİTAPÇIKLARIN
YAZILMASI
En
az
on
adet
çizgisiz
A3 dosya
kağıdı
ortadan
ikiye
katlanarak
iç
içe
geçirilir.Katlanan
kağıtlar,
sırt kısmından tel
zımba
ile
iki
yerinden
zımbalanır.
Böylece
yirmi
sayfalık
bir
kitapçık
oluşturulmuş
olur.
Sayfaların
her
birinde;
alt,
üst
ve
yanlardan
ikişer
santim
bırakılarak çizgiyle
dikdörtgen
bir
alan
oluşturulur.
Bu
alan,
bizim
yazılarımızı
yazacak
alanımızdır.
Böylece
sayfalarımızda
yazı
yazacağımız
alanımızı
belirlemiş
oluruz.
Her
sayfada
oluşturduğumuz
yazı
alanının
içine
resim
yerleştirmek
için
bir
kare
çizilir.
Böylece
sayfalarda
yazılarımızın
yazılacağı
yerler
ve resimlerimizin
geleceği
yerler
belirlenmiş
olur.
ilk
sayfamızda
bir
kapak
tasarımı
yapmamız,
son
sayfada
ise
fotoğrafımız
ve
bizimle
ilgili
bilgiler
bulunmalıdır.
Adımız,
adresimiz,
telefonumuz,
e-postamız
hep
burada
olmalıdır.
Bilgi
dosyamızdan
yararlanarak
oluşturduğumuz
bu
kitapçığa
projemizi
yazabiliriz.
Eğer
çalışmalarımızın
boyutu
artarsa
sayfa
sayısını
artırmamız
gerekir.
Bu artık
bizim
.bilgi
dosyamızdan
yararlanarak
oluşturduğumuz
özgün
bir
çalışmamızdır.
Son
sayfada
yararlandığımız
kaynakları bütün
özellikleriyle
belirtmemiz
gerekir.
Aynı
çalışmalar
olanakları
olan
öğrencilerimiz
için
evde
veya
okulda
bilgisayar
ortamında
da
oluşturulmalıdır.
Kitapçıklarımız
elle
yapılırken,
bilgisayar
ortamında
da
aynı
biçimde
ilerlemeli,
fotoğraflar
taranarak
sayfalara
yerleştirilmelidir.Bilgisayardan
alacağımız
çıktılarla
iç
içe gelecek sayfalar
halinde
kitapçığımız
oluşacaktır.
Her
öğrenci,
Proje
yapım
zamanlamasına
özen
göstererek
işlerini belirlenen
zamanda
yapmalıdır.
UFKUNUZU AÇACAK BİR
YAZI...
Niye kitap okuyamıyoruz?
Kitap okumak dünyanın
dört bir köşesinde
problem kabul edilen,
çok övülen ama bunun
yanı sıra birçokları
tarafından sevilmeyen
bir iştir. Birçok kitabı
alırız; ama başlayamayız
bile.
Birçoklarını
ise başlar yarım
bırakırız, bazısında
yarısına bile gelemeyiz
daha birinci bölümünde
hatta önsözünde
bırakırız. Kalın
kitaplar güç görünür
bize.. üf deriz,
nasıl bitecek bu!
Kitabı bitirmeyi
başarırsak, büyük bir
zafer kazanmış gibi
gurur damarlarımızda
ilerler... Kitabın son
bölümüne başlamak, son
sayfalarına yaklaşmak
büyük bir başarıdır
birçokları için.
Kitaplar ve kitapları
okuyamamak birçokları
için vicdan azabı
olmuştur. Kitapları
okuyamamamızın nedenini
hep kendimizden
biliriz...
Tembelliğimize,
konsantre olma gücümüzün
düşüklüğüne,
zamansızlığımıza
bağlarız çoğu zaman.
Böyle düşünüyorsanız,
kitapları yarım
bırakıyorsanız ve bunun
nedenini kendinizden
biliyorsanız üzülmeyin;
bunun nedeni ender
olarak okurdur.
İşi okumak olan,
profesyonel bir okur
olarak yıllardır
okuyorum. Türkçe ya da
İngilizce yazılmış
binlerce kitap okudum.
Bu deneyimle birlikte
açıkçası ciltli her
kitaba toplumun
yücelttiği şekilde
kutsal bir eser gibi
bakmıyorum ve değiller
de... Her üniforma
giyen, polis ya da asker
değilse, her ciltlenen
ve kitap gibi görünen
eser de kitap değildir.
İyi bir plan, uzmanlık,
gelecekte olacakları
düşünmeden nasıl sadece
tuğlaları bir araya
getirerek kuralına uygun
sağlam ve içinde
oturacakları memnun
edecek bir bina
yapılamıyorsa, yazıları
da plan ve yöntem
olmadan bir araya
getirince kitap olmuyor.
Kitap özelliği olmayan
sadece şekil olarak
kitap olan bir eserin
okunamamasının
sorumluluğu okurda
değil, yazardadır.
Bazıları diyebilir ki,
kitap yarım
bırakılıyorsa sorumluluk
yazarındır; ama kitaba
hiç başlanmamışsa
sorumluluk yazarla
okurun ortak
sorumluluğudur. Birçok
insanı okumadan soğutan
temel neden daha önce
okuduklarından memnun
kalmayışıdır. Bu da
kişinin yeni bir esere
el uzatmasına engel
olur.
Yarım bırakılan
kitapların bir kısmı
anlaşıl/a/mayan
kitaplardır; ya da okuru
sıkan kitaplardır veya
okurun ilgisini canlı
tutamayan kitaplardır.
İyi bir kitap okurun
ilgisini canlı tutar;
sonuna kadar götürür.
Bir kitap nasıl yazılır
ve ne için yazılır? Her
yazarın bu konuda ayrı
bir fikri olabilir; ama
bu sorunun basit bir
cevabı olabilir. Bir
kitap okunmak için ve
okurunun yaşamına bir
katkıda bulunmak için
yazılır. Bir fikir, bir
eylem değişikliği
yaratmak, bir durum ya
da duygu değişikliği
yaratmak ve benzeri
nedenlerle yazılır. Eğer
kitap bu amaçlardan biri
için yazılmamışsa ve
amacına uygun bir etki
yaratmıyorsa, kitap hiç
yazılmamış sayılabilir.
Çünkü okunmuyordur.
Türk yazarların kaleme
aldığı birçok eserin hiç
yazılmadığını iddia
etsem yerinde olur.
Batılı yazarlar için de
durum çok farklı değil.
Neredeyse ortada
okunacak kitap yok.
Okuduğum on kitaptan
üçünde ya da ikisinde
bir şeyler bulsam, bir
paragraf ya da bir cümle
mutlu oluyorum. Öyle ki,
birçok kitabı okumaya
başlarken kendi kitap
okuma yöntemimi
kullanmak üzere bir
kağıt ve kalemi yanı
başımda bulundurmama
rağmen kitap bittiğinde
kağıt ve kaleme hiç
dokunmamış olabiliyorum;
çünkü not almaya değer
bir şey bulamıyorum.
Diyebilirsiniz sen
profesyonel okursun,
birçok şeyi bildiğin /
sezdiğin için
beğenmiyorsun. Pek öyle
değil, kitap okurken
başkalarının ilgisini
çekebilecek her türlü
bilgiyi not almaya
çalışıyorum. Çünkü
alıntı yapıp
anlattığımda ya da
yazdığımda hedef
kitlemin dikkatini
çekmeli.
Yazarların, özellikle
kitap yazarlarının
aklından çıkmaması
gereken birkaç soru
olmalı: Okuruma nasıl
katkıda bulunabilirim?
Okurumun aklına
mesajımın en etkili
şekilde ulaşması için
nasıl bir yöntem
kullanmalıyım? Nasıl bir
dil kullanırsam her
yaştan ve her kesimden
okurum beni daha iyi
anlar? Dergiler,
kitaplara nazaran daha
mı çok okunuyor? Daha
çok okunuyorsa,
dergilerin editörlük
anlayışını kitaba nasıl
taşıyabilirim?
Neyse kitap
okuyamıyorsanız, çok
üzülmeyin nedeni siz
değilsiniz.
Okuyamadığınız
kitapların yazarlarına
ve yayınevlerine şikayet
mektupları yazın.
Eleştiri olmadan gelişme
olmuyor.
Melih arat 24.11.2002
|