|
|
SUNUM VE / VEYA EYLEM
RADYO TİYATROSU YAPMA
Radyo oyunu,radyoda
oynanmak için
yazılmış,işitme duyusuna
yönelik bir oyun
türüdür. 1920’lerde
Batı’da ilk kez
uygulanmaya
başlanmış,1950’lerden
sonra hızla gelişmiştir.
Görsel öğelere yer
vermemesi bakımından
tamamen dinleyicinin
oyunu ve hareketleri
zihninde ve hayalgücünde
kavramasına bağlıdır.
Genel özellikleri;
·
Çoğunlukla insan sesine
ve ses efektlerine
dayalıdır,kişilerin
hareketleri ancak
konuşmalarından ve
efektlerden anlaşılır.
·
Radyo görsel bir ortam
olmadığı için ayrıntılar
söze dönüştürülür.
Tiyatro oyununda sözün
ağırlığı,radyo oyunundan
daha azdır.
·
Söz,müzik veya
efektlerle ifade
edilemeyen durumlarda
bir anlatıcı devreye
girse de her oyunda
anlatıcı olması şart
değildir.
·
Radyo oyununda tasvir
yapılmasa da dinleyiciye
kişiler,çevre ve bazı
ayrıntılar hakkında
ipuçları vermek
gerekir;bu da
karakterler ya da eğer
varsa anlatıcı
tarafından yapılır.
·
Yazılırken sözcükler
bölünmez,bir alt satıra
geçilir. Sayfa sonunda
da cümle
bölünmeyip,bütün olarak
öbür sayfaya aktarılır.
Bunun sebebi radyo
oyunlarının
ezberlenmeden ,bir iki
prova yapıldıktan sonra
metinden okunarak
yayınlanması ve metnin
kolay ve kesintisiz
okunmasını sağlamaktır.
·
Roman türünde olduğu
gibi karakterlerin
düşünceleri diyaloglar
arasında kolaylıkla
aktarılabilir. Zaman
kaydırmaları,geri
dönüşler,mekan
değişimi,gerçek ile
hayal arasında gidip
gelmeler tiyatro
oyunundan farklı olarak
rahatlıkla
aktarılabilir.
·
Esnek bir yapıya sahip
olmasına rağmen
yazılması ve oynanması
aynı oranda basit
değildir. Karakterlerin
ruh hallerindeki
değişimler,Kullandıkları
dilin toplumdaki
konumlarına göre
farkları,yer
değişiklikleri ve
karakterlerin
bulundukları mekan sesle
iletilmek zorundadır.
·
Her konu radyo oyununa
uygun değildir,sadece
sesle aktarılabilir
konuları ele alabilir.
Mesela baş karakteri
dilsiz bir insan olan
bir konu
oyunlaştırılamaz.
·
Her cümlenin ilk duyuşta
anlaşılır olması
gerekir,bu yüzden
cümleler kısa ve
açıktır,sayılar yuvarlak
olarak belirtilir.
·
Kulak belleği ve dikkati
,gözünkinden daha güçsüz
olduğundan konu tiyatro
oyunlarına göre daha
yavaş geliştirilir.
Karışık ayrıntılara yer
verilmez,olay örgüsü
genellikle sadedir. Ana
olayı besleyen yan
öyküler ya hiç yoktur ya
da azdır.
·
Önemli
olaylar,ayrıntılar,anahtar
kelimeler uygun bir
şekilde tekrarlanır.
·
Radyo oyunlarında
dinleyicinin
karakterleri birbirinden
kolayca ayırdedebilmesi
için karakter sayısı
genelde 12’yi geçmez
·
Dinleyicinin dikkatini
verebilmesi için oyunlar
kısa tutulur. Normal
oyunların süresi 30-90
dakika arasında
değişirken,çocuk veya
yetişkinlere yönelik
diziler 15-20 dakikalık
sürelerden oluşur.
Türkiye’de radyo
oyunları 1927’de radyo
yayınlarının
başlamasıyla yazılmaya
ve temsil edilmeye
başlanmıştır. 1950’lere
kadar bu oyunların
gerekli estetik ve
nitelikten uzak olduğu
görülmüş, tercüme ve
uyarlama oyunlara yer
verilmiştir. Daha sonra
düzenlenen yarışmalarla
bu türe ilgi gösterilmiş
ve telif oyunlara yer
verilmiştir. Özellikle
1964’te TRT’nin
kurulmasıyla oyunlar
çoğalmış ve daha
nitelikli eserler
verilmeye başlanmıştır.
Türkiye’de radyo oyunu
türünde eser verenlere
Behçet Necatigil,Necati
Cumalı,Adalet Ağaoğlu
örnek verilebilir.
Dünyadan ise Heinrich
Böll,Ingeborg Bachmann,Max
Frisch,Wolfgang Borchert,Günter
Eich,Bertolt Brecht,Dylan
Thomas,Samuel Beckett
radyo oyunu türünde
eserler vermiştir.
Kaynaklar:
·
Uygulamalı Tiyatro
Eğitimi,Yılmaz Arıkan,Arıkan
Yayınları
·
Gerçekçi Tiyatro
Sözlüğü,Aziz
Çalışlar,Boyut Yayınları
·
Oyun ve Senaryo Yazma
Tekniği,Turgut Özakman,Bilgi
Yayınevi
Sebze Çayı
BİRİNCİ BÖLÜM
ÖĞRENCİ KANTİNİ/
UĞULTULU VE GÜRÜLTÜLÜ
BİR ORTAM, DERİNDEN BİR
MÜZİK DUYULUR, RADYO
ÇALMAKTADIR,
ÖĞRENCİLERİN SESLERİ
BİRBİRİNE KARIŞMAKTADIR/
5” SÜRER ALÇALARAK FONDA
DEVAM EDER.
İHTİLÂL-(GÜLÜMSEYEREK,
BİRAZ DA YÜKSEK SESLE)
Merhaba!
SELEN-(ŞAŞKIN)
Merhabaaa
İHTİLÂL-(HEYECANLI)
Naber?
SELEN-(İYİMSER)
İyi ben, sen?
İHTİLÂL-(DALGACI)
Ben de iyi,sen?
SELEN-(KAHKAHAYLA)
Ha ha ha!! Ay çok komik
bir çocukmuşsun sen!!
İHTİLÂL-(HALA
DALGA GEÇEREK) Ay
öyleyim ay!
SELEN-
Sen Süveyde’nin
arkadaşısın sanırım,
Süveyde derse girdi
İHTİLÂL-
Biliyorum,ben seninle
oturmak için geldim.
SELEN-(ŞAŞKIN)
Vayy, neden peki?
İHTİLÂL-
Bilmem, kaşına gözüne
hayranlığımdan olsa
gerek
SELEN-
Ha ha ha!!
İHTİLÂL-
Maşallah, makineli tüfek
gibi gülüyorsun
SELEN-
Ha ha ha!!
İHTİLÂL-
Sanırım ben konuşacağım,
sen güleceksin, hep
böyle bir sohbeti
düşlemiştim.
SELEN-
Adın neydi?
İHTİLÂL-
İhtilâl
SELEN-(GÜLEREK)
Ha ha ha, ay pardon,
gerçekten adın İhtilal
mi?
İHTİLÂL-(ALINGAN)
Evet, kızkardeşlerimin
adları da Hürriyet ve
Milliyet.
SELEN-
Ha ha ha, ay tutamıyorum
kendimi, düşüp
bayılacağım.
İHTİLÂL-(KIZARAK)
Utanmıyor musun yaşlı
bir adamın duygularıyla
dalga geçmeye.
SELEN-(ÇEKİMSER
VE ANLAM VEREMEYEN BİR
SESLE) Hangi yaşlı adam?
İHTİLÂL-(KIZGIN)
Babam tabii ki!
SELEN-(SIKILGAN)
İyi de ben babana ne
dedim ki?
İHTİLÂL-
Olur mu, bizim
isimlerimizi o koymuş.
Çok acı çekmiş çook.
Yıllarca Rusya sınırını
geçmeye çalışmış,
başaramayınca kendini
böyle teselli etmiş.
SELEN-(ÇOK
ŞAŞKIN) Yaaaa!!
İHTİLÂL-(YATIŞMIŞ
VE ÖĞÜT VERİCİ) Yaaaaa,
tabii sayın hanımefendi,
öyle her şeyle dalga
geçmeyiniz lûtfen, çok
teessüf ederim yani.
SELEN-(UTANGAÇ)
Ya tamam, kusura bakma
İhtilal. Bana biraz
ilginç geldi de sadece.
İHTİLÂL-(BİR
KAHKAHA PATLATIR) Ehe he,
eheheheheh!! Yuttun mu,
ehe he he e e, ay şimdi
de ben bayılacağım..
eheheheh..
SELEN-(KIZGIN
OLMAYAN KÜSMÜŞ BİR
SESLE) Çok kötüsün,
dalga geçtin benimle.
Peki hangisi yalan?
İHTİLÂL-
Sence hangisi yalan?
SELEN-
Ne bileyim. Herhalde
baban Rusya sınırını
geçmeye çalışmadı.
İHTİLÂL-
Doğru küçükhanım.
SELEN-
Peki kızkardeşlerin
olduğu doğru mu?
İHTİLÂL-
Doğru.
SELEN-
İsimleri de öyle mi?
İHTİLÂL-(KUŞKULU)
Nasıl öyle mi? Bir şey
mi ima ediyorsun?
SELEN-
Yani gerçekten Hürriyet
ve Milliyet mi?
İHTİLÂL-(UMURSAMAZ)
Evet doğru, aslında
hikayesi farklı tabii.
SELEN-(MERAKLA)
Hikayesi ne?
İHTİLÂL-(TATLI
KIZGIN) Amma
sabırsızsın, anlatıyorum
dinle. Aslında benim
babam gazeteci.
SELEN-
Eeee?
İHTİLÂL-
En yakın arkadaşlarından
biri Milliyet
gazetesinin diğeri de
Hürriyet gazetesinin
sahibi.
SELEN-
Eeee?
İHTİLÂL-
Onları çok sevdiği için
isimlerini böyle koymuş.
SELEN-
Hadi ya? Vay be ne
arkadaşlar var!
İHTİLÂL-(KAHKAHAYLA)
Ehe hehe heheheh. Ay
düşme sırası bende
galiba. Ehehehehehe,
demek bunu da yuttun..
Eheheheheh….
SELEN-(
KIZGIN) Hayret bir şey
ya, ne istiyorsun
benden? İnandım tabii,
ne bileyim ben senin
yanar döner huylarını.
Ne gıcık ne
ukalasın,bela mısın sen?
İHTİLÂL-Ehe
heheheheh..
SELEN-(ÇOK
KIZGIN) Lütfen gülüp
durma karşımda.
İHTİLÂL-
Olur, karşında gülmem.
Arkamı döneyim mi,
ehehehe..
SELEN-
Ben gidiyorum!!!
İHTİLÂL-
Dur gitme!! Hemen
parladın yani. Benim
adım cidden İhtilal, ama
diğerlerini uydurdum.
Biraz eğlenmekte ne var
ki?.. Benimle bir sebze
çayı içer misin?
SELEN-
Sebze çayı mı? Bana bak
yine beni kandırma.
İHTİLÂL-
Yok gerçekten ciddiyim.
Sebze çayının çok güzel
yapıldığı bir yer
biliyorum. Denemek ister
misin?
SELEN-(YUMUŞAK)
Olur tamam, ama bir daha
dalga geçmek yok.
İHTİLÂL-(HAFİF
ALAYCI VE SEVGİ DOLU)
Anlaştık Selen
hanımefendi..
BİRİNCİ BÖLÜMÜN SONU
Metni
Dilşah ÖZDİNÇ
yazmıştır
24-03-2005
İKİNCİ
BÖLÜM
OKULUN RADYOSUNUN
BULUNDUĞU
KAT/ÖĞRENCİLERİN
KORİDORLARDA YANKILANAN
SESİ
DUYULUR/MERDİVENLERDEN
İNEN ÇIKANLARIN AYAK
SESLERİ İŞİTİLİR/10’’
SÜRER FONDA DEVAM EDER
SELEN-(MERAKLI
BİR SESLE) İhtilâl, çay
içmeye gitmiyor muyduk?
İHTİLÂL-(TATLI
BİR KIZGINLIKLA) Çay
değil, çay değil!!
SELEN-(HİÇBİR
ŞEY ANLAMAMIŞ BİR SESLE)
Yine mi kandırdın beni,
hani çay içmeye
gidiyorduk!
İHTİLÂL-Çay
deyip durma. Allah
aşkına senin hafızan kaç
oga bayt, sebze çayı
diyemedin şuna!
SELEN-Her
neyse işte! Oga bayt ne
demek?
İHTİLÂL-(SELENİN
TAKLİDİNİ YAPARAK) Her
neyse işte, her neyse
işte, ehe hehee! Oga
bayt benim icadım, insan
hafıza kartı, ehe hehee!
SELEN-(KIZARAK)
Yapma taklidimi, hayret
bi’ şi’, okulun en üst
katına geldik neredeyse,
lafa tuttun nereye
gideceğimizi unuttuk,
hadi inelim!
İHTİLÂL-(DALGACI)
Sebze çayınızı nerede
içmeyi umuyorsunuz
hanımefendi?
SELEN-Ne
bileyim ben, karşıdaki
simitçiye falan gideriz
diye düşünmüştüm
İHTİLÂL-Okulun
radyosuna gidiyoruz,
orada içeceğiz
SELEN-Radyo
mu? Nerdeyse şu sebze
çayı, götür de beni,
senden de kurtulurum
belki
İHTİLÂL-(AĞLAMA
TAKLİDİ YAPARAK) O kadar
mı nefret ediyorsun
benden, bak ağlarım
şimdi.
SELEN-(ŞAŞKIN)
Dur! N’apıyorsun,
ağlıyor musun İhtilâl?
İHTİLÂL-Küstüm
sana.
SELEN-Aaaaaaaa,
üstüme iyilik sağlık, ay
çocuk gibisin ay.
İHTİLÂL-(KAHKAHAYLA)
Ne gibiyim ay,
hahahahahahah!
SELEN-(ÇOK
KIZGIN VE YÜKSEK SESLE)
Çok kötüsün, durmadan
oyunlar oynuyorsun, ben
gidiyorum, sebze çayını
da kendin içersin!!!
İHTİLÂL-(ŞAŞKIN)
Dur tamam, çok özür
dilerim, valla bir daha
yapmayacağım. İşte
burada içeceğiz. Bu
kapının ardında. Kapalı
olduğuna bakmayacaksın.
Çalmaya da
kalkmayacaksın. Açıp
gireceksin.
HIZLICA AÇILAN BİR KAPI
SESİ/
SELEN-(BAĞIRARAK)
İstemiyorum İhtilâl!!!!!
EFEKT - MERDİVENDEN İNEN
/ UZAKLAŞAN AYAK SESLERİ
İHTİLÂL-
(SESLENEREK) Dur ya
gelsene buraya.. Hani
sebze çayı içecektik.
Ohoooo gitti bile… Aa!
Hocam merhaba.
ÖNDER HOCA-İhtilâl
ne oluyor ya? Sesin
yankılanıyor, içeriye
kadar geliyor .
İHTİLÂL-(ŞAŞKIN)
Hepiniz duydunuz mu?
ÖNDER HOCA-(DALGACI)
Tabii duyduk oğlum, yine
kimi sebze çayı içmeye
getiriyordun, hahahahaha!!
İHTİLÂL-(ÜZGÜN)
Selen diye bir
arkadaşımı.
ÖNDER HOCA-
E peki nereye gitti,ne
diye bağrışıyordunuz?
İHTİLÂL-(HAYIFLANARAK)
Kızdı gitti hocam ya.
ÖNDER HOCA-
Kapıda durmayalım, dur
içeri girelim hele.
AĞIR AĞIR KAPANAN KAPI
SESİ/ RADYONUN İÇİ
ÖNDER HOCA-(TELKİN
EDİCİ ) Çok mu üzüldün,
hayrola oğlum çok mu
etkilendin?
İHTİLÂL-
Önder Hocam, çok acayip
bir şey oldu, geçenlerde
onu gördüm, elinde
Mülksüzler kitabı vardı.
ÖNDER HOCA-
Eee, ne olmuş yani?
İHTİLÂL-
Ne olmuşu var mı hocam,
benim en sevdiğim kitap.
ÖNDER HOCA-(GÜLÜMSEYEN)
Başka insanlarda senin
sevdiğin kitapları
okuyabilirler sanırım.
İHTİLÂL-
Ama başka kitaplar da
duruyordu oturduğu
masada ve neredeyse
hepsi benim en sevdiğim
kitaplardı. Zeki bir
kadın.
ÖNDER HOCA-(DALGACI
VE GÜLEREK) Yani senin
gibi, hahahaa!!!
İHTİLÂL-(KAHKAHAYLA)
Hahahahaha, evet benim
gibi.
İBRAHİM HOCA-
Ne bu gülüşmeler?
İHTİLÂL-(ÖRTBAS
EDİCİ SESLE) Yok bir şey
hocam.
İBRAHİM HOCA-(GÜLEREK)
Benim adım İbrahim,
yerim senin gibi
uyanıkları her daim!
ÖNDER HOCA-
İhtilâl çok kitap
okuduğu için bir kıza
aşık olmuş.
İHTİLÂL-(DALGACI)
Hocam gerçekten çok iyi
anlamışsınız, tebrik
ederim.
ÖNDER HOCA-
İnkar etme. Bir sebze
çayı yap bize de içelim.
İHTİLÂL-(KÜSKÜN)
Önder Hocam ne aşkı ya!!
ÖNDER HOCA-(ŞAKACI)
Sen demedin mi az önce
aşık oldum diye,
alınacaksan ağzımı
açmayayım, bilelim yani
kardeş.
İHTİLÂL-
Allah benim gibi
garibanları kuru
iftiradan korusun, hocam
ne aşkı ya!!
İBRAHİM HOCA-
Sevgilin yok muydu
senin, dur bakayım, adı
neydi?
ÖNDER HOCA-
Banu Naz
İBRAHİM HOCA-
Hah,tamam, ne oldu Banu
Naz’a?
İHTİLÂL-(SİNMİŞ
SESLE) Allahım, ben
biliyordum böyle
olacağını, oy dertli
başım, ben şimdi bu işin
içinden nasıl çıkacağım!
ÖNDER HOCA-
Ne dedik be oğlum!
İHTİLÂL-
Tamam hocam, şimdi ben
hepimize sebze çayı
yapacağım ve sakinleşip
bütün bunları
konuşacağız. Sonra ben
size Banu Naz’ı ve
Selen’i anlatacağım,
anlaştık mı?
HALİL HOCA-
Selen kim?
ÖNDER HOCA-
Gelin hocam gelin,
İhtilâl aşık olmuş, ha
ha ha!!!!
ITIR HOCA-
Yine mi aşık oldun
İhtilâl?
İBRAHİM HOCA-
İhtilâl! İhtilâl!
İhtilâl! Ne oldu bu
çocuğa yine? Bayıldı mı
Önder Hocam, Itır Hocam
koş kolonya getir!!
HASAN-
Ne oldu, ne oldu????
ITIR HOCA-
İhtilâl bayıldı. Açılın,
çocuk hava alsın!!
İKİNCİ BÖLÜMÜN SONU
Yazan: Dilşah Özdinç
© 2005 Radyo
Atölyesi & ilef.net
http://radyo.ilef.net/yazi.php?yad=5491
|
Sunum ve eylem önerileri
1. Gazete çıkarma.
2. Dergi çıkarma.
3. Tv programı yapma.
4. Anket çalışması
yapma.
5. Kitap yazma.
6. Sunum hazırlama(power
point vb...)
7. Seminer veya
konferans verme.
8. Şirket kurma.
9. Tartışma veya
münazara düzenleme.
10. Pano hazırlama.
11.
Şiir
yazma,şarkı söyleme
12.
Pandomim
yapma.
13.
Heykel
yapma.
14.
Dans
grubu ile proje
hazırlama.
15.
Resim
yapma.
16.
Bir meslek dalını yapma.
17.
Turist
rehberliği yapma.
18.
Ebru
sanatı yapma
19.
Standup
program yapma
20.
Fıkra
yazma ve anlatma
21.
Kompozisyon yazma
22.
Rapor
hazırlama
23.
Sportif
faaliyetler yapma
24.
Opera
düzenleme
25.
Hacıvat_karagöz
oyunu hazırlama
26.
Orta
oyunu düzenleme
27.
Maket
yapma çalışması
28.
Bilgi
yarışması düzenleme
29. Bulmaca
yapma
30. Afiş
çalışması yapma
31. Kampanya
düzenlenme
32. Oyun
bulma ve oynama
33. Gezi
düzenleme
34. Gözlem
yapma
35. Deney
yapma
36. İnceleme
yapma
37. Çizgi
film yapma
38. Müzikal
yapma
39. Fotoğrafçılık
yapma
40. Hikaye
yazmak
41. Turist
rehberliği yapma
42. Bir
ürünü yapıp onun
ticaretini yapmak
43. Kısa
sinema filmi yapma
44. Kısa
reklam filmi yapma
45. Klip
yapma.
46. Radyo
programı
47. Tiyatro
hazırlama
48.
İnternette
Web site açma
49. Tepegöz
ile ders sunumu yapma
50. Animasyon
hazırlama.
51. Belgesel
filmi yapma
52. Radyo
Tiyatrosu yapma
53.
Masal
yazma.
54. Roman
yazma
55. Okul gazetesi
hazırlama
56. Reklam ve
propaganda y.
57. Bilgisayar
programı yapma
58.
Sergi
veya fuar düzenleme
59. Radyo programı
yapma.
60. Arama
Toplantısı düzenleme
61. Seramik veya Keramik
çalışması yapma.
DİĞERLERİ
|