|
|
SUNUM VE / VEYA EYLEM
BELGESEL FİLMİ YAPMA
“İki
saatlik bir film 288 bin
kareden oluşuyor. 288
bin kareden oluşan bir
film için en az 11 ay,
ortalama 15 ay
çalışılır. 15 ay 457 gün
eder. 457 gün 10 bin 968
saat, 658 bin 80 dakika,
yaklaşık 40 milyon
saniye, 4 milyar salise
eder. Bir film karesi
4.16 salisedir. Ve dört
salise bir hayattır.”
BELGESEL
SİNEMA
Fransızların gezi
filmleri için kullandığı
“documentaire” terimine
İngiliz John Grierson
ile birlikte bambaşka
anlamlar yüklenmeye
başlanıyordu. Grierson
1926 yılında bir
gazetede yayınladığı bir
eleştiri ile birlikte bu
terimi değişik bir
anlamda kullanmaya
başlıyordu. Flaherty’
nin güney Denizleri’ nde
çektiği Moana’ yı
değerlendiren Grierson
belgesel kavramını ilk o
yazısında gündeme
getiriyordu. 1930’ ların
başında sinema sanatında
çok tartışmalara yol
açan terim günümüzde
bile kesin bir tanıma
ulaşabilmiş değildir.
Sinemada belgesel türü
bir anda ortaya çıkmamış
olmakla birlikte oluşumu
için zaman gerekmiştir.
Belgesel Sinemanın
örnekleri Grierson’ un
çalışmalarında önceye
dayanır. Sovyetler
Birliği’ nde Einsenstein,
Dziga Vertov, Fransa’ da
Jean Epstein, Vavalcanti,
Grierson’ dan daha önce
belgesel türde özgün
yapıtlar vermiştir.
Belgesel film tarihine
bakıldığı zaman,Sovyet
Rusya ve Nazi Almanya'sı
örneklerinde görüldüğü
gibi, belgesel
yapımlar,toplumsal
gerçekleri halka ileten
masum yapımlar olmaktan
çok ötede, doğrudan
propaganda aracı olarak
kullanılmışlardır.
Belgeselin ülkelerdeki
gelişimini izlerken
,ülkelerin siyasi
tarihleriyle paralellik
göze çarpar. Belgeselci
için esas olan ,elindeki
aracı insani ve
toplumsal sorumluluklar
çerçevesinde kullanmak
olmalıdır.
Belgesel sinemanın
özellikle savaş
dönemlerindeki
örnekleri, propaganda
amaçlıydı.
Dziga Vertov' un “sinema
–göz” anlayışıyla
çektiği belgeseller;
genel anlamda Sovyetler
Birliğinde sosyalizm,
komünizmi anlatmayı
hedefliyordu.İkinci
Dünya Savaşı yıllarında,
Nazi Almanya’sında Leni
Reifenstahl’ın Hitler’in
isteği üzerine yaptığı
belgesel nitelikli
propaganda filmleri
önemlidir. Mussolini
İtalya'sında da faşizmi
yücelten belgeseller
yapılmıştır.
İngiliz
Belgesel ekolünün
kurucusu olan John
Grierson, halkın
eğitilmesi alanında
pratik bilgilendirme
yolu olarak belgeselden
yararlanmak gerektiğini
savundu.Bu yöntemle
Grierson, sokaktaki
insana içinde yaşadığı
toplumu ve kendisini
ilgilendiren konularda
bilgi vermeyi,böylece
hızlı toplumsal
değişimin yarattığı
kargaşayı ortadan
kaldırmayı,insanları
izleyici konumundan
kurtarmayı amaçladı.
Grierson da
Sovyet ve Alman
belgeselciler gibi,
belgeseli bir propaganda
aracı olarak gördü.
Kiliselerin ve okulların
ellerinden kaçırdığı
insanları ,belgesellerin
bir ölçüde
yakalayabileceğini
savundu.
Grierson’ un
öncülüğünde ,İngiliz
sinema okulu
belgesellerinde
propaganda yanında
estetik kaygı da
önemsendi. Fakat İngiliz
sinema okulunda
gerçekçilik ve
toplumsallık ön planda
gelir. Bu görüşteki
belgeselcilerden Paul
Rotha, doğaya yönelmiş
belgesel anlayışından
çok,toplumu etkileyecek
bir filmciliği tercih
ettiğini söyler.
Belgeselde
kamera, Flaherty ile
doğal ve pastoral olana,
Vertov ile güncel ve
aktüel olana, Grierson
ile toplumsal olana
yöneldi.
1920lerde
Fransa'da kent ve kır
yaşamından kaynaklanan
senfonik belgeseller
yapıldı.Joris Ivens bu
tarzda belgeseller
yapmıştır.Bu
belgesellerde
insanlardan ve
kentlerden yola
çıkarak,toplumun
çelişkileri
,karmaşıklıkları ve
dinamikleri
işlenir.
Roberto Cavalcanti’ nin
1926da 4 haftalık bir
çalışmayla
gerçekleştirdiği,” Rien
que les heures” de
Paris' de yaşanan
sıradan bir gün
anlatılır.
Walter Ruttmann
1926-1927 yılında 18
aylık çalışmayla “
Berlin- Bir Şehrin
Senfonisini”
gerçekleştirdi.
Joris Ivens, “insanı” ön
planda kullandı.
Televizyon bir gösterim
alanı olarak ve
finansman alanında
olanak sağladı.
Televizyon
belgeselciliği,
özellikle 1950' li
yıllarda 2. Dünya Savaşı
belgeselleriyle
yaşamıştır.
Televizyonlar eğitim
önceliklerinin yerini
ticari yapıya verince,
belgeseller de
değişti.Bu durumdan
olumsuz etkilendi.
Ticari değerler,
“gerçeğin yaratıcı
yorumlanması” temel
kabulünün önüne geçti.
1960lı yılların
başında Fransa, ABD,
İngiltere ve Kanada’da
belgeselciler üç akım
çevresinde toplandılar.
Fransa’da Cinema Verite,ABD
ve Kanada’da “Dolaysız
Sinema”, İngiltere’de
“Özgür Sinema”. Bu
akımlar gerçeği kendi
dramatik yapısı içinde
ele alan,stüdyo, oyuncu
ve öykü üçlemesinden
uzaklaşmayı ilke
edinmişlerdir.
“Özgür Sinema”
daha sonra ABD' de “ New
York Okulunu da
etkilemiştir.
Sovyetlerde 1920' lerin
Kino - Pravdası, 1960'
larda Fransa’da Cinema
Verite olarak gündeme
gelir.
Türkiye’de
belgesel propaganda
amacıyla yapılan bir
filmle başladı.”Ayastefanos
Abidesinin
Yıkılışı”,1914te Fuat
Uzkınay tarafından
gerçekleştirildi.
1990ın ticari
ortamında belgeseller de
kendilerine yer
bulabilmek için
farklılaşmışlardır.
Belgeselin temel kabulü
olan insani ve toplumsal
sorumluluklar,eğlendirici
olma ve rating
çabalarının yanında
ikinci plana
düşmüştür.
Türkiye’de belgesel
sinemacılar, 1997
yılında bir araya
gelerek, bu türü
geliştirmek,çalışmalarında
birbirlerine destek
olmak,sahip oldukları
bilgi birikimini ve
bakış açılarını
birbirlerine aktarmak,
Türk belgesel
filmlerinin dışarıya
açılabilmesi için
gerekli bilgi birikimini
ve teknik birikimi
sağlamak amacıyla BSB
(Belgesel Sinemacılar
Birliği )ni kurdular.
BSB Platformu
belgeselcileri bir araya
getirerek Türk
belgeselciliğinin
karşılaştığı sorunlara
çözüm bulunmasını
amaçlar. Pek çok açıdan
geleceklerine umutsuzca
bakan belgeselcilerimiz
için bu gelişme umut
vericidir.
Belgeseller
ticari açıdan çok fazla
getirisi olan bir tür
değildir.Ancak toplumsal
işlevleri ve etki
alanlarının güçlü oluşu
nedeniyle ,piyasanın
eğlenceye yönelik
kurallarına yenik
düşmemek için kurum ve
kuruluşların desteğiyle
ayakta durmalıdır. Ancak
ülkemizde belgesellerin
önemi yeterince
anlaşılamamış,
kurumların verdiği
destek genellikle kendi
düşünsel yapılarının
çerçeveleriyle
sınırlanmış, kısmen
kendi reklamlarını
yapacak, ya da
propagandalarını
içermesi beklenen
çalışmalara yönelik
olmuştur.Devletin
belgesel filmciliğe
yaklaşımı da benzerdir.
Oysa Türk
belgeselcilerinin
başarılı çalışmalar
yapabilmeleri için özgür
çalışma ortamı
yaratılmasına bağlıdır.
Belgeseli
Türkiye’de
kitleselleştiren TRT
ancak yasal
değişikliklerle idari ve
mali özelliğine gerçek
anlamda kavuşunca TRT
belgeselcileri
birikimlerini özgürce
kullanabileceklerdir.
Öte yandan Türk
belgeseli üzerindeki bir
başka olumsuz etki de
gerek finansman
aşamasında gerekse
denetim aşamasında
filmler üzerinde
yetkilerini kullanan
kişilerin belgesel
filmcilik konusuna uzak
oluşudur.Filmlerin
yapımına ve gösterimine
karar verecek yetkililer
çoğunlukla
bürokratlardır. Aslında
belgesel film her zaman
izleyici bulabilir.
Çünkü eğlence sektörünün
kof programlarının
yanında yaratıcı
yorumlarla tekrar ele
alınmış gerçeklik her
zaman ilgi çekicidir.
Belgesel
Sinema Çeşitleri
Haber
Belgeseli:
Haber
niteliğindeki bir
olayın, sade ve olayın
gelişim safhalarını
değiştirmeden direk
olarak verildiği
belgesellerdir. Günlük
olaylardan kaynaklanan
belgelerin derlenerek
derinlemesine bahsi
geçen konunun
araştırılması ve ilgili
belgelerin kaynak olarak
ispatlanmasından yola
çıkılarak hazırlanır.
Sonuç seyirciye
bırakılır, yorum
yapılamaz. Geleceğe
yönelik varsayımlara da
dikkat edilerek
hazırlanır.
Gezi Belgeseli:
Güncel
olayların geçtiği veya
genellikle dünya
üzerindeki fazla
bilinmeyen bölgelerin
tanıtımını yapan filmler
gezi belgeselidir.
Belgesel filmlerin
önemli bir dalıdır.
Bahsi geçen bölgenin tam
anlamıyla belgelenmesi
ilkesine dayanır. Bu
nedenle konunun
derinlemesine
araştırılması ve
göstermek yerine ne
olduğunu anlatmak
ilkesinin uygulanması
gerekir.
Toplumsal Belgesel:
Toplum yaşamı ve
geleceğiyle ilgili
sorunları tam bir
sorumluluk bilinci
içinde, yorum yapmadan
ortaya koyan belgesel
film türüdür. Toplumsal
davranışların,
eylemlerin ardındaki
gerçekleri yasal
sınırlar içerisinde
araştırarak, bu
araştırmanın sonuçlarını
belgelerle anlatma
şeklidir. Yüzeysel veya
bölgesel tepkiler konu
olarak işlenirken, sanki
bizim de veya sizinde
başınıza gelebilir
şeklinde düşsel bir etki
katılabilir.
Karşılaştırma
yapılabilir.
Araştırma Belgeseli:
Araştırmanın konusunu,
araştırmacının
ilgilendiği konuyu film
aracılığıyla açık seçik
bir yaklaşımla
sergilemeye çalıştığı,
sanatsal yönü önem
taşımayan, yalın ve
dolaysız belgesel film
türüdür. Bu belgesel
film türünün en önde
gelen özellikleri
kurgunun kullanılması,
renkli çekimin önem
kazanması, yavaşlatılmış
ve hızlandırılmış
devinimlerin
kullanılması ve alıcıyla
elde edilecek görüntünün
anlaşılır
olmasıdır.
Bilimsel
Belgesel:
Genellikle bilimsel
araştırma ve bulguların
sonuçlarını önceden
tasarlanmış bir biçimde
örneklendirerek
anlaşılması kolay
durumda ortaya koyan
belgesel
türüdür.
Tarih
Belgeseli:
Tarih
belgeselinde tarih
içerisindeki gerçeklerin
doğruluğu ve anlamı önem
kazanmaktadır. Tarih
belgesel filmlerinin
amacı, tarihi gerçekleri
doğruya uygun bir
biçimde yansıtarak
değişik toplumların
dününü aydınlatarak
bugün ve gelecek için
alınması gereken kimi
önlemlerle ilgili bir
takım sonuçlar
çıkarmaktadır.
Propaganda Belgeseli:
Birey
yada toplulukların belli
bir görüş ya da amaç
doğrultusunda
etkilenebilecekleri
biçimde
bilgilendirilmesi olarak
niteleyebileceğimiz
propaganda zamanla
belgesel sinemanın temel
amaçlarından biri
olmuştur. Genel olarak
tanıtma, bilgilendirme,
eğitim ve amaçlanan
doğrultuda etkileme
niteliklerinin içeren
propaganda belgeselleri
geçmişte de görüldüğü
gibi günümüzde de
belgesellerin önemli bir
türü olmaktadır.
Derleme
Belgesel:
Önceden
yaşanmış olaylarla
ilgili elde bulunan
belge ve filmlerin kurgu
yardımıyla yeniden
düzenlenerek değişik bir
anlayış içerisinde
sunulmasıyla ortaya
çıkan belgesel film
türüdür. Önceden
çekilmiş belge
filmlerinin ve kurgunun
önem kazandığı derleme
belgeselleri, belgesel
filmcilerin kendi
yaşadığı çağdan daha
eski olayları, konu ve
sorunları izleyicilere
kendi anlayışıyla
iletmek amacıyla ortaya
çıkar.
Arkeoloji
Belgeseli:
Bilimsel araştırma
belgeseli konusuna giren
ve arkeoloji konusunu
ele alan belgesel
türüdür. Günümüzde
yaşamayan bir kültürden
veya nesli tükenmiş bir
canlıdan arta kalan
belgelerden
yararlanılarak, bilisel
araştırma belgeselinin
kullandığı metotlara
dayanarak hazırlanır.
Gerektiğinde
animasyonlar
kullanılır.
Spor
Belgeseli:
Bir spor dalının
belgelere dayanan
tarihsel gelişimini konu
alan filmlere spor
belgeseli denebilir. Bu
belgesel türünde amaç
spor dalının tanıtımını
yaparken, kuralları,
çeşitleri ve
turnuvaların özellikleri
hakkında bilgi vermeye
kadar geniş bir
yelpazeyi konu alır. Bir
sporcunun yaşam
biyografisi spor
belgeseli sayılmasa da,
sporcunun bir turnuvaya
hazırlık safhaları ve
turnuva görüntüleri veya
sporcu hakkındaki
belgeler, röportajlar
spor belgeselinin
konusudur.
KAYNAKÇA
Kitaplar:
ADALI,
Bilgin: Belgesel Sinema,
Hil Yayın, İstanbul,
1986
DORSAY,
Atillâ: Yönetmenler,
Filmler, Ülkeler (1-2),
Varlık, İstanbul, 1988
ROTHA,
Paul: Belgesel Sinema,
İzdüşüm Yayınları,
İstanbul, 2000
Web Siteleri:
http://www.bsb-adf.org/
http://www.hurriyetim.com.tr/
http://www.kameraarkasi.org/
http://www.kameraarkasi.net/
http://www.sabah.com.tr/
Özgürlük
Alanı Olarak Belgesel
Özgürlük
Alanı Olarak Belgesel
Belgesel
sinemayı farklı bir tür
olarak ortaya çıkaran en
başta gelen
özelliklerinden biri
gerçeklere dayanması,
gerçek olayları konu
edinmesidir. Gerçekleri
konu edinirken, dramatik
kurgu ve canlandırmalara
yer vermez. Belgeselde
dramatik kurgu
öğelerinden müzik ya hiç
kullanılmaz ya da
kullanılsa bile öykü
oluşturmada önemli bir
yere sahip değildir.
Uzun metrajlı drama
filmlerde kullanılan
müzik yerine insanların,
filme alınan doğal
çevrenin sesleri
kullanılır. Doğal ses
kullanımı müzikten daha
etkili bir anlatı
yaratır. Belgesel filmin
kurgusu da anlatılan
konuyu birebir açan
anlatan bir şekildedir.
Yani belgeseli asıl
ortaya çıkaran kurgu
değildir. Onu asıl
ortaya çıkaran konu ve
konunun işlenişidir.
Yönetmen konuya ve
anlatıcıya bağlı olarak
filmini oluşturur.
Sinemada sıradan
kişilerin de aktif
olabileceği belgesel
sinema ile ortaya
çıkmıştır. Belgesel
sinema diğer türlerden
senaryo kullanımıyla da
ayrılmaktadır. Belgesel
sinemada oyuncuların
repliklerini,
mizansenleri ve filmin
öyküsünü tamamıyla
önceden belirleyen bir
metin oluşturulmaz.
Ancak çekimlerin plan ve
programını belirleyen
drama filmlerin
senaryosuna göre daha
kısa bir metin meydana
getirilir. Konuyu
anlatan kişiler doğal
ortamlarından
koparılmadan doğaçlama
öyküleme tarzıyla
verilir. Belgeselde
oyunculuk kavramının
olmaması, sinema
endüstrisinin her gün
yeniden kendini var
etmesi olgusuna bir
fayda sağlayamaz. Bütün
bunlardan ötürü ticari
sinema içinde sağlam bir
yer edinememiştir.
Dağıtım ve dolayısıyla
izleyiciye ulaşmasında
çıkan ekonomik
zorluklar, belgesel
sinemanın ne olduğunun
tam olarak
anlaşılamamasına neden
olmuştur. Bu yüzden
tanımı yapılmak
istendiğinde çoğu kez
gevşek ve belirsiz
ifadeler kullanıldığı
olmuştur. Bu durumu
kısmen de olsa dağıtıma
ve belgeselin yaygınlık
kazanmasını sağlayacak
gösterim imkanlarının
sınırlılığına bağlamak
mümkündür. Son yıllarda
sinema salonlarında
gösterime girmiş
belleğimize kazınan
filmlerden belgesel
olanlarını saymaya
kalktığımızda "Baraka",
"Microcosmos", "Kuşlar
Kanatlı Uygarlık ",
"Benim Cici Silahım"
dışında kaç belgesel
sayabiliriz? Belgesele
televizyon belgeselleri
dışında ne kadar aşina
olduğumuz,
sayabileceğimiz belgesel
film sayısından da çok
rahat ortaya
çıkacaktır.Belgesel film
izlemek bütün insanların
çoğu zaman tek ve kolay
ulaşabilecekleri araç
olan TV ile olduğu için
haliyle belgeselin bize
ilk olarak çağrıştırdığı
da doğa belgeselleri
başta olmak üzere;
teknolojik ilerlemeleri
anlatan belgeseller,
tarihte ve günümüzde var
olan büyük işler yapmış
olan insanların
anlatıldığı belgeseller;
şehirler, ülkeler
tanıtan belgeseller
olacaktır. Diyelim ki
doğa belgeselleri (en
kaba haliyle) "büyük
balık küçük balığı
yutar" şeklinde olan;
doğanın sanki ottan
böcekten ibaretmişçesine
anlatıldığı; doğanın
insanlarında yaşamlarını
kurduğu sürdürdüğü bir
ortam olduğu çoğu zaman
unutulan safari
belgeseli tarzı filmler
belgeselin sanat
olduğunu unutturdular ya
da hissettirmediler.
Önemli şahsiyetler,
teknolojik ilerleyiş,
ülke ve şehir
belgeselleri hep belge
niteliğinde olan
sinemasal öyküleme
anlatım ve işleniş hep
uzak oldu. Bu durumun
ortaya çıkmasında TV.
Şirketlerinin hemen
hemen tek finansman
kaynağı olması ortaya
çıkan ürünlere önemli
derecede etki etmiştir.
Belgesel
sinemanın yedinci sanat
içinde öneminin yeteri
kadar anlaşılamaması,
dallanıp budaklanamaması
öbür türlerin de
belgeselle yeteri kadar
ilişki kuramamasına yol
açmıştır. Belki belgesel
sinema gerektiği ilgiyi
almış olsaydı drama
filmler de bu kadar
sulandırılmış olan "aşk"
batağına saplanmazlardı.
Aşk batağı derken
kastım, ana karakterin
ya da karakterlerin
birbirine aşık olması ve
anlatılan konunun, asıl
taşıyıcı sütununun bu
olmasıdır. Bu filmler
çoğunlukta. Bu müthiş
yineleme sonu pek belli
olmayan uzunca bir
dehlizin içinde olma
etkisi yaratıyor. Bunun
karşısında ise
belgeselin aşkı, hüznü,
ayrılığı, mutluluğu...
veremeyeceği düşünülür.
Oysa her konuyu
işleyebileceğini
insanların öykülerini
birinci ağızdan dinleme
sıcaklığını taşır.
Belgesel Sinema uzak ya
da yakın coğrafyalardaki
kültürleri ve farklı
yaşamları getirir koyar
önümüze. Gerçekliğin
arkasını vermeden ve
araya oyuncu sokmadan.
Bize
gerçek hayattan alınmış
olaylar hep birilerinin
mükemmel oyunculukları
ile anlatıldı. Ve filmin
sonunda 25’inde biri
öldü, onun arkadaşı olan
bir başkası olaydan 20
yıl sonra başka biriyle
evlendi, diğer bir
başkası artık mutlu bir
emeklilik yaşamaya
başladı.........vs gibi
anlatıcı ya da yazıyla
oluşan finallere alıştık
hep. Tüketim toplumunun
özendiği yaşayış
biçimleri ya da
reklamlarla özendirilen
"elitlerin" yaşama
biçimleri ticari
sinemada da yinelenir.
Dolayısıyla biz hep
başkalarının (elitlerin)
yaşantılarına
özlemlerine,
ayrılıklarına gıptayla
bakarız.Ama belgesel
herkes içindir.Bize
anlattığı hikayelere,
yaşam öykülerine, o
coğrafyaya aslında bir
yandan bilet
kesmektedir. Kaybolmaya
yüz tutmuş sözlü
anlatıcıların, öykü
anlatıcılarının perdede
göz kırptığı andır belki
belgesel denen şey...
S.Gürkan
Anıl
© 2003 Kısa Film ve
Belgesel Atölyesi & ilef.net
http://film.ilef.net/yazi.php?yad=1877
|
Sunum ve eylem önerileri
1. Gazete çıkarma.
2. Dergi çıkarma.
3. Tv programı yapma.
4. Anket çalışması
yapma.
5. Kitap yazma.
6. Sunum hazırlama(power
point vb...)
7. Seminer veya
konferans verme.
8. Şirket kurma.
9. Tartışma veya
münazara düzenleme.
10. Pano hazırlama.
11.
Şiir
yazma,şarkı söyleme
12.
Pandomim
yapma.
13.
Heykel
yapma.
14.
Dans
grubu ile proje
hazırlama.
15.
Resim
yapma.
16.
Bir meslek dalını yapma.
17.
Turist
rehberliği yapma.
18.
Ebru
sanatı yapma
19.
Standup
program yapma
20.
Fıkra
yazma ve anlatma
21.
Kompozisyon yazma
22.
Rapor
hazırlama
23.
Sportif
faaliyetler yapma
24.
Opera
düzenleme
25.
Hacıvat_karagöz
oyunu hazırlama
26.
Orta
oyunu düzenleme
27.
Maket
yapma çalışması
28.
Bilgi
yarışması düzenleme
29. Bulmaca
yapma
30. Afiş
çalışması yapma
31. Kampanya
düzenlenme
32. Oyun
bulma ve oynama
33. Gezi
düzenleme
34. Gözlem
yapma
35. Deney
yapma
36. İnceleme
yapma
37. Çizgi
film yapma
38. Müzikal
yapma
39. Fotoğrafçılık
yapma
40. Hikaye
yazmak
41. Simulasyon
42. Bir
ürünü yapıp onun
ticaretini yapmak
43. Kısa
sinema filmi yapma
44. Kısa
reklam filmi yapma
45. Klip
yapma.
46. Radyo
programı
47. Tiyatro
hazırlama
48.
İnternette
Web site açma
49. Tepegöz
ile ders sunumu yapma
50. Animasyon
hazırlama.
51. Belgesel
filmi yapma
52. Radyo
Tiyatrosu yapma
53.
Masal
yazma.
54. Roman
yazma
55. Okul gazetesi
hazırlama
56. Reklam ve
propaganda y.
57. Bilgisayar
programı yapma
58.
Sergi
veya fuar düzenleme
59. Radyo programı
yapma.
60. Arama
Toplantısı düzenleme
61. Seramik veya Keramik
çalışması yapma.
DİĞERLERİ
|