SUSANNA
TAMARO
“Sevdiğin
insana söylemek istediklerin sonsuza dek içinde kalır; o,
toprağın altındadır. , artık onun gözlerinin içine
bakamazsın, kucaklayamazsın ona henüz söylemediklerini söyleyemezsin.”
“Çocukluk ve yaşlılık
birbirine benzer. Her iki durumda
da, değişik nedenlerle, insan oldukça savunmasız
olur. Sen de seksen yaşına gelirsen, göreceksin ki insan bu
yaşta kendisini eylül sonunda bir yaprak gibi hissediyor.”
“Akmayan
gözyaşları kalpte birikirler, zamanla kabuk tutarlar ve
kirecin çamaşır makinasını
tıkaması gibi kalbi tıkayıp felç ederler.”
“Sevgiye tembellik yakışmaz,
onu dolu dolu yaşamak için kararlı ve güçlü devinimler
gereklidir. Anlıyor musun? Ben korkaklığımı ve uyuşukluğumu
soylu özgürlük kavramı ardına gizlemiştim.”
“Mutluluk neşenin yanında
bir elektrik lambası gibidir. Mutluluğun hep bir nesnesi
vardır, bir şeyler yüzünden mutlu olunur, varlığı dışardan
bir olaya bağımlıdır. Oysa, neşenin nesnesi yoktur.
Belirgin olmayan bir nedenle sarar seni, varlığı güneşe
benzer, kendi yüreğinin ısısıyla yakar.”
“ Güçlü
olabilmek için insanın kendisini sevmesi gerekir; kendini
sevebilmek için de
insan, kendini derinlemesine tanımalı, kendi hakkında her
şeyi en gizli, kabullenmesi en zor şeyleri bilmelidir. Yaşam
seni bütün gürültüsüyle iterken bu tür aşama nasıl
gerçekleşebilirdi? Bunu başlangıcından
itibaren yapanlar yalnızca olağanüstü yetilerle
donanmış insanlardır.”
“Dışardan
gelen fazlalıkları kendimize ait olmayanları ayırıp attığımız
zaman , doğru yoldayız demektir.”
“Böyledir
bu dünya, yaşam cömertlik ister : insanın kendi içindeki
karakteri yetiştirmesi, ama bunu yaparken de çevredeki hiçbir
şeyi algılamamsı , hala soluk alsa da ölü olmaya
benzer.”
“ANLAYIŞIN
SESSİZLİĞE GEREKSİNİMİ VARDIR.”
“Üniversiteye
gidememiş olmaktan ötürü kanatları budanmış bir kuş
gibiydim.”
“Her zaman yapılan yanlış
nedir, bilir misin? Yaşamın değişmez olduğunu sanmak,
trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir.
Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir. Artık
çıkış yolunun kalmadığını sandığın bir durumda
umutsuzluğun zirveye vardığında , rüzgar hızıyla her şey
değişir, altüst olur ve bir anda ötekine geçerken kendini
yeni bir yaşantının içinde bulursun.”
“Yenilik
ilk adımda korkutur, ilerlemek için , bu korku duygusunu aşmak
gerekir.”
“
Yanlışlık yapmak doğaldır, ama bunlardan ders çıkarmadan
ilerlemek bir yaşamın anlamını yitirmesine yol açar. Başımıza
gelenler hiçi bir zaman nedensiz değildir, her birinin kendi
anlamı vardır.”
(?)“Eğer yaşam bir
yolsa ,her zaman yokuş yukarı giden bir yoldur. Yola nereden
başlayacağımı kırk yaşında anladım. Nereye varmam
gerektiğini anlamam ise engelli , uzun ama tutkulu bir süreç
oldu. Biliyorsun, şimdi televizyonlarda, gazetelerde görüyoruz,
sahte ermişler , sahte peygamberler türüyor,bugünden yarına
onların eğreltilerine göre yaşayanlarda
çığ gibi artıyor. Bütün bu tarikat önderlerinin,
huzuru ve evrensel uyumu kendi içinde bulabilmek için önerilen
yolların artması beni ürkütüyor. Bunlar büyük ve genel
bir şaşkınlık antenleri.”
“Var
olan tek gerçek ve inanılası öğretmen, insanın kendi
vicdanıdır.”
“Düşüncede
hepimiz biliriz,düşüncede bilmek başkadır, yürekte
bilmek bambaşkadır, tamamen değişiktir.”
“Yalnızca acı insanı
geliştirir .Ama acıyla göğüs göğüse gelmelisiniz, kaçmaya
çalışan ya da ağlayıp sızlanan
kayıp etmeye mahkumdur.”
“KIRDA KIR , ÇINARIN
ALTINDA ÇINAR, İNSANLAR ARASINDA İNSAN...”
“Yapılacak
ilk devrim , insanın kendi içinde yapacağıdır, evet ilk
ve en önemli devrim budur. İnsan kendi hakkında bir düşünceye
sahip değilken bir düşünce uğruna savaşmak , yapılabilecek
en tehlikeli şeylerden biridir.”
Yolunu
yitirdiğini ,şaşırdığını hissettiğin zaman ağaçları
düşün onların büyüme biçimlerini anımsa. Unutma ki
yaprağı gür ama kökü zayıf bir ağaç ilk güçlü rüzgarda
devrilir, oysa kökü güçlü ve az yapraklı ağaçta can
suyu bin güçlükle dolaşır. Kökler ve yapraklar aynı ölçüde
gelişmelidir, olayların içinde ve üzerinde olmalısın ,
ancak böyle gölge ve sığınak sunabilir, ancak , böyle doğru
mevsimde çiçekler ve meyvelerle donanabilirsin.
Ve
sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini
bilmediğin zaman, herhangi birine , öylece girme, otur,
bekle. Dünyaya geldiğin gün nasıl güvenli ve derin soluk
aldıysan , öyle soluk al, hiçbir şeyin senin dikkatını
dağıtmasına izin verme , bekle ve gene bekle. Dur, sessizce
dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve YÜREĞİNİN
GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT...