F.M.DOSTOYEVSKİ
Bu
roman , Dostoyeveski nin hacim yönünden
küçük,
fakat içeriği ve romancılığında yeri, önemi
açısından
olağanüstü denebilecek başarıya ulaşmış
bir
eserdir.
“Demek ki siz diş ağrınızda
bile bir zevk olduğu kanısındasınız, diyeceksiniz gülmekten
katılarak. Ne varmış bunda? Diş ağrısının da kendine
özgü bir zevki vardır. İnilemeleriniz , her şeyden önce
acılarınızın tüm amaçsızlığıyla sizin küçük düştüğünüzü
, acı çektiğiniz halde varlığına aldırmadığınız doğa
yasalarının sizi hırpaladığını anlatır.”
“Uygarlık;
duygularımızın çeşidini artırmaktan
başka bir işe yaramamıştır. Zaten bu duyguların
çeşitliliği yüzünden insanoğlu sonunda korkarım kan dökmede
de bir zevk aramaya başlayacak.”
“İstekler
hayatın ta kendisidir. Hem de en basit bir davranıştan , en
yüce mantığa değin.”
“İnsanlar
gelgeç gönüllü, tutarsız bir yaratık oldukları için ,
belki de satranç oyuncuları gibi hedefi değil, hedefe giden
yolu severler.”
“İnsanoğlu
amacına doğru ilerlemeyi sever, amacını elde etmeyi değil.”
“Gerçek
arkadaşlığı seviyorum, eşit koşularda kurulmuş arkadaşlığı.”
“Evet, fuhuş gerçek
bir sevginin bittiği yerde, tüm utanmazlığı, kabalığı,
sevimsizliğiyle başlıyordu.”
"Birini
seversen, mutlu olmasan da yaşayabilirsin. Yalnız üzüntülerle
de dolu olsa, yaşamak güzel şeydir.”
“Sevgi
olmayan yerde akıl da aranmamalı. İnsanoğlu mutluluğunu görmez
de hep üzüntüler üzerinde durur.”
“Ama
biliyor musunuz bir babanın gözüne en çok kızının gönül
verdiği erkek kötü görünür.
“AŞK
BİR ELMASTIR; GENÇ BİR KIZIN TÜM HAZİNESİDİR AŞK.”
“Peki, ne diye bazen içimiz
içimize sığmaz olur, tersleşir, türlü tutkulara saplanırız.
Kendimizde bilmeyiz bunun nedenini. Eğer bu saçma sapan
tutkularımız, isteklerimiz yerine getirilirse
bundan en çok zarar görecek gene biz oluruz.”
“Acaba kolay elde
edilmiş bir mutluluk mu, yoksa insanı yücelten bir
acı mı daha iyidir? Evet, hangisi daha iyidir?”
“Hem
yoksul hem de soylu olabilir insan.”
“Siz yalnız
kendinizden, yeraltında gecen zavallı yaşantınızdan söz
edin; biz hepimiz gibi sözleri de ağzınıza almayın.
İzin verin baylar, bende hepimizliğe dayanarak
kendimi temize çıkarmıyorum ki. Benim nasıl yaşadığıma
gelince; ben, sizin hayatta yarıda bıraktığınız şeyleri
sonuna değin götürdüm.
Üstelik sizler bu ödlekliğinizi ölçülü davranış
sayarak kendi kendinizi altadıp avunuyorsunuz. İşte bu
duruma göre ben sizden daha çanlı bir insan olmuyor muyum?
Şöyle bir kez daha dikkatlice
düşünün! Siz bugün canlılık denen şeyin nerede bulunduğunu,
neyin nesi olduğunu,hangi
adla çağrıldığını bilemiyoruz. “