PAULO
COELHO
“Simyacı;
İspanyadan kalkıp Mısır piramitlerinin eteklerinde
hazinesinin
aramaya
giden Endülüslü
çoban Santıgo’nun masalsı yaşamının felsefi öyküsü.
Simyacıyı
okumak, herkes daha uykudayken , güneşin doğuşunu
seyretmek için şafak vakti uyanmaya benziyor.”
“Bir düşü gerçekleştirme
olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor.”
“Basit
şeyler, en olağanüstü şeylerdir ve yalnızca bilginler
anlayabilirler bunu.”
“Ne
var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması
gerektiğini kesinlikle bilmez. Tıpkı şu, düşünceleri
gerçeğe dönüştürmeyi beceremediği halde düş yorumculuğuna
kalkan cadı gibi.”
“Hayatımızın
belli bir anında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız
ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi
yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı
budur.”
“Henüz
sahip olmadığın bir şeyi vaat ederek gidecek olursan , onu
ele geçirme arzusunu yitirirsin.”
“ Her şeyin bir ve tek
şey olduğunu unutma. Simgelerin dilini unutma. Ve özellikle
, kişisel menkıbenin sonuna kadar gitmeyi unutma.”
“Bir
şeyi gerçekleştirmek istersen ; onu gerçekleştirebilmen için
bütün evren işbirliği yapar.”
“Düşümü
gerçekleştirmekten korkuyorum., çünkü o zaman yaşamak için
bir sebebim olmayacak.”
“HER
ZAMAN NE İSTEDİĞİNİ BİLMEK ZORUNDA OLDUĞUNU ANIMSA.”
“Öyle
zamanlar vardır ki insan hayat ırmağının akış yönünü
değiştiremez.”
“Bir
şeye karar vermek başlangıçtan başka bir şey değildir.
İnsan bir şeye karar verdiği zaman, karar verdiği sırada
hiç öngörmediği,
düşünde bile aklıma gelmeyen bir yöne doğru , şiddetli
akıntıya kapılıp gidiyordu.”
“Her
şeyi temel kural yönlendiriyor. Buna simyada evrenin ruhu adı
verilir. Bütün kalbimizle bir şeyi istediğimi zaman,
evrenin ruhuna daha yakın oluruz. Olumlu bir güçtür.”
“Ben
ne geçmişte ne gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim
var. Ve beni sadece o ilgilendirir. HER ZAMAN ŞİMDİD DE YAŞAMAYI
BAŞARABİLİRSEN , MUTLU BİR İNSAN OLURSUN.”
“İNSAN
SEVİNCE NESNELER DAHA ÇOK ANLAM KAZANIYOR.”
“Cesaret
, evrenini
dilini arayan bir kişi için en büyük erdemdir”
“Kendi
yüreğini dinle. Yüreğin her şeyi bilir, çünkü Evrenin
Ruhu’ndan gelmektedir ve bir gün oraya geri dönecektir.”
“YÜREĞİN
NEREDEYSE HAZİNENDE ORADADIR.”
“EN
KARANLIK AN ŞAFAK SÖKMEDEN ÖNCEKİ ANDIR.”
“GÖZLER
RUHUN GÜCÜNÜ GÖSTERİR.”
“Sevdiğimiz zaman
Evrenin bir parçası oluruz. Sevdiğimiz zaman onları
anlamaya gereksinim yoktur, çünkü
o zaman onlar bizim içimizde olur ve insanlar rüzgara
dönüşebilir.”
“SEVDİĞİMİZ ZAMAN,
OLDUĞUMUZDAN DAHA İYİ OLMAK İSTERİZ HER ZAMAN”
Kızın siyah gözlerini, gülümseme ile susma arasında
karar veremeyen
Dudaklarını
görünce, dünyanın konuştuğu ve yeryüzünün bütün
yaratıklarının yürekleriyle anladıkları dilin, en temel
ve en yüce bölümünü
anladı delikanlı.
Ve
Aşk’ tı bunun adı,
İnsanlardan
da çölden de daha eskiydi. Tıpkı kuyunun yanında bu iki
bakışın buluşması benzeri, iki bakışın buluştuğu her
yerde, her zaman aynı güçle ortaya çıkardı. Dudaklar
sonunda gülümsemeyle
karar verdiler, ve bir işaretti bu; bütün ömrü boyunca
bilmeden beklediği , kitaplarda koyunların yanında ,
kristallerde ve çölün sessizliğinde aramış olduğu işaretti.
Ve
bu iki insan karşılaşınca ve gözleri buluşunca, bütün
geçmiş ve bütün gelecek
artık bütün önemini yitirir, yalnızca o an ve gök
kubbe altındaki
her şeyin aynı el tarafından yazıldığı gerçekliliği
vardır. Aşkı yaratan ve çalışan, dinlenen ve güneş
ışığı altında hazineler arayan her kimse için sevilecek
birini yaratmış olan El. Çünkü, böyle olmasaydı, insan
soyunun hayallerinin bir anlamı olmazdı.