YÜZBAŞININ
KIZI
Aleksandr
Puşkin
1833
–1837 yılları arasında yazılmış olan bu eser Pugacov
Ayaklanmasını konu almıştır.
“Elbiseni
yeniyken , şerefini de gençken koru.”
“Kötü
barış, iyi kavgadan daha iyidir.”
“Gençler
bu yazılarım elinize geçerse hatırlayın ki en iyi, en sağlam
değişimler zorlanmadan meydana gelen, ahlakın temelini sağlamlaştıran
değişimlerdir.”
BİTMEYEN
KAVGA
Steinbeck
“
İnsanları bir harekete karıştırmak için onlardan bir şey
almaktan daha iyi bir yol yoktur.”
“Ağızındaki
kemiği geveleyip duran bir köpeğe benziyorsun. Çiğniyorsun,
çiğniyorsun fakat dişini bir türlü geçiremiyorsun. Az
sonra, bir dişini kırdığın zaman aklın başına
gelir.”
“Konuşma
denilen şey, bir his meselesidir. İnsan içinden gelenleri
konuşur.”
“İnsan
ne kadar büyük tehlikeye maruaz kalırsa, o kadar az
korkar.”
“Emekçilerin
bütün suçu nedir bilirmisin? Bakın söylüyorum : çok
konuşmak. Eğer şimdiye kadar az konuşup da çok iş yapmış
olsalardı elbette bir şeyler elde etmiş olurlardı.”
“İnsan,
anlamlı her işten zevk alır. İnsanın canını sıkan bir
iş sonucu olmayan, bir amacı olmayan iştir.”
EKMEGİMİ
KAZANIRKEN
Maksim
GORKİ
Ekmeğimi
Kazanırken, Gorki’nin
başyapıtı
sayılan ve nasıl büyüdüğünü, kendisini
nasıl
yetiştirdiğini anlattığı üç kitaplık yaşam
öyküsünün
bir bölümüdür
“
Çiçekler açmadan dokunmamak gereklidir. Yoksa ne
koku ne de meyve vermeyeceklerini çok iyi anlıyordum.”
“İnsan
her şeyi kendi denemeli, her şeyi kendi görüp anlamalı.
Kimse hiç bir şey yapmaz senin için.”
“Gördüğüme
göre, akrabalar birbirlerine karşı, yabancılardan daha kötü
davranıyorlar. Çünkü birbirlerinin kusurlarını ve gülünç
taraflarını, yabancılardan daha iyi biliyorlar. Dedikoduları
daha ağır oluyor, kavga ve dövüşleri de daha sık.”
“Cahil
bir insan bir öküz gibidir. İster mezbahaya gönder, ister
boyunduruğa vur, boyun eğmekten başka bir şey yapamaz.”
“Yaşamayı
bildin mi , insanlar seni kıskanırlar, kudururlar. Bilmedin
mi seni hor görürler.”
BUDALA
Dostoyeveski
Yazarın
ağır yaşam koşulları altında yazmış olduğu bu eser ,
Rus
basınında yer alan bir çinayet davasından yola çıkar.
Bu
romanda iyilik ve inançla dolu Mişkin’in yaşadığı
olaylar konu edilmektedir.”
“İlk
bakışta insanlar birbirlerini yargılarlar ve yeterince tanıyamazlar."
“Karakter
bir bilmecedir.”
“Sonradan
aklını başına getireceğine şimdiden akıllı davran.”
“
Ödlek diye korkup kaçana derler, korktuğu halde kaçmayan
ödlek değildir.”
“Gözle
görülen şeyleri anlatan hatıralar daima kıymetlidir.
Hatta yazarı kim olursa olsun.”
“Mutsuz
olmak, ama her şeyi bilmek .. Mutlu olup da aptalca yaşamaktan
daha iyidir.”
KEKLİK
Fakir
BAYKURT
Yurdun
küüt küüt vuran nabzıdır bu romanda duyulan ....
Acılı,
öfkeli, sabrı bitmiş bir halkın yüreği durmadan vurur.
Vurur
günler, geceler ve sayfalar boyu....
“Türkiye Atatürk’ün gününde bağımsız oldu.
Şimdi o bağımsızlık
görünüşte var, aramıza girip içimizden bağladılar. Sat
bakalım bakırını, demirini başka ülkelere. Satamazsın.
“İyi değildir, insanın içindeki,
dışındaki yarayı kaşıyıp durmak. Sende kaşımayı
bırakırsan sevinirim.”
“Şehirlerde ki insanlar tuhaf olmuşlar, değişmeyen
köylerde biz kalmışız. İçi başka, dışı başka
alemin. Herkesin enaz iki yüzü var. Biri içinde biri dışında.
Kimse içindekileri göstermiyor birden. Dışındaki de
yapmacık.”
“Çinsel doyum, asıl ruhsal ve sinirsel yönden
gerekli olduğuna göre, tek bir kadına ya da erkeğe bağlanmakla
sorunlarımızı daha da artırmıyor muyuz?”
EKMEĞİMİ
KAZANIRKEN
Maksin
Gorki
“Ekmeğimi
Kazanırken Gorki’nin başyapıtı
sayılan
ve nasıl büyüdüğünü,kendini nasıl yetiştirdiğini
anlattığı
üç kitaplık yaşam öyküsünün bir bölümüdür.”
“Çiçeklere
açmadan dokunmamak gereklidir. Yoksa ne meyve ,ne koku
verebilirler.”
“İnsan
her şeyi kendi
denemeli, her şeyi kendi görüp anlamalı, kimse hiçbir şey
yapmaz senin için.”
“Gördüğüme
göre akrabalar birbirlerine karşı, yabancılardan daha kötü
davranıyorlar. Çünkü birbirlerinin kusurlarını ve gülünç
taraflarını, yabancılardan daha iyi biliyorlar. Dedikoduları
daha ağır oluyor; kavga ve dövüşleri daha sık.”
“İnsan
bir ruble gibidir, iyi bir işe yatırdın mı üç ruble
olur. Hayat kolay mı sanıyorsun? Hayır, hiç de kolay değil.
Dünya karanlık bir gecedir, tek tek her birimiz onu kendimiz
aydınlatacağız. On parmağımız var, ama elimizin taşıyacağından
fazlasını yapmak sevdasındayız. Kuvvetlilerin dayanağı
,kuvvet; zayıfların dayanağı ise kurnazlıktır. Küçük
ve zayıf olanlar, ne cennete yarar nede cehenneme! Toplum içinde
yaşa ama kimseye inanma. Sakin ve sabırlı ol. Yapılar ve
şehirler lafla değil, para ve aletlerle meydana gelmişlerdir.”
“Yaşamayı
bildin mi insanlar seni kıskanırlar, kudururlar. Bilmedin mi
seni hor görürüler.”
İSA’
nın
GÜNCESİ
(M.
Cevdet ANDAY)
Bozuk
bir toplum düzeninde insanların nasıl yozlaştığının
En
ilgi çekici
belgesidir bu roman
Sucunu
bilmeden yargılanların destanıdır. İnsanlar arası ilişkilerin
Sadece
kuşku kuralına göre yönetildiği bir düzeni sergilerken
M.
Cevdet ANDAY , aynı zamanda böylesine bir baskı rejiminin
Saçmalığıyla
da alay ediyor.
“Daha çalışma yerine gereğince alışmamış bir
adam, birdenbire evlenirse, evini yadırgamaz mı diye düşünüyorum?”
“Boşuna olacağına inandığınız bir direnmeden
sonra teslim olmanın küçüklüğüne katlanmaktansa, kabul
etmenin özgür kararı yeğdir elbet.”
“Yemin
bizi bağlamaz biz yemini bağlarız. Çoğu zamanda korkudan
yemin ederiz. Ama böyle yaparken karşımızdakini korkuttuğumuzu
sanırız. Karşımızda hiç kimse yoktur. Yemin yapmak ve
yapmamak önyargısıdır.”
“İnsanlar
bütün gerçeklerini düşlerden yapmışlardır. Bakarsınız,
bir gün bu düşlerde gerçekleşebilir. O güne değin bize
düşen o düşü kurmaktır.”
KUMARBAZ
F.M.DOSTOYEVESKİ
“Kar ve kazanç hırsının genel anlamda çirkin
olup olmadığı ayrı bir sorun. Çünkü insanların ömrü
zaten birbirlerinden bir şeyler koparabilmek için çırpınmakla
geçiyor.”
“Benim özgür kişiliğimin bir başkasının
egemenliği altında olduğuna inanılmasını kendim için
bir hakaret sayarım.”
“Ben
şimdi neyim acaba? Yalnızca bir zero ! Peki yarın ne
olabilirim? Belki yarın ölümden sonra dirilip yaşamaya başlayabilirim.
İçimdeki insan tümüyle mahvolmadıkça onu bundan
kurtarabilirim.”
“İnsan,
en iyi dostunu karşısında küçülmüş bir durumda görmekten
zevk duyar. Zaten dostlukların temeli çoğu zaman böyle küçümsemelere
dayanıyor.”
BABALAR
VE OĞULLARI
Turgenyev
“Benim
gözlemlerime göre özgürce düşünen kadınlar yalnızca
pek çirkin olanlarıdır.”
“Eğer
toplum doğru bir şekilde yapılanırsa, arada
çıkan kötülerin ve aptalların önemi olmayacaktır
diye düşünüyorum.”
“Bir
kadın hoşuna mı gitti. Onu hemen elde et., olmadı mı? O
halde bir daha onu düşünme dünyanın sonu değil ya...”
“Sevilen
bir varlığın gözlerinde bu gözyaşlarını görmemiş bir
kişi , insanı dünyada bu denli mutlu eden olayın olduğunu
bilmez...”
“İnsanların
hala kelimelere inanmaları çok şaşırtıcı. Bir adama
aptal deseler de onu dövmeseler adam buna gocunur. Akıllı
denip tek kuruş ödenmese de her şey yolundadır....”
MUHBİR
Maksim
GORKİ
Yaşamayı
düzenleyen kim?
Tabi
asiller. Hayvanların en uysallarından biri olan insanı kim
bozdu?
Onu
iğrenç, hasta, yırtıcı bir hayvan yapan kimdir?
Siz
asiller ! size yapılacak en iyi şey nedir biliyor musunuz?
Bütün
lağımları açmak, üstünüze doğru akıtmak.
Zehirlediğiniz
insanların kusmalarıyla sizi boğmak.
Yok
olmanızın cezanızı çekmenizin saati geldi de
geçiyor bile...
Baltaladıklarınız
hepsi size karşı gelecek boğacak sizi !
Duyuyor
musunuz? Bunların hepsi birer birer olacak.
“Kitaplar, uğursuz, kötü akılların ürünüdür.
Didik didik eder her şeyi. Bilmediğin şeyleri düşünmeye
zorlar seni. Aklını çeler. Ne güzel eskiden tarihi
kitaplar vardı. Yeni kitaplar ise, insanı iğrendiriyor yaşamaktan.
Ancak benim gibi yaşlı bir adama kötülük edemezler. Benim
gibilerin görüp geçirdikleri böyle tehlikeler set çeker.”
“İnsanlar
dövüşmekten, kavga etmekten zevk alırlar. Ruhları acımasızdır.”
“Her
yanının hoş bir yorgunluk kapladı. Son derece dikkatli yürüyordu.
Yüreğini dolduran kaynayan mutluluğu söndürmekten ürküyordu.”
“Bilim
felaketin yoludur, cahillik ise mutluluğun.”
“Bir
erkek evlenmeden yaşamı
anlayamamışsa evlenmesin daha iyi,”
“Yanlızlık
zayıf bir kişi için yeryüzündeki en dayanılmaz acıdır.”
“
Egemenlik ancak ulusundur ! Bütün toprak ve özgürlük yalnız
onundur,”