Yaşar
KEMAL
“İyi
ki görmüyoruz duymuyoruz savaşı. Zaten bütün yaratıklar
görselerdi, duysalardı savaş çığlıklarını bu dünyada
savaş olmazdı. Savaşın iğrençliği bilinmeyen bir şeydir
de. Savaşın kötülüğü saklanan bir şeydir de, yaratıklar
onun için kabul edebiliyorlar savaşı.”
“Ekmeksiz,susuz,
havasız yaşayabilirlerdi de karıncalar, umutsuz yaşayamazlardı.”
“Bölünmüş
karıncalar, hiçbir zaman bir güç olamazlar. Sonuna kadar
da tutsak kalırlardı.”
“Çünkü;
insanların yasaları berbattır. Biri yer bini bakar, kıyamet
de ondan kopar , derler, bir türlü o bekledikleri kıyamet
kopmaz. Bini çalışır aç kalır, on bini yüz bini çalışır
aç kalır, birisi yalnız birisi döke saça yer, tıksırıncaya
kadar yer yer doymaz. Her çağda bir şey uydururlar, şimdi
işleri güçleri beşe alıp ona satmaktır bir şeyi. Toprağı
alıp satıyorlar, ağacı,suyu,insanı şu evrende neyi görürlerse
onu alıp satıyorlar. İnsanlar kendilerini bir alıp satma
deliliğine kaptırmışlar ki, delilik derim sana. Evrende ne
bulursa alıp satıyorlar. İnanın karınca kardaşlarlarım
insanlar bizim tuhaf kılıklı karıncalardan bile tuhaf. Bu
alıp satma deliliği onların başına bir iş açacak ama
bunun zararı biz yaratıklara da dokunmasa.”
"Umutsuzluk
tutsaklığın gıdasıdır.
Umutsuzluk
köleliğin anasıdır.
Umutsuzluk
yüreğin yıkımıdır.
Umutsuzluğu
körükleyeceğiz.
Yıl
on iki ay, gece gündüz karıncaları fil etme okulundan çıkma
aydınlar,
radyonun,
sinemanın, televizyonun, gazetelerin başına geçecekler
durmadan umutsuzluğu
söyleyecekler.”