| Ana sayfa|Atatürk|Kitap |Projelerim |Türküler| Yazarlar | 

 

 

     ROMAN

  SUÇ VE CEZA
  YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ Y.GİT 
  GÜL BAHÇESİ VAADETMEDİM 
  ŞEKER PORTAKALI
  YER ALTINDAN NOTLAR
  BENİM ÜNİVERSİTELERİM
  SEVGİLİ MATHİLDA
  TERSİ VE YÜZÜ
  YABANCI
  FİLLER SULTANI
  İKİ YEŞİL SU SAMURU 
  DÜNYANIN RUHU
  CANDİDE 
  DR HEYKIL VE MR. HEYDE
  DÖNÜŞÜM 
  SEFİLLER 
  SİMYACI 

    FELSEFE

  DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA MEKTUP
  SEVGİNİN BİLGELİĞİ
  %100 DÜŞÜNCE GÜCÜ 
  DIŞARIDA HİÇ BİR ŞEY VAR 
  GÜNEŞ ÜLKESİ 
  DÜŞLERİNİZİ GERÇEKLEŞTİRİN
  SEVGİ İÇİN DOĞMAK
  SOKRETESİN SAVUNMASI

    SİYASİ

NASIL BİR DEMOKRASİ 
DÜŞÜNÜYORUM ÖYLEYSEVURUN

   EĞİTİM

   Eğitim Üzerine Mektuplar
  GENÇLİK DUVARLARI YIKIYOR
  ÖĞRENMEYİ ÖĞRENİYORUM

    DİĞERLERİ

  DİĞERLERİ

    MÜHENDİSLİK

"Yeniden kalplerinizin içine girin. Boş bir özenti uğruna mahvettiğiniz meziyetlerin tohumlarını orada bulabilirsiniz. Mantığınızın yaptığı yanlışları düzeltmek için vicdanınıza başvurun. Daima içinizden gelen sesi dinleyin" 

 Jean Jacques Rousseau

"bir insanın kulakları tecrübesinin elvermediği şeyleri duyamaz "

 Friedrich Nietzsche

"Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde özgürlük yoktur."

Lev Nikolayeviç TOLSTOY

 

 
     ÖĞRENMEYİ ÖĞRENMEK  

 

Ramazan Yıldırım

  “Bilginin yaşama geçirilmesi beceri gerektirir. Becerinin sürekli kılınması ise davranış değişikliğiyle mümkündür. Bilgi çağında bilgili olmanın anlamı bilgiyi kullanabilmek , yani beceri sahibi olabilmek ve bunu sürekli davranış biçimi haline getirmektir.”

                “Neden öğreniyoruz;

©        İhtiyaçlarımızı karşılamak için, ‘öğrenme etkinliğimiz öğrendiklerimizle , ihtiyaçlarımızı ne ölçüde karşılayabildiğimizle bağlıdır.’

©         Etkinliğimizi artırmak için;

©        Koşullara daha iyi uyum sağlamak için;

©        Belirsizliği yenmek ve tahmin yapabilmek için; ‘öğrenmek, sadece bir konuda bilgi sahibi olma değil, aynı zamanda bu bilgileri farklı durumlara yansıtabilme eylemidir.”

©        Rekabet edebilmek için;

©        Başkalarına karşı sorumluluğumuzu yerine getirebilmek için;

©        Potansiyelimizi tümüyle kullanmak için;”

 

Bilme düzeyi iki ayrı gurupta incelenebilir;

1.        İhtiyaç düzeyi : Öğrenme cabalarımıza başlamadan önce edineceğimiz bilgi ile ne yapacağımızı düşünmek ve amacımıza uygun düzeyde bilgi ve beceri kazanmak zorundayız.

2.        Etkenlik düzeyi: Nedir? Neden? Sorularının cevaplanmasıyla ulaştığımız düzeylerdir.

2.1. Malumat sahibi olma düzeyi (bilgilendirilme)  nedir?

2.2. Anlama (bilme) düzeyi   neden?

2.3. Bilgiyi kullanabilme (Beceri) düzeyi  Nasıl?

2.4. Bilgiyi yansıtabilmek (bilgelik) düzeyi

Bilgiyi nasıl ve hangi düzeyde kullanacağımızı öncelikle amacımız belirler. Bilgiyi uygulayabilmek ve yansıtabilmek için önce analiz, sentez ve yaratıcılık gibi temel becerilere sahip olmamız gerekir. Koşullara uygun bir yöntemle bu becerimizi yaşama geçiririz Deneyim olmadan bilgiyi beceriye  dönüştüremeyiz. Bilgiyi iyi kullanabilmek için ortaya çıkış nedeni ve dayandığı temelleri anlamak zorundayız.

                ÖĞRENME SÜRECİ; En kısa zamanda elde ettiğimiz en basit bilgileri bile belirli bir süreci tamamlayarak öğreniriz. Süreç herhangi bir aşamada kesintiye uğrarsa, bilgimizde bu aşamaya karşılık gelen bilme düzeyinde kalır. Adımları;

                1.Gözlem ve Algılama: Neden öğrendiğimizi biliyorsak gözlem ve algılama etkinliğimiz artar. Çünkü bize gelen uyarıların içinden aradıklarımızı seçer ve amacımıza uygun bir biçimde algılarız. Özellikle günümüzün ortamında seçici olmanın ve bunu doğru bir şekilde yapmanın önemi büyüktür.

                2. Anlama ve Yorumlama: Bağlantı kurma, sonuç çıkarma ve yorumlama aşamalarından oluşur. Gözlem ve algılarımızın anlamlaştırılmasında en büyük etken birikimlerimiz ve düşünsel modelimizdir. Mevcut bilgi ve birikimlerimizdeki zaaflarımız, yeni konuları doğru biçimde öğrenmemizi de engeller.

                3. Uygulama ve Sınama:  konuyu anladığımıza inanırsak, sonuçları uygulamaya sokar veya sınarız. Bunun, için sınav, başkalarının düşüncelerine başvurma, deneme- yanılma  veya mantık süzgecinden geçirme gibi yöntemler kullanırız. Konuyu yanlış değerlendirdiğimizi fark edersek geriye döner ve yeniden yorumlamaya çalışırız. Bilgimizi yaşama geçirme olanağı bulamamışsak öğrenme süreci kesilir ve öğrendiklerimizi kolayca unuturuz.”

                4. Yansıtma: İlk üç aşamada edindiğimiz bilgileri birleştirerek yeni alanlara yansıtırız. Bilgilerin özel bilgilere dönüştürülmesinde asıl etken uygulama değil, yansıtma becerisidir.

 

                                “Düşünme ve öğrenmeyi birbirinden ayıramayız. Düşünerek öğrenir, bildiklerimiz kadar düşünürüz. Düşünme fonksiyonunu genel olarak dört boyutta inceleyebiliriz;

1.        Gözlem ve algılama

2.Bilgileri saklama ve anımsama(bellek)Belleğimiz, işlevini üç temel aşamada yerine getirir; iç veya dış uyarıcının algılanması , depolanması ve geri kazanımı. Düşünme etkinliğimiz bu üç aşamanın başarısına bağımlıdır. Seçicidir”.

3.Bilgileri analiz etme ve değerlendirme(mantık)  Mantığımız, kendi kendimize geliştirdiğimiz veya dışarıdan öğrendiğimiz kural, yöntem veya modellerden oluşur. Kendi düşüncelerimizde dahil olmak üzere, her türlü düşünce ve olayı bu kurallar çerçevesinde değerlendirir, bir takım sonuçlar çıkarırız.”

4.Gözde canlandırma, geleceği görme, fikir üretme veya değiştirme(yaratıcılık)Yaratıcılık; mevcut kavramların aralarındaki ilişkilerden yeni kavramlar üretmek şeklinde tanımlanabilir.

 

“Gerçek dünyayı düşünsel dünyamıza ne kadar iyi yansıtabilirsek o kadar kolay düşünürüz. Zihinde canlandırmayı yani zihnimizde kelime ve semboller yerine resimlerle bunları onaylayabilirsek daha kolay düşünür ve öğreniriz.”

BİR NESNE ve OLAYI ALGILAMANIN EN KOLAY YOLU ONU ZİHİNDE CANLANDIRMAKTIR. KULLANDIĞIMIZ KELİME, DEYİM veya DİĞER SEMBOLLER BEYNİMİZDE NE KADAR NET KAVRAMLAR OLUŞTURUYORSA O KADAR KOLAY DÜŞÜNÜR ve ÖĞRENİRİZ.

 

 

ÖĞRENMENİN YÖNTEM ve ARAÇLARI

1.        Bilinçli Çabalarla Öğrenmek: Bilinçli çabalarla öğrenirken, yani öğrenmek amacıyla çalışırken , neyi,neden ve nasıl öğreneceğimizi bilir ve öğrendiklerimizi test eder,başarımızı ölçebiliriz. Bir eylemin başarısını amacı ve yöntemi belirler. Kendi kendimize öğrenirken aktif olmamız gerektiği ve büyük ölçüde isteyerek öğrendiğimiz için, başkaları yardımıyla öğrenmekten daha etkili sonuçlar alırız. Üstelik kendimize uygun bir yöntem seçebilir , çalışmalarımızı kapasitemize uygun bir hızda yürütebiliriz. (temel bilgi ve becerilerimiz yeterli ise.)

2.    Dolaylı Yollardan Öğrenmek(Yaşamı Okumak):  Hangi yöntem veya araçlarla kazanırsak kazanalım bilginin kaynağı yaşamdır.  Öğrendiklerimiz çevremizdekilerin bize yaşamdan öğrendiklerini aktarmalarından ibarettir. Yaşamdan öğrenmek diğer kaynaklara göre daha etkilidir. Her şeyden önce yaşayarak öğrendiklerimiz ilk elden bilgilerdir. Yaşadıklarımız bizi başkalarından öğrendiklerimize göre daha yakından ilgilendirir ve etkiler. Eylemi ancak şimdi ki zamanda yapabiliriz. Geçmişten sadece ders almakla, geleceğe ise hazırlanmakla yetinmek zorundayız.

Yaşadıklarımızı kavramlar arasındaki ilişkilerden yararlanarak sınıflandırır ve belleğimize alırız. Beynimizde kurduğumuz ilişkiler ağı ne kadar geniş ve net ise o kadar güçlü bir belleğe sahibiz demektir.

 

“Neden ? sorusunu sormadığımız veya doğru yanıtlamadığımız sürece, sorunlarımıza kalıcı çözümler geliştiremeyiz ve çabalarımız tepki vermek veya belirtileri gidermekten başak işe yaramaz.”

“İyi değerlendirebilirsek her sorun  güçlü bir öğrenme aracıdır.”

Sorunlarımıza çözüm bulamazsak bir süre sonra ya onları kanıksar ve başkalarına yüklemeye başlarız. Öte yandan çözdüğümüz her sorun birikimimizi artırır, yaşamı öğretir.”

“ Eğitimin amacı; çözümü öğretmek değil , çözüm bulma becerisini geliştirmektir.

Beceriler istek ve çabayla gelişir. Sorunların çözümü için ilk adım sorumluluğumuzu kabul etmemiz ve çaba harçamaya razı olmamızdır. Sadece şikayet ederek , başkalarını suçlayarak veya çözümü kurtarıcılardan bekleyerek sorunlarımızdan kurtulamayız.”

“Sorunu bir süreç olarak ele alarak önce onu tanımlamalı, nedenini bulmalı ve çözümü üretip uygulayarak sonucun değerlendirmesini yapmalıyız. Bu aşamalarda da öğrenme gerçekleşecektir.”

Deneyimlerimizi başka alanlara yansıtabildiğimiz , yani onları bilgiye dönüştürebildiğimiz ölçüde öğreniriz.”

Eğer gelecekten ne istediğimizle ilgili net bir görüşümüz, yani olumlu bir vizyonumuz varsa yaşamdan daha iyi öğreniriz. Vizyon uzun bir gelecekte ulaşmak istediğimiz durumu tanımlar.

“Belirli ölçülerde öğretmen yardımı gerekse bile öğrenme süreci kişiseldir. Gerçek anlamda öğretme diye bir şey yoktur. Kişi kendisi öğrenir, öğretmen sadece ona yardımcı olabilir.”

“Tutum ve davranışlarımızın kaynağı bir ihtiyacın karşılanması dır. Gerek dürtülerimiz gerekse bilinçli davranışlarımız, doğrudan ve dolaylı olarak, fiziksel,sosyal veya duygusal bir ihtiyacımızı karşılamaya yöneliktir. Öğrenmek için çaba harcayabilmemiz için öğrendiklerimizin belirli ihtiyaçlarımızı karşılayacağına ve yaşamımızı kolaylaştıracağına inanmamız gerekir. Davranışlarımızı belirleyen ikinci faktör ise başarı dır. Yani, çabalarımız başarılı olduğunda ihtiyacımızın karşılanacağını , başarısız olursa bir bedel ödeyeceğimizi bilirsek çaba gösteririz.

Eğitim sistemi belki de toplumumuzun en çok üzerinde konuştuğu ama hiçbir ilerleme kaydedemediği sorundur. Bu sistemin amaçlarını dört ana dalda toplayabiliriz;

1.        Toplumsal yaşamın gerektirdiği temel bilgileri vermek,(içkili araba kullanmanın yanlışlığı türünde bilgiler)

2.        Düşünsel potansiyeli geliştirmek, yani öğrenmeyi öğretmek; (İçkili araba kullanmanın yanlışlığını düşünebilmesini sağlamak)

3.Toplum olarak birlikte yaşamanın gerektirdiği davranış biçimlerini geliştirmek, (kendisi için olmasa bile başkaları için içkili araba kullanılması gerektiği bilincini vermek.)

[End.Müh.Yazıları]  [Damal Bebekleri]  [  Secmeler I ]  [Seçmeler II ]  [Sesleniş]  [Duvar Yazıları]  [Özlü Sözler]  [Bitirme Tezi] [Hakkımda]  [Türk Dili Üzerine]  [Şiirlerim] [Arkadaşlarımdan]  [Duvar Kağıtları ]

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1