| Ana sayfa|Atatürk|Kitap |Projelerim |Türküler| Yazarlar | 

 

 

     ROMAN

  SUÇ VE CEZA
  YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ Y.GİT 
  GÜL BAHÇESİ VAADETMEDİM 
  ŞEKER PORTAKALI
  YER ALTINDAN NOTLAR
  BENİM ÜNİVERSİTELERİM
  SEVGİLİ MATHİLDA
  TERSİ VE YÜZÜ
  YABANCI
  FİLLER SULTANI
  İKİ YEŞİL SU SAMURU 
  DÜNYANIN RUHU
  CANDİDE 
  DR HEYKIL VE MR. HEYDE
  DÖNÜŞÜM 
  SEFİLLER 
  SİMYACI 

    FELSEFE

  DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA MEKTUP
  SEVGİNİN BİLGELİĞİ
  %100 DÜŞÜNCE GÜCÜ 
  DIŞARIDA HİÇ BİR ŞEY VAR 
  GÜNEŞ ÜLKESİ 
  DÜŞLERİNİZİ GERÇEKLEŞTİRİN
  SEVGİ İÇİN DOĞMAK
  SOKRETESİN SAVUNMASI

    SİYASİ

NASIL BİR DEMOKRASİ 
DÜŞÜNÜYORUM ÖYLEYSEVURUN

   EĞİTİM

   Eğitim Üzerine Mektuplar
  GENÇLİK DUVARLARI YIKIYOR
  ÖĞRENMEYİ ÖĞRENİYORUM

    DİĞERLERİ

  DİĞERLERİ

    MÜHENDİSLİK

"Yeniden kalplerinizin içine girin. Boş bir özenti uğruna mahvettiğiniz meziyetlerin tohumlarını orada bulabilirsiniz. Mantığınızın yaptığı yanlışları düzeltmek için vicdanınıza başvurun. Daima içinizden gelen sesi dinleyin" 

 Jean Jacques Rousseau

"bir insanın kulakları tecrübesinin elvermediği şeyleri duyamaz "

 Friedrich Nietzsche

"Sadelik, iyilik ve doğruluk olmayan yerde özgürlük yoktur."

Lev Nikolayeviç TOLSTOY

 

 

SEVGİLİ MATHİLDA, İNSANIN YÜRÜMESİNİ DÖRT GÖZLE BEKLİYORUM.

 

Susanna Tamaro

                “Yürek bir randevu ya da bakışma yüzünden çarpan yürek değil, insanoğlunun en derin bütünselliği, mantık ve duygunun uyumlu bir biçimde birleştiği ve daha yüce bir şeyin eriyip kaynaştığı o fiziksel yerin imgesiydi. O yürek ki; tüm dinlerin, insanoğlunun en derin ve gerçek özü olarak gösterdiği yürekti.”

                Arkadaşlık yaşanacak en güzel duygulardan biridir, çünkü insana zenginlik, heyecan ve suç ortaklığı tattırır. Ve ayrıca tümüyle bedavadır. Bir anda birini görürsün birini seçersin, bu arada bir tür içtenlik oluşur; sonrada yan yana yürünebilir, aşılan yollar ayrı bile olsa , arkadaşlar birbirlerinden uzak bile düşseler, birlikte gelişebilirler.”

                Yalnızlık; insanın kendi kendiyle bir içtenlik yaşayabilmesi için bulunabilecek en olağanüstü yoldur.”

                Kitaplar, anlamaya ve allaşmaya yararlar, uzak mı uzak yerlerdeki insanlar için bile ortak bir evren yaratırlar.”

                İNSANI UZUN SÜRE GENÇ TUTAN KASLARIN DEĞİL, RUHUN GÜCÜDÜR.”

       Sabır, bir tuğlaya; sadakat ise bir köke benzer. Sabır acelenin, sadakat ise tüketimin panzehiridir. Bu iki duyguyu fiziksel bir imge olarak düşünmek istersem sadece minik tuğlalar ya da kökler geliyor aklıma. Dostluklar , tuğlalarla örülür , kökler sayesinde gelişir.”

                “Kötülük bizim en derin doğamızın bir parçasıdır. Kötülük kolaydır, sıradandır, kendiliğindendir; kötülük için çaba harcamaya gerek yoktur, direnişte görmez. Kötülük kestirme bir patika iken , iyilik aşılması gereken bir yoldur. İyi insanlar yoktur, sadece bilinçli ve bu yolu yürümeyi kabullenmiş insanlar vardır.”

                Yazı yazmayı öğrenmeden önce, özet çıkarmayı öğrenmek gerekir. Neden mi özet? Çünkü, özet süslemeli anlatımları , yavaşlayan noktaları çıkartıp ve sentezle öykünün özüne varmayı öğretir. “

                  Bana kalırsa kültür önce okullarda başlar ve yirmi yıldan fazla bir süredir okulların bireylere biçim verme görevinden elini eteğini çektiği bir ülkede , hiç bir şekilde yeniden Rönasans yaşanamaz. “

                    Arkadaşlık karşılıklı bir armağan deneyimidir; gerçek dostlukta bir çıkar ve amaç ilişkisi yoktur. Arkadaşlık; neşe ve çabanın, sadakat ve özenin dinleme ve sessizliğin, uyumluluğun ve paylaşımın temelleri üzerinde yükselir. Soylu ve bedava bir duygudur, çünkü sevgiyi doğuran ilişkiler fiyatın dilini bilmezler.”

       Eğer, yaşarken sevgi ve bilinç ektiysek,arkamızda da sevgi ve bilinç büyüyecektir. Eğer mülkler ve kağıtlar bıraktıysak , arkamızda büyüyenler avukatların çalışması olacaktır. Ama eğer, hiçbir şey ekmediysek, arkamızdan boşluk ve yıkım çok hızlı boy atacaktır.”

                “Evlilik düşüncesine, aşkın esrik edici kanatları üzerinde ulaşılır. Bunu izleyense toplumsal gösteri zorunluluğudur: giysi, tören, davet, ev, balayı yolculuğu. Ve böyle derken bir veya iki yıl geçip gider. Ve aşk ta yıllarla birlikte uçar ve işte o zaman aldatılmış oldukları düşüncesi çiftlerin aklına takılır. ‘Bu kadının değişik olduğunu sanmıştım, bu erkeğin farklı olacağını düşünmüştüm,”

                “Ne çok sağır insan, ne çok kör insan yaşıyor çevremizde. Ne çok insan yaşamak yerine rol yapıyor? Bunun en çok kendilerine dokunduğunu göre göre neden böyle yapıyorlar? Çünkü belki de yaşamın doluluğunu kabul etme, bunun kaynağı olan esrarı kabul etmeden geçiyordur. Korku ; bilgisizlikten doğar,. Yontucular, açıları bir topuzla vurarak kırarlar. Uyuyan insanların karşısında da aynı şeyi yapmak , elleri çırpmak ve bağırmak gerekir.; ‘Uyanın. Yaşan burada ,şu anda ve senin..... Kaçırmada yakala....”

                Gerçek başarı, pek çok sayıda kavramlardan haberdar olmak değil, bazı temel gerçekleri özümsemekte yatar. Biz kimiz? Görünürün ardında ne var? Kötülük duygusu nedir? Ölüm duygusu nedir? Kurtuluş nedir? Nereden gelir? Bunlar, hiçbir bilgisayar hiçbir video oyunun, hiçbir dil kursunun asla yanıtlayamayacağı sorulardır.”

       Masumluk; gözleyen ama yargılamayan ve kendi içinde sevginin derin zenginliğini  barındıran bir bakıştır..”

       Yaşam , egemenliği elde tutmak için sürekli bir savaşımdır. Güçlü olan başarır ; güçsüz, hasta ya da daha az zeki olansa yenik düşmek zorundadır.”

                “İdeolojik devrimlere asla inanmadım ama, gündelik devrimlere yürekten inanıyorum. Gündelik devrim nedir diyeceksin bana?  Bu, bir davranışımın bir başkasını incittiğini ya da bu hor görülmüş dünyaya zarar verdiğini fark ettiğim an, kendi yaşantımda uyguladığım değişikliktir.”

                Yürek bizim güneşimizdir. Bizim küçük , kişisel güneşimiz. Yüreğimiz sayesinde cevremizdekilere aydınlık ve sıcaklık taşırız. Yüreğimiz sayesinde yaşamımız sevinç ve paylaşım doludur. Yüreğin açılması bu çağın barbarlığına karşı koyabilecek tek gerçek panzehirdir. Ve, geleceğin ıssız bir çöl değil, bir umut ve oluşum çağı olması için gerçekleştirilmesi gereken yürüyüş budur.”

Yaşamın, manzara seyredilen bir teras değil bir yürüyüşün olduğunu ve bu yürüyüşün bazı noktalarında yokuş tırmanmak gerektiğinin bilincinde olmak gerekir.  Patikanın ansızın dikleşmesi durumunda gezintilerde ki gibi iki şey yapılabilir; Ya artık dayanamıyorum denir ve geri dönülür, ya da biraz dinlenip ilerlenir. Dönen zaten tanıdığı yoldan bir kez daha geçer, ilerleyense henüz tanımadığı bir şeylere doğru yürür. Öğrenmek, gelişmek, oluşturmak her zaman çaba ister. Zaten şu minicik varoluşumuzun özgünlüğünü ve yeri dolduramazlığını tanımlayan ne öğrendiğimiz, nasıl geliştiğimiz ve neyi oluşturduğumuz değil midir?

[End.Müh.Yazıları]  [Damal Bebekleri]  [  Secmeler I ]  [Seçmeler II ]  [Sesleniş]  [Duvar Yazıları]  [Özlü Sözler]  [Bitirme Tezi] [Hakkımda]  [Türk Dili Üzerine]  [Şiirlerim] [Arkadaşlarımdan]  [Duvar Kağıtları ]

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1