Pipe       Pipe
  Zincir   Zincir  
Banner
  Zincir   Zincir  
Panel 1   Panel 3
 
Yıl Oku
1984 1984 Gezisi
1984 1984 Gezisi
1985 1985 Gezisi
1986 1986 Gezisi
1987 1987 Gezisi
1988 1988 Gezisi
1989 1989 Gezisi
1990 1990 Gezisi
1991 1991 Gezisi
1992 1992 Gezisi
1993 1993 Gezisi
1994 Yapılmadı
1995 1995 Gezisi
1996 1996 Gezisi
1997 1997 Gezisi
1998 1998 Gezisi
1999 1999 Gezisi
2000 2000 Gezisi
2001 Ok
2002 2002 Gezisi
2001 Girne, iç Anadolu, Trabzon, Uzungöl, Bayburt (av) Gezisi

22 Mayıs 2001 de aile nüfusumuz, Harley Tan'ın aileye katılmasıyla dörde çıkmıştı. Adındanda belli olduğu gibi yeni bir motorcu daha eklenmişti bu camiaya!

Motorcu olacağından kuşku duysam da, bir gezgin olabileceğinden emin gibiydim. Tıpkı Davidson Fuat'ta olduğu gibi... henüz iki ayını doldurmadan gezi hazırlıklarına başlamıştık çünkü!

Eee böylesi çocuklardan ne beklersiniz? Ya motorcu olurlar, yada gezgin! Neredeyse çocuklarım gezinin ortasında doğacaklardı! Bu arada zamanlamanın önemi de kendiliğinden ortaya çıkıyor sanırım.

2000 yılının Ekim ayında henüz geziden yeni gelmiş ve ekonomik açıklarımızı kapatamamış bir vaziyette iken evimizin bitişiğindeki yarım inşaat halinde bulunan daireyi satın alarak borçlar listesine yeni ve ağır bir borç daha eklemiştik. Bununlada kalmamış inşaatı yarım olan daireyi bitirmek suretiyle de borçlarımızı ikiye katlayarak borç rekoru kırma yarışında birinciliğe oynuyorduk.

Temmuz 2001'de ağır ağır yaklaşıyordu, ne yapacaktık? Geziyi iptal etsek yaşamanın bir anlamı kalmazdı; geziler hayatımızın bir parçasıydı çünkü. Sonunda yine bankada aldık soluğu. O günlerde bankalar tatil kredisi veriyorlardı. Bizde yararlandık tabii ki bu kredilerden.

Sonunda TEJ 701 plakalı Mercedes (taksi) arabamızla düşmüştük yine yollara.Biri henüz iki aylık olan iki çocukla birlikte!

Aslında Ağustos ayı iş açısından çok verimli bir ay olmasına rağmen seyahat tutkusu her zaman olduğu gibi ağır basıyordu elbette. Bununla birlikte bıraktığımız borçlarıda düşündükçe seyahatlerin hayatımızdaki önemi bir kez daha ortaya çıkıyordu. Yolculuk, bir gezginlik felsefesiydi tabii bizim için. Zaman, insanoğlunun geriye getiremiyeceği bir kavram olmasına karşılık, paranın her zaman kazanılması mümkün bir şey sayılması gerektiğine inanıyordum. Felsefemin özünde bu yatıyordu. İşin garibi biz gezdikçe daha çok kazanıyorduk. Gezi tutkusu kazanma azmimizi kırbaçlıyordu adeta.

Yine farklı güzergahlar belirlemiştik. Yaklaşık bir aylık bir zamanımız vardı önümüzde. Yine farklı mekanlarda zamanımızı geçirmeye çalışıyorduk. Dağlar, ovalar, yaylalar vs. Av maceralarımız yine devam ediyordu, ancak avcıbaşı babamızın yakalandığı amansız hastalığı kendisi bilmeden bir av sezonunu daha geride bırakmıştık. Bizler üzüntümüzü belli etmesekte babamızın avdaki performansının çok düşük olduğunu görerek için için eriyorduk. Gelecek yıl babamızın olmayacağı bir avı düşünemiyorduk bile.

Ağabeyimin sürekli olarak babamızı kameraya almasından şüphelenmişti sanki ancak hiçbir zaman hastalığını kendisine söyleyen olmadı. Son avımızdı avcıbaşıyla ve bereketli bir sezon geçiriyorduk. Doya doya avlandı bizimle. Hani o en yüksek bir ağaca bir saniyede tırmanabilen, avda biz henüz ovalarda iken onun dağların zirvelerinden bize ıslık çalması… Oysa o son avda hafiften esen rüzgar bile rahatsız ediyordu kendisini. Karadeniz horonunu gençlere taş çıkaracak kadar hızlı oynayan avcıbaşı gidiyordu yavaş yavaş. Hepimiz üzülüyorduk fakat belli etmemeye de özen gösteriyorduk.

Hıdırnebi yaylasına çıktık beraberce, alabalık yiyerek eğlenmeye çalıştık. Zaman doluyordu yavaş yavaş. Hüzünlü bir vedalaşmayla gezimizin Trabzon ayağını geride bırakarak geriye doğru yola koyulduk. Gece bir ara Yozgat civarında yolumuzu kaybetmiştik. Uçsuz bucaksız ıssız ve tabelasız bir yolda saatlaerce yol aldıktan sonra nihayet Yozgat'ı bulabilmiştik. Daha çok çocukları düşünüyorduk. Çiğdem'in endişesi de yüzünden okunuyordu.

Hemen bir zamanlar motorla korkusuzca tek başıma yaptığım uzun gece yolculuklarını düşündüm Aradan geçen zamanın insanı ne kadar değiştiriyordu.

Niğde'de bulunan üniversite arkadaşlarımdan Talip Varol'u ziyaret etmiştik. Talip, kimya mühendisi olduğu halde gelin görün ki kuyumculuk yapıyordu. Nede olsa kendi işiydi yaptığı, bir sürü ıvır zıvır deney yapmaktan daha iyi olduğunu söylüyordu.

Etrafa kısa turlar yaptık Talip'in rehberliğinde. Özellikle BOR'a götürdü bizi, şu atasözünün çıktığı yere; 'Geçti BOR'un pazarı sür eşeğini Niğde'ye. 'Roma havuzundaki balıkları bir süre izledikten sonra tatlarınada bakmayı ihmal etmedik tabiiki.

Pozantı üzerinden Mersin'e indiğimizde amcakızı Gülseren'e misafir olmuştuk her zamanki gibi. Eşi Maçka'lı Çoşkun Kahveci'nin espirilerini kahkahalarla dinledik yine. Yeni versiyonlarıyla laz fıkralarını da ilk ondan öğrenme fırsatını bulmuştuk. Ne çok Laz fıkrası varmış şu dünyada!

Biraz alışveriş yaparak ayrıldık Mersin'den. Bu yollar hayatımızın bir parçası olmuştu sanki. Eylül, Taşucu-Girne üçgeni gezi sonunda hep bizi karşılayan bir kavrama dönüşmüştü adeta.

Önümüzdeki yıl için yeni projeler geliştirmeye devam edeceğim.Artık motorculuğa yeniden başlamalıyım. Bakalım zaman ne gösterecek? 90 yılında sadece bir valizle başlayan Kıbrıs maceralarım bugünkü halini alabildiğine göre herhalde yeni projelerimi de hayata geçirebilirim diye düşünüyorum.

Ya nasip...

Avcıbaşı babamızı Mart 2002'de kaybettik. Avcılık konusunda kendine özgü stiliyle hiçbir zaman unutamayacağımız bir ekol yaratarak bunu miras bırakmıştı bizlere. Bundan sonra onunla olmasada anılarıyla yaşayacaktık artık. Ancak çok iyi biliyorduk ki onun ruhu bizi avda hiçbirzaman yanlız bırakmayacak ve her zaman bizimle olacaktı.

Ruhun şad olsun büyük avcı.
 
Panel 6   Panel 8

Jawa Ali Otobiyografim : Bu sayfada sizlerle kendimle ilgili önemli konuları; hatta mutluluklarımla şanssızlıklarımı da paylaşıyorum.
Motor Motosikletlerim : Turlarımda kullandığım motosikletleri tanımak ister misiniz?
Geziler Gezilerim : İlk motosikletli gezimden başlayarak, sonradan çıktığım otomobilli yolculuklara dek yaşadıklarım ve heyecanlı anlar.
Silah Avcılık Maceralarım : Avcılığım... İşte benim için yolculuktan sonra en hoşlandığım ve çok severek yaptığım bir spor!
Resimler Resim Galerim : Gezi, av, çocuklar, aile, motosikletlerim ve diğer resimlerim... Beni birde görerek tanıyın!
Aile Ailem : Burada sizlerle 1993 senesinde Kıbrıs Yenierenköy'de gerçekleşen evliliğimi, öncesini ve sonrasını paylaşıyorum.
Mail Home Page Dost Siteler

Tasarım: Web Strateji Bu site en iyi MSIE 5.0 ve 800 x 600 pixel çözünürlükte görünür.

Hosted by www.Geocities.ws

1