Pipe       Pipe
  Zincir   Zincir  
Banner
  Zincir   Zincir  
Mail Gönderin
Ana Sayfa
Dost Siteler
Otobiyografim
Motosikletlerim
Gezilerim
Resim Galerim
Ailem

Hurşit Yüksek

Panel 1   Panel 3
  Av silahi Merhaba, Ben Jawa Ali...

Benim için önemli olan bir spor ve başlıca hobimden söz etmeden geçemeyeceğim. Avcılıktan!..

Avcıbaşı babam beni ilk kez 9 yaşında ava götürdüğünde çok heyecanlıydım. Birkaç atış yaptırdığı anda benim için sürekli bir av macerası başladı. Kendi tüfeğime sahip olana kadar babamlarla beraber ava giderdim. Zaman zaman bana atış yaptırıp avcılık sporuna daha da ısındırmaya çalışırlardı.

Zamanla kendi silahıma sahip olup kendim ava gitmeye başlasam da babamı ve birlikte yaşadığımız av partilerini unutamam. Ne yazık ki bize avcılığı öğreten babamızı, 2002 Nisan ayında kaybettik. Ancak mutluyum ki, gönül verdiği avcılığı sonuna kadar tattı. Beni memnun eden bir diğer konu ise kendisine koşullar elverdiği ölçüde yardımcı olmamız… Babam Almanya’dan -özellikle kışın- izin alarak yeni aldığı bir av tüfeği ile gelir, giderken de ucuz bir fiyata satardı. Tüfek konusunda geliştirdiği bu pratik çözüm, av tüfeği getirmek yasaklanınca sona ermek zorunda kaldı. Onu minnet ve şükranla anıyoruz. Bundan sonraki avlarımıza onsuz devam edeceğiz. Biraz buruk... Biraz hüzünlü...

Bayburt 1996

Avcılık, yolculuktan sonra en severek yaptığım bir spordur. 1990 yılından bu yana av serüvenimizi Bayburt’da Bıldırcın avcılığı ile pekişmekte, her yıl avcı ekibimizle Trabzon'da buluşup av sezonunu 180 km. uzaklıktaki Bayburt'ta açıyoruz. Genelde av sezonu Ağustos'un 15'ine rastlayan günlerde Bıldırcın ile başlar. İki veya üç hafta süren bir maceradır bu. Haftasonları ve Çarşamba günleri gerçekleşen Bayburt av partileri gezilerimizi heyecan ve coşku katar.

Tercan 2000

Önceki yıllarda da Erzurum’u Pasinler’e uzak kekliklerin bulunduğu yerlere giderdik. Bir ara Erzincan - Tercan’da da bıldırcın avladık. Ama Bayburt faslı çıktıktan sonra sürekli bu şekilde avlandık. Genelde Trabzon ve çevresinde de av var; yine de işin yolculuk yanını daha yoğunlukla tadmak için bazen avlanmaya Tekirdağ’a bile gidiyoruz.

Aslında avcılık, motorculuk kadar renkli ve çekici bir spordur. Çok ilginç av maceramız olmuştur: Örneğin, Erzurum’da bir metre kar ile kaplanmış Pasinler ovasında kayboluşumuz unutamayacağım anılarımdandır. Arabamızı, geceyarısı eksi 25 derecede dört saatlik bir yürüş sonunda bulabilmiştik.

Bayburt 2001

Büyük avcı olarak amcam Yusuf Yüksek’i unutmamak lazım. Av konusunda askerlik mesleğini geçirdiği Erzurum’da çok şeyler öğretti bize. Kendisi bu güne dek gördüğümüz en büyük avcılardandı. Tekirdağ-Çorlu’da yaşayan ağabeyim Erol Yüksek de yabana atılacak bir avcı değildir. Bayburt av partilerine önayak olan kişilerdendir ve av deneyimi mükemmeldir. Tekirdağ’da oturan amcamla beraber her yıl Gökçeada'ya gider avlanırlar.

Genelde ağabeyim Erol ve amcam Yusuf Yüksek Tekirdağ'dan gelir ve avcı ekibimizi oluştururuz. Kırdaki av yorgunluğunun üzerine yapılan ve yenen bıldırcın kebabının tadı başka hiçbiryerde alınmaz.

Bayburt 2001

Öyle çok duman çıkar ki, o dumanların içinde sanki kaybolursunuz. Her yanınıza kokusu, etkisi siner; bir yıl boyunca da geçmez, hep sizinle kalır. Ta ki o günlere dönene dek size arkadaş olur.

Av 2002

Seyahati olduğu kadar av sezonunu da iple çektiğimi söyleyeyim. Bu büyük özlememimin gerisinde av sevgim kadar yeni almış oladuğum 1990 model bir Pajero Jeep de var!

2002 Av sezonunu onbir kişilik bir ekiple açmıştık. Aramızda olmayan büyük avcıları, bir dakikalık saygı duruşunu müteakip üç el havaya ateş ederek andık. Av maceralarımız başlamıştı. Tekirdağ'dan Yusuf amcam ve ağabeyim Erol, İstanbul'dan Şenol Yüksek kardeşi Yavuz ve Birol, enişteleri Coşkun Çarşıbaşı, avcılar derneği başkanı Sabri Köse ile bir kaç arkadaş katıldı bu yıl ki açılışa. Turan'ı da götürdük ava. Önce biraz karşı çıkar gibi oldu ama bıldırcınları yedikten sonra fikri değişti tabiiki. Bu yıl dört kez Bayburt av turu yapabildik. Fazla kuş yoktu çünkü. Yinede iyi avlandık diyebilirim. Olaya Pajero jeep'de renk katıyordu, hendeklerden geçerken artık arabadan inmiyorduk. Turan av yapmadı ama beni avda araba sürme zahmetinden kurtardı.

Bayburt'ta avlandığımız bölgede, içersinden geçen bir derede bulunan ve şifalı olduğuna inanılan yılanlarıyla meşhur bir köy vardır. Her yılın Mayıs-Haziran ayları arasında ortaya çıkarak insanlara şıfa dağıtan yılanlarıyla meşhur bu yerin adı yılanlı köydür. Resmi adı Kıkpınar köyü'dür.

Sanırım 2003 yılının av macerası daha bir zevkli geçecek.

Bir kez daha hoşgeldiniz.

 
Panel 6   Panel 8

Tasarım: Web Strateji Bu site en iyi MSIE 5.0 ve 800 x 600 pixel çözünürlükte görünür.

Hosted by www.Geocities.ws

1