Pipe       Pipe
  Zincir   Zincir  
Banner
  Zincir   Zincir  
Panel 1   Panel 3
 
Yıl Oku
1984 1984 Gezisi
1984 1984 Gezisi
1985 Ok
1986 1986 Gezisi
1987 1987 Gezisi
1988 1988 Gezisi
1989 1989 Gezisi
1990 1990 Gezisi
1991 1991 Gezisi
1992 1992 Gezisi
1993 1993 Gezisi
1994 Yapılmadı
1995 1995 Gezisi
1996 1996 Gezisi
1997 1997 Gezisi
1998 1998 Gezisi
1999 1999 Gezisi
2000 2000 Gezisi
2001 2001 Gezisi
2002 2001 Gezisi
1985 Trabzon, Tekirdağ, Marmaris, Trabzon Gezisi

1985 Haziran ayının ortalarıydı. Havaların biraz açılması sonucunda yola koyulmuştum. Hedef yine Tekirdağ civarı. Oradaki Dereağzı bölgesinde bulunan kamp yerine çadır attım ve amca oğullarımızla beraber güzel günler geçirmeye koyulduk.

Bir ay sonra Ege turuna hazırlandığım sırada Trabzon’daki balıkçı arkadaşım Zeus Ahmet’le yaptığım bir telefon görüşmesi sonucunda o da benimle Marmaris’e kadar gelmek istediğini söyledi. Bu gelişme üzerine onu otobüs ile Tekirdağ’a gelene dek bekledim.

Sonunda keyifle yola düzüldük ama bizi bekleyen ne sürprizler varmış: Yedekte bulundurduğum iç lastik 28 yerinden yamalıydı; ilk lastiğimiz de çok geçmeden patladı! Yanımda taşıdığım kaynak makinasıyla onu tamir ettim. 50 km. geçmeden yeniden patladı! Mecburen o sıcak altında ve hayli ağır yükümüzle tekrar söktük. Lastik 5. kez patladığında bir motorcu Alman sert bir fren yaparak yanımızda durdu. İşin kötüsü patlayan arka lastik olduğu için sökmek ve takmak çok zor oluyordu. Yepyeni iç lastik 5 yerinden patlar mı? Patlamıştı işte!

Ben bu işe bir anlam vermeye uğraşırken Ahmet yedekteki iç lastiği takmamızı önerdi. Dinlemedim. 28 yaması olan bir lastik ne işe yarardı ki? Yakınlardaki bir lastikçiye dek otostopla gidip lastiği tamir ettirdim, geldim, yola çıktık. 15 dak. sonra yine , “güm”. Neredeyse motorumu parçalayacaktım! En sonunda Zeus Ahmet’in tavsiyesini tuttum ve yedekteki iç lastiği taktım. Güneşin altında anlatılamaz şekilde terleyerek Bu yamalının dayanacağını hiç sanmıyordum ya neyse.

Yeniden yola çıktık. Birkaç moladan sonra Kuşadası’na geldik... lastik hala patlamamıştı!

Birkaç gün orada kaldık. Kısmet Otel’in önündeki günübirlik piknik alanına çadırımızı kurduk. Yat limanı ve Kuşadası gözüküyor, Club Capello’dan yükselen müzik sesleri sabaha dek etrafı şenlendiriyordu.

Ve Marmaris... hem de hiç lastik patlatmadan! Orada da kamp atarak 1 hafta kaldık.

Burada güzergah anlatmaya biraz ara verip ilginç bir olaydan söz edeyim: Zeus tapınağını gezerken Ahmet sütunlardan birine tuvaletini yapmaya girişti; ama aniden çıkıp gelen tapınak bekçisinin hışmına uğramaktan da kurtulamadı. Tartışmaya başladılar. Bekçi “Kardeşim, burası tapınak, buraya su dökülür mü? Burası dünyanın sekizinci harikası olarak kabul ediliyor” diye çıkışınca Ahmet Karadeniz'li aksanıyla ne dese beğenirsiniz: “Ben zaten dünyanın harikalarından başka heryere su dökmem!” Olay ise bu sırada bir grup turistin gelmesiyle yatıştı ama o günden bu yana Ahmet de Zeus lakabıyla anıldı.

Zeus Ahmet Marmaris’ten otobüsle ayrıldı. Ben ise birkaç gün daha kalıp Tekirdağ yönüne doğru yola koyuldum. Tekirdağ’da birsüre kaldıktan sonra Trabzon’a doğru asfalta çıktım. Bazen yağmur, bazen güneş altında…

Giresun yakınlarında Yeniyol mevkiinde ise hala unutmadığım bir olay yaşadım: Gece saat 02.00 sularında -o tarihte çok ıssız olan- Yeniyol’a gelmiştim. Yalnızdım… farlarım da iyi göstermiyordu çevreyi. Aklımdan birsürü tekinsiz “şeyler” geçiyordu.

Tam bu sırada karşıma birdenbire bir adam belirdi. Yola enine taşlar sıralamış ve bir ölçüde kapatmıştı. Her bir taşın arası 40-50 cm.di. Bağırarak üzerime gelmeye başladı ve elindeki jant kapağına benzettiğim şeyi bana fırlattı. Kafamı eğdim, ama kaçamadım, attığı şey kaska vurdu. Hemen dengemi bulup uzaklaşmaya çalışsam da arkamdan koşuyor ve “dur, dur” diye bağırıyordu.

Şoke olmuştum. Hiç beklemediğim bir anda yaşadığım bu olay sonucu epey korkmuştum. Vitesi küçültüp gaza bastım adamı geçmiştim ama karşımda bu kez de taşları gördüm. Tüm dikkatimi toplayarak 2 taşın arasından geçmeye çalıştım; arka tekerlek taşa vurdu ve motoru kötü bir biçimde sarstı. Adam ise hala arkamdan koşuyor ve elindekileri bana fırlatıyordu.

Ara sıra arkama bakarak uzaklaştım oradan ama yol hala ıssız ve karanlıktı. (Şimdilerde o yol tesis, konut ile dolu ve aydınlık). İlerde ışıkları görene kadar bildiğim bütün duaları okuduğumu söylememe sanırım gerek yok!

Birkaç gün etkisinde kaldığım bu olayı arkadaşlara anlattığımda ise gülmeye başlıyorlar ve halüsilasyon gördüğümü öne sürüyorlardı. Acaba? Hala bu olayı çözemedim ama bana göre düpedüz gerçekti.

Bir süre sonra kardeşim Turan Almanya’dan Suzuki CSX 750 ile geldi. Trabzon bölgesindeki kısa turlarımızdan sonra Tekirdağ’a beraber bir yolculuk yaptık.

Turan uzun yolların adamıydı ama gezginlik ruhuyla hareket etmediği için çok kısa sürede ulaşmak istiyordu gideceği yere. Örneğin Trabzon’dan Tekirdağ’a gece de dahil 1 günde ulaştık! Bolu’da servis lokantasında çorba molası verdiğimiz sırada uyuyakalmışım. Sabah 05.00 civarı gözlerimi açtığımda hava aydınlanmıştı. Turan ise hiç uyumamıştı.

Ben daha sonra Trabzon’a otobüs ile döndüm.

 
Panel 6   Panel 8

Jawa Ali Otobiyografim : Bu sayfada sizlerle kendimle ilgili önemli konuları; hatta mutluluklarımla şanssızlıklarımı da paylaşıyorum.
Motor Motosikletlerim : Turlarımda kullandığım motosikletleri tanımak ister misiniz?
Geziler Gezilerim : İlk motosikletli gezimden başlayarak, sonradan çıktığım otomobilli yolculuklara dek yaşadıklarım ve heyecanlı anlar.
Silah Avcılık Maceralarım : Avcılığım... İşte yolculuktan sonra en hoşlandığım ve çok severek yaptığım spor!
Resimler Resim Galerim : Gezi, av, çocuklar, aile, motosikletlerim ve diğer resimlerim... Beni birde görerek tanıyın!
Aile Ailem : Burada sizlerle 1993 senesinde Kıbrıs Yenierenköy'de gerçekleşen evliliğimi, öncesini ve sonrasını paylaşıyorum.
Mail Home Page Dost Siteler

Tasarım: Web Strateji Bu site en iyi MSIE 5.0 ve 800 x 600 pixel çözünürlükte görünür.

Hosted by www.Geocities.ws

1