Ziyaretçi Defteri
Haberler
Sizden Gelenler
Bayburt Şiirleri
Link Ekle
Linkler
e-mail

Bayburt Hakkında

Bayburtun Köyleri
Ermeni Mezalimi
Ermeni Mezalimi-2
Coğrafi Konum
Ekonomi
Yemeklerimiz
Yeraltı Şehri
Nöbetçi Eczaneler

Belediyeler

Bayburt Bel.
Arpalı Bel.
AydıntepeBel.
Demirözü Bel.
Konursu Bel.
Gökçedere Bel.

Önemli Linkler

Telefon Rehberi
SSK Hiz. Dökümü
O.S.Y.M
M.E.B.
Vergi Numarası
Kimlik Numarası

 

 Editöre e mail Yolla

BAYBURT  ULU CAMİİ

 

Ne kadar yazmaya/ yazılmaya çalışılsa da söz ve kelime aciz kalır bir mabedi anlatmaya. Bayburt Ulu Camii çarşı içerisinde Şehit Osman Tepesi’nin eteğinde bir ulu yapı olarak yer almaktadır. Yapı kısmî de olsa tarihten gelen mimari özelliğini korumuştur.

 Ulu Cami’nin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığını kesinlikle bilinmemektedir. XIII. yüzyıla ait bir Selçuklu eseri olduğu söylenmektedir.

Bayburt’un bir tepe eteğinde bulunan camii Bayburtlu’ya Müslüman olmak ruhunu tattıran, asırlık yegane yapıdır. Kudsî heyecanlara yelken açmıştır onda nice Bayburt büyüğü. Bayburt Ulu Camii’nde nice insan dinin ışıktan iklimine girmiş ve yüreğinin derinliklerinde yüce Allah’ı duymuştur yıllarca.

Bayburtlu’ya mihrap olan bu kutsal yapı bu özelliğini tarihi bir yapı olmasından dolayı kazanmıştır. Değil mi ki onun ikliminde ruhlar bambaşka bir dünyanın semtine girerler. İçinde doğal bir insanı kendine çekme havası vardır. Nurdan ve gümüşten örülmüş bir bahçede hisseder insan onun atmosferinde kendini. Kutsîler adeta onu solumakla kendinden geçerler içinde. Değişik düşünceler ve mülahazalar menbaıdır Bayburt Ulu Camii. İnsan orada aşkı, şevki öylesine duyar ki bu duyuşu diğer camilerde duymak mümkün değildir. Onda öyle bir feyiz vardır ki sığmaz söze, cümleye, kelimeye.

Gönüller aleminin nuranî merkezlerinden biri olan Bayburt Ulu Camii’nin sahip olduğu beş kitabeden birinin İlhanlı döneminden bir türbe kitabesi olduğu, diğerlerinin ise geç devir Osmanlı kitabeleri olduğu söylenmektedir. Bir çok defa onarım gören Bayburt Ulu Camii, son olarak 1969 yılında yeniden yaptırılmak üzere tamamen yıktırılmıştır. Minare, ve son cemaat yerine açılan iki kapı asıl yapıdan kalmadır.

Camii insanı farklı esintilere salan bir havayı haizdir. İnsan bu ortamda namaz kılarken, dua ederken, Allah’ı zikrederken vicdanında yeniden var olmanın ve bu varlıkta yoğrulmanın hazzını yaşar. Bu ortamda nice Hakk aşığı insan bir ilahi heyecanla nûra garkolur, sonsuz ve şevk dolu bir halet-i ruhiye içinde sermest olur, ve gizemli bir kuşağın fısıltılarını duyar.

İnsan bir rüyaya – bulunmaz lahuti bir rüyaya- dalar bu ortamda. Bu efsunkâr ve insanın içini ısıtan mabed duyarlı ruhların gökler ötesine selam çaktığı bir yer olur, maveranın ahenkli hülyasında kaybolur ve ruh bu ortamda değişik manevi duyuşların merkezi olur.

İnsandaki ilahi öz ve maya bu ortamda had safhada gösterir kendini. Kulluk ruhu burada kendini diğer Bayburt camilerinden daha bir öne çıkarır. Tarih ve camiinin insanı kendi dünyasına çeken ortamı daha bir fazladır.

Burada göze görünen her şey bir derinliği aşılar insana. Bu derinlikte aşk mest ile kucaklaşır, hülyalı bir sevdaya dalmışçasına kanatlanır, öteler ötesi bir çağrının muştularını duyar. Duyar da din boyutlu yaşamanın zevkine erer bu ortamda.

Kalpler ortak bir duyguyla atarken bu mabette, maneviyatı başka bir alemdeymiş gibi duyarlar. Gökler ötesi alemler ruhlara açılır, yeni ve tatlı ilahi bir inşa süreci başlar Bayburt Ulu Camii’nde. Temiz ve nezih ruhlar bu mabette ilahiliğin efsununa dalar ve bir vuslatın peşine takılırlar. Bu vuslatta aşkın bin türlü rengi gizlidir. Bu vuslatta var oluşun sonsuz ahenginin fısıltıları vardır. Bu vuslatta sıcak bir iklimde oluşun bayıltan ve etkileyen yumuşaklığı vardır. Bu vuslat tükenmek bilmeyen bir derin hazinedir. Bu vuslatta ömrün tasavvuf sahillerinde gezenlerin mutluluğu vardır. Bu vuslatta huşu içerisinde bir kuşakta gezinmenin kokuları vardır. Bu vuslatta her şey azametli ve ihlas eksenlidir. Bu vuslat dolabildikçe dolunabilien bir şiiriyeti kendinde saklar.

Nur meclisinin, ışık aleminin esintileri ile doludur bu mabet. Bu mabette her gönül duyabildiğince bir şeyler duyar, ve camiden kaynaklanan bir atmosfer altında bir ibadet aşkına koyulurlar. İç alemle bütünleşen bir rabıta hali hasıl eder bu mabet. Bu rabıta halinde mana ve hikmet birbiriyle kaynaşmıştır.

Bu mabette uhrevileşen ruh ve muhayyile öyle sırlara dalar ki zamanın da hangi iklimde  olduğu bazen anlaşılmaz ve bitmeyen bir kendinden geçişin, ötelere uzanışın menevişleri hep sonsuza uzayarak duyulmaya devam eder.   

 

Editör Yazıları

Mart Ayı

Kurban Bayramı

Şubat Ayı

Ocak Ayı

 www.senolbayburt.cjb.net

 

Hosted by www.Geocities.ws

1