AHMET BATTAL (1924-)
1924 yılında Bayburt'un Oruçbeyli (Siptoros) köyünde
dünyâya geldi. Zamanının büyük Allah dostu Ağlar Baba'nın ikinci
oğludur. Annesinin ismi Suna'dır. Küçük yaşlardan i'tibâren babası
Ağlar Baba'nın nazarlarıyla ilim, irfân, edep, adâb ve himmet
feyizleriyle feyiz-yâb olup, mânevî ve rûhanî ilimler deryâsına
daldı.
Ahmet Battal, Nakşî Üveysî bâbından feyiz alarak mânevî çalışmalarını
çok hassâs bir şekilde sürdürmektedir. Bayburt'taki mütevâzı'
dükkanında, gençliğe ve insânlığa millî yön vermek, câhilliği
ve karanlık düşünceleri ortadan kaldırmak, insanlığa eğitim rûhunu
aşılamak, hoşgörülü olmak ve sevenlerine bütün herkesi sevdirmek
için çalışmaktadır.
Yeniliğe her zaman açık olan Ahmet Battal eğitime çok farklı,
yapıcı ve yeni yaklaşımlarla bakmaktadır. Her hemşehrisinin, onu
seven ve sevmeyen herkesin okuyup hizmet ehli olması onun yürekten
inandığı bir idealidir. Siyâset üstü bir düşünceyle, her yöne
nûrdan ışıklar saçması sâyesindedir ki gönüllerde yaşamaktadır.
Ziyâretçileri, ondan istifâde etmek isteyenler, sevenleri günden
güne çoğalmaktadır.
İlerlemiş yaşına karşın ilk gençlik yıllarının enerjisiyle hizmetlerine
devâm etmektedir.
Ahmet Battal'ın daha önceki şiirlerinde aşk ve ondan gelen coşkunluk
kendini hissettirirken, sonraki şiirlerinde genelde yoğun bir
didaktiklik söz konusudur. Son dönem şiirlerinde yol gösterme,
öğreticilik ve eğiticilik, öğüt çizgisi, millî ufuk, vatan-millet
sevgisi, ve ilmi / bilimi teşvik etme gibi konular ağır basmaktadır.
Bunun yanında şiirlerinde önceki yıllarda yaşanan kardeş kanı
dökülmesini ve acı günlerin yaşanmasını önleme ve bu yönde vurgulamalar
yapma, politikanın çirkin taraflarını nazara verme ve onu kişinin
değişik bir açıdan yorumlaması için yön gösterme eğilimindedir.
Siyâset bu ülkede hep bir kalıba bağlı olarak yapıldığından Ahmet
Battal şiirlerinde yeni bir siyâset modelinin de ipuçlarını vermektedir.
Bu modeli oyu verip gönlü vermeme temelinde şekillendirmekte ve
bütün insanları kardeş bilip sevmeyi salık vermektedir. Bunun
gerçekleşmesini ise yüreklerde Mevlâ aşkının yaygınlaşmasına bağlamaktadır.
Bu da gönüllerde parti aşkını değil de hizmet aşkını doğuracaktır.
Ahmet Battal kişinin aşk, istiğrak, sekr, tevâzu' vb. kavramları
rûhun, nefsin ve benliğin arıtılmasına dayalı bir süreçten geçerek,
ilmi ise nûrlardan ve fenden alarak bir harmanlama yapmasını ve
böylece çağımızda ve gelecekte kendisi için bir duruş kazanmasını
önemle vurgulamaktadır.
Ahmet Battal'ın şiir pîrleri ve mürşidleri babası Ağlar Baba ve
dedesi İrşâdî Baba'dır. Buna karşın o kendine özgü bir söyleyiş
tarzını yakalamıştır.
Sade ve anlaşılır bir dille söylenen şiirlerinde sanat yapmaktan
öte yeni düşüce ufukları açmak ön plandadır.
Ahmet Battal, zamanımızda sanatla yazılmış bir şiirle coşup kendinden
geçmek yerine ferdin heybesine, sürekli yenilenerek çağdaş medeniyet
seviyesine çıkmak düşüncesini koymasından yanadır.