Ziyaretçi Defteri
Haberler
Sizden Gelenler
Bayburt Şiirleri
Link Ekle
Linkler
e-mail

Bayburt Hakkında

Bayburtun Köyleri
Ermeni Mezalimi
Ermeni Mezalimi-2
Coğrafi Konum
Ekonomi
Yemeklerimiz
Yeraltı Şehri
Nöbetçi Eczaneler

Belediyeler

Bayburt Bel.
Arpalı Bel.
AydıntepeBel.
Demirözü Bel.
Konursu Bel.
Gökçedere Bel.

Önemli Linkler

Telefon Rehberi
SSK Hiz. Dökümü
O.S.Y.M
M.E.B.
Vergi Numarası
Kimlik Numarası

 

 Editöre e mail Yolla

 BAYBURT KIŞLARI

Yüreğime yağmamış olsaydı da  ayaz geceler yine de bir iki söz söylemek vardı niyetimde. Buna rağmen ne niyetimin nitemi belli idi, ne akıp giden zaman bir yere yerleşebiliyordu.

            Öyle bir kış iklimine girmiştim ki her şeyiyle, nereden başlayacağımı bilemiyordum.

            Bu kentin kışları da güzeldi. Yahut bütün mevsimlere kendilerine özgü, onların iç derinliğinden kaynaklanan bir sevgiyle bağlılığım ve güzel görme kilitlenmişliğim yaşam aynasını bütün ihtişamı ile dolduruyordu.

            Yine de ayna neyin peşindeydi; ayna Bayburt kışlarını yansıtıyor muydu? Aynaya ne kadar yansıyordu Bayburt ve Bayburt kışları.

            İdrakın duvarına aynadan yansıyan gerçek ve öte olan zahiri şeyler gizlenmiş olarak görünüyorlardı.. Ayna görünen birkaç şeyin ihtişamı ile sabitti sadece.

            Halbuki Bayburt’a düşen her kar zamanın ırak ve ışık dehlizlerinden bir sürü çağrıyı getiriyordu beraberinde.

            Daha dün Şingah’tan Kaleardı’na doğru yürüdüğüm günlerin manevi lezzeti vardı içimde. Bu günlerde kar şehri bir form gibi doldururken ilahilik her yanımızı kaplar, üzerimizden soğuk merceğini geçirmekle birlikte ruhumuza tatlı titreyişler üfler, bitmeyen bir kış sevincinin lapa lapa yağışında yeni bir dünya kurulur, ömür yeniden bir cami köşesinde kendine yer bulur ve bir sohbet bezminin sıcaklığı ile taçlanırdı günler.

            Kış kendisiyle birlikte bir çok şeyi getirirdi. Tipilerde,boranlarda ilahi bir zikrin solukları hissedilir, camiler dolar, insanlar birbirinin hatrını daha çok sormaya başlar, yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerim’e yönelme ziyadeleşir, ruhlar özü kendinde saklı nurdan menfeze daha bir aşkla açılırlardı.

            Kışların yaşanacak öz iklimine girildiğinde baharın nasıl geldiğinin farkında olunmazdı. Ömrün hayatta rol kazanılan ilk büyüme çağlarında karlarda top koştura koştura az mı ıslatmıştık ayaklarımızı / ayakkabılarımızı. Buz tutmuş camlara az mı işlenirdi bir ilahi sanatın figürleri. Bir şey bulamayan / bulmakta zorluk çeken serçecikler az mı dönerdi kapı önlerinde, az mı bekleşirlerdi melul ve mahzun pencerelerde.

            Kestane kışın süsü ve habercisiydi. Cumhuriyet caddesinin kaldırımlarında otağ kuran kestanecilerden az mı kestane yemiştik geçmiş günlerin şimdi silik bir zaman aralığından bakan  aynalarında.

            Bereler altında kızaran burunlarla, üşüyen ellerle ve ayaklarla Bayburt caddelerinde ekmek parası için dolaşan Bayburt insanı zamanı öyle bir süzgeç altına alırdı ki bu, zamanın silüetinde dramatik bir şiir olur an be an kendini içli ve samimi bir şekilde okutur ve bu hal böylece yaşamın yüreğe işleyen manzaralarından biri olarak sürüp giderdi.

            Bayburt kışlarında her yeni kar çocuklar için bir kartopu bayramı olurdu ki bu kışın şetareti sıcaklığıydı. Kartopu her coğrafyada olduğu gibi Bayburt’ta da kışın efsunkarlığının beklenen yanlarından biridir.

            Bayburt kışları içinde şubat ayı ise bir başka anlam taşır. Çünkü o kurtuluş günü ile serfiraz olan bir aydır. Şubat, şehitlerin karlar üzerine yazdığı bir yeniden doğuşun destanıdır. Yeniden bir kere  daha özelde Bayburt halkının genelde Türk milletinin aşkla, cesaretle ve şevkle düşmanı yurttan kovuşunun bir örneğidir şubat. Bayburtlu’nun han u manında yeniden mutluluğa, sevince, şen ve şakraklığa kanat çırptığı bir aydır şubat.

            Bir iyisi ise Bayburt kışlarının çeşitli doğal sayfalar arasında ruhun gezindiği en iyi demlerden birisi olmasıdır. Bayburt kışlarını diğer şehirlerle bir tutmam. O kışlar her yönüyle farklıdır. Her şey mükemmel olarak yerinde bulunsa bile Bayburt kışlarına özgü havayı bir yerde bulamazsınız. Çünkü bir de  o kışlarda mayalanırdı manevi duyuşların yoğun bir şekilde ilahi tecellileri.

            Ben, Bayburt’un bütün bir kış bestesine bırakıvermekle beraber kendimi Çoruh’un üzerinde  gökyüzüne açılan güvercin kanadında saklı kışları her daim ve daha bir arzulu  özlemekteyim.

Editör Yazıları

Mart Ayı

Kurban Bayramı

Şubat Ayı

Ocak Ayı

 www.senolbayburt.cjb.net

 

Hosted by www.Geocities.ws

1