Ziyaretçi Defteri
Haberler
Sizden Gelenler
Bayburt Şiirleri
Link Ekle
Linkler
e-mail

Bayburt Hakkında

Bayburtun Köyleri
Ermeni Mezalimi
Ermeni Mezalimi-2
Coğrafi Konum
Ekonomi
Yemeklerimiz
Yeraltı Şehri
Nöbetçi Eczaneler

Belediyeler

Bayburt Bel.
Arpalı Bel.
AydıntepeBel.
Demirözü Bel.
Konursu Bel.
Gökçedere Bel.

Önemli Linkler

Telefon Rehberi
SSK Hiz. Dökümü
O.S.Y.M
M.E.B.
Vergi Numarası
Kimlik Numarası

 

 Editöre e mail Yolla

BAYRAM, BAYBURT’TA BAYRAMLAR VE BEN                                                                                             

Bayram bir sevinç iklimi ile gelir. Her bayramda coşkunun, heyecanın, hoşluğun izleri vardır. Onun gelmesiyle herkeste bir hayret ufku uyanır. Bu ufuk tomurcuğun hayata daha yeni merhaba deyişindeki esrara eş gibidir. İnsan yeniden doğar bayramda. Yeniden var olur. Zaman değişir bir başkalaşır. Çocuklar anlatılmaz bir haletle gülücük dağıtır etrafa.

Bayram, barıştır, huzurdur, şenliktir biraz da. Mutluluk ister istemez konuğumuz olur bayramlarda. Üzerimde kalan Bayburt bayramları hep muştu dolu bir aralıktan süzülür dünyama. Bayram günleri büyüklerin ellerini öpmeyi hayır dualarını almayı sabırsızlıkla beklerdik biz. Her el öpüşünden sonra çıkarıp birkaç lira para verirlerdi büyüklerimiz bize. Tabii kuruş aldığımız dönemlerimiz de olmuştu az olmakla birlikte. Örneğin 25 kuruşlu, 50 kuruşlu, 1 liralı, 2.5 liralı bayram harçlıkları ile renklenen bayramlarımızı unutmak mümkün mü ? Bu bayramlara şimdi nostalji penceresinden hüzün ve hasretle bakıyorum.

Her el öpüşten sonra bir de klişe haline gelen sözler vardı ki onların yeri ise bambaşkadır. “Berhüdar ol evladım”, “ Daima bu günlere gelesin”, “Ömrün uzun olsun”. Ne kadar şimdi ansam da bu klişe cümleleri geçmiş zamana düşen halleri ile bugünkü gerçekleri birbirinin yerini doldurmuyor.

Bayram nedir gerçekten ? Hep neşeye düğümlü bir mübareklik anı mı ? Belki bilhassa o gerçeği fısıldar olduğu doğrudur. Ama bayrama bayram oluşunu veren başka tadlar da vardır zannımca. Bayramda giyilecek olanlar, armağanlar, ikramlar gibi. Bütün bunlar bayram kavramının içini dolduran diğer yanlardır.

Her ne kadar eski Bayburt bayramlarına kilitli kalsam da bugünün bayramlarında da zamanına özgü bir hava hakimdir. Her ne kadar modernite ile bir ilişik arzetmeye çalışsa da bugünün bayramları içinde eskiden kalma bir öz vardır. Gelenek kendine bir yer bulmuştur bu bayramlarda. Ama eksinin yeri başka hem bambaşka. Bilmem neden öylesine çekiyor insanı kendi iklimine. Al beni giy diyor bir giysi gibi. Benimle yaşa, beni yaşat diyor.

Ben eski bayramların hiç bitmesini istemiyorum. Zaman tersine çevrilsin, eski bayramlar yeniden gelsin ziyaretimize. Bir ziyafet yaşar gibi yad edelim o eski bayramları. Lakin zamanı geri getirmek zor. Ve her şey belki de yerli yerinde iken bir anlam ifade ediyor. Eski Bayburt bayramları belki de başındaki “eski” nitemi ile bir tatlılık arzediyor içimizde.

Gelip geçer bayramlar.  Bayramlıklar ve. Sanki başka bir dünyanın büyülü günleri gibi dünyamıza bir uğrayıp giderler. Sokağımıza, mahallemize, evimize bir sıcaklık getirir, bir şarkı gibi derinden bize vurur, bir şiir gibi yüreğimizin en ben köşelerinde gezinir, bir büyük ressam elinden çıkan tablo gibi değerlenir, zamanı yıkayarak büyür, mekanı yeniden kendi iç derinliğinde ihya eder, düşleri ışıklı ve pırıltılı bir menfeze çeker, bulut bulut içimizde yaşar, bir sen olur bir ben, bir yakınımız olur sonra geçer giderler.

Bayburt’ta bayramlar ve ben. Öyle sırra daldırılmış bir şiir gibi geliyor ki bana. İçim içimi yiyor. Hiçbir his beni tutamıyor. Hiçbir zevk onun kadar zevkli gelmiyor. Hiçbir bayram o bayramlar gibi büyülü değil. Eski ve masal dolu bir ilden haber geliyor bana sanki. Gelince aklıma eski Bayburt bayramları. İçimde binlerce selamın meltemi esiyor. İçimde rüyaların en ışık ve gül dolu havası raksediyor. Ondaki şevk, halavet, kendine özgün tantana bitmeyen bir türkü oluyor.

Bayburt bayramları ve ben. Biraz da en gerçeğinde Anadolu’yu duymak gibidir. Tezek kokan, ahırdan yeni çıkmışlık sonrasında kutlamaya geçilen  bir şeydir bu bayramlar bende. Sabah erkenden hayvanların gönlü edilecek ve ondan sonra bayrama çıkılacaktır. Bu Anadolu’nun ruhlara kazınmış kaderidir. Gitme diyemezsin bu bayramlara. Olma diyemezsin. Bunlar Anadolulu olmanın bir gereğidir çünkü.

İçimizde uzaklara, karanlıklara doğru esen bayram meltemleri hiç eksik olmasın. Aşka, ümide, yaşamaya en içten hislerle tutunalım kaderin bize çizdiği gerçekle. Işıl ışıl olsun gözlerimizin içi. Bir bakıma tutunsak da eskiye, eski bayramlara, aslında yitip giden o bayramlar değil;  biz/ bizleriz yitip giden, bayram bir tahlilde ve belki en yerinde tahlilde yüreğin şehrayinidir. O yüreğin, ruhun duyduğu bir aydınlıktır.

Mübarek olsun bütün Bayburtlu kardeşlerimin ve Müslümanların bayramı.

 

Editör Yazıları

Kurban Bayramı

Şubat Ayı

Ocak Ayı

 www.senolbayburt.cjb.net

 

Hosted by www.Geocities.ws

1