Paradokslar çok
uzun yıllardan bu yana olmalarına rağmen matematik
dünyası paradoksları 20. Yy da keşfetmiş
denilebilir.Çoğu milat öncesine dayanan
paradokslar ancak 20 yüzyılın sonlarından itibaren
matematik dünyası tarafından tanınmış ve
tartışılmaya başlanmıştır.Arada geçen yıllar
boyunca paradokslar felsefe dünyasının sadece bir
kısmı tarafından tartışılmıştır.
Paradokslar
karakterlerindeki farklılıklara göre şu şekilde
sınıflandırılabilirler:
·Zeno
paradoksları
·Russell
paradoksları ( Küme teorileriyle ilgili )
·Mantık
paradoksları
·Epimenides
paradoksları( Yalancı paradoksları )
·Sonsuzluk
paradoksları
·Zaman
yolculuğu paradoksları
1) Zeno Paradoksları
Zeno, matematik
tarihindeki ilk büyük şüphecidir. Paradoksları
matematikçileri yıllarca uğraştırmış ve
paradokslarının yol açtığı araştırmalar sonucu
matematiğin gelişimine büyük katkı yapmıştır.
Zeno’nun doğum
ve ölüm tarihleri tam olarak bilinmemektedir.
Ancak tahminlere göre Zeno, M.Ö. 495 yılında
İtalya’daki bir Yunan kolonisinde doğmuştur.
Doğduğu koloninin ismi Elea olduğundan Elea’lı
Zeno olarak bilinir.
Parmenides
adında bir filozofun öğrencisi olan Zeno, hocasına
M.Ö 449 yılında Atina’ya yapılan bir yolculukta
eşlik etmiştir. Bu yolculuğun, Zeno’nun geleceği
açısından çok önemli olduğu düşünülmektedir.
Elea’ya geri döndüğünde politikaya girmiştir. Bu
dönemde şehrin gaddar yöneticisi olan Nearchus’a
düzenlenen bir süikastta yer aldığı iddiasıyla
tutuklanmıştır. Bu suikasttaki rolü yüzünden
öldürülene kadar işkenceye maruz kaldığı ve bu
şekilde öldüğü söylenir.
Zeno bir
filozof ve mantıkçıydı. Matematikçi değildi.
Bilinen tek yapıtı Epicheiremata’dır. Bu eserinde
özellikle, hocasının fikirleri ve kendi fikirleri
üzerine yazılar bulunmaktadır.
Zeno’nun asıl
ünü paradokslarından gelmektedir. Zeno’nun 40’a
yakın paradoksu olduğu biliniyor fakat günümüze
bunlardan yalnızca 8 tanesi kaldı. Zaten
Zeno’nun tek kitabının da tamamı şu anda
bulunmamakta. Kitabının bir bölümü günümüze kadar
korunabilmiş.
Zeno aslında
hocası Parmenides’le aynı görüşlere sahip değildi.
Parmenides’in savunduğu felsefe, gerçeğin sadece
bir tane ve değişmez olduğunu söylüyordu. Ona
gore, hareket, değişim, zaman ve çokluk kavramları
küçük birer hayaldiler. Zeno’nun paradoksları ise
bu görüşün tam tersini kabul ederek
yazılmışlardı. Zeno’ya gore gerçeklik tek
değildi, birçok gerçek olabilirdi, gerçek saçmaydı
ve tezatlarla doluydu.
Dichotomy paradoksu
: Hareket
yoktur. Çünkü bir hareketin olabilmesi için
belirli bir zaman diliminde belirli bir mesafenin
yapılmış olması gerekir. Bunun için de istenilen
mesafenin önce yarısı, sonar kalan mesafenin
yarısı, daha sonra kalanın yarısı vb…gidilmesi
gerekir. Ancak herzaman gidilmemiş bir “kalan
yolun yarısı” olacaktır. Dolayısıyla hareket hiç
başlamamıştır.
Tavşan-Kaplumbağa
paradoksu
: Hareketli bir
tavşan hiçbir zaman kendisinden ilerdeki hareketli
bir kaplumbağayı yakalıyamaz. Çünkü kağlumbağayı
yakalması için öncelikle, seçilen bir anda
kaplumbağanın bulunduğu noktaya gelmesi gerekir.
Tavşan o noktaya gelene kadar kaplumbağa biraz
daha ilerlemiş olur. Daha sonra ilerideki
kaplumbağanın o anda bulunduğu noktaya gidene
kadar kaplumbağa biraz daha ilerler. Sonuçta
kaplumbağa hareketli olduğundan, tavşan,
kaplumbağayı asla yakalayamaz.
Ok paradoksu
: Zaman “an”
lardan oluşmuştur. “An”zamanın en küçük
parçasıdır ve bölünemez. Bir ok hareketli veya
hareketsiz olsun, aslında ok hiçbir zaman hareket
edemez. Çünkü hareketin gerçekleşmesi için okun
bir anın başlangıcında bir noktada, anın sonunda
da başka bir noktada olması gerekir. Ancak bunun
olması için “an” ın bölünebilir olması gerekir ki
bu da tanıma gore mümkün değildir. Dolayısıyla
ok aslında hareket etmemiştir.
2) Russell
Paradoksları
Küme
paradokslarının yaratıcısı ünlü İngiliz düşünür
Bertrand Russell’dır.
Russell paradoksu, mantık ve küme teorisi
temeline dayanan paradokslar içinde en ünlüsüdür.
Küme teorisi ile ilgili paradoksların yaratıcısı
olması sebebiyle bu tarz paradokslara Russell
paradoksları denir.
Russell’ın küme
paradoksu: Russell’ın küme paradoksu, kendisini
eleman olarak içeren ve içermeyen kümelerle
ilgilidir. Bunun için öncelikle Greg Cantor’un
küme aksiyomunu öğrenelim:
“ Serbest
değişken olarak x içeren bir P(x) fonksiyonu, bu
fonksiyonu sağlayan elemanların oluşturduğu bir
küme tanımlar.”
Russell’ın küme paradoksu yukarıdaki aksiyomla
ters düşmektedir.
Russell’ın küme
paradoksu şöyledir:
"Çoğu küme,
kendisinin elemanı değildir. Yani örneğin tüm
kalemlerin kümesi bir kalem değildir. Dolayısıyla
kalemler kümesinin bir elemanı olamaz. Bu tarz
kümeler için “KEO” kısaltmasını kullanalım.
Bazı kümeler
kendisinin elemanıdırlar. Örneğin yukarıdaki
kümenin tersini düşünürsek. Kalem olmayan
herşeyin kümesi yukarıdaki kümenin tersidir.
Kalem olmayan herşeyin kümesi, aynı zamanda kalem
olmayan birşey olduğuna göre kalem olmayan herşey
kümesinin bir elemanıdır. Yani kendisini elaman
olarak içerir. Bu tarz kümeler için “KE”
kısaltmasını kullanalım.
Cantor’un küme
teorisine ve kabul gören küme teorilerine göre
yukarıdaki ik kümenin toplamı herşeyi verir. Yani
bir küme ve o kümenin tersinin toplamı, evrensel
kümedir. Bu kabulden hareketle tüm kümelerin ya
“KEO” ya da “KE” kümelerinin bir alt kümesi olması
gerekir. Yani daha basit anlatımla herhangi bir
küme, ya kendisini eleman olarak içerir ya da
içermez. Bu iki olasılıktan başka bir seçenek
yoktur. Ancak Russell, bu iki kümenin de elemanı
olmayan bir küme göstermiştir.
Şimdi, “TKEO”
adında bir küme tanımlayalım. TKEO kümesi,
kendisini elaman olarak içermeyen tüm kümelerin
kümesi olsun. Bu küme kendisini eleman olarak
içermeyen kümelerin kümesi olduğu için kendisini
eleman olarak içeremez. Dolayısıyla bu küme
“KEO” grubuna aittir. Bu kümenin, kendisini
eleman olarak içermeyen kümelerin kümei olduğunu
söylemiştik. O halde, bu kümenin kendisi de
kendisini eleman olarak içermediğine göre( bu
sonuca bu paragrafın 3. cümlesinde varmıştık)
kendisini barındırması gerekir. Yani kendisini
eleman olarak içermesi gerekir.
Görüldüğü gibi“TKEO”
kümesi hem kendisini elaman olarak içerir hem de
içermez. Oysa ki böyle bir küme olamayacağı, yani
bir kümenin bu iki kategoriden yalnızca birine ait
olabileceğini biliyoruz. Bu durumda ortaya bir
paradoks çıkmış oluyor.”
3) Epiminedes
Paradoksları
Yunan düşünür
Epimenides yarattığını sandığı paradoks sebebiyle
Epimenides paradoksları adı verilen birçok
paradoksun bulunmasında birinci sebeptir.Kaldı ki
uzun yıllar paradoks olduğu düşünülen “Bütün
Giritliler yalancıdır” cümlesi aslında paradoks
değildir.
“Bütün
Giritliler yalancıdır” cümlesi neden yıllar boyu
paradoks olarak algılandı?
Olasılıkları
düşünelim:
Birinci
olasılığa göre Epimenides doğru söylüyor olsun.Bu
durumda bütün Giritliler yalancı olamaz çünkü
Epimenides yalancı değildir.( Doğru söylediği
için)
İkinci
olasılığa göre Epimenides yalan söylüyor olsun.Bu
durumda bütün Giritliler yalancı değildir.Bunu
anlamış oluyoruz.Yani bazı Giritliler yalancı
bazıları ise yalancı olmayabilir.Eğer Epimenides
yalan söylüyorsa kendisi yalancılar grubuna girer
geri kalanların bazıları da yalancı olmayanlar
grubuna girer.Bu durumda bütün Giritliler yalancı
değildir.Ama bazıları yalancı olabilir.(
Epimenides gibi )
Yukarıdaki iki
olasılık incelendiğinde ikinci olasılığın bu
cümleyi paradoks olmaktan çıkardığını görüyoruz.Bu
cümlenin paradoks olarak algılanmasının sebebi ise
ikinci olasılığa göre bütün Giritliler’in yalancı
olmamasının tüm Giritliler’in doğru sözlü olması
olarak algılanmış olmasıdır ki bu yaklaşım
yanlıştır.Ancak uzun yıllar sonra bu yaklaşımın
yanlış olduğu anlaşılmış ve Epimenides’in
önermesinin paradoks olmadığı kesinleşmiştir.
Günümüzde
Epimenides’in önermesinden ilham alan düşünür ve
matematikçiler Epimenides’inkine benzer gerçek
paradokslar bulmuşlardır.Bu paradokslar Epimenides
paradoksları olarak bilinir.
“ Bu cümle
yanlıştır.”
Eğer yukarıdaki
cümle yanlışsa cümlenin doğru olması gerekirdi,
eğer cümle doğru ise cümlenin yanlış olması
gerekirdi. Dolayısıyla yukarıdaki paradoks gerçek
bir paradokstur
Bir başka
paradoks da şölyedir:
Elinizde bir
kart olduğunu düşünün. Kartın bir yüzünde şu
yazsın:
“Bu kartın diğer
tarafında yazan cümle doğrudur.”
Kartın diğer
yüzünde ise şu yazsın:
“Bu kartın diğer
tarafında yazan cümle yanlıştır.”
Okuduğunuz ince
bir Türkçe kitap düşünün ve aşağıdaki yargılara
bir göz atın;
1.BBu kitap 597
sayfadır.
2.BBu kitabın
yazarı Conficius’dur.
3.BBurada
belirtilen 1, 2 ve 3 önermeleri yanlıştır.
4)
Sonsuzluk Paradoksları
Hilbert’in otel paradoksu : Sonlu sayıda
odası olan ve tüm odaları dolu olan bir otel
düşünün. Bu durumda bir müşteri otel görevlisine
oda istediğini söylediğinde görevli yeri
olmadığını söyler. Şimdi de sonsuz sayıda odası
olan bir otel düşünün. Tüm odalar dolu olsun. Bu
otele yeni bir müşteri gelip oda istediğinde acaba
görevli aynı şekilde tüm odalarının dolu olduğunu
mu söyleyecektir? Hayır. Görevli müşteriye 1
nolu odaya geçmesini söyleyebilir. Görevli 1
numaralı odadaki müşteriyi 2 numaralı odaya, 2
numaralı odadaki müşteriyi 3 numaralı odaya
yerleştirir ve bu böylece sürüp gider. Sonuçta 1
numaralı oda boş kalmış olur.
"Sonsuz sayıda
odası olan ve tüm odaları dolu olan bir otel
düşünün. Yukarıdaki örnekten farklı olarak bu
durumda bir müşteri değil, sonsuz sayıda müşteri
gelsin. Görevli, sonsuz sayıdaki müşteriye de
yer bulabilir.N1 odasındaki müşteriyi N2
odasına, N2 odasındakini N4
odasına, N3 odasındakini N6
odasına gönderir. Bu işlemi tüm odalar için
yapar. Sonuçta tüm tek sayıdaki odalar boş
kalacağı içinsonsuz sayıdaki müşteri odalara
yerleşebilir."