..:: Anasayfaya
Dönüş ::..
Merhaba, sitemin bu bölümünde matematiğin sanatsal
yönü, içeriği, matematik tarihi, ispat teknikleri
başta olmak üzere, daha pek çok konuyu elimden
geldiği kadar ayrıntılı bir şekilde sizlere
sunmaya çalışacağım.
Matematik zordur.Matematikçilerin pek çoğu da bunu
bilir zaten.Ancak herkesçe bilinmesi pek
istenmeyen bu sanatı kolaylaştırmak için pek azı
çaba sarf eder.George Polya’nın ve tarihin
başlangıcından beri matematikçilerin sorduğu gibi,
nasıl çözmeli, nasıl çözmeli ? Düşünün. Aklınıza
sadece matematik ‘’dersi’’ problemleri gelmiyor,
gündelik sorunlarınız da geliyorsa, gerçekten
düşünmeye başladınız demektir.‘’Analitik‘’ problem
çözümünde dört evre belirleyebiliriz. İsterseniz
ilkinden başlayalım. İlki ve bence en önemlisi ‘’
problemi anlayın’’. Sizi bundan sonra Ian
Stewart’n sözleriyle baş başa bırakmak istiyorum.
‘’Bu basit noktayı kendi başlarına anlamayan ama
zeki oldukları da tartışma götürmez olan
öğrencilerin sayısının çokluğu, beni hep hayrete
düşürmüştür. ‘’ Sürekli fonksiyonlarla ilgili bu
problemi yapamıyorum’’., ‘’ Tamam, peki, ‘’
sürekli ‘’ ne demek?’’ ‘’ Pek emin değilim’’, ‘’
iyi ama, ne anlama geldiği hakkında en ufak bir
fikrin yokken bu problemi çözmeyi nasıl
bekleyebilirsin? İnanın, onları zevkle
boğazlayabileceğim zamanlar oluyor.’’ Unutmayın,
yanlış anlayan, yanlış yanıtlar.Problemi
anladıysanız ve ‘’gerçekten‘’ çözmek
"istiyorsanız’’, ikinci evreye geçebiliriz.İkinci
evrede ‘’Benzer problemlerden elde ettiğiniz
deneyimleri kullanarak bir saldırı planlamaya
çalışmak‘’ var. Maalesef bu saldırı planı içi boş
bir fanusta gerçekleşemez. Daha önce matematiğin
zorlu savaş alanlarında gezmişliğiniz ve
görmüşlüğünüz olması gerekir ki eski
deneyimlerinizle karşınızdaki bu yeni problem
arasında analojiyi, korelasyonu veya benzerlikleri
kurabilirsiniz. Matematikte iyi bir fikir; iyi bir
şanstır, bir esindir, tanrılardan bir armağandır;
ama bizim bunu hak etmemiz gerekir. Bunun için de
anahtarlığımızdaki tüm anahtarları sabırla
denemekten başka çaremiz yoktur. Matematik
problemlerinin, hepsinin, zayıf noktaları vardır.
Problemleri olgun bir karpuz gibi bu zayıf
noktaları kullanarak çatırdatabilirsiniz.Sıra
geldi, en heyecanlı bölüme. ‘’ Saldırıya geçmek’’
savaş arenasını önceki çatışmalardan tanıyorsunuz,
düşmanınızı biliyorsunuz ve... Şahdamarını
saldırın. Öğrenciler bu evrede yalnızdır. Her
öğrenci kendi stratejisini belirler. Ünlü
matematikçi Polya’nın son evresine geldi sıra...
"Kendi kendinize bulduğunuz yanıta gerçekten
inanıp inanmadığınızı sormak’’. Sınavda, derste
veya yaşamda... Bu işin en eğitici evresidir. Bir
kez daha düşünmeyen, iyi düşünmüyor demektir. İki
kere düşün. Bu yöntem size ikinci bir çözüm yolu
da gösterebilir.Ünlü matematikçi Polya’nın teorisi
olan ve size açıklamaya çalıştığım evrelerden
oluşan ‘’Bulgu bilim mutfağına girip son bir evre
eklemeyi kendime görev sayıyorum. En zor evre
belki de... Çözümün yanlış çıkması. Sınavda,
derste, yaşamda... Bu savaş alanından yenik çıkmak
değildir. ‘’Esas galip, mağlubiyete
yenilmeyendir.’’ Göze gizli yoktur, hatalarınızı
bulun. Yeniden başlayın, denemiş, anlamış ve biraz
da yorgun olarak başlayın, çözmüş olarak
bitirin... Bütün mesele bu...Olmak ya da olmamak
sözünün matematikçesi...