|
![]() |
| Yeni konu i�in butona bas�n�z |
| Sinema Tabuyu G�rselle�tirirken... Sinema, �yk�lerini hayattan al�r. Edebiyattan, dinden, toplumlardan, bilimden... Dinsel kitaplara g�re ilk aileden beri varolan Ensest'in sineman�n da ilgi alan�na girmemesi olanaks�zd�r. �ster T�rk sinemas�, ister Amerikan sinemas� olsun, bu dokunulmaz konuya dokunmay� sever. En �nemli y�netmenler, en b�y�k yap�m �irketleri bu hassas konuya yap�tlar�nda yer vermekten ka��nmazlar. Bernardo Bertolucci'nin "La Luna"da anne-o�ul a�k�n� ele almas� gibi, Ridley Scott da 5 Osar'l� dev yap�t� "Glad�ator"da iki karde�in ensest ili�kisine dokunmu�tur. �ylesine ki, ensest Hollywood'un en �nemli y�netmenlerinden birinin ya�am bi�imi haline bile d�n��m��t�r. Hayat� sanat�na yans�d� Hollywood'un en �nl� ve �n�nden nefret eden y�netmenlerinden Woody Allen 65 ya��na girdi. Hollywood �evrelerinde soluk benizli, g�zl�kl�, s�ska ve n�rotik bir sinemac� olarak tan�nan Woody Allen, 60�l� y�llarda kaydetti�i �� komedi alb�m� ile ba�lad� ��hret basamaklar�n� t�rmanmaya. Daha 20�li ya�lar�n�n ba��nda ilk kar�s� Harlene Rosen�den bo�anan Woody Allen, televizyon komedilerine espriler yazarak ayda 6000 dolar kazan�yordu. 1965�te Louise Lasser ile birlikte �What�s New, Pussycat?�i yazd� ve ilk sinema deneyimi olarak filminde de rol ald�. Bir sene sonra ise Lasser ile nikah dairesinin yolunu tutmu�tu. 1965'te ba�lad��� sinemaya 69�da, �Take the Money and Run� ile y�netmen olarak devam etmeye karar verdi. Kariyeri ve n�rotikli�i ayn� oranda t�rman�� g�steren Woody Allen��n hayat�, tenis oynamak, klarnet �almak, film �ekmek ve Elaine restoran�nda yemek yemekten ibaretti. Allen, i�e kapan�kl���, Hollywood kar��tl��� ve �ok zorunlu kalmad��� s�rece Manhattan�dan ayr�lmamas� ile de �nl�yd�. Manhattan sevgisi ve i�e kapan�kl��� y�z�nden, 1977 y�l�nda �Annie Hall� ile kazand��� �� Oscar��, nefret etti�i Los Angeles�a ayak basmamak i�in almaya gitmedi. O gece yapmas� gereken �ok daha �nemli bir i� vard�: Jazz grubuyla, her zaman ��kt��� kul�pte sahne almas� gerekiyordu. �Annie Hall�un kazand��� b�y�k ba�ar�ya ra�men Allen��n �zel hayat� o kadar da iyi gitmiyordu. Ba�rol oyuncusu ve sevgilisi Diane Keaton, onu yak���kl� akt�r Warren Beatty i�in terketmi�ti. Allen, bunun �zerine 1980 y�l�nda Mia Farrow ve onun �ok say�daki �ocu�uyla ya�amaya ba�lad�. Farrow�la birlikte Dylan ve Moses�� evlat edindiler ve kendileri de bir erkek �ocuk sahibi oldular, Satchel. B�ylece �ocuklar�n�n say�s� 12�ye ��km��t�. Mia Farrow�la da 11 filme imza atan Allen, bir s�re sonra b�y�k bir skandala kar��t�. Evlatl�k �ocuklar� Dylan ve Soon Yi ile ensest ili�kiler ya�amakla su�land� ve uzun s�re konu�ulan bir mahkemeyle 1993�te �ocuklar� �zerindeki b�t�n haklar�n� kaybetti. Dylan ile ilgili cinsel taciz iddialar� kan�tlanamazken, Allen ve Soon Yi, kopan g�r�lt�y� g�rmezden gelerek 1997�de evlendiler. Bir s�re sonra Allen��n Satchel�i ziyaret etmesine izin verildi, ama Dylan�la g�r��mesi kesinlikle yasakt�, hala da yasak. Hayat�ndaki t�m �alkant�lara ra�men sinemadan kopmayan Allen, 1994�te �Bullets of Broadway� ile beyazperdeye h�zl� bir d�n�� yapt�. Bir sonraki filmi �Mighty Aphrodite� evlat edinme ve sadakatsizlik konular�n� i�liyordu. 1996 tarihli �Herkes Seni Seviyorum Der� (Everyone Says I Love You) adl� m�zikalde daha ne�eli konulara e�ildiyse de, ertesi sene �ekti�i �Yaramaz Harry� (Deconstructing Harry) y�netmenin eski karanl�k temalara d�n���ne i�aret ediyordu. 1998�de �Kar�ncalar� (Antz) ad�ndaki �izgi filme sesini veren Allen, ayn� zamanda iki New York�lunun bo�anma sonras� hayat�n� i�leyen �Celebrity� filmini de �ekti. Sean Penn�in ba�rol�nde oynad��� 1999 tarihli �Sweet and Lowdown� adl� filmi ise Allen��n iki b�y�k ilgi alan�n�, yani m�zik ve nostaljiyi birle�tiriyor ve 30�lu y�llar�n jazz d�nyas�na bir bak�� at�yordu. Tabular� Y�kan Anar��st Pedro Almodovar , Madrid ve Movida Pedro Almodovar'�n son filmi "��plak Ten" Madrid'de ba�l�yor, Madrid'de bitiyor. Mancha do�umlu Almodovar, film boyunca ruhunun �ehri Madrid'e bir g�zelleme sunuyor Almodovar, meslek hayat�na Madrid'de ba�lad�. G�n�m�z�n her filmiyle heyecan yaratan �nl� y�netmeni, sanat d�nyas�na ilk ad�mlar�n� orada att� say�l�r. Mancha do�umlu Almodovar'�n meslek hayat�n�n ba�lang�c� hem Madrid'le ilgilidir, hem de Movida'yla. Franco y�llar�n�n ard�ndan, 1980'lerin ba��nda, Tierno Galvan'�n belediye ba�kanl��� ile �zde�le�tirilen o canl� k�lt�rel hayat�n esas kahramanlar�ndan biriydi. Rengarenkti, ��lg�nd�, ba��na buyruktu. Yirmi y�la yak�n s�re sonra Pedro Almodovar'�n bu tan�mlaman�n �ok uza��na d��medi�i s�ylenebilir. Telefon �irketinde �al��may� b�rak�p 1970'lerde Madrid'in avantgarde aleminin �nc�l���n� �stlenen Almodovar, bug�n de modern �spanyol sinemas�n�n en ba�ar�l� ve en fazla tart��maya yol a�an ihra� mal�. Her �ey o c�v�l c�v�l d�nemde ba�lad�. O s�ralar Madrid sokaklar�, ��plak Ten'in ba��ndaki korku �ss�zl���ndan kurtulmu�, finaldeki gibi co�kulu kalabal�klarla dolmu�tu. Almodovar �nce amat�r oyuncularla ve S�per-8 kameralarla �e�itli deneysel giri�imlerde bulundu. 1979'da ise ticari filmler yapmaya ba�lam��t�. �nce �lkesinde, sonra k�tas�nda tan�nd�. Derken Sinir Krizinin E�i�indeki Kad�nlar (1988) geldi ve Yabanc� Dilde En �yi Film dal�nda y�netmenine Oscar adayl���n�n yan� s�ra b�y�k bir gi�e has�lat� da getirerek ��hret sa�lad�. Tart��mal� bir ��hret ama, yine de ��hret. Pedro Almodovar'� fazla u�uk, ka��k, hatta sap�k bulanlar bile, onun filmlerini ya da genel yakla��m�n� tart��maktan uzak kalam�yordu. B�t�n filmlerinde �oke etmek, tedirgin etmek amac�n� g�tt�. Kitsch ile baya��l�k, melodram ve haince bir komikli�in kar���m� i�inde her �eyi sundu: Cinayet, ensest, feti�izm ve ortaya aile boyu porsiyon kar���k cinsellik. Tabular� y�kan bu anar�ik yakla��m ona d�nyan�n her �lkesinde hayranlar kazand�rd�, filmleri (b�y�k gi�e yapanlar� da dahil) k�lt filmler haline geldi. Ancak bu arada yasaklarla da bo�u�tu. �rne�in, 1993 yap�m� Kika, komik bir tecav�z sahnesi y�z�nden ABD'de g�sterilme izni alamad�. Onu �spanyollar�n g�zbebe�i haline getiren film ise, �ok say�da seyirciye eri�en ilk filmi Pepi, Luci Bom ve Di�er K�zlar (1980) oldu. Yeni diktat�rl�k sonras� ku�a��n�n bu filmde �izilen matrak portresi, kendine �zg� punk / pop �slubu, ayn� zamanda Almodovar'�n da imzas�yd�. S�rad��� cinselli�in ustas�yd�. Cinselli�in kendisi s�radan bile olsa, Almodovar'�n ona yakla��m� s�rad���yd� zaten. Filmleri gittik�e melodrama yatk�nla�t�, karakterlerin a�k ve ihtiras� aray��lar�, y�netmene �zg� bir mizahla baharatlanarak sunuluyordu. Pop�ler m�zik, TV reklamlar� gibi sinematik olmayan �r�n ve etkinlikler de Almodovar filmlerinde yerlerini ald�. �a�da� ve kentsel olan hi�bir �ey g�z�nden ka�mad�. Hollywood gelene�i ile �spanyol gelene�ini harman ederek kendi kitsch, renkli �slubunu buldu. Bu �slubun olu�umunda, oyuncu se�iminin de rol� vard�. En has oyuncusu Antonio Banderas'� Hollywood'a kapt�ran Almodovar, asl�nda kad�n oyuncular� ile filmlerinin ruhunu yakalayan bir y�netmen. Ingmar Bergman'dan bu yana hi�bir y�netmen g�zde kad�n oyuncular� i�in b�ylesine istikrarl� �ekilde iyi roller sa�lamam��t�r. Onun filmlerine "y�rek" de katan Carmen Maura ile ba�layan bu kimya, Victoria Abril ile s�rd�. Belki de bundan b�yle ��plak Ten'de oynayan �spanya'n�n bir ba�ka b�y�k aktrisiyle, Angela Molina ile s�rer Ensest ve 50'li y�llar Selim Ey�bo�lu 'Bu D�nya ve �tesi'nin (This World Than Fireworks) ilgin� bir konusu var. 1920'lerde bir baba, gizlice beraber oldu�u bir kad�nla polis kocas�n� k�skan�l�k sonucu �ld�r�r. Bu olaya tan�k olan kar�s� akli dengesini yitirir. Biri erkek biri k�z ikiz �ocuklar�ysa olay�n �oku ve deh�etinin yaratt��� travma sonucunda birbirlerine ensest d�zeyinde ba�lan�rlar. Zaman�n�n olduk�a �tesinde olan 'pulp' edebiyat� yazar� Jim Thompson'�n ayn� isimli roman� yirmi sekiz y�l hi�bir yay�nevi taraf�ndan yay�mlanamaz olarak kabul edilmi�, hatta 1970'lerde 'Playboy' dergisi bile �yk�y� basmay� reddetmi�ti (http: // www.geocities.com / SoHo / Lofts / 6437 / jim. htm). Kara sinema tarz�nda �ekilen ama onu parodile�tiren ��eleri de i�eren filme her zaman Internet'te bulunabilen bir�ok �nemli yazar nedense pek bula�mamay� tercih etmi�. �stelik buna Roger Ebert gibi isimler de dahil. Yaz�lar�n bir�o�u da filmi be�enip be�enmemek konusunda son derece karars�z g�r�n�yor. Internet'te, filmi ve yazar�n� 'cool' bulan bir�ok �arp�c� sitenin bir araya getirdi�i malzeme polisiye pulp edebiyat� ve d�nemi hakk�nda fikir veriyor. Bu malzemelerin aras�nda Jim Thompson'�n ikiz �ocuklar�n�n birbirine ensest d�zeyde ba�land��� an� anlatan ba�lang�� b�l�m� de mevcut (http://www.geocities.com/SoHo/Lofts/6437/jim.htm). 50'li y�llarda azalma g�steren kara sinema �rneklerinden en �arp�c�s� olan 'Kiss Me Deadly' filmi yaln�zca cazibesiyle ba�tan ��karan ve tuza�a d���ren femme fatale karakteri yaratmakla kalm�yor, b�yle bir kad�n�n bir de erkek versiyonunu da sunuyor; yani 'homme fatale'. 'Bu D�nya ve �tesi' de ayn� d�nemde ge�en bir �yk�y� anlat�yor ve art�k otuz ya�lar�na gelmi� olan, ensest ili�kiyi s�rd�ren kad�n ve erkek 50'li y�llar�n filmlerindeki sans�r� hat�rlat�rcas�na bariz bir cinsel ili�ki i�inde g�r�lm�yor. �li�kinin s�rd���n� yaln�zca konu�malardan ve arka plandaki sesten alg�l�yoruz. Filmin 50'leri �a�r��t�rd���na ili�kin g��l� bir neden de 'sapk�n' kad�n rol�n� oynayan Gina Gershon'�n, Ava Gardner'� ve Sheryl Lee'nin de Kim Novak'� an�msatmas�. Biraz daha ileri gidersek, David Lynch'in 50'li y�llarla 80'li y�llar� ayr�lamaz bir �ekilde birbirine kar��t�ran filmlerindeki karakterlerden Laura Palmer'�n (Sheryl Lee) kar��m�za bast�r�lm�� arzularla dolu bir kad�n polis olarak ��k�vermesi bunun iyice alt�n� �iziyor. Filmin yine Lynch'in 'Mavi Kadife' filmini an�msatan Amerikan k�lt�r�ne ait vakti ge�mi�, hatta ��r�meye y�z tutmu� aile g�r�nt�leriyle ba�lamas� geli�ecek olan her t�rl� sapk�nl��� i�aret ediyor. Kara Sinema'n�n kendi kendine evrilen en �arp�c� �zelliklerinden biri de arka plandaki sesle, geli�en olaylar�n birbirinden kopuklu�u. 'Gilda' ve 'Detour' gibi klasik filmlerdeki neredeyse karakterlerin kendi s�ylediklerine bile inanmayaca�� bu kopukluk, 'Bu D�nya ve �tesi'nde en u� d�zeye eri�mi�. O kadar ki filmi izleyenler d�nyay� tamamen bir sap���n bak�� a��s�ndan g�r�yor. Bu da 50'li y�llar�n Amerika's�n�n tutucu ve sahte iyi niyet ideolojisi �zerine kurulu olan d�nemiyle garip bir bi�imde �rt���yor. Zor G�nler ��The Cement Garden�� Y�netmen : Andrew Birkin Senaryo : Ian Mc Ewan Oyuncular : Charlotte Gainsbourg, Andrew Robertson, Sinead Cusack / Yap�m Y�l� :1994 �nsan do�as�n�n en karanl�k kuytular�n� ke�fetmeye haz�r olun. Ensest ili�ki gibi �arp�c� bir konuya d�r�st�e yakla�an etkileyici bir �al��ma var kar��m�zda. Y�netmenimiz bu filmle Berlin'de ��En �yi Y�netmen�� dal�nda ��G�m�� Ay��� �d�l�n� alan Andrew Birkin ve yazar�m�z �arp�c� temalar� k��k�rt�c� bir dille i�leyen Ian McEwan gibi usta bir kalem. �kisi k�z ikisi erkek d�rt karde�in ebeveynleri �l�nce ya�ad�klar� ev, her �eyi yeniden ke�fedecekleri �ss�z bir adaya d�n���r. Jack'in ablas�yla girdi�i ensest ili�ki filmin ana konusu Palermo Y�netmen : Jocelyn Moorhouse Oyuncular : Michelle Pfeiffer - Jessica Lange Tame Smiley'nin Pultzer �d�ll� roman�ndan uyarlanan ''Aile Ba�lar�'' bir babayla, ��k�z�n�n, k�z karde�lerin, e�lerin ve kocalar�n aras�ndaki ili�kileri ve uzun zamand�r saklanan s�rlar� konu al�yor.B�y�k toprak sahibi Larry Cook,1000 d�n�ml�k arazisini k�zlar� aras�nda payla�t�rmaya karar verdi�inde, kral Lear ve k�zlar�n� birbirine ba�layan g��ler yeniden canlan�r ve trajedi ba�lar...Mant�kl� ve akl� ba��nda olan b�y�k karde� ve g�z� pek ortanca karde� Rose i�in bu milk devri,annelerini kaybettikten sonra zalim babalar�n�n onlara yapt��� her�eyin bir bedelidir.Fakat b�y�k �ehirde ba�ar�l� bir avukat olan en k���k karde� Caroline bu topraklar�n karde�ler aras�nda payla�t�r�lmas�n� istemez.Bir baban�n iki k�z�na k���kl�klerinden beri ya�att��� i�kenceleri,d�nyan�n her k��esinde ya�anan ''ensest'' sapk�nl���n�, san�yoruz ki Jane Smiley'nin Pulitzer �d�ll� roman�n� ''A Thousand Acres'' kadar iyi yans�tan bir eser daha yaz�lmad�.Jocelyn Moorhouse da harika bir kadro ve teknik ekiple bu roman� hayata ge�irmek konusunda ele�tirmenlerin de de�erlendirmesiyle tam bir ba�ar� sa�lam�� durumda.. GLADIATOR 5 Oscar'l�k Ensest Sahneler ''Ad�m Maximus Decimus Meridius, g�ney ordular�n�n kumandan�, Felix Lejyonu'nun generali, ger�ek imparator Marcus Aurelius'un sad�k kuluyum. Katledilmi� bir o�lun babas�, k�y�ma u�ram�� bir e�in kocas�y�m. Ve bu ya�amda ya da sonras�nda intikam�m� alaca��m.'' Y�netmen: : Ridley Scott Oyuncular: : Russell Crowe, Joaquin Phoenix, Connie Nielsen, Richard Harris, Oliver Reed, Spencer Treat Clark, Derek Jacobi, Djimon Hounsou Senaryo : David Franzoni, John Logan ve William Nicholson M�zik : Hans Zimmer ve Lisa Gerrard G�r�nt� Y�n. : John Mathieson Kurgu : Pietro Scalia Da��t�mc� : Dreamworks SKG & Universal Roma �mparatorlu�u generali Maximus (Russel Crowe), sava� alan�nda bir kez daha galip gelmi�tir. Evine, kar�s� ve o�luna d�nmek i�in can atan Maximus'u, �lmekte olan �mparator Marcus Aurelius'un (Richard Harris) kendisine verece�i ba�ka bir g�rev beklemektedir. �mparator o�lunun yerine Maximus'u kendinden sonra tahta ge�ip Roma'n�n �zg�r bir devlet olmas�n� sa�lamas�n� istemektedir. �mparator'un Maximus'a duydu�u g�veni k�skanan veliaht Commodus (Joaquin Phoenix) tahta ge�ti�inde Maximus'un kendisine itaat etmesini emreder. Maximus ona itaat etmeyince de, Maximus ve ailesinin �ld�r�lmesini emreder. �lmekten zorlukla kurtulan Maximus, k�le olmaya zorlan�r ve bir gladyat�r olmak �zere e�itilir. Commodus'un halk� uyutmak i�in tekrar izin verdi�i gladyat�r d�v��lerinin ba�lamas� ile Roma'ya geri d�nm��t�r ve niyeti kar�s� ile o�lunu �ld�rten Commodus'tan �c�n� almakt�r. Maximus, gladyat�r ustas� Proximo'nun (Oliver Reed) da yard�m�yla arenada imparatordan daha g��l� olan tek �eyin halk�n deste�i oldu�unu ke�fetmi�tir ve intikam�n� almas�n�n tek yolunun halk�n sevdi�i bir kahraman olmak oldu�unu bilmektedir Alien ve Blade Runner gibi bir sinemasever taraf�ndan unutulmas� ya da bilinmemesi imkans�z olan iki bilimkurgu �aheserine imza atan, Thelma & Louise ile son derece farkl�, feminist bir yol filmine imza at�p bir de oscar adayl��� kazanan Ridley Scott'�n oscar t�reninden en iyi film �d�l� dahil 5 Oscar ile d�nen epik �aheseri Gladyat�r ile uzun bir aradan sonra tekrar kar��n�zda. Ridley Scott'�n b�t�n marifetlerini sergiledi�i, m�kemmel bir oyuncu y�netimi g�sterdi�i filmin ba�ar�s�nda oyuncular�n da pay� b�y�kt�. Filmin kahraman� Maximus Decimus Meridius'u canland�ran Russell Crowe kariyerinin en iyi performans�n� g�stererek hem en iyi akt�r oscar�n�, ki �d�l� bu sonuna kadar hak ediyordu, hem de �cretini 20 milyon $'da sabitle�tirdi. Mel Gibson'�n The Patriot (Vatansever) y�z�nden geri �evirdi�i bu rol i�in onu kutlamak laz�m, zira Hollywood'un uzun s�redir g�rmedi�i tipte bir star�n do�mas�na sebep oldu. Cesur, zeki, inat��, karizmatik, �ekici ve biraz da huysuz adam tipinde, Hollywood'un Humphrey Bogart'tan bu yana g�rmedi�i bir y�ld�z parlad�. Bir y�netmen ile ba�rol oyuncusu aras�nda bu kadar iyi bir uyum olmas� nadiren g�z�ken bir �ey; ama filmde g�r�len bu uyum filmin parlakl���n� daha da art�rd�. Ridley Scott ve Russell Crowe'un �ngiltere'nin ba��na bela olan bir korsan anlatan Captain Kidd'de tekrar bir araya gelecekleri s�yleniyor. Tabii film sadece Scott ve Crowe'dan ibaret de�il; imparatorluk i�in babas�n� dahi �ld�ren hain ve sap�k imparator Commodus rol�nde Joaquin Phoenix harika bir kompozisyon �iziyor. �zellikle karakter meydana gelen anl�k de�i�imleri seyirciye ba�ar�yla yans�t�yor ve o da oscar� hak ediyor. Commodus'un karde�i Lucilla rol�ndeki Connie Nielsen'de ba�ar�l� bir performans sergiliyor. Bu arada Ridley Scott'�n Commodus ve Lucilla aras�ndaki ensest ili�kiyi de seyirciye a��k a��k g�sterdi�ini de belirtelim. Kapat G�zlerimi Sinemada Karde� A�k� Y�netmen Stephen Poliakoff, 1991 tarihli "Close My Eyes / Kapat G�zlerimi" adl� �ngiliz filmiyle karde�ler aras� ensest ili�kiyi beyazperdeye ta��m��t�. Bu filmde de yine bir abla - erkek karde� ili�kisi anlat�l�yordu... Abla ta�rada b�y�k bir malik�nede ya�amaktad�r. Mutsuz bir evlili�i vard�r. Kocas�n�n hali vakti yerindedir ama be� y�ll�k evlilik sonras� ileti�imsizlik had safhaya varm��t�r. Londra'daki bir mimarl�k b�rosunda kendine gelecek arayan erkek karde�ini g�rmeye gelir. Y�llard�r g�r��memi�, neredeyse birbirlerinden kopmu�lard�r. Kar��la�malar�, gen� ve hava� bir erkekle mutsuz ve olgun bir kad�n�n t�m cinsel y�k�n� ta��r. Birbirlerini yeni yeni tan�maya ba�larlarken, i�lerinde uyanan cinsel arzuya engel olamazlar. Bir g�n ayn� odada kar�� kar��ya otururken... Sonras� b�t�n "yasak a�klar" gibidir. Kar�s�n� seven ama a��lamayan koca ili�kiyi farkeder. Abla ka�amak Londra yolculuklar� yapmaktad�r. Ama sonunda kocas�na yakalan�r. Koca �a�k�nl�ktan k���k dilini yutar. Ancak yap�lacak �ok fazla �ey yoktur. Tam bu noktada, gen� a����n ayn� zamanda karde� oldu�u ger�e�i a��rl���n� hissettirir. Film koca, karde� ve abla k�rlarda dalg�n, ko�ullara teslim olmu� bir halde y�r�rken biter... S�L BA�TAN Coup de Torchon/ Clean Slate Y�netmen: Bertrand Tavernier Oyuncular: Philippe Noiret, Isabelle Huppert, Jean-Pierre Marielle Fransa, 1981 1938 y�l�nda Afrika'da mazlum bir Frans�z s�m�rge k�y�. Yozla�m�� kasaban�n �dlek ve ayya� beyaz polis �efi Lucien, sonunda k�y�n soytar�s� haline gelir. Terbiyesiz ve �irret kar�s� s�rekli ona hakaret eder, sonra da kocas�n�n g�zlerinin �n�nde kendi erkek karde�iyle ensest bir ili�ki kurar. Sevgilisi Rose, a�z� bozuk kocas�na kar�� ��km�yor diye Lucien'i azarlar, iki gangster de ellerine f�rsat ge�tik�e onu a�a��lar. Derken y�reksiz Lucien kazayla k�y�n ayaktak�m�ndan birini �ld�r�r. Birden kendini Mesih gibi g�rmesini sa�layan bir havaya girerek, hem kasabaya, hem de kendisine bir k�yak �ekmeye karar� verir: Onu, o g�ne kadar ayaklar alt�na alm�� herkese kar�� ki�isel bir sava� a�acak ve sistemli bir cinayet c�mb���yle hepsini temizleyecektir. Bu cinayet salg�n�ndan onun sorumlu oldu�u kimsenin akl�na gelmez� Bertrand Tavernier, kendisinin en iyi gerilim filmi say�labilecek olan Sil Ba�tan'da, bir ucuz roman� ahl�ki ��k�� �zerine ak�l �elici ve tedirginlik verici bir meditasyona d�n��t�r�yor. Sava� Alan� The War Zone Y�netmen: Tim Roth Sava�tan �ete �at��malar�na kadar her t�rl� �at��man�n i�lendi�i filmlerde oynam�� Roth, filminin ad�yla ger�ek bir sava� alan�n� kastetmiyor. Onun kastetti�i insanlar�n hayat�nda en b�y�k anla�mazl�klar�n ��kabildi�i yer ve ortam: Evle aile. Kahramanlar� da bir �ekirdek ailenin mensuplar�: Anne, baba, k�z, o�lan ve aileye yeni kat�lan bebek. Birbirine ba�l� ve mutlu g�r�nen bir aile. O�lan�n surat� biraz ek�i ama, olsun. Tim Roth'un ilk kez kamera arkas�na ge�mesine yol a�an hik�ye, Alexander Stuart'�n ayn� adl� roman�ndan al�n�p uyarlanm��. Otobiyografik de�il, kurmaca. Roth, ilk y�netmenlik deneyimini m�mk�n oldu�unca zorla�t�rmak istemi�. Asl�nda zor olan� da ger�ekle�tirmi�, ��nk� itici esas sorununu, yani ensesti, insan�n i�ini par�alay�c� ama ger�ek�i �ekilde ele al�yor. Baban�n k�z�n� zorlad��� �ey �ok u� noktada bir taciz, k�za her anlamda da �st�rap veriyor. Oysa baban�n g�z�nde, aile b�t�nl���n�, birli�ini bozan ki�i kendisi de�il, bu ili�kiden ��phelenip kurcalayan o�lu. O k�z�yla aras�ndaki ili�kiye belki de kendi a��s�ndan bir t�r sevgi tezah�r� g�z�yle bak�yor. "Sava� Alan�"n�n meselesi bu, ensest. Ne var ki bu zor ve �etrefil konu, bir talk show farfaral���nda ele al�nmam��. "Siyaseten do�ru"luk da (�ok ��k�r) s�z konusu de�il. K���k aile, ya�murla kur�uni renge b�r�nm�� Devon'da, yal�n m� yal�n, kare �eklinde bir beyaz evde ya��yorlar: Baba (Ray Winstone), Anne (Tilda Swinton), o�ul Tom (Freddie Cunliffe), k�z Jessie (Lara Belmont) ve bebek Alice. Devon sahilleri, filmin en sars�c� sahnelerinde de az �temizde uzanan manzaray� olu�turuyor. Yani o anda fiilen g�rmesek bile, pencerelerin d���nda o kasvetli sahilin uzand���n� biliyoruz. Baba'yla Jessie'yi, k�zg�nl��� i�inde kaynayarak y�kselen ve �o�alan Tom'un g�zleriyle g�rmektense o sahili g�rmek istiyoruz. Zaten Tom'un g�zleri de, evde olup bitenleri g�rmek istemezcesine, hep yar� yumulu. "Sava� Alan�"n�n trajik, i� burkucu, korkun� bir g�zelli�i var. G�rsel olarak da �ok yetkin. Mek�nla, o mek�na bak�lan a��yla sahnelerin ruhunun uyu�mas�, ���k, renkler (genellikle nemli ve gri) ile yer yer tablo g�zelli�i kazanan g�r�nt�ler insan� etkiliyor. Ger�i �en �at�r, renkli revnakl� bir g�zellik de�il ama, sonu�ta bir g�zellik i�te. Aile Londra'dan Devon'a ta��nm��. "Yeni bir ba�lang�� yapmak i�in", anne �yle diyor. Evleri s�cak, aile hayat� mutfak masas�n�n �evresinde cereyan ediyor. Baba biraz kaba maba olsa bile ne�esiyle, d��ad�n�kl���yle, basbaya�� iyi bir adam. On be�indeki o�lan biraz keyifsiz, Londra'da kalan arkada�lar�n� �zlemi�. Ondan �� ya� b�y�k olan k�z ise, bir i�im su. Bu arada, ilk kez kamera kar��s�na ge�en Lara Belmont'un (Freddie Cunliffe de �yle), annesi rol�ndeki Derek Jarman filmleriyle tan�d���m�z Tilda Swinton'a ne kadar benzedi�ine dikkatinizi �ekerim. Tim Roth, asl�nda bir ensest olay� da anlatm�yor, bir ahlak dersi de vermiyor. Onun g�stermek istedi�i, b�yle bir olay�n aile �zerindeki �ld�r�c� etkileri. Bunlar� da veriyor. Biraz a��r olan konusu izleyicilerini �rk�tebilir ama, iyi bir hik�yeden ba�ar�yla kotar�lm��, �ok iyi oynanm�� bir film oldu�unu belirtelim. �ngiliz sinemas�n�n en iyi akt�rlerinden Ray Winstone'� "iyi adam" rol�nde g�rece�imiz g�n� merakla bekliyoruz. The Lost Son Beyazperdenin en gizemli kad�nlar�ndan biri olan Nastassia Kinski, ��The Lost Son�� (En B�y�k G�nah) filmi ve �ok etkisi yapan a��klamalar�yla yine g�ndemde. Sinamay� b�rakt�, emekliye ayr�ld� derken y�netmen Chris Menges'in ��The Lost Son�� filmiyle yeniden g�ndeme geliverdi. T�m sinema kariyerindeki 40'�nc� film olan The Lost Sun'da Kinski, yine olay yaratacak. ��nk� film �ocuk tacizi ve ensest �zerine. Ya�am� boyunca babas�yla �ok az g�r��en Nastassia Kinski'nin a�klar�, bu nedenle hep kendisinden ya��a �ok b�y�kler oldu. �nl� y�ld�z, ��Benim sevgililerim �o�u zaman benim i�in bir baba gibi oldular. �ok �abuk b�y�d�m ve bir yan�m hep babas�n� arayan k���k bir k�z olarak kald��� diyor. |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |