|

“Bir vakitlerdi radyo kışları
Perdeler basma
Sac soba çıtırdar
Ay yalnayak sularda
Kar değil hüzün yağardı ....”
(Mehmet Süreyya)
***
“Ne güzeldi o kış bahçesinde
Güllerin çok derinlerde çalışan uykusu
Sana bir bahar hazırlamak
için.
Dallar, filizler, eski masal
dilberleri gibi
Hüzne ve hülyaya gömülmüş
Doğmamış çocuklara
Ninni söylüyorlardı sanki...
Ana rahmi gibi sıcak ve
yüklü idi hava
İyi mayalanmış hamur gibi
Gizli nabızlarla atıyordu toprak”
(Ahmet Hamdi Tanpınar)
***
“ Ürkek ayak sesiyle kış
Geyikler çizen sesimdir
Her kelime bir resimdir
Sanki bakmaya asılmış .....”
(Hilmi Yavuz)

Mevsimlerin en
merhametlisidir kış.
Evin mevsimi; sarılmanın, sarınmanın, sarmalanmanın.
Sıcak çayların, derin sohbetlerin,
efkarlıca içmelerin mevsimi...
Karşılaşmaların değil "buluşmaların" mevsimi...
Sıcak olan her şeye doğru neşeyle yönelmenin,
böylece hep beraber ılımanın...
Yaşamın çamursu halini uzun uzun düşünmenin mevsimi...
Öyle işte...
Mevsimlerin en
ince fikirlisidir KIŞ...

“Ocağı yakıp küle
Bir
patates gömüyorum;
Çocukluğumu diriltmeye....”
(Güven
Turan)
|