Ana Sayfaya Dön

KIŞ YAZILARI

Şiirler

Beyaz ipek gibi...

Kış bahçesi

Kardanadam

Dışarda kar

Makaleler

Kış mektubu

Kış

Kar yağar karın...

Kış depresyonu

Anılar

Hasan Dağı kış...

O kış gecelerinin...

Matterhorn

Küçük Ali

Kışın kokusu

Öyküler

Kırmızı arabanın...

Uzun bir kışın...

 

 

 

KIŞ KONULU WEB SAYFALARI

kayakrehberi

kayakci

artistikbuzpateni

kayakfederasyonu

kayakturkiye

KIŞ KONULU KİTAP TANITIMI

 

İRTİBAT

E-mail

Ziyaretçi defterine yaz

Ziyaretci defterini oku

Ziyaretci haritasına yaz (Türkiye)

Ziyaretci haritasına yaz (dünya ülkeleri)

Sign Guestbook

Read Guestbook

Guestmap  (all over the world)

 

 

 

Kış

Şimdi artık kış mevsimindeyiz, ağaçlar yapraklarını iyice dökmüş. Kuşlar sıcak iklimlere çoktan uçmuş, güneş yüzünü daha az gösterir olmuş, bizler de kışlıklarımızı giyip kışın şarkısını dinlemeye başlamışız. İyi de olmuş doğrusu. Canımız sıkılmıştı yaz günlerinin o akıl almaz sıcaklarından, sonbahar serinliğinden... Öyle değil mi?

Mevsimler de günler ve aylar gibidir. Birbirlerini kovalar dururlar. İsmi konulmuş “yedi gün” vardır ve biz bu günlerin toplamına “hafta” diyoruz. Hafta başı, Pazartesi günüyle başlarken, aylar da Ocak’ta başlayıp Aralık’ta bitiyor. Ayların toplamına da “yıl” diyoruz. Mevsimlerden önce hangisi başlıyor bilmiyorum ama biz okulda şöyle öğrenmiştik; bir yıl da dört mevsim var: “İlkbahar, yaz, sonbahar, kış.” İnşaallah böyledir. Yoksa kış bu işe itiraz edipte 'hayır mevsimler benimle başlar, çünkü Ocak ayı benim ayım, o yüzden önce ben gelirim, derse buna da diyecek bir sözümüz olamaz. Ne de olsa kış çetindir, inatçıdır, serttir... Kışla uğraşmak olmaz.

Hangi mevsimin önce başladığı çocuklar için çok da önemli değil, her mevsimin ayrı bir güzelliğinin ayrı bir tadının olduğunu en çok onlar bilir. Bütün mevsimleri dolu dolu yaşayan onlardır... Hatta mevsimleri birer meyve tadında sever çocuklar, mesela İlkbaharı çilek, Yazı kiraz, Sonbaharı üzüm tadında severlerken kışı da en çok kar tadında severler. Şimdi kar meyve mi diyeceksiniz? Değil ama, karsız kışın tadı mı olur?

Kışın vazgeçilmez güzelliğidir kar. Bir kelebek hafifliğinde yağar ve doldurur caddeleri sokakları, ev önlerini... Bazen ev önlerini o kadar doldurur ki, evlerin kapısına kadar dayanır.

Evlerin içine girmek ister. Evdeki çocuklar: Hayır, der. Sen eve girme, biz dışarı çıkarız senin yanına...' Ve kar yağışı kesilince bütün çocuklar çıkarlar dışarıya kar topu oynayıp kardan adam yapmaya. Sonra kış güneşi çıkar, kıskanır karda oynayan çocukları. Eritir kar toplarını ve kardan adamları...

Tadı avuçlarda kalan bir sevinç olur o gün. Akşam soba kenarına dizilir çocuklar. Isınmasını beklerler kar soğuğunda kalan ellerinin...

Şimdi artık kış mevsimindeyiz, ağaçlar yapraklarını iyice dökmüş. Kuşlar sıcak iklimlere çoktan uçmuş, güneş yüzünü daha az gösterir olmuş, bizler de kışlıklarımızı giyip kışın şarkısını dinlemeye başlamışız. İyi de olmuş doğrusu. Canımız sıkılmıştı yaz günlerinin o akıl almaz sıcaklarından, sonbahar serinliğinden... Öyle değil mi?

Mevsimleri meyve tadında sevmek...

Hangi mevsimin önce başladığı çocuklar için çok da önemli değil, her mevsimin ayrı bir güzelliğinin ayrı bir tadının olduğunu en çok onlar bilir. Bütün mevsimleri dolu dolu yaşayan onlardır... Hatta mevsimleri birer meyve tadında sever çocuklar, mesela İlkbaharı çilek, Yazı kiraz, Sonbaharı üzüm tadında severlerken kışı da en çok kar tadında severler.

 

 

 

Ana sayfa

 

 

 

Ruşen Ergün tarafından 29.12.2003 tarihinde yapıldı. Her hakkı saklıdır.

(created on 12.29.2003 by Rusen Ergun.All rights reserved)

 

 

 

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1