|

Kış
Şimdi artık kış
mevsimindeyiz, ağaçlar yapraklarını iyice dökmüş. Kuşlar sıcak iklimlere
çoktan uçmuş, güneş yüzünü daha az gösterir olmuş, bizler de
kışlıklarımızı giyip kışın şarkısını dinlemeye başlamışız. İyi de olmuş
doğrusu. Canımız sıkılmıştı yaz günlerinin o akıl almaz sıcaklarından,
sonbahar serinliğinden... Öyle değil mi?
Mevsimler de günler ve
aylar gibidir. Birbirlerini kovalar dururlar. İsmi konulmuş “yedi gün”
vardır ve biz bu günlerin toplamına “hafta” diyoruz. Hafta başı,
Pazartesi günüyle başlarken, aylar da Ocak’ta başlayıp Aralık’ta bitiyor.
Ayların toplamına da “yıl” diyoruz. Mevsimlerden önce hangisi başlıyor
bilmiyorum ama biz okulda şöyle öğrenmiştik; bir yıl da dört mevsim var:
“İlkbahar, yaz, sonbahar, kış.” İnşaallah böyledir. Yoksa kış bu işe
itiraz edipte 'hayır mevsimler benimle başlar, çünkü Ocak ayı benim ayım,
o yüzden önce ben gelirim, derse buna da diyecek bir sözümüz olamaz. Ne
de olsa kış çetindir, inatçıdır, serttir... Kışla uğraşmak olmaz.
Hangi mevsimin önce
başladığı çocuklar için çok da önemli değil, her mevsimin ayrı bir
güzelliğinin ayrı bir tadının olduğunu en çok onlar bilir. Bütün
mevsimleri dolu dolu yaşayan onlardır... Hatta mevsimleri birer meyve
tadında sever çocuklar, mesela İlkbaharı çilek, Yazı kiraz, Sonbaharı
üzüm tadında severlerken kışı da en çok kar tadında severler. Şimdi kar
meyve mi diyeceksiniz? Değil ama, karsız kışın tadı mı olur?
Kışın vazgeçilmez
güzelliğidir kar. Bir kelebek hafifliğinde yağar ve doldurur caddeleri
sokakları, ev önlerini... Bazen ev önlerini o kadar doldurur ki, evlerin
kapısına kadar dayanır.
Evlerin içine girmek
ister. Evdeki çocuklar: Hayır, der. Sen eve girme, biz dışarı çıkarız
senin yanına...' Ve kar yağışı kesilince bütün çocuklar çıkarlar dışarıya
kar topu oynayıp kardan adam yapmaya. Sonra kış güneşi çıkar, kıskanır
karda oynayan çocukları. Eritir kar toplarını ve kardan adamları...
Tadı avuçlarda kalan bir
sevinç olur o gün. Akşam soba kenarına dizilir çocuklar. Isınmasını
beklerler kar soğuğunda kalan ellerinin...
Şimdi artık kış
mevsimindeyiz, ağaçlar yapraklarını iyice dökmüş. Kuşlar sıcak iklimlere
çoktan uçmuş, güneş yüzünü daha az gösterir olmuş, bizler de
kışlıklarımızı giyip kışın şarkısını dinlemeye başlamışız. İyi de olmuş
doğrusu. Canımız sıkılmıştı yaz günlerinin o akıl almaz sıcaklarından,
sonbahar serinliğinden... Öyle değil mi?
Mevsimleri meyve tadında
sevmek...
Hangi mevsimin önce başladığı çocuklar için çok da
önemli değil, her mevsimin ayrı bir güzelliğinin ayrı bir tadının
olduğunu en çok onlar bilir. Bütün mevsimleri dolu dolu yaşayan
onlardır... Hatta mevsimleri birer meyve tadında sever çocuklar, mesela
İlkbaharı çilek, Yazı kiraz, Sonbaharı üzüm tadında severlerken kışı da
en çok kar tadında severler.
|