Ana Sayfaya Dön

KIŞ YAZILARI

Şiirler

Beyaz ipek gibi...

Kış bahçesi

Kardanadam

Dışarda kar

Makaleler

Kış mektubu

Kış

Kar yağar karın...

Kış depresyonu

Anılar

Hasan Dağı kış...

O kış gecelerinin...

Matterhorn

Küçük Ali

Kışın kokusu

Öyküler

Kırmızı arabanın...

Uzun bir kışın...

 

 

 

KIŞ KONULU WEB SAYFALARI

kayakrehberi

kayakci

artistikbuzpateni

kayakfederasyonu

kayakturkiye

KIŞ KONULU KİTAP TANITIMI

 

İRTİBAT

E-mail

Ziyaretçi defterine yaz

Ziyaretci defterini oku

Ziyaretci haritasına yaz (Türkiye)

Ziyaretci haritasına yaz (dünya ülkeleri)

Sign Guestbook

Read Guestbook

Guestmap  (all over the world)

 

 

 

 Uzun bir kışın sonunda

 

O yıl New York'ta kış, Nisan'ın sonuna kadar uzamıştı. Kör olduğum ve yalnız yaşadığım için çoğunlukla evde kalmayı yeğledim


Sonunda bir gün soğuk hava gitti; bahar kendini gösterdi. Hava coşkulu bir kokuyla dolmuştu. Arka bahçeye bakan pencerenin önünde küçük, neşeli bir kuş devamlı cıvıldıyor, sanki beni dışarıya çağırıyordu.

Nisan ayının değişken havasını bildiğimden kışlık mantoma sarıldım. Fakat havanın ılıklığını içimde hissedince, yün kaşkolumu, şapka ve eldivenlerimi bıraktım. Üç çatallı bastonumu alıp neşeyle sundurmaya çıktım ve kaldırımın yolunu tuttum.

Yüzümü güneşe doğru kaldırıp, onu selamlayan bir gülümseme sundum.

Sessiz çıkmaz sokağımızda yürürken kapı komşum "Merhaba" diyerek seslendi ve gideceğim yere götürmeyi teklif etti:

"Hayır, teşekkür ederim. Şu bacaklar bütün kış dinlendi. Eklemlerimin harekete ihtiyacı var. Bu yüzden yürüyeceğim" diye cevap verdim.

Köşeye vardığımda alışkanlıkla durdum. Birinin gelip yeşil ışık yandığında beni karşıya geçirmesini bekledim. Nedense bu sefer, öncekilere göre daha uzun süre beklemiştim ve hâlâ hiç kimse teklifte bulunmamıştı.

Sabırla beklerken, eskiden hatırladığım bir melodiyi mırıldandım; çocukken öğrendiğim "Hoş geldin bahar..." şarkısıydı.

Birden güçlü bir erkek sesi konuştu: "Sesinizden çok neşeli bir insan olduğunuzu hissettim. Sizinle caddeyi birlikte geçme şerefini bağışlar mısınız bana?"

Kibarlıkla iltifat görünce gülerek başımı salladım ve duyulabilir bir sesle "Evet" dedim.

Kibarca koluma girdi ve birlikte kaldırımdan yola indik. Yavaşça yolun karşısına geçerken, konuşulabilecek en iyi konudan, havadan konuştuk.

Adımlarımızı birlikte atarken hangimiz rehber, hangimiz yardım alıyor, belli olmuyordu. Yolun karşısına varmamıza az kala ışığın değiştiğini anlatırcasına kornalar sabırsızca çalınmaya başladı. Kaldırıma çıkmak için birkaç çabuk adım daha attık.

Ona dönüp, bana eşlik ettiği için teşekkür etmek üzere ağzımı açmıştım ki, ben daha bir şey söylemeden o konuştu:
"Bilmem farkında mısınız? Sizin gibi neşeli bir insanla karşıya geçmek benim gibi bir kör için ne kadar muhteşem bir şey..."

O bahar gününü hiç unutmayacağım.


Charlotte Wechler



"Bazen evrende kendimizi en yalnız hissettiğimizde, sıkıntımızı atlatmak ve farklılığımızı ve yalnızlığımızı hafifletmek için Tanrı bize, aynadaki aksimiz gibi bir ikiz gönderir."






 

Ana sayfa

 

 

 

Ruşen Ergün tarafından 29.12.2003 tarihinde yapıldı. Her hakkı saklıdır.

(created on 12.29.2003 by Rusen Ergun.All rights reserved)

 

 

 

 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1