|
|
ANKET YÖNTEMİ
İÇİNDEKİLER
1.GİRİŞ.................................................................................................2
2.VERİ TOPLAMA
TEKNİĞİNİN
SEÇİMİ......................................3
3.ANKET
............................................................................................4
3.1 Anketin
Tanımı..............................................................................4
3.2 Neden
Anket..................................................................................4
3.3 Anketin
Avantajları.......................................................................4
3.4 Anketin
Dezavantajları..................................................................5
4.ANKET HAZIRLIK
SAFHASI.......................................................6
4.1 Ankete Hazırlık
Çalışmaları..........................................................6
4.2 Anketin Test
Edilmesi.........
.........................................................7
5.ANKET UYGULAMA
TEKNİKLERİ...........................................8
5.1Yüz Yüze
Anket.............................................................................8
5.2 Telefonla
Anket.............................................................................8
5.3 Posta Yolu İle
Anket.....................................................................8
5.4 İnternet Yolu İle
Anket.................................................................9
6.ANKET MADDELERİNİN
OLUŞTURULMASI........................10
6.1 Soruların
Hazırlanması...............................................................10
6.1.1 Kapalı Sonlu
Sorular................................................................10
6.1.2 Açık Sonlu
Sorular...................................................................11
7.SONUÇLARIN DEĞERLEMESİ
VE
SUNUMU.........................12
KAYNAKLAR..................................................................................13
Giriş
Günümüz bilimsel
çalışmalarında veya
ticari amaca yönelik
diğer araştırma
çalışmalarında çok sık
olarak kullanılan bir
yöntem olarak anket
tekniğini görmekteyiz.
Sosyal bilimler
başta olmak üzere,bir
çok bilim disiplini
içinde yer alan
araştırma ve çalışmalar
için anket veri toplama
tekniği büyük önem
taşımaktadır.
Pazarlama
faaliyetlerinin (Marketing)
günümüzün globalleşen
dünyasında firmalar için
büyük önem
taşıması,hatta üretim
kararlarının bile
satılması mümkün
ürünlere göre yeniden
düzenlenmesi fikri
modern işletmecilik
yaklaşımının bir gereği
olmuştur.
Modern pazarlama
yaklaşımı,ürettiğini sat
yönteminden satacağını
üret yöntemine doğru bir
gelişim gösterdiğinden
ne satılabileceğinin
belirlenmesi için anket
yoluyla bilgi toplanması
çok önemli hale
gelmiştir.
İşletmelerin
potansiyel müşterilerin
davranışları ve
tercihleri hakkında
bilgi sahibi
olabilmeleri,gelir
durumlarına ilişkin veri
toplayabilmeleri veya
sattıkları bir mal ve
hizmetin müşteri
memnuniyeti derecesini
ölçebilmeleri amacıyla
en çok başvurdukları
bilgi toplama
yöntemlerinden
birisidir.
Anket yöntemi sadece
bir veri toplama
tekniğidir.Diğer veri
toplama teknikleri ile
beraber
değerlendirilmesi
gerekir.Gerektiğinde
diğer yöntemlerden de
yararlanmak, yapılacak
çalışmanın türü ve amacı
ne ise ona uygun
teknikleri kullanmak
amaca daha doğru,çabuk
ve kesin olarak
ulaşılmasını sağlar.
Veri Toplama Tekniğinin
Seçimi
Yapılacak
çalışmanın içeriğine ve
toplanacak verilerin
niteliklerine göre uygun
tekniğin kullanılması
çok önemlidir.Veri
toplama teknikleri olan
gözlem,görüşme
(mülakat),belge
incelemesi ve anket
olarak
sıralayabileceğimiz veri
toplama teknikleri bir
arada değerlendirilerek
uygun yöntemin veya
yöntemlerin seçilmesi
gerekir.
Veri toplama
tekniğine karar
verirken,toplanacak
verinin niteliğinin
yanı sıra,uygulanacak
yöntemin zaman ve
maliyet
boyutlarının da gözden
uzak tutulmaması
gerekir.
Her veriyi her
yöntemle toplamak mümkün
olmayabilir.Örneğin,sanayide
kullanılan bir makinenin
hatalı üretim miktarını
tespite yönelik bir
çalışma yaparken belge
incelemesi yöntemi uygun
olmaz.Burada
kullanılması gereken
teknik gözlem, ilgili
makine sorumlusu ile
görüşme yapmak veya her
iki tekniği birlikte
kullanmak olabilir.
Gene aynı şekilde
bir poliklinikte muayene
olan hasta sayısını
tespit edebilmek
amacıyla görevlilere
anket uygulamak yerine
basit bir gözlem yapmak
veya hasta kayıt
defterini inceleyerek
bir tespitte bulunmak
(belge incelemesi) daha
kolay ve masrafsız
olabilecektir.
Doğru bilgi,doğru
zaman ve makul fiyat
olarak
tanımlayabileceğimiz
formüle göre karar
vermek hem zaman hem de
maliyet açısından
tasarruf
sağlayabilecektir.Makul
fiyat tan
kasıt,uygulanacak
yöntemin maliyetinin
toplanacak bilginin ve
yapılacak çalışmanın
değerini aşmaması olarak
belirtilebilir.
Örneğin, kuruluş
kararını verme
aşamasında olan bir
firma için üretmeyi
düşündüğü mamulün satış
şansını öğrenebilmek
hayati önem taşır.Burada
zaman ve maliyet
boyutlarının bir arada
düşünülerek bir karara
varılması
önemlidir.Toplanacak
bilgi eğer kuruluş
aşamasından sonra elde
edilirse anlamını
yitirir.Burada zaman
önemlidir.Gene aynı
şekilde toplayacağı
bilgi için katlanacağı
masraf,satıştan elde
etmeyi düşündüğü kazancı
aşıyorsa yine anlamını
yitirecek
demektir.Burada da
karşımıza maliyet boyutu
çıkmakta.
Veri toplama
tekniğinin seçimine
karar verirken ele
alınan teknik başka bir
yöntemin uygulanması
mümkün veya akılcı
olmadığı takdirde
uygulanmalıdır.
Unutulmamalıdır ki
seçilecek yöntem,amacı
ve niteliği ne olursa
olsun yapılacak çalışma
ve araştırmanın bütününü
etkileyecektir.Seçilecek
yöntemin uygun olmaması
durumunda bütün bir
çalışma
güvenilirliğini,objektifliğini
ve geçerliliğini
yitirebilir.
ANKET
3.1 Anketin
Tanımı
Anket en basit
tanımıyla Soru-cevap
tekniğiyle uygulanan
sistematik bir veri
toplama yöntemidir
.Önceden
belirlenmiş insanlara
bir takım sorular
sorularak uygulanır.Bir
çeşit yazılı iletişim
tekniği ile uygulanan
veri toplama yöntemidir.
3.2 Neden
Anket
Anket yöntemi ile
çok farklı türde veri
toplamak mümkündür.İnsan
davranışları,iş
performansları,bilgi
düzeyleri,tercihleri,tutumları,inançları,duyguları
v.b.Bunlardan sadece
bazılarıdır.
Anket görüşme
tekniğinde ortaya çıkan
görüşmeci boyutundan
yoksun olduğu,yapısı
gereği
standartlaştırılmaya çok
daha elverişli bir
yöntemdir.Belirli zaman
aralıkları ile
tekrarlanması gereken
araştırmalarda
sonuçların
karşılaştırılması
standartlaşmadan ötürü
daha kolay ve anlaşılır
olarak
yapılabilmektedir.
Bilgi daha önceden
belirli bir formda
bulunmuyorsa anket
kullanmak
düşünülebilir.Konu ile
ilgili verilerin
arşivlerde,kayıtlarda ya
da veri tabanlarında
bulunmaması durumunda
kullanılabilir.
Bir diğer neden de
başka bir yöntemin
kullanılamaması
durumudur.Başka bir
yöntemi kullanmak veri
niteliği,zaman ve
maliyet açısından
olumsuz özellikler
taşıyorsa anket
kullanılmalıdır.
Geniş kitlelere
ulaşılmasını gerektiren
durumlarda veya
araştırmanın büyük
coğrafi bölgeleri
kapsamasını gerektiren
koşullarda anket
kullanmak uygun
olabilir.Bu tür
durumlarda yapılacak
çalışmanın gene zaman ve
maliyet boyutu ele
alındığında en avantajlı
yöntem olarak öne
çıkmaktadır.
3.3 Anketin
Avantajları
Anketi
cevaplandıranların
kimliklerini gizli
tutabilme imkanları
açısından ankete
verdikleri cevaplar daha
doğru,daha tutarlı
olabilmektedir.Çeşitli
çekincelerden ötürü veya
bazı koşullar altında
kişiler bazen cevap
vermek istemez veya
yanlış,tutarsız bilgiler
verebilirler.Gizlilik
imkanı sağlandığı
takdirde bu bilgiler
daha doğru hale
getirilebilir.
Soru ve cevapların
yazılı olması
neticesinde ankete
katılan kişilerin
verdikleri cevapları
kontrol imkanı
vardır.Kasıt olmadan
yanlış veya eksik bilgi
verdiklerini fark
etmeleri durumunda
cevaplarını
düzeltebilirler.
Önceki bölümde
bahsedilen Büyük
kitlelere ulaşmayı
gerektiren durumlarda
veya geniş coğrafi
bölgelerden veri
toplanmasını gerektiren
hallerde anket uygulamak
iyi bir seçim
olabilir.Bu sayede daha
iyi bir örnekleme gurubu
oluşturularak bu
örneklemenin ana kütleyi
temsil etme kabiliyetini
artırmak mümkündür.
Nihayet cevapların
yazılı ve
standartlaştırmaya imkan
sağlamasından dolayı
çeşitli
karşılaştırmalara olanak
sağlar.Analizi,yorumlanması
ve raporlanması daha
kolay ve masrafsız
olmaktadır.Süre
açısından kısıtlamalar
bulunduğu hallerde bu
özelliği büyük kolaylık
sağlamaktadır.
3.4 Anketin
Dezavantajları
Anket yazılı
bir soru-cevap tekniği
olduğu için
cevaplayıcılar açısından
en azından bir okuma
yazma bilgisi
gerektirmektedir.Alt
gelir guruplarında veya
gelişmekte olan
ülkelerin kırsal ve geri
kalmış bölgelerinde
okuma yazma bilme oranı
düşük olduğu için bu tür
guruplara yönelik
araştırma çalışmalarında
anket uygulanması zor
hatta imkansız
olmaktadır.
Anket
çalışmalarının en zayıf
taraflarından birisi de
cevaplanma oranının
düşük olmasıdır.Bu düşük
cevaplanma oranından
dolayı örnekleme sayısı
azalmakta ve örneğin ana
kütleyi temsil
kabiliyeti azalmaktadır.
Anketi cevaplayan
kişilerin çeşitli
nedenlerden ötürü
soruları aynı derecede
anlayamadıkları ve rast
gele cevapladıkları
görülmektedir.Bu da
istenen bilgilerin elde
edilmesinde hatalı
durumların ortaya
çıktığı görülmektedir.
Ankete katılanların
özellikle mektupla
yapılan anketlerde
anketi düzenleyen kişi
veya kurumlarla irtibat
kurması ve anlayamadığı
konularda yardım
istemesi zor olmaktadır.
Ne kadar
uğraşılırsa uğraşılsın
düzenlenen soruların
anlaşılması zor
olmaktadır.Anketin en
önemli zorluklarından
biriside toplanmak
istenen verinin
karmaşıklığına göre soru
düzenlemektir.Soruların
kolay anlaşılabilmesi
adına yapılan çalışmalar
bazen istenen verinin
elde edilmesine engel
olmaktadır.Bilgi
etraflıca ele alınmak
istendiğinde bu sefer de
düzenlenen sorular
anlaşılamamaktadır.
Ankete Hazırlık Safhası
4.1 Ankete Hazırlık
çalışmaları
Ankete hazırlık
çalışmalarına
başlanırken göz önüne
alınması gereken ilk
noktaAnketin amacı ne
olacak? sorusuna yanıt
aramaktır.
Net bir amaç ortaya
konulmadığı sürece anket
için harcana çabalar çok
farklı,bazen de zıt
sonuçlara
yönlendirebilecektir.Bu
da kaynakların ziyan
olmasına,yararsız
veriler elde
edilebilmesine yol
açabilecektir.
Anket hazırlanırken
ana kütleyi temsil
edecek örneklemenin iyi
seçilmesi,özelliklerinin
bilinmesi,anketi
cevaplayacakların eğitim
ve ekonomik
durumları,sosyal ve
politik özellikleri iyi
bilinmelidir.İnsanların
dini inançlarına saygılı
olunmalı,çelişecek
soruların
hazırlanmasından
kaçınılmalıdır.Hazırlanacak
soruların ilgi,kavrayış
ve anlayış durumlarına
uygun olması
gerekmektedir.
Anket uygulanırken
belli bir organizasyon
içindeki kişilere
organizasyonla ilgili
sorular yöneltilirse bu
durum ister istemez
cevaplayıcıların
ilgilerinin
organizasyona
yönelmesine ve bir
beklenti içine
girmelerine neden
olacaktır.Bunun tahmin
edilip bir şekilde
önlemlerinin alınması
gerekmektedir.Örneğin,iş
yeri tatmini ile ilgili
olarak yapılan bir anket
çalışmasında, çalışanlar
iş yeri ile ilgili
olumsuzlukların
giderilmesi beklentisine
girecek ve bunlar
giderilmediği takdirde
huzursuzluklar, olumsuz
tutum ve davranışlar
başlayabilecektir.
Anketin uzunluğu
önemli bir konudur.Daha
çok ve ayrıntılı bilgi
toplayabilmek adına uzun
anketler düzenlememek
gerekir.Cevaplandırması
çok zaman alan ve uzun
süren anketler,ankete
katılanları sıkacak ve
ilgilerinin kaybolmasına
neden olacaktır.
Hangi bilgilere
ihtiyaç duyulduğu
belirlenmelidir.Sorular
özelliklerine göre
guruplanmalı,aynı
konudaki sorular bir
araya
getirilmelidir.Böylece
anketi cevaplayan kişi
anketteki düşünceye
uyumda zorluk
çekmeyecektir.genel
nitelikteki sorular önce
özel ve detay
niteliğindeki sorular
sonlara doğru
sorulmalıdır.Örneğin,okuldan
sonra bir işte çalışıyor
musunuz? Sorusu
Çalışmalarınız
derslerinizi etkiliyor
mu? Gibi bir sorudan
önce gelmelidir.Sorular
sistemli hazırlanmalı ve
uzun süre düşünmeyi
gerektirmemelidir.
Anketle beraber bir
mektup ve açıklama
hazırlanmalı;anketin
gönderildiği kimselere
amaç,verilerin nerede
kullanılacağı,neden
böyle bir çalışmaya
ihtiyaç duyulduğu
açıklanmalıdır.
Bir diğer önemli
konuda anketin
sonuçlarını kimin
kullanacağı veya
sonuçların ne tür bir
çalışma için gerekli
olacağı konusudur.Ankete
kimler ihtiyaç
duyuyor?Ne tür bilgilere
ihtiyaç var?Elde
edilecek verilere dayalı
ne tür kararlar
verilecek?Detay bilgiler
mi,yoksa genel bilgiler
mi gerekli?Gibi sorulara
verilecek yanıtlar
anketin ve soruların
şeklini ve kapsamını
belirleyecektir.
Anketi uygulamaktan
sorumlu olacak kişilerin
belirlenmesi
gerekir.Anketi
genellikle birkaç
kişiden oluşan küçük
takımlar tarafından
hazırlanır ve
yönetilir.Anketi
hazırlayan kimselerin
konu ile ilgili az çok
bilgi sahibi
olması,ayrıca planlama
ve istatistik yöntemler
konularında tecrübeli
olmaları oluşabilecek
hataların anında
giderilebilmesine
yardımcı olacaktır.
Ankette
kullanılacak soruların
türlerinin
seçimi,anketin uygulanma
biçimine karar
verilmesi,cevap
formatının seçilmesi
gibi aşamalardan sonra
sıra artık anketin
oluşturulup test
edilmesi ve varsa
aksaklıkların
giderilmesi aşamasına
geçilebilir.
4.2 Anketin Test
edilmesi
Taslak bir
anket hazırlandıktan
sonra anketi
geliştirmek ve muhtemel
hataları giderebilmek
amacıyla anketin test
edilmesi aşamasına
geçilir.Test örnek
guruba dağıtılmadan önce
güvenilirlik ve
geçerliliğinden emin
olmak için yapılır.Test
örnek gurubu temsil eden
daha küçük bir guruba
uygulanır.
Teste katılacak
gurup bir araya
toplanır.Ankete
katılanlardan anketi
aldıkları zaman
değerlendirmelerini,açık
ve anlaşılır olamayan
soruları eksik
başlıkları,tamamlanması
gereken yerleri
belirlemeleri istenir.
Ankete katılacak
kişilerden not almaları
istenir.Bazı kişiler
topluluk içinde rahatça
tenkitte
bulunamazlar.Anket
sonrasında anket
formaları toplanır ve
yorum notları incelenmek
vasıtasıyla eksiklikler
tespit edilmeye
çalışılır.
Zaman etüdü
yapılarak anketin süresi
ölçülür.Buna göre daha
kısamı,yoksa daha uzun
mu olacağına karar
verilir.Genellikle on
beş dakikadan uzun süren
anketler uygun değildir.
Herkes anketi
tamamladıktan sonra
gurupla birlikte anket
beraber
tartışılır.Önemli
konuların anket dışında
kalıp kalmadığına
bakılır.Bazen ilk anda
gözden kaçabilen
aksaklıklar,ilk anda bir
şey ifade etmeyen
bilgiler bu tür bir
yaklaşımla düzeltilme
imkanına kavuşur.
Anket Uygulama
Teknikleri
5.1 Yüz Yüze Anket
Cevaplandıracak kişiyle
bir araya gelerek anket
uygulanır.Çeşitli
faydalarının yanı sıra
bazı dezavantajları da
vardır.
Yüz yüze anket
uygulaması anketin
cevaplanmama oranını
azaltır.Bu teknik
uygulanırken aynı
zamanda bir başka teknik
olan gözlem tekniğinin
uygulanmasına imkan
sağladığından daha fazla
bilgi edinilmesini ve
sağlanan bilgilerinin
doğruluğunun test
edilmesini sağlar.Diğer
yöntemlere göre çok daha
esnektir.Uygulanması
sırsında
cevaplandırıcının
anlayamadığı soruları
sorarak daha doğru ve
tutarlı bilgiler
verilmesini sağlar.
Olumsuz yönlerinden
bir tanesi maliyetinin
oldukça yüksek
olmasıdır.Aynı zamanda
uygulanması uzun bir
zaman gerektirdiğinden
süre açısından geniş bir
zaman dilimi
gerektirir.
Anketin
uygulanması esnasında
görüşmecinin varlığından
dolayı etki etme, tesir
etme,yönlendirmeler
olabilir.Hayali
görüşmeler yapılabilir.Anketörlerin
aldatması
yaşanabilir.Uygun
olmayan cevaplayıcıların
seçilmesinden
kaynaklanan hatalar
yaşanabilir.
5.2 Telefonla
Yapılan Anket
Diğer araçlarla
uygulanan anket
türlerine göre oldukça
ucuz bir
yöntemdir.telefonla
yapılan anketlerde çok
kısa zaman da veri elde
edilebilir.Yönetimi daha
kolay olan bir
yöntemdir.Çok sayıda
Uygulayıcı
gerektirmediği ve fiziki
olarak uzakta
olmadıkları için
herhangi bir hata varsa
müdahale edip düzeltmek
kolaydır.Posta ile
yapılacak bir anket
oranla daha esnek,yüz
yüze uygulanan ankete
oranla daha az esnek bir
yöntemdir.
Ancak telefon ile
yapılan anketlerde
sınırlı sayıda veri elde
edilebilir.Bilgiler daha
kısıtlı
kalabilmektedir.Herkesin
telefonu
bulunmamasından,bulunsa
bile kayıtlarına
ulaşılamamasından dolayı
anket yapılamayabilir.
Bu yöntemle
toplanan bilgilerin
doğruluğunun test
edilmesi
zordur.Telefonda konuşan
kişinin ses tonundan ve
vurgulamalarından yanlış
anlamlar
çıkarılabilir.Ayrıca
şive veya lehçe
farklılıklarından dolayı
yanlışlıklar olabilir.
5.3 Posta Yolu
İle Anket
Posta yolu
ile uygulanan anketlerde
geniş bir coğrafi alanı
kapsayan kişilere çok
ucuz ve az bir zamanda
ulaşmak ve onlardan veri
toplamak mümkündür.Aynı
zamanda çeşitli ve
ayrıntılı konuları
araştırmaya imkan verir.
Anketör veya
mülakatçı olmadan
yapıldığı için bunlardan
kaynaklanacak hataların
payı sıfıra indirgenmiş
olur.
Posta ile yapılacak
anketlerin en olumsuz
tarafı cevaplanma
oranının çok düşük
kalmasıdır.Bu tür düşük
oranlar örneğin ana
kütleyi temsil edebilme
özelliğini azaltır.Bu
nedenle posta yolu ile
anket uygulanırken cevap
vermeyi teşvik etmek
amacıyla başka
yöntemlerle
desteklenmesi
gerekir.Örneğin,belli
aralıklarla telefon
edilerek anket
hatırlatılır ve
cevaplandırılması
istenir.
Postaya veriliş
tarihi not alınarak
cevap gelmemesi
durumunda açıklayıcı bir
mektup yazılarak yeni
bir anket formu
gönderilir.
Diğer yöntemlere
nazaran uzun bir süre
gerektirir.Aynı zamanda
soruların tam olarak
anlaşılıp
anlaşılmadığından emin
olunamaz.
Anket
cevaplandırılsa bile
hedef alınan kişi
tarafından
doldurulduğundan emin
olunamaz.Cevap formu
alındıktan sonra telefon
ile anket hakkında
birkaç soru sorularak bu
durum tespit edilebilir.
Şayet cevaplanma
oranı düşük kalırsa
birim başına düşen
maliyet yükselir.Bu
durumda elde edilmek
istenen bilginin değeri
ile maliyeti arasındaki
fark olumsuz bakımdan
açılabilir.
5.4
İnternet Yolu İle
Anket
1990lı yılların
ikinci yarısından
itibaren hayatımıza
giren internet aracılığı
ile de anket
uygulanmaktadır.Ancak
çok sınırlı sayıda veri
elde edilir.Kullanımı
belirli bir bedel
gerektirdiğinden ve bu
bedel kullanıma bağlı
olarak arttığından
dolayı cevaplandırma
oranı düşük
kalmaktadır.Ancak
belirli bir gelir
gurubuna sahip insanlar
tarafından veya iş
yerlerinde bu tür
çalışmalara zaman
ayırabilecek, eğitim
düzeyi yüksek veya
bilgisayar kullanımını
bilen insanlar
tarafından
cevaplandırılır.Ancak
verilerin
tasnifi,analizi,yorumlanması
ve yayımı çok hızlı
olmaktadır.
Anket Maddelerinin
Hazırlanması
6.1 Soruların
hazırlanması
Daha önce de
değinildiği gibi anket
sorularının hazırlanması
esnasında ne tür bilgi
elde edilmek istendiği
ve kimler tarafından
kullanılacağı önem
taşır.Genel bilgiler
yeterli olacak mı,yoksa
detay bilgilere ihtiyaç
olacak mı?Bunun net
biçimde ortaya konulması
gerekir.Genel
nitelikteki sorular
önce,özel ve detay
nitelikteki sorular daha
sonra sorulmalıdır.
Kişilerin özel
hayatlarına,gelir
durumlarına,dini
inançlarına,politik
tercihlerine ilişkin
sorular rahatsız edici
olabilir ve cevaplanma
şansı azalır.Bu tür
cevaplar mümkünse
doğrudan değil de
dolaylı sorularla
anlaşılmaya
çalışılmalıdır.Örneğin,Geliriniz
ne kadar?gibi bir soru
yerine aylık harcama
tutarları ile ilgili
sorulacak sorular
yoluyla geliri ortaya
çıkarmak daha doğru
sonuçlar vermektedir.
Yapılan
araştırmalarda özellikle
düşük gelir guruplarına
dahil olan kişilerin
gelir durumları ile
ilgili sorulara
yanıltıcı bilgiler
vererek,gelirlerini
olduğundan daha yüksek
gösterme eğilimi içine
girebildiklerini
göstermiştir.
Soruların
özelliklerine ve
türlerine göre ayrılması
ve sistematik olarak
sorulması anketin
düşünme sistemine uyum
sağlamayı kolaylaştırır.
Sorularda yer alan
ifadeler net olmalı ve
kolayca
anlaşılmalıdır.Teknik
terimler,kısaltmalar ve
özel anlamı olan
deyişler yer
almamalıdır.Konuya
mümkün olduğunca çabuk
gelinmeli ankete
katılanların dikkatinin
dağılmasına izin
verilmemelidir.
Her bir soru
maddesi tek bir
fikir,konu ya da olay
üzerinde
durulmalıdır.Bunun
içinya da,veya gibi
bağlaçları kullanmamak
gerekir.İfadeler
yeterince açık
olmalı,herkes tarafından
aynı anlaşılmalı
gerekirse ek açıklamalar
yapılmalıdır.
Doğru cevap
verildiğinden iyice emin
olunmak istenen
soruların sağlaması bir
başka soru ile anketin
başka yerinde
yapılmalıdır.
6.1.1 Kapalı
sonlu sorular
En basit
türdeki kapalı tip
soruEvetveyaHayır
şeklinde
cevaplandırılacak iki
zıt alternatifli
sorulardır.Soru
alternatiflerden birinin
seçimi ile cevaplanmış
olur.
Örneğin,Sizce
tüketicinin korunması
firmaların
görevimidir?İşaretleyiniz.
(x)
Evet
( )
Hayır
Kapalı tipte
sorular,yanlarında
belirli ifadelerin yer
aldığı iki veya daha
fazla alternatifli
sorularda olabilirler.Bu
durumda cevaplayıcı
kendisine en uygun olan
seçeneği
işaretleyecektir.
Örneğin,Evinizin
yiyecek ihtiyacını
genellikle nereden
sağlarsınız?Seçeneklerden
birini işaretleyiniz.
(x)
Mahalle bakkalından
( ) En
yakın süper marketten
( )
Pazardan
Alternatiflerden
sadece birinin
işaretlenmesi
istenebileceği
gibi,birden fazla
alternatifin de
işaretlenmesi
istenebilir.Bu durumda
diğer alternatifler için
de bilgi sahibi olunmuş
olunur.Cevaplayıcı her
iki seçeneği de
işaretlemeyi uygun
görürse bu sefer öncelik
verme sorunu ortaya
çıkacaktır.
Örneğin,Evinizin
yiyecek ihtiyacını
nereden temin
ediyorsunuz?uygun
alternatifleri
işaretleyiniz.
(x)
Mahalle bakkalından
(x) En
yakın süper marketten
( )
Pazardan
Burada görüldüğü
gibi bir öncelik veya
şıklardan hangisine
ağırlık verildiğinin
bilinmemesi,anlaşılamaması
gibi bir durum ortaya
çıkmaktadır.Buna engel
olmak
için,cevaplayıcıdan
alternatifleri önem
sırasına koyması
istenebilir.
Örneğin,Evinizin
yiyecek ihtiyacını
nerelerden temin
ediyorsunuz?Sıralanan
alternatifleri
inceleyerek,şayet birden
fazla yerden alış veriş
yapıyorsanız,tercih
sırasına göre sıralama
yapınız.En fazla alış
veriş yaptığınız yere
1,İkinciye 2,üçüncüye 3
şeklinde değerler
vererek sıralayınız.Hiç
birinden alış veriş
yapmıyorsanız sıralamaya
sokmayınız.
(2)
Mahalle bakkalından
(1)
En yakın süper
marketten
(3)
Pazardan
Görüldüğü gibi bu
tür alternatif
çoğaltması ile daha
ayrıntılı bilgi elde
etmek mümkündür.Ancak
belli bir sayıdan fazla
alternatif olması
durumunda cevaplandırmak
güçleşir.Bu tür
sorularda alternatif
sayısının altı veya
yediden fazla olmaması
önerilir.
Kapalı tipteki
soruların guruplanması
ve tasnifi
kolaydır.Analiz ve
yorumlanması aşamasında
kolaylık sağlar.Ancak
elde edilen veriler
kategorize edildiğinden
sınırlı veri elde
edilir.
6.1.2 Açık Sonlu
Sorular
Cevaplayıcıya bir
soru sorulur ve cevabı
tamamen kendisinin
yazması
istenir.Örneğin,Sizce
iyi bir deterjanın
özellikleri
nelerdir?Lütfen
yazınız.Şeklindeki bir
soru açık uçlu bir
sorudur.Böyle bir soru
geldiğinde cevaplayıcı
düşünecek ve
düşündüklerini yazacak.
Bu tür sorularda
daha ayrıntılı bilgi
edinme imkanı var.Ancak
sınıflandırılması ve
analizi zordur.
İyi bir anket
düzenlemek için iki
türdeki sorulardan
gerektiği ölçüde
yararlanmamız
gerekir.Bazen iki tür
soruyu birleştirerek
kullanabiliriz.Örneğin
kapalı tipte
alternatifleri
belirtir,bir
alternatifin seçilmesi
durumunda nedenlerini
serbestçe belirtmesini
isteyebiliriz.
Bu tür bir
yaklaşımla hem
sınıflandırmada belli
ölçüde kolaylık sağlamış
olur,hem de gerektiğinde
ayrıntılı bilgi
edinebilme imkanı göz
ardı etmemiş
oluruz.Ancak açık uçlu
soruların ve cevapların
yer aldığı anketleri
belli istatistiksel
kategorilere sokmak
oldukça zordur.Verilecek
her değişik cevap türü
ile birlikte yeni bir
guruplama yapma ihtimali
vardır.Bu da
ayrıntılarda boğulma
tehlikesi
yaratabilir.Belli
özelliklerin
incelenmesine yönelik
araştırmalarda amaçtan
uzaklaştırıcı bir etki
yaratabilir.
Sonuçların Değerlemesi
Ve Sunumu
Anket çalışmasının
bitiminde elde edilen
sonuçlar
özetlenmeli,analiz
edilmeli ve
yorumlanmalıdır.Sunum ve
anlaşılmayı
kolaylaştırmak için
verilen cevapların
sınıflandırılması ve bir
araya getirilmesi
gerekecektir.Aynı
kategorideki
cevaplayıcılardan alınan
sonuçlar belli
guruplandırmalara tabi
tutularak cevaplar biraz
daha ayrıntılı hale
getirilebilir.Örneğin,cevaplayıcılar
yaşlarına göre bir
guruplandırmaya tabi
tutulabilirler.
Sonuçların analiz
edilmesinde çok çeşitli
istatistiki yöntemler
kullanılabilir.En basit
olarak frekans dağılımı
yapılarak,cevaplar
guruplarına göre
ayrılır.
En son aşamada
sonuçlar ilgili kişilere
sunulmak veya ait olduğu
çalışmada yerini almak
üzere rapor haline
getirilerek çalışma
tamamlanmış olur.Gereken
yerlerde anket
sonuçlarını grafiklerle
göstermek görsel anlamda
anlaşılmayı
kolaylaştırmak adına baş
vurulabilecek bir yöntem
olabilir.
Kaynaklar
Kitaplar
Dr.Baş Türkan, Anket
Hazırlama Kılavuzu
sistem Yayıncılık
İstanbul-2002
Prof.Dr.Kaptan Saim,
Bilimsel Araştırma ve
İstatistik Teknikleri
Rehber Yayınevi
Ankara-1993
Prof.Dr.Karafakioğlu
Mehmet,Uluslar arası
pazarlama Yönetimi
Filiz Kitabevi
İstanbul-1990
Prof.dr.Kurtuluş Kemal,İşletmelerde
Araştırma Yöntem Bilimiİ.Ü.İşletme
Fakültesi Yayın No :145
İstanbul-1983
Oluç Mehmet Pazarlama
İlkeleri ve Türkiyedeki
UygulamalarıSermet
Matbaası İstanbul-1976
Makaleler
Karafakioğlu Mehmet-Okyay
Engin Anket Sorularının
ÖzellikleriPazarlama
Dergisi Yıl:2 Sayı:3
Mart-1977
I. Giriş: Anket
Araştırmaları
Anket, insanlardan
fikirleri,
duyguları,
sağlıkları,
planları, inançları,
ve sosyal,
eğitimsel, ekonomik
durumları hakkında
bir bilgi toplama
yöntemidir.
İnsanlardan
bilgi toplamaya
yönelik birçok
yöntem vardır. Anket
bunlardan biridir.
Diğer bazı bilgi
kaynakları
şunlardır:
Gözlemler, kişilikle
ilgili testler,
performans, yetenek
veya bilgi testleri,
kişisel dökümanlar,
vs. Bazen, anketler
diğer bilgi
kaynaklarıyla
birlikte kullanılır.
1. Anket Araştırması
Aşamaları
Bütün anketler
sorulardan ve
yönergelerden
oluşur, ve örnekleme
ve dizayn, pilot
çalışma, veri işleme
ve analiz, ve sonuç
raporu bağlamında
anlam kazanırlar.
· Soruların seçimi,
ifadesi, sıralanması
ve cevap tarzları
önemlidir.
· Anketlerde her
zaman yönerge
bulunması gerekir.
· Veriler kimlerden,
ne sıklıkla ve ne
zaman toplanacaktır?
· Pilot çalışma, bir
deneme çalışmasıdır;
kullanılabilir ve
istenilen bilgiyi
sağlayan bir anket
oluşturmayı amaçlar.
· Yüzdelere,
ortalamalara,
gruplar arası
karşılaştırmalara,
değişkenler arası
korelasyonlara,
zaman içindeki
değişimlere
bakılacak mı?
· Rapor
2. Anketin
İçeriğinin
Belirlenmesi
· Veri toplamak
için bir anket
çalışması
yapılmasına karar
verildikten sonra
sıra bu anketin
içeriğinin veya
başlıklarının gözden
geçirilmesine gelir.
Anketin içeriğine
karar verilmesi
anketin sınırlarının
belirlenmesi
demektir.
· Anketin içeriğini
oluşturmak için,
ölçülecek olan
tutumun, inancın,
veya fikrin iyi bir
tanımlaması
yapılmalıdır.
Literatür taraması,
uzmanlara danışma,
kabul edilen bir
bakışın
benimsenmesi, ve
hatta denenmiş bir
anketin uyarlanması;
güvenilir ve geçerli
anketler ancak
soruların
seçilmesinde
kullanılan
tanımlamaların ve
modellerin bir
teoriye ve birikime
dayanmasıyla
sağlanır.
· Hangi bilgilere
ihtiyacınız var?
İhtiyacınızı
duyduğunuz bütün
verileri elde
edebilmek için
"Hangi bilgileri
istiyorum ve bunları
topladığımdan emin
olmalıyım?" sorusu
sorulmalıdır.
· Bunların
hangilerinin
kişilere sorularak
elde edebilebileceği
netleştirilmelidir
(kişilerin
duyarlılıkları,
hatırlama
sorunları...).
· İleride üzerinde
çalışma
yapılamayacak
konularla ilgili
bilgilerin
sorulmaması gerekir;
çünkü anketin
içeriği yanıtlayan
kişilerin
beklentilerini
etkiler.
· Soruların, seçilen
bütün içerik alanını
kapsadığından emin
olunmalıdır.
Anketler kurumların
cevaplandırılmasını
istediği önemli
soruları
cevaplamalıdır.
Dolayısıyla, ilk
önce anket
aracılığıyla ne elde
edilmesi ümit
ediliyor buna
kesinlik
kazandırılmalıdır.
· Elde edilen bilgi
ne kadar spesifik ve
davranış/olay odaklı
olursa o kadar
yararlı olur.
Örneğin; spesifik
olarak nelerden
memnun olunmadığını
bilmek gereklidir.
Ancak bunlar
bilinirse neler
yapılabileceği
belirlenebilir.
Çalışanların
memnuniyetinde /
memnuniyetsizliğinde
spesifik olarak
önemli olan
davranışlar veya
şartlar nelerdir?
Bunları anlamak
geliştirmeye giden
ilk adımdır.
II. Anket
Sorularının
Oluşturulması
a) Anket soru
formatları
1. Kapalı uçlu
sorular
1.1. Avantajları
1.2. Dezavantajları
2. Açık-uçlu sorular
2.1. Avantajları
2.2. Dezavantajları
b) Hangi tür soru
formatını kullanmalı
c) Soru içerikleri
1. Demografik
sorular
2. Olgusal sorular
3. Tutum soruları
d) Soru yazımında
temel kurallar
e) Anket yanıt
formatları
1.
Çoktan-seçmeli yanıt
formatı
1.1. Tekli veya
çoklu seçenekli
yanıtlar
1.2. Kapsamlı ve
birbirini dışlayıcı
yanıtlar
1.3. Özel
alternatifler
2. Evet-Hayır ve
Doğru-Yanlış yanıt
formatı
3. Likert
derecelendirme
ölçeği
f) Yanıtlarda
tarafgirlik
1. Yanıt sıra
etkisi
2. Evet-demecilik
veya Hayır-demecilik
3. Beklentiye göre
yanıt verme
4. Sosyal açıdan
uygun yanıt verme
g) Anket soru sayısı
h) Soruların
sıralanması
1. Soruları
kümeleme veya
dağıtma
2. Soru sıra etkisi
II. Anket
Sorularının
Oluşturulması
Anket sorularının
yazımı anket
sürecinin muhtemelen
en önemli
aşamasıdır. Sorular
anketin yapı
taşlarıdır.
Soruların istenilen
bilgiyi elde
etmedeki performansı
anketin sonuçlarına
diğer bütün anket
süreci aşamalarından
daha fazla etki
eder. Dolayısıyla
anket sorularının
yazımına büyük özen
gösterilmelidir.
a) Anket soru
formatları
Anket soru
formatları iki genel
kategoriye ayrılır:
Kapalı uçlu
sorular ve açık-uçlu
sorular
1. Kapalı uçlu
sorular
Kapalı-uçlu
(veya
yapılandırılmış)
sorular
yanıtlayıcıdan sabit
bir yanıt
seçenekleri setinden
bir seçeneği
seçmelerini ister.
Çoktan-seçmeli,
evet-hayır, ve
numaralı
derecelendirme
ölçeği kapalı uçlu
sorulara örnektir.
1.1. Avantajları
Sağladığı birçok
avantaj bu soru
formatını kurum
anketlerinde oldukça
popüler kılmıştır.
· Yanıtlayıcılar
kapalı-uçlu
soruların
yanıtlanmasını
anlatımsal bir
yanıta göre çok daha
hızlı ve kolay
bulurlar. Bir rakamı
veya bir seçeneği
işaretlemek bir
paragraf yazmaya
göre daha rahattır.
· Kodlanmaları ve
bilgisayara veri
girişlerinin
yapılması bir hayli
sorunsuz olur.
· Kapalı-uçlu
sorular, yanıt
olasılıklarını
anketin amaçlarıyla
ilgili seçeneklerle
sınırlarlar. Herkese
aynı bakış açısını
ileterek
yanıtlayıcıların
soruyu ve olası
yanıtları yorumlama
girişimlerini daha
güvenilir kılarlar.
Ortak bakış
açısından dolayı
anketi
yanılayanların
soruları aynı
şekilde okumuş ve
yorumlamış olmaları
olasılığı çok
büyüktür.
· Kapalı-uçlu
sorular
yanıtlayıcılara
bilgiyi
hafızalarından geri
getirme işlemlerinde
yardımcı olan
ipuçları sağlar.
Verilen yanıt
seçenekleri listesi
yanıtlayıcılara
unutmuş
olabilecekleri
bilgileri
hatırlatır. Örneğin;
"Son bir yıl içinde
şirketin düzenlediği
hangi eğitimlere
katıldınız?" soru
kapalı-uçlu bir soru
olarak verilirse,
şirkette verilmiş
olan eğitim
programlarının bir
listesini
sağlayacak, ve diğer
hallerde
yanıtlayıcıların
hatırlamalarının çok
zor olacağı
bilgileri sunucaktır.
1.2. Dezavantajları
· Kapalı-uçlu
sorulara sıkça
getirilen bir
eleştiri,
yanıtlayıcıları
konuyla ilgili
gerçek duygularını
yansıtmayabilecek
yanıt seçenekleri
arasından bir seçim
yapmaya zorladığı
şeklindedir.
Yanıtlar verilmiş
olan spesifik
seçeneklere bağlı
kalır. Kişileri
gerçek yanıtlarına
en benzeyen sabit
bir yanıtı seçmeye
zorlamak
yanıtlayıcılar
arasında bulunan
ince ama bazen
önemli farklılıkları
her zaman tespit
edemez.
· Kapalı-uçlu
sorular kişileri bir
yanıtları olmadığı
halde, hatta bazen
soruyu anlamadıkları
halde bir yanıt
vermeye iter.
· Bir anketteki
soruların tümü veya
tümüne yakını
kapalı-uçlu ise,
yanıtlayıcılar,
kendi görüşlerini
kendi kelimeleri ile
ifade etmelerine
izin verilmediği
için engellenmiş
hissedebilirler.
2. Açık uçlu sorular
Açık-uçlu
sorular
yanıtlayıcıdan kendi
ifadelerinden oluşan
bir yanıt ister.
Boşlukları doldurma,
kısa cevaplar, ve
makale açık-uçlu
sorulara örnektir.
2.1. Avantajları
· Açık-uçlu
sorulardan elde
eldilen yanıtlar
kapalı-uçlu
sorulardan çıkarılan
kuru sayılara ve
sonuçlara can
katabilirler;
önceden hazırlanmış
yanıtlardan
alınamayacak
bilgileri
sağlayabilirler.
· Madde kullanımı,
çalışan sabotajı
gibi, hassas,
tartışmalı
olabilecek veya tabu
sayılan konularda
bilgi edinmenin daha
iyi bir yolu
olabilirler.
· Açık-uçlu
soruların en büyük
avantajı
yanıtlayıcılara,
önceden hazırlanmış
seçeneklerin etkisi
olmaksızın, kendi
bakış açılarını
kullanarak yanıt
vermelerine izin
vermesidir. Bu
yüzden
yanıtlayıcıların
gerçek görüşlerini
daha yakından
betimleyen yanıtlar
ortaya
çıkarabilirler.
Açık-uçlu sorulara
verilen yanıtlar
yanıtlayıcıların
endişelerinin hem
içeriğini hem bu
içeriğin ne kadar
öncelikli olduğunu
ortaya koyar, daha
derinlikli bilgiler
elde edilmesini
sağlar.
· Açık-uçlu
soruların biraz
gözden kaçan önemli
bir avantajı
yanıtlayıcılara
duygusal açıdan
yüklü konularda
(çalışan sayısında
yapılan azaltmalar,
performans
değerlendirme
sistemi gibi)
duygularını ifade
etmeleri ve
boşaltmaları
imkanını vermesidir.
2.2. Dezavantajları
· Açık-uçlu
sorulardan oluşan
anketlerin bir de
bedeli vardır.
Tamamlanmaları çok
zaman
alabileceğinden
sonlarda bulunan
soruların yorgunluğa
bağlı olarak
yeterince üzerinde
durulmayabilir.
Ayrıca bazı
yanıtlayıcılar
yanıtların
gerektirdiği çabadan
dolayı soruların
bazılarını veya
tümünü yanıtsız
bırakabilir.
· Anket araştırma
grubu açısından en
büyük dezavantaj
verilen yanıtaların
işlenmesi ve analizi
için gereken çaba ve
zamandır.
· Mavi yakalılar
yöneticilere, beyaz
yakalılara, ve daha
eğitimli çalışanlara
göre daha az
kapsamlı yanıtlar
vermektedirler.
Kalitatif bilginin
elde edilmesi için
daha iyi bir yol,
yanıtlayıcılardan,
bir konuyla ilgili
en iyi ve en kötü üç
şeyi belirtmelerini
istemek, veya
belirli kurumsal
sorunların ortaya
çıkmasına neden
olduğunu
düşündükleri üç
önemli noktayı
belirtmelerini
istemek olabilir.
b) Hangi tür soru
formatını
kullanmalı?
Bu durumda, bir
kurum anketinde
hangi tür soru
formatı
kullanılmalıdır? Bir
çözüm, ankete,
kapalı-uçlu sorular
haricinde anketin
sonuna bir veya daha
fazla açık-uçlu soru
eklemek veya
açık-uçlu soru
eklenmeyecekse
anketin sonunda
genel yorumları
soran bir soru
eklemektir (Bu
ankette geçen
konuların dışında
belirtmek
istediğiniz herhangi
bir görüş var mı?
Yanıtınız evetse,
bunları aşağıdaki
boşluğa yazınız).
c) Soru içerikleri
Anket soruları
formatlarına göre
kategorilere
ayrıldıkları gibi
içeriklerine göre de
kategorilere
ayrılabilirler.
Anket soruları
içeriklerine göre üç
genel içerik
kategorisine
ayrılırlar:
Demografik sorular,
olgusal sorular, ve
tutum soruları. Bu
kategorilerin her
biri hem açık-uçlu
sorularda hem
kapalı-uçlu
sorularda
görülebilir.
1. Demografik
sorular
· Demografik
sorular yanıtlayıcı
hakkında betimsel
bilgi sağlarlar.
Kurumsal
anketlerdeki genel
demografik sorular
cinsiyet, yaş,
meslek, ve eğitim
düzeyi hakkındaki
soruları içerir.
· Hangi demografik
bilgilerin
toplanacağına karar
vermek için
araştırma ekibinin
yapmayı
planladıkları
spesifik analizleri
önceden iyice
düşünmesi
gereklidir. Örneğin,
cinsiyet ve yaşa
göre alt-grupların
tutumlarını tespit
etmek isteyen bir
anket bu
değişkenleri
değerlendiren
demografik soruları
içermelidir.
· Özellikle anonim
bir ankette,
gerçekten
gerekenlerin
haricinde demografik
sorular
sorulmamalıdır. Çok
fazla demografik
soru sorulursa
kişiler yanıtlarının
gerçekten anonim
kalıp
kalmayacağından
şüpheye
düşebilirler. Bu tür
şüpheler yanıtların
kalitesini ve
gerçekliğini olumsuz
olarak
etkileyebilir.
2. Olgusal sorular
· Olgusal
sorular davranışsal
bilgiler veya
yanıtlayıcının
yaşantısı dahilinde
olan diğer olaylar
hakkındadır. Bazı
olgusal sorular
bilgi sorar: "Son 10
yılda kaç işe
girdiniz?", "İşe
gidip gelmek için
yolda geçirdiğiniz
zaman haftada kaç
saattir?" veya "Son
bir yıl içinde kaç
gün hastalık izni
aldınız?" Başka
olgusal sorular iş
yeri, iş, veya
kurumla ilgili
bilgiler sorar:
"Çalışma grubunuzda
siz dahil kaç kişi
bulunmaktadır?",
"Son bir yıl içinde
güvenlik eğitimine
katıldınız mı?"
· Olgusal sorularla
ilgili bir sorun
yanıtlayıcılardan
doğru bilgi
almaktaki
zorluklardır. Olay
veya davranış ne
kadar az belirgin ve
ne kadar çok rutinse
doğru hatırlanma
olasılığı o derecede
azalmaktadır.
· Olgusal bilginin
doğru rapor
edilmesini sağlamaya
yönelik bazı
yöntemler vardır:
Yanıtlayıcılara
doğruluğun özellikle
önemli olduğunu
belirtmek,
bilgilerin nasıl
kullanılacağını
açıklamak,
hatırlamaya yardımcı
olacak olay veya
davranış listesi
sağlamak, gönderme
yapılan dönemi yakın
tutmak (son 6 ayda,
gibi), ve
yanıtlayıcılardan
bahsettikleri her
olay veya davranış
için bir tarih
belirtmelerini
istemek.
3. Tutum soruları
· Tutum soruları
yanıtlayıcılara bir
konuya ilişkin
tutumlarını,
görüşlerini,
inançlarını, veya
algılarını sorar.
· Kurum anketlerinde
bu tip sorular çok
popülerdir. Bunun
bir nedeni, tutum
sorularının kurumla
ilgili neredeyse her
sonu hakkında
yazılabilmesidir.
Kurum anketlerine
tutum sorularını
eklemek önemlidir
çünkü böylece
yöneticiler yaygın
herhangi bir olumsuz
algının farkına
varabilirler ve bu
tutumlar olumsuz
davranışlar
(çalışanların işten
ayrılması, işe
gelmemelerin
artması, ve düşük
üretgenlik gibi)
olarak ortaya
çıkmadan önce
düzeltici tedbirler
alabilirler.
d) Soru yazımında
temel kurallar
Anket soruları
yazılırken bazı
temel kurallar takip
edilmelidir. Ancak,
içerikteki
farklılıklar,
anketin amacı,
yanıtlayıcıların
kavrayış düzeyi,
diğer olası etkenler
temel kurallara
istisnalar teşkil
edebilirler. Yine
de, bu kuralların
takip edilmeye
çalışılması daha iyi
düzeyde anket verisi
toplamada büyük
katkı sağlayacaktır.
· Sadece öğrenmek
istediğiniz şeyi
sorun. Soruları
yazarken kendinize
şunu sorun: "Bu
soruya verilecek
yanıtlar öğrenmek
istediğimiz bilgiyi
bize getirecek mi?"
· Sorular yalın,
açık ve mümkün
olduğunca kısa
olsun. Sorular
uzadıkça,
karmaşıklaştıkça
hatırlama sorunları
yanıtları
etkileyecektir.
· Her soruda
yalnızda bir tema
veya fikir bulunsun.
İki ayrı fikri veya
iki ayrı soruyu tek
bir soruda
bileştirmeye
çalışmayın. Bu tip
sorular
birbirleriyle
yakından ilişkili
ögeler (ücret ve
yararlanılan
olanaklar, gibi) söz
konusu olduğunda
ortaya çıkabilir.
Buradaki sorun,
yanıtlayıcıların
ögelerin birine
katılmaları veya
katılmamalarının
diğer öğeyi de
içermesidir.
· Açık olmayan,
anlaşılması zor
sorulardan kaçının.
Anket soruları
yazılırken,
ifadelerin seçimi
bütün
yanıtlayıcıların her
bir soruyu aynı
şekilde
yorumlamalarını
sağlayacak şekilde
yapılmalıdır. Bu
hedefe nadiren
ulaşılsa da takip
edilmeye değer bir
hedeftir.
Yanıtlayıcılar açık
olmayan soruları
kendi anladıkları
şekilde
yanıtlayacakları
için bu soruların
geçerliliğini
etkiler. Örneğin,
"Son bir yıl içinde
işinizde ilaç
kullandınız mı?"
sorusunda "ilaç"
kelimesinin anlamı
açık değildir.
Ayrıca anlaşılması
zor sorular
yanıtlayıcılar için
engelleyici
olabilir. Bu durumda
en etkin çözüm
ön-test çalışması
yapmak ve
yanıtlayıcıların
doğrudan görüşlerini
almaktır.
· Yanıtlayıcılara
uygun bir dil
kullanın.
Yanıtlayıcılara
yabancı olabilecek
kelime ve
terimlerden
kaçınılmalıdır.
· Spesifik olun.
Genel nitelikli
sorulara göre
spesifik bilgiyi
soran sorular, daha
doğru hatırlanır,
tüm yanıtlayıcılarca
benzer şekilde
yorumlanır, ve
gelecekteki
davranışı daha iyi
tahmin eder. Çok
genel sorular, ne
tür bir tedbirle
sorunların
düzeltilebileceği
konusunda bilgi
vermez. Örneğin,
"Şirketinizin sağlık
planlarından ne
kadar memnunsunuz?"
gibi bir soru
değişime gerek olup
olmadığı konusunda
ayrınıtılı bilgi
sağlamamaktadır.
Sağlık planının
değişik yönlerini
derecelendiren bir
seri spesifik soru
sormak daha iyi bir
yoldur.
· Bir cümlede iki
olumsuz ifade
kullanmayın. Böyle
bir soru, yanlış
veya olumsuz bir
şeye katılmamayı
sorar. Örneğin,
"Çalışanların
vardiyalı
çalışmalarına izin
verilmemesine
katılmıyorum" gibi.
Bu tuhaf ve bir çok
hataya yol
açabilecek bir
ifadedir. Hem
anlaşılması zordur
hem de
yanıtlayıcılar bazen
cümlede iki olumsuz
ifade olduğunu
farketmeyebilirler.
· Yönlendirici
sorulardan kaçının.
Yönlendirici
sorular, anket
uygulayıcılarının
kişisel beklentileri
doğrultusunda yanıt
almaya yönelik
sorulardır. Örneğin,
bir eğitim
yöneticisi, yeni bir
yönetim kursundan
sonra hazırladığı
bir ankette eğitime
katılanların olumlu
yanıtlar vermelerini
sağlayacak şekilde
sorular sorabilir:
"Bu kurs sizin iyi
bir yönetimin nasıl
olacağına ilişkin
bilgilerinizi ne
kadar geliştirdi?"
veya "Bu kurstan
edindiğiniz
bilgilerin işinizi
daha iyi yapmanıza
katkısı ne şekilde
olacaktır?" gibi.
Anket ekibine nötr
olarak görünen
sorular içinde
yönlendirici sorular
bulunabilir. Bu
sorulardan
kaçınmanın en etkili
yolları anket ekibi
dışından birinin
anketi incelemesi
veya ön-test
çalışmasıdır.
· Hassas konulara
dikkat edin. Bir
anketin hassas
konular içerip
içermediğini
anlamanın en kesin
yolu ön-test
çalışmasıdır. Alkol,
ilaç kullanımı, işle
ilgili uygunsuz
davranışlar (iş
zamanında bilgisayar
oyunu oynamak,
gibi), yasadışı
davranışlar
(çalışanların
hırsızlık yapması,
gibi) konular çoğu
kişi tarafından
hassas konular
olarak görülür. Eğer
bu konularla ilgili
bilgilere gerek
yoksa bu sorular
ankete
katılmamalıdır;
ancak gerekli ise
soruların
yazılmasında belli
tedbirler
alınmalıdır.
Utandırıcı veya
yasadışı
davranışlarla ilgili
bir soru sorarken
yanıtlayıcıların
davranışı kabul
etmelerini daha az
utandırıcı kılacak
bir girişler
birlikte yazın
soruyu. Örneğin ilaç
kullanımına ilişkin
bir soru:
"İnsanların yasadışı
ilaç kullanmalarının
birçok nedeni
vardır. Geçmiş yıl
içinde işinizde hiç
yasadışı ilaç
kullandınız mı?"
Bir diğer tedbir de
bu soruları anketin
sonlarına doğru
sormaktır.
Hassas konularla
ilgili veri
toplamanın bir yolu
genel çoktan-seçmeli
kategoriler
kullanmaktır.
Örneğin, gelir
miktarıyla ilgili
bir soru sorarken
bir geniş gelir
kategorileri dizisi
kullanmak.
Alınabilecek diğer
tedbirler şöyle
sıralanabilir:
Hassas soruların
niçin sorulduğunu
açıklamak, bu
bilginin nasıl
kullanılacağını
açıklamak, hassas
bilginin tehdit
edici şekilde
kullanılmayacağını
garanti etmek,
soruyu yargı
içermeyecek şekilde
sormak, davranışı
sosyal olarak kabul
edilebilir şekilde
sunmak.
e) Anket yanıt
formatları
Bir kurum
anketinin kalitesi
sorular haricinde,
yanıt seçeneklerinin
nasıl sunulduğu,
soruların sırası, ve
anketin uzunluğu
gibi etkenlere de
bağlıdır.
1. Çoktan-seçmeli
yanıt formatı
Bu yanıt
tipinde,
yanıtlayıcılar bir
seçenekler
listesinden bir veya
birden fazla yanıt
seçerler.
Çoktan-seçmeli yanıt
formatını kullanan
sorular, demografik
soruları (gelir
kategorisi, medeni
durum, gibi), ve
diğer kalitatif
bilgi soran soruları
(iş tipi, çalışılan
departman, gibi)
içerir. Yanıt
seçenekleri tipik
olarak iki ile altı
seçenek arasında
olur.
1.1. Tekli veya
çoklu seçenekli
yanıtlar
Çoktan-seçmeli
sorular genellikle
yanıtlayıcılardan
durumlarını en iyi
betimleyen tek
seçeneği
işaretlemelerini
ister. Daha nadiren
de yanıtlayıcılardan
uygun olan tüm
seçenekleri
işaretlemeleri
istenir.
1.2. Kapsamlı ve
birbirini dışlayıcı
yanıtlar
Çoktan-seçmeli
sorulara yanıt
seçenekleri
geliştirmek diğer
tip anket sorularına
göre daha zordur.
· Bunun birincil
nedeni potansiyel
bütün yanıtları
tespit etmek ve
listelemek
gerekliliğidir.
Bütün olası yanıtlar
seçeneklerde
verilmediğinde soru
yanıtlanmayabilir
veya yanıltıcı bir
yanıt verilebilir.
Dolayısıyla,
seçeneklerin
kapsamlı olması
gereklidir.
· Ayrıca, yanıt
seçenekleri
birbirleriyle
örtüşmemelidir;
birbirlerini
dışlayıcı
olmalıdırlar.
Özellikle, zaman ve
sıklıkla ilgili bir
soru sorarken bu
noktaya çok dikkat
etmek gereklidir.
Örneğin; "Dosya
programı ne sıklıkla
kendini yeniler?"
sorusunun
seçenekleri: "en az
günde bir kere",
"hafta içinde birçok
kere", ve "ay içinde
birçok kere"
olduğunda yanıtlar
birbirlerini
dışlayıcı
olmayacaktır; çünkü
gün seçeneği hafta
seçeneğinin içinde
yer alır ve her
ikisi ay seçeneğinin
içinde yer alır.
1.3. Özel
alternatifler: Diğer
(Lütfen belirtin),
Bilmiyorum, Uygun
değil
Bazen, anket
ekibi bir sorunun
gerekliliğini
hisseder ancak bütün
seçenek listesini
tespit edemez. Bu
durumda açık-uçlu
bir sorudan
kaçınarak şöyle bir
yol tutabilir:
· Tespit edilen
bütün seçenekler
yazılır ve en sona
"Diğer (Lütfen
belirtin)" seçeneği
eklenir. Yanıtlayıcı
seçeneklerin
hiçbirinin kendine
uymadığını görürse,
"Diğer (Lütfen
belirtin)"
seçeneğini işaretler
ve kısa bir
anlatımsal yanıt
yazar. Anket ekibi
bu anlatımsal yanıtı
bilgisayara girmeden
önce kodlamak
durumundadır.
· Bazen de, yanıt
seçeneklerine
"Bilmiyorum"
seçeneği eklenir. Bu
seçeneği eklemenin
avantajı,
yanıtlayıcının
konuya ilişkin
olarak bilgisi veya
konuyla ilgisi
olmadığı durumlarda
bir seçenek
sağlamasıdır.
· Ayrıca, anketin
içeriğine göre,
"Uygun değil"
seçeneği de
eklenebilir.
2. Evet-Hayır ve
Doğru-Yanlış yanıt
formatı
· İkili yanıt
formatı
çoktan-seçmeli yanıt
formatının bir
varyasyonudur.
· İki yanıt
seçeneğine üçüncü
bir "Bilmiyorum"
veya "Uygun değil"
seçeneği
eklenebilir.
· Bu yanıt formatı
daha çok olgusal
nitelikteki verileri
toplamak için
kullanılır. Örneğin:
"Son 12 ay içinde
terfi ettiniz mi?"
· İkili yanıt
formatının
çekiciliği,
kullanım, analiz ve
sunumda getirdiği
yalınlıkta
yatmaktadır.
· Ancak, karmaşık
konuların hassas
ölçümünde ve
yoğunluktaki
farklılıkları tespit
etmekte ikili
seçeneklerde
sorunlar yaşanır. Bu
durumlarda
derecelendirme
ölçeklerini
kullanmak daha doğru
olur.
3. Likert
Derecelendirme
Ölçeği
· Likert
derecelendirme
ölçeği en yaygın
kullanılan yanıt
formatıdır.
· Bu ölçeklerde,
yanıtlayıcılardan
bir konu hakkında ne
kadar olumlu veya ne
kadar olumsuz
hissettiklerini
derecelendirirmeleri
istenir.
· Katılma -
katılmama
seçenekleri birincil
olarak tutumla
ilgili verileri
toplamakta
kullanılsa da,
numaralı
derecelendirmeleri
belirtmek için başka
kelimeler kullanan
Likert ölçekleri
diğer tiplerde
bilgileri
toplayabilmek için
gerekli esneklikleri
sağlar.
· Liket tipi
yanıtlar, birçok
soru için aynı yanıt
seçeneklerinin
kullanılmasından
dolayı
yanıtlayıcıların
kısa bir sürede
büyük miktarda bilgi
aktarmalarını
sağlar.
· Bir derecelendirme
ölçeğinde kaç nokta
bulunmalıdır? Likert
formatı istenilen
sayıda noktadan
oluşabilir ancak
genellikle 5
noktalıdan 11
noktalıya kadar
olanlar
kullanılmaktadır.
Fazla sayıda
noktanın
kullanılması,
yanıtlayıcıların
noktalar arasında
ince ayırımları
yapamamalarından
dolayı ölçmeyi
geliştirmemektedir.
Kaç nokta
kullanılırsa
kullanılsın asıl
önemli olan sayısal
noktalara denk gelen
kelimelerin
yazılmasıdır. Az
sayıda nokta
kullanıldığında
noktalara denk
gelecek kelimelerin
anlamlı olması daha
kolay olacaktır.
· Bir ölçeğin orta
noktası bulunmalı
mıdır? Likert
ölçeklerine ilişkin
bir tartışma, nötr
noktanın veya orta
noktanın bulunup
bulunmaması ile
ilgilir. Orta nokta
genellikle
kullanılır. Bunun üç
nedeni sayılabilir:
(1) Gerçekten nötr
bir tutumu olan
yanıtlayıcıların
durumlarını ifade
edebilemelerini
sağlamak. Orta
noktayı kaldırmak,
yanıtlayıcıları
gerçek duygularını
yansıtmayan
seçenekleri
işaretlemeye iterek
ölçüm hatasına
yolaçar.
(2) Nötr veya
tereddütlü
hissederken bir
görüş belirtmeye
zorlanmayı
yanıtlayıcılar
engelleyici
bulabilirler.
Yanıtlayıcılara
fazla engellenme
yaşatmak anketin
geri dönmemesiyle
sonuçlanabilir.
(3) Anket soruları
veya boyutları için
ortalama puanlar
hesaplanırken bazı
ortalamalar ölçeğin
tam orta noktasında
değerlere sahip
olur. Anket
sorularının
kendilerinde bir
orta nokta yokken
orta noktaya düşen
sonuçlardan
bahsetmek tuhaf
olacaktır.
· Soruların bir
boyut olarak
biraraya
getirilmesi. Bir
ankette belirli bir
niteliği ölçmek için
sadece tek bir
sorunun kullanılması
pek güvenilir
değildir. Tek bir
soru açık
olmayabilir veya
farklı kişiler için
farklı anlamlara
gelebilir. Bundan
dolayı genellikle
anketlerde birçok
soru bir boyut
olarak biraraya
getirilir. Biraraya
getirilmiş maddeler
boyut, indeks, veya
ölçek olarak
adlandırılır. Aynı
boyutun içinde
bulunan sorular
ölçtükleri düşünülen
nitelikle yakından
ilişkili olmalı ve
birbirleriyle
mantıksal olarak
bağlantılı
olmalıdırlar.
Yanıtlayıcının
ilgili boyuttaki
puanı ya o boyutun
bütün sorulardan
aldığı puan
toplamıdır ya da tek
tek maddelerden
aldığı puanların
ortalamasıdır. Bir
boyutu
değerlendirirken tek
soru yerine çok soru
kullanmanın
getireceği dört
avantaj vardır:
(1) Kişinin bir konu
hakkındaki
görüşlerini
çok-sorulu bir boyut
puanıyla tespit
etmek tek-sorulu bir
boyut puanıyla
tespit etmeye göre
daha güvenilirdir.
(2) Tek tek soruları
bir boyuta dahil
etmek her
yanıtlayıcı için bir
boyut puanı elde
edilmesini sağlar.
(3) Yanıtlayıcıların
değerlendirilen
niteliğe ne kadar
sahip oldukları
çok-sorulu bir boyut
puanıyla daha
incelikli olarak
tespit edilir.
(4) "Kötü" bir soru
atılsa bile hala
ilgilenilen niteliği
ölçen bir indeks
elde kalır. Bu
avantajlar bazı
dezavantajları da
getirir. Bazı
nitelikler öyle dar
tanımlanmışlardırki
o boyutlarla ilgili
bir iki sorudan
fazlasını yazmak çok
zor olabilir.
Ayrıca, soru
sayısının artması
yanıtlama süresini
de artırır. Çok
sorulu birçok boyut
çok uzun bir anket
ortaya çıkarabilir.
f) Yanıtlarda
tarafgirlik
Yanıtlayıcıların
kapalı-uçlu sorulara
yanıtlarını
etkileyebilecek
çeşitli
tarafgirlikler
vardır. Yanıt
tarafgirliğini,
sorunun içeriği ne
olursa olsun soruyu
belirli şekillerde
yanıtlama eğilimi
olarak
tanımlayabiliriz. Bu
olgu, bir soruya
verilen bir yanıt,
kısmen veya tamamen,
yanıtlayıcının bir
konu hakkındaki
gerçek
duygularından,
bilgisinden, veya
algılarından çok
yanıtlayıcının veya
anketin dışsal bir
niteliğini
yansıttığında ortaya
çıkar.
1. Yanıt sıra etkisi
Yanıt sıra
etkisi,
yanıtlayıcıların bir
seçenekler
listesinden bir
yanıt
(çoktan-seçmeli,
Evet-Hayır, ve
Doğru-Yanlış)
seçmelerini isteyen
sorularda ortaya
çıkar.
· İki tür yanıt sıra
etkisi vardır:
başta-oluş ve
sonda-oluş.
· Başta-oluş etkisi,
bir listeden ilk
sıralardaki seçeneği
hatırlama ve seçme
eğilimine denir.
· Sonda-oluş etkisi,
son seçeneğin
hatırlanması ve
seçilmesine denir.
· Bu etkileri
azaltmak için şunlar
yapılmalıdır:
(1) Yanıt
seçenekleri listesi
kısa tutulabilir.
(2) Yanıtlayıcının
bir seçeneği
seçmesindense
listedeki her bir
seçenek bir
derecelendirme
ölçeğiyle
değerlendirilebilir.
2. Evet-demecilik
veya Hayır-demecilik
Evet-demecilik
veya
hayır-demecilik,
anket sorularının
içeriği ne olursa
olsun sorulara
katılma veya
katılmama eğilimine
denir.
· Eğer birçok
yanıtlayıcı kronik
evet-diyenlerdense
ve anket soruları
hep olumlu ifade
kullanmışsa
("Emekliliğime değin
bu kurumda çalışmayı
düşünüyorum",
"Amirim bana
performansımla
ilgili bilgi verir"
gibi) çalışan
memnuniyetsizliği
gibi kurum sorunları
yeterince tespit
edilemeyebilir.
· Yanıtlayıcıların
olumsuz ifade
edilmiş sorulara
("Amirim bana
kariyerimle ilgili
olarak nadiren
destek olur" gibi)
sürekli katıldıkları
durum ise anket
ekibini varolandan
daha fazla kurumsal
sorun bulunduğunu
düşünmeye itebilir.
· Bu sorunu çözmeye
yönelik çok
kullanılan bir
teknik belirli bir
anket konu alanını
ölçerken hem olumlu
hem de olumsuz
şekilde ifade
edilmiş soruların
kullanılmasıdır.
Buna
dengelenmiş-ölçek
yaklaşımı denir.
Yanıtlayıcıları
soruları daha
dikkatli okumaya ve
derecelendirme
ölçeğinin her iki
ucunu da kullanmaya
zorlamanın bu sorunu
en aza indireceği
varsayılmaktadır.
· Ancak bu
yaklaşımın doğurduğu
bazı sorunlar
vardır. Olumsuz
olarak ifade edilen
sorular ters genel
puanı hesaplamadan
önce
puanlamalıdırlar
(5-noktalı bir
ölçekte, 1 = 5, 2 =
4). Daha da
önemlisi, olumsuz
ifade edilmiş bir
soruya verilecek
olumsuz bir yanıt o
boyutla ilgili
olumlu ifade edilmiş
bir soruya verilecek
olumlu bir yanıtın
dengi olmayabilir.
Örneğin, "Yaptığım
işin bir anlamı yok"
sorusuna verilecek
olumsuz bir yanıt
yanıtlayıcının
"Yaptığım işin
anlamı var" sorusuna
aynı yoğunlukla
olumlu bir yanıt
vereceği anlamına
gelmez. Son olarak,
yanıtlayıcıların
olumlu ve olumsuz
ifade edilmiş
sorular arasında
gidip gelmeleri kafa
karıştırıcı
olabilir. Bu sorun
eğitim düzeyi yüksek
olan yanıtlayıcılar
söz konusu olduğunda
daha az yaşanır.
3. Beklentiye göre
yanıt verme
Yanıtlayıcılar
anket ekibinin neler
duymak istediğine
ilişkin düşünceleri
doğrultusunda yanıt
verebilirler.
· Eğer
yanıtlayıcılar,
anket ekibinin
onlardan kurumla
ilgili olumlu şeyler
söylemelerini
istediklerine
inanırlarsa kurumla
ilgili sorulara
aşırı olumlu
yanıtlar
verebilirler.
· Bu eğilim, anketin
başlangıcında,
yanıtlayıcılara
onların dürüst ve
doğru yanıtlarına
ihtiyaç duyulduğu ve
doğru veya yanlış
yanıt bulunmadığı
belirtilerek en aza
indirilebilir.
· Sorular
yanıtlayıcıların
hemencecik hangi
yanıtların
beklendiğini veya
istendiğini
belirleyemeyecekleri
şekilde ifade
edilmelidir.
4. Sosyal açıdan
uygun yanıtlar verme
· Anket
yanıtları
yanıtlayıcılar
gerçekten
inandıkları şeyleri
belirtmektense
sosyal açıdan uygun
yanıtları verme
eğilimleri
tarafından
etkilenebilir. Bu
tür bir yanıt
tarafgirliği
içindeki bir
yanıtlayıcı gerçeği
iyi bir izlenim
bırakmak için
farklılaştırmaktadır.
· Sosyal açıdan
uygun yanıtlar
vermeyi etkileyen
durumsal baskıları
azaltmanın bir yolu
talep azaltma
teknilerini
kullanmaktır. Sık
kullanılan talep
azaltma teknikleri
olarak şunlar
sayılabilir:
Yanıtların anonim
tutulacağı veya
sırdaş olarak
korunacağını
vurgulamak, doğru
yanıtlar vermenin
önemini vurgulayan
yönergeler
kullanmak, doğru
veya yanlış yanıt
olmadığını
belirterek anketin
yargılayıcı doğasını
en aza indirmek.
g) Anket soru sayısı
Anketlerde soru
sayısı, sayfa
sayısı, yanıtlama
zamanı açısından bir
ideal ölçü
bulunmamaktadır.
Önemli olan anketin
yapılacağı kurumun
gerçekleridir.
· Anketin amaçları
nelerdir? Eğer çok
sayıda farklı konu
hakkında görüşler
dğerlendirilecekse
veya
yanıtlayıcıların bir
konuya ilişkin
davranışları ve
tutumları hakkında
derinlemesine bilgi
alınacaksa anket
daha uzun olacaktır.
· Şirket ne kadar
harcama yapacak?
Uzun anketler daha
pahalıya
patlayacaktır. Daha
fazla kırtasiye
masrafı olacaktır,
yanıt oranı daha
düşük olacaktır,
kodlanması ve
bilgisayara
girilmesi ve
verilerin analiz
edilmesi daha çok
zaman alacaktır.
Anket iş yerinde
yanıtlanıyorsa bu da
daha fazla iş zamanı
kaybı demektir.
· Soruları kimler
yanıtlayacak? Anketi
şirkette
tamamlayanlar uzun
anketlere daha
tahammüllü
olabilirler. Okuma
veya yazma
alışkanlığı
olmayanlar uzun
anketlere aşırı
dirençli
gösterebilirler.
· Sorular açık-uçlu
mu kapalı uçlu mu?
Açık-uçlu soruların
tamamlanması çok
zaman alır. Aketler
şirkette
yanıtlanacaksa ve
verilen süre yarım
saat veya daha az
ise ankete açık-uçlu
soru katmamak
gerekir.
· Verilere ne kadar
zamanda ihtiyaç
vardır? Verilere
hemen ihtiyaç varsa
anket kısa
tutulmalıdır. Ancak
zaman sorunu yoksa
daha uzun ve
derinlikli anketler
daha uygun olabilir.
· Yorgunluk
sonuçları
etkileyecek midir?
Anketin uzunluğundan
dolayı yanılayıcılar
yorulabilir veya
sıkılabilirler.
· Anket uzunluğunda
sınır nedir? Bir
anket kapsaması
gereken konuları
kapsayacak kadar
uzun olmalıdır. Daha
fazla bilgi elde
etmek için soru
sayısı
artırılmamalıdır.
Her soru anketin
amaçlarıyla uyumlu
olmalıdır.
h) Soruların
sıralanması
1. Soruları kümeleme
veya dağıtma
· Bütün anket
soruları yazıldıktan
sonra sıra bunları
ankette bir sıraya
koymaktadır.
Araştırmacılar, her
bir boyutu oluşturan
soruların birlikte
mi yoksa diğer
boyutları oluşturan
sorularla karışık mı
sunulması gerektiği
konusunda
uzlaşamamışlardır.
· Bazı
araştırmacılar
ölçülen konu
alanları çok
belirgin olmazsa
tarafgirliklerin
kontrol
edilebileceğini
ileri
sürmektedirler.
· Bazı
araştırmacılar da
aynı konuya ilişkin
sorular birarada
olduğunda
yanıtlayıcıların
daha doğru, daha iyi
düşünülmüş yanıtlar
verdiklerini
söylemektedirler.
· Genellikle
ilişkili soruların
birarada toplanması
tercih edilmektedir.
· Anket sorularının
sıralanışı
yanıtlayıcılara
mantıkdışı ve
dağınık görünürse ve
soruları takip
etmekte
zorlanırlarsa bu
engellenme duygusu
yaratabilir.
Örneğin, bir anket
işle ilgili spesifik
niteliklikleri soran
sorularla
başlayabilir,
bunları işle ilgili
genel nitelikleri ve
en son olarak da
işle ilgili genel
değerlendirmeyi
içeren sorular
izleyebilir. Bu
yaklaşım,
yanıtlaycıların
ilgili konuları
zihinlerine
getirmelerine
yardımcı olur ve
genel
değerlendirmeleri
yapmadan önce bütün
ögeleri gözden
geçirme imkanını
verir.
2. Soru sırası
etkileri
· Soruların
sunuluş sırası
yanıtları
etkileyebilir. Bir
sonraki soruya
verilecek yanıt bir
önceki soru
tarafından
etkilendiğinde soru
sıra etkisinden
bahsederiz. Örneğin,
yanıtlayıcılara
anketin başlarında
kişisel, hassas
sorular sorulmuşsa
(ilaç veya alkol
kullanımları var mı,
şirket kurallarını
ihlal ettiler mi,
veya başka bir yerde
iş arıyorlar mı,
gibi) daha sonraki
daha masum sorulara
verecekleri yanıtlar
bu kişisel, hassas
sorulara verecekleri
yanıtlardan
etkilenebilir.
· Bunu azaltmanın
bir yolu, yalın,
tehdit edici
olmayan, olgusal
soruların anketin
başlarında, hassas
soruların da anketin
daha ileri
kısımlarında
sorulmasıdır.
III. Anketin
Güvenililirliği ve
Geçerliliği
a) Güvenilirlik
1. Test-tekrar test
güvenilirliği
2. İçsel tutarlılık
güvenilirliği
3. Yarıya-bölüm
güvenilirliği
4. Yeterli
güvenilirlik
katsayısı
b) Geçerlilik
1. Tahminsel
geçerlilik
2. Eş-zamanlı
geçerlilik
3. İçerik
geçerliliği
4. Yapı geçerliliği
4.1. Faktör analizi
4.2. Madde analizi
III. Anketin
Güvenililirliği ve
Geçerliliği
Yayınlanmış bir
anketi incelerken
sormamız gereken bir
soru vardır: Bu
anketin
güvenilirliği ve
geçerliliği yeterli
düzeyde midir?
Güvenilirlik ne
demektir? Geçerlilik
ne demektir?
a) Güvenilirlik
Güvenililirlik, bir
ölçme aracının, bir
anketin, neyi
ölçüyorsa (iş
tatmini) bunu hep
aynı şekilde
ölçmesini belirtir.
Anket, geçici içsel
şartlardan veya
dışsal şartlardan
etkilenmeden tutarlı
bir şekilde aynı
tespitleri (iş
tatmini düzeyleri)
yapabilmelidir.
Farklı güvenlilirlik
tipleri vardır:
Test-tekrar test
güvenlilirliği,
İçsel tutarlılık
güvenilirliği,
Yarıya-bölüm
güvenilirliği
1. Test-tekrar test
güvenililirliği
Güvenilirliği tespit
etmenin bir yolu,
anketi yanıtlayan
kişinin anket tekrar
uygulandığında
anketi aynı şekilde
yanıtlayıp
yanıtlamadığını
tespit etmektir.
Test-tekrar test
güvenilirliği, bir
anketi aynı gruba
iki ayrı uygulamada
verip sonra bu iki
uygulamada elde
edilen puanların
korelasyonunu
hesaplayarak
bulunur. Eğer
puanlar arasındaki
korelasyon yüksekse
anketin güvenilir
olduğu kabul edilir;
ilk uygulamada
olumlu (veya
olumsuz) tutumları
olan kişiler ikinci
uygulamada da aynı
şekilde olumlu (veya
olumsuz) tutumlara
sahip
görülmüşlerdir.
2. İçsel
tutarlılık
güvenililirliği
İçsel tutarlılık,
anketin ölçtüğünü
varsaydığımız
nitelikleri ölçen
soruların kendi
içlerinde ne kadar
birbirleriyle
ilişkili
olduklarını, ne
kadar homojen bir
soru grubu
oluşturduklarını
tespit eder. İçsel
tutarlılık, alfa
katsayısı (Cronbach
alfası) hesaplanarak
bulunur. Alfa
katsayısı, anketteki
farklı soruların
aynı niteliği
ölçerken
birbirlerini ne
kadar
tamamladıklarını
tespit eder. Bir
ankette alfa
katsayısının
hesaplanabilmesi
için ilgili niteliği
ölçen iki veya daha
fazla sorunun
bulunması
gereklidir. Bir tek
soru alfa katsayının
hesaplanması için
yeterli değildir.
Birbirinden bağımsız
olarak farklı
nitelikleri ölçen
sorulardan oluşan
anketlerde alfa
katsayısı
hesaplanamaz.
3. Yarıya-bölüm
güvenilirliği
Yarıya-bölüm
güvenilirliği, bir
anketi oluşturan
soruların iki ayrı
gruba bölünüp bu iki
ayrı soru grubu
arasındaki
korelasyonun tespit
edilmesini içerir.
Bu yöntemle anketi
oluşturan soruların
hepsinin aynı
niteliği ölçüp
ölçmedikleri test
edilmiş olur. Eğer
iki ayrı soru grubu
arasındaki
korelasyon yüksekse
anketin bütününün
birbiriyle yakından
ilişkili sorulardan
oluştuğu sonucuna
varılır.
4. Yeterli
güvenilirlik
katsayısı
Yeterli bir
güvenilirlik
katsayısı ne
kadardır?
Güvenilirlik
katsayıları .00 ile
1.00 arasında
değişir. Yeterli bir
güvenilirlik
katsayısı anketin
kullanım amacıyla
yakından
ilişkilidir.
Grupları
karşılaştırmak için
(A şirketindeki
çalışanlarla B
şirketindeki
çalışanları
karşılaştırmak gibi)
.50 ve üstündeki bir
güvenilirlik
katsayısı
yeterlidir.
Bireylere ilişkin
kararlar alabilmek
için .90 civarında
bir güvenilirlik
katsayısı
gereklidir.
b) Geçerlilik
Geçerlilik, bir
anketin ölçmeyi
planladığı
nitelikleri
gerçekten ölçüyor
olması anlamına
gelir. Bir anket iş
tatminini ölçtüğünü
iddia ediyorsa bunun
bir yöntemle
ıspatlaması gerekir.
Farklı geçerlilik
tipleri vardır:
Tahminsel
geçerlilik,
Eş-zamanlı
geçerlilik, İçerik
geçerliliği, Yapı
geçerliliği
1. Tahminsel
geçerlilik
Bir ölçme aracının
geçerliliğini ortaya
koymanın yollarından
biri, bu ölçme
aracından alınan
sonuçların bir
bireyin belli bir
görevi yapabilecek
yeteneği olduğunu
veya belli bir
şekilde
davranacağını tahmin
edebileceğini
ıspatlamaktır.
Örneğin, tıp
fakültesi giriş
sınavı sonuçları,
tıp fakültesindeki
performansı doğru
olarak önceden
tahmin etmemize
yardımcı oluyorsa,
tahminsel
geçerliliğe
sahiptir. Bunu
bulmanın yolu,
fakülte giriş
sınavını bütün
öğrecilere uygulamak
ve sonuçların
öğrencilerin
fakültedeki
performans
puanlarıyla
korelasyonuna
bakmaktır. İki puan
grubu arasında
pozitif veya negatif
korelasyon varsa,
ölçme aracının
tahminsel
geçerliliği olduğunu
söyleriz.
2. Eş-zamanlı
geçerlilik
Bir anketin
geçerliliğini o
anketi başka bilinen
ve kabul edilmiş
ölçümlerle
karşılaştırarak
tespit edebiliriz.
Örneğin, yeni bir
matematik tutum
anketinin eş-zamanlı
geçerliliğini, bu
anketi ve bilinen ve
geçerliliği
ıspatlanmış bir
anketi aynı gruba
uygulayıp iki
anketten alınan
sonuçların
korelasyonuna
bakarak ortaya
koyabiliriz. Yeni
anket ile kriter
ölçüt (bilinen
anket) arasında
yüksek bir
korelasyon varsa
yeni anketin
eş-zamanlı
geçerliliğe sahip
olduğunu söyleriz.
Burada en önemli
olan nokta kriter
ölçütün
güvenilirliği ve
geçerliliği
ıspatlanmış bir
ölçüt olmasıdır.
3. İçerik
geçerliliği
Bir anketin
geçerliliği anketi
oluşturan soruların
içeriğinin,
ölçülmesi amaçlanan
nitelikleri doğru
olarak temsil ettiği
ortaya konarak
ıspatlanabilir.
Örneğin, bir politik
bilgiler anketi,
eğer politika
süreçleriyle ilgili
kitaplarda veya
tartışmalarda
kullanılan olguları,
kelimeleri,
fikirleri, ve
teorileri belli bir
düzeyde içeriyorsa
içerik geçerliliğine
sahiptir deriz.
İçerik geçerliliği,
anketin sorularının
anketle ölçmek
istenilen
özelliklere ve
tutumlara ilişkin
temsil edici bir
örneklem oluşturup
oluşturmadıklarını
kişilik, duygular ve
davranışlarla ilgili
teoriler ve o
konuyla ilgili
uzmanların yorumları
vasıtasıyla ortaya
koyarak ıspatlanır.
4. Yapı
geçerliliği
Yapı geçerliliği
anketin ölçtüğünü
iddia ettiği teorik
yapıyı ölçtüğünün
ispatlanmasını
içerir. Yapı
geçerliliğini ortaya
koymanın çeşitli
yolları vardır:
4.1. Faktör
analizi
Faktör analizi ile
anketi oluşturan
soruların kendi
aralarında nasıl
kümelendikleri
tespit edilir.
Bulunan her faktörün
(soru kümesinin) bir
teorik yapıyı temsil
ettiği düşünülür.
4.2. Madde
analizi
Madde analizi ile
anketi oluşturan
soruların anketin
toplam puanına ne
kadar katkıda
bulundukları ve
böylece anketin
bütünüyle ne
derecede ilişkili
oldukları tespit
edilir. Yüksek
ilişkililik ölçülen
teorik yapıyla
bağlantının da
yüksek olduğunu
düşündürür.
IV. Örnekleme
a) Olasılıklı
örnekleme yöntemleri
1. Random örnekleme
2. Katmanlı random
örnekleme
3. Random küme
örnekleme
b) Olasılıklı
olmayan örnekleme
yöntemleri
1. Uygunluğa
göre örnekleme
2. Kartopu örnekleme
3. Kota örnekleme
4. Fokus grupları
5. Uzman panelleri
c) Örneklem
büyüklüğü
d) Yanıt oranı
IV. Örnekleme
Anketi herkese mi
uygulamalısınız
yoksa seçeceğiniz
bir örnekleme mi? Bu
sorunun yanıtı,
sonuçları ne kadar
çabuk elde etmek
istediğinize,
uygulamaya bazı
kişileri veya
grupları katmamanın
bulguların
kalitesini etkileyip
etkilemeyeceğine, ve
finanssal ve teknik
kaynaklarınıza
bağlıdır. Örnekleme
yöntemleri iki ana
kategoriye ayrılır:
Olasılıklı örnekleme
yöntemleri ve
olasılıklı-olmayan
örnekleme
yöntemleri.
a) Olasılıklı
örnekleme yöntemleri
Bir olasılıklı
örneklem nesnel bir
yöntemle seçilir
(bir torbadan random
olarak isim çekmek
gibi), ve bu
yöntemde her bir
kişinin seçilme
şansı
hesaplanabilir.
1. Random
örnekleme
Random örnekleme,
ankete katılması
mümkün herkese eşit
bir seçilme şansı
verir. Ancak bazen
şöyle bir sorunla
karşılaşılabilir.
Örneğin, anket
uygulamak
istediğiniz bir grup
insan var. Random
örnekleme ile,
tamamen şans eseri
olarak, bütün
erkekleri (veya
bütün kadınları)
seçebilirsiniz. Eğer
yarıyarıya bölüm
istiyorsanız, random
örnekleme en iyi yol
olmayabilir.
2. Katmanlı random
örnekleme
Katmanlı random
örnekleme bu sorunu
çözebilir. Bu
yöntemde, bütün grup
birinde erkekler
diğerinde kadınlar
bulunacak şekilde
iki ayrı gruba veya
katmana ayrılır.
Yarıyarıya bölümü
kesin olarak
sağlamak için, her
bir gruptan random
olarak eşit sayıda
kişi seçilir.
3. Random küme
örnekleme
Okullar, bürolar, ve
hastaneler gibi daha
büyük birimleri de
örnekleyebiliriz. Bu
örnekleme birimleri
kümeleri içerir
(öğrenciler,
çalışanlar,
hemşireler,
doktorlar, hastalar
gibi). Dolayısıyla
bu tekniğe random
küme örnekleme
denir. Küme
örnekleminin
uygulanmasının bir
nedeni bu yöntemin
ekonomik olmasıdır.
b) Olasılıklı
olmayan örnekleme
yöntemleri
Olasılıklı-olmayan
örneklemleme
uygunluk temelinde
seçimi içerir.
Anketi doldurmaları
için sadece
ulaşılabilir ve
gönüllü olan
yanıtlayıcıları
seçersiniz.
1. Uygunluğa-göre
örnekleme
Uygunluğa-göre
örneklemede, eğer
anketiniz için
gerekli kriterleri
karşılıyorlarsa
(gerekli yaş veya
okuma düzeyi, belli
bir yerde yaşıyor
olmak, çalışıyor
olmak gibi) ve
anketi yanıtlamaya
gönüllülerse ihtiyaç
duyduğunuzda
ulaşılabilir olan
herkesi seçersiniz.
2. Kartopu
örneklemleri
Daha önceden tespit
edilmiş ve bir
grubun üyesi olan
kişiler aynı gruptan
başkalarını
bulurlar.
3. Kota
örneklemleri
Grup belirli
oranları içerecek
şekilde alt-gruplara
bölünür.
4. Fokus grupları
On ile yirmi kişi
bir araya getirilir
ve eğitimli bir grup
yönlendiricisi bu
kişilerin
görüşlerini tespit
eder.
5. Uzman
panelleri
On ile yirmi kişi,
tartışmalı konularla
ilgili olarak
(sağlık, sosyal
güvence, eğitim
gibi) tavsiyelerde
bulunmaları için
biraraya getirilir
c) Örneklem
büyüklüğü
Bir örneklem ne
kadar büyük
olmalıdır? Göreceli
olarak, daha büyük
örneklemler
örnekleme hatalarını
azaltırlar. İki veya
daha fazla grubun
performanslarını
değerlendirmek
istiyorsanız,
istatistik yöntemler
gruplar arasındaki
farkları (eğer
varsa) tespit
edebilecek
büyüklükte
örneklemleri
seçmenizde yardımcı
olabilir.
d) Yanıt oranı
Örnekleme ile
yakından ilgili bir
konu da yanıt
oranıdır. Yanıt
oranı, yanıtlanmış
anketlerin sayısının
yanıtlanmış olması
gereken anket
sayısına bölümesiyle
bulunur. Örneklem
büyüklüğünü elde
etmeyi garanti etmek
için ihtiyaç duyulan
sayıdan daha fazla
kişiye anket
uygulanmalıdır.
V. Anket Araştırması
Dizaynları
a) Kesitsel dizayn
b) Boylamsal dizayn
1. Trend dizaynı
2. Kohort dizaynı
3. Panel dizaynı
c) Karşılaştırmalı
grup dizaynı
1. Yarı deneysel
dizayn
2. Gerçek deneysel
dizayn
V. Anket Araştırması
Dizaynları
Anket verileri
nesnelerin durumunu
betimlemek,
yaşanılan değişimi
göstermek, ve
karşılaştırmalar
yapmak için
kullanılabilir.
İhtiyaç duyulan
veriyi sağlayacak
tipte bir dizayn
seçilmelidir. Dizayn
anketin uygulandığı
ortamın nasıl
kontrol edildiği
veya düzenlendiğini
belirtir. Kontrol
gücünüz arttıkça
sonuçlarınız
güçlenir. Anket
uygulayıcılarının
üzerinde kontrol
sahibi oldukları
değişkenler
şunlardır:
(1) anketin ne zaman
uygulanacağı;
(2) ne kadar sık
uygulanacağı;
(3) ankete katılacak
grupların sayısı.
Örnekleme yaparken
esas konular,
örneklemin
seçilmesi, yeterli
bir örneklem
büyüklüğü elde
edilmesi ve yanıt
oranı idi. Bir anket
dizaynı yaparken
esas konular,
anketin ne zaman ve
ne kadar sıklıkla ve
hangi gruplara
(grupların nasıl
seçildiğinden veya
büyüklüklerinden
bağımsız olarak)
uygulanacağı
konularıdır.
a) Kesitsel
dizayn
Nesnelerin zamanda
belli bir noktadaki
görünümlerini
sağlar. Belli bir
grup insana veya
kuruma / kurumlara
ilişkin olarak belli
bir dönemde belli
verilerin
toplanmasını içerir.
Seçimden bir ay önce
seçmenlerin
görüşlerini
araştırmak, çeşitli
eğitim programlarına
ilişkin tercihleri
araştırmak gibi.
Kesitsel anketlerin
birçok avantajı
vardır. Durumu
olduğu haliyle
betimlediği için o
duruma ilişkin
yapılabilecek
şeylerin
planlanmasına olanak
sağlar. Elde edilen
sonuçlar istenilen
şekilde değilse
değişim planları
yapılabilir.
Kesitsel anket
araştırmalarının
uygulanması
kolaydır. Ancak,
eğer araştırılan
konu hızlı bir
değişim içindeyse
elde edilen anket
verileri çabucak
eski ve kulanılamaz
hale gelebilir.
b) Boylamsal
dizayn
Veriler belli bir
gruptan belli bir
zaman boyunca
toplanır.
Değişimleri tespit
etmek için
uygulanır.
1. Trend dizaynı
Belli bir grubun
belli bir zaman
boyunca takip
edilmesini içerir.
1998 yılı son sınıf
öğrencilerine, 1999
yılı son sınıf
öğrencilerine, 2000
yılı son sınıf
öğrencilerine aynı
anketin uygulanması
gibi. İlk yılki son
sınıf öğrencileriyle
sonraki yıllardaki
son sınıf
öğrencileri farklı
olacaktır; bu
durumda her yıl
yapılan uygulamadaki
örneklem farklı son
sınıf öğrencilerini
içerecektir.
2. Kohort dizaynı
Belli bir gruba,
belli bir zaman
boyunca anket
uygulanmasını
içerir. Grup
içindeki kişiler
değişebilir. 1998
yılı son sınıf
öğrencilerinden
seçilen bir
örnekleme anketin
uygulanması ve 1999
yılında ve 2000
yılında 1998 yılı
son sınıf
öğrencilerinden
seçilen başka
örneklemlere aynı
anketin uygulanması
gibi. Bu durumda hep
1998 yılı son sınıf
öğrencilerinin
görüşleri
araştırılıyor
olacaktır.
3. Panel dizaynı
Aynı örneklemden
belli bir zaman
boyunca veri
toplanmaını içerir.
1998 yılı son sınıf
öğrencilerinden 100
kişiyi alıp aynı 100
kişiye 1999 yılında
ve 2000 yılında aynı
anketin uygulanması
gibi.
c) Karşılaştırmalı
grup dizaynı
Gruplar arası
farkları tespit
etmek için
uygulanır.
Katılımcılar iki
veya daha çok gruba
ayrılırlar. Klasik
karşılaştırmalı grup
dizaynı bir deneysel
grupla bir placebo
grubunu kaşılaştırır.
Deneysel gruba o
grubun görüşlerine
etkide bulunacağı
düşünülen bir sunum
yapılır, placebo
grubuna ise etkisi
olmayan bir sunum
yapılır. Daha sonra
iki grup belli
görüşler açısından
karşılaştırılır.
Karşılaştırmalı grup
dizaynı
yarı-deneysel dizayn
ve gerçek-deneysel
dizayn olarak ikiye
ayrılabilir.
1. Yarı-deneysel
dizayn
Kişilerin gruplara
ayrılması random bir
şekilde yapılmaz, o
andaki uygunluğa
göre yapılır
(kişilerin deney
ortamına geliş
sıralarına göre
gibi).
2.
Gerçek-deneysel
dizayn
Bu dizayna
randomlaştırılmış
kontrollü dizayn da
denir. Kişiler
gruplardan herhangi
birine random bir
şekilde seçilirler
(bütün kişiler
toplandıktan sonra
herkese her iki
gruba da seçilme
konusunda eşit şans
veren random
yöntemle). Bu dizayn
daha güçlüdür.
Bazen boylamsal
dizayn ile
karşılaştırmalı grup
dizaynı
birleştirilebilir.
Eğer karşılaştırmalı
grup dizaynına
katılan çeşitli
grupların herbiri
belli bir zaman
boyunca tekrar
tekrar ankete tabi
tutulurlarsa, ortaya
çıkan dizayn hem
boylamsal hem
karşılaştırmalı grup
dizaynı olur.
Yarı-deneysel
karşılaştırmalı grup
ve boylamsal
dizaynda, uyguluğuna
göre alınmış
kişilerden oluşan
gruplar belli
aralarla ankete tabi
tutulurlar. Belli
özelliklere sahip
kişiler şans eseri
bir gruba daha fazla
sayıda düşebilirler.
Gerçek-deneysel
karşılaştırmalı grup
ve boylamsal
dizaynda, random
olarak alınmış
kişilerden oluşan
gruplar belli
aralarla ankete tabi
tutulurlar. Bu son
derece güçlü bir
dizayndır. Kişiler
her bir gruba random
olarak alındıkları
için şans etkeninin
gruplara
yapabileceği etki
her grupa eşit
olarak
dağıtılmıştır.
VI. Anket
Verilerinin Analizi
a) Verilerin
incelenmesi ve
temizlenmesi
b) Verilerin ölçüm
düzeyleri
c) Analiz yöntemleri
1. Betimsel
istatistikler
2. Korelasyonlar
3. Farklar
4. Değişimler
d) Uygun analiz
yönteminin seçilmesi
VI. Anket
Verilerinin Analizi
Nihayet sona
yaklaşılmıştır.
Dağıtılan anketler
geri gelmiştir.
Yanıt oranı
yüksektir. Bütün
sorular yanıtlanmış
ve bütün formlar
doldurulmuştur.
Şimdi sıra anket
verilerinin neler
gösterdiğinin
bulunmasındadır.
a) Verilerin
incelenmesi ve
temizlenmesi
Asıl veri analizleri
başlamadan önce
verilerin
incelenmesi ve
temizlenmesi
gerekmektedir. Veri
girişinde yapılmış
olabilecek hataları
tespit etmenin en
pratik yolu her bir
sorunun frekans
tablosunu
çıkarmaktır. Böylece
soruların yanıt
seçenekleri verilen
yanıtların oranı ile
birlikte görülecek
ve yanıt seçenekleri
arasında bulunmayan
ancak hatalı olarak
giriş yapılmış olan
seçenekler tespit
edilebilecek ve
temizlenebilecektir.
Frekanslar kontrol
edilirken her bir
sorunun dağılımını
da incelemek yararlı
olur. Normal
dağılımdan aşırı
sapma gösteren
sorular göz önünde
bulundurulmalıdır;
çünkü, uygulanacak
analizlerin
bazılarında normal
dağılım analizin ön
şartlarındandır.
Bir çözüme
kavuşturulması
gereken diğer bir
sorun eksik
verilerdir. Genel
olarak
önerilebilecek bir
yöntem, eksik
verilerin yerine
boyut ortalamasını
koymaktır.
b) Verilerin
ölçüm düzeyi
Bir anket uygulaması
sonucunda toplanan
veriler değişik
ölçüm
düzeylerindedir.
Ölçüm düzeyleri
nominal, ordinal,
interval, rasyo
olarak dörde
ayrılır. Nominal ve
ordinal veriler için
kategorik veriler,
interval ve rasyo
veriler için sürekli
veriler denilebilir.
Farklı ölçüm
düzeyleri farklı
analiz yöntemlerini
gerektirdiği için
verilerin ölçüm
düzeyinin doğru
olarak tespit
edilmesi son derece
önemlidir.
c) Analiz
yöntemleri
Anket verilerinin
analizinde
kullanılan
yöntemleri dört
başlık altında
toplayabiliriz:
1. Betimsel
istatistikler
Betimsel
istatistikler en çok
kullanılan ve daha
ileri teknikler için
temel teşkil eden
analizlerdir.
Bunlar, frekansları,
oranları
(yüzdeleri), merkezi
yığılım ölçülerini
(ortalama, medyan,
mod), ve dağılım
ölçülerini (ranj,
standart sapma,
varyans) içerir.
2. Korelasyonlar
Korelasyon
değişkenler
arasındaki
ilişkileri ortaya
koyar.
Kategorik verilerin
(nominal veya
ordinal)
korelasyonu,
Spearman rank-order
korelasyon ile
bulunur.
Sürekli verilerin (interval
veya rasyo)
korelasyonu, Pearson
product-moment
korelasyonu ile
bulunur.
3. Farklar
Araştırmaya alınan
gruplardan toplanan
veriler arasında
farklar var mıdır?
Anket sonuçları
arasındaki farkları
tespit etmede
kullanılan analizler
ki-kare, t testleri,
ve varyans analizi (ANOVA)
yöntemlerini içerir.
Bu yöntemler temelde
gruplar arasında
fark olmadığı
hipotezini ileri
sürerler. Bu Null
hipotezidir.
Analizler yapılır ve
belli istatistikler
elde edilir. Bunlara
bakılarak null
hipotezi ya kabul
edilir ya da
reddedilir.
Ki-kare kategorik
verilerle (nominal
veya ordinal)
kullanılır.
Oranların
(yüzdelerin) eşit
olduğu hipotezini
test eder.
T testi sürekli
verilerle (interval
veya rasyo)
kullanılır. İki
grubun ortalamaları
arasındaki herhangi
bir farkın şans
eseri olup
olmadığını test
eder. Her grup en az
20-30 kişiden
oluşmalıdır. Eğer
gruplarda daha az
sayıda kişi varsa
gruplar arası farkı
test etmek için Mann-Whitney
U testi (Wilcoon
rank sum testi de
denir) kullanılır.
Varyans analizi (ANOVA)
sürekli verilerle
kullanılır. İkiden
çok grup olduğunda
grupların
ortalamaları
arasındaki herhangi
bir farkın şans
eseri olup
olmadığını test
eder.
4. Değişimler
Bir grubun zaman
içindeki değişimini
tespit etmek için
kullanılan belirli
analizler yöntemleri
vardır.
Sürekli verilerle
zaman içindeki
değişimleri tespit
etmek için özel t
testi ve ANOVA
biçimleri
kullanılabilir.
Bağımlı t testi (dependent
t test) tek bir grup
içinde zaman 1'den
zaman 2'ye kadar
olan değişimi tespit
eder.
Tekrarlı ANOVA (repeated
measures of ANOVA)
bir veya birden
fazla grupta iki
veya daha fazla
zamandaki
değişimleri tespit
eder.
d) Uygun analiz
yönteminin seçilmesi
Belli bir anket
verisine hangi
analizlerin uygun
olduğu örneklemin
büyüklüğüne, anketin
dizaynına, ve
verilerin niteliğine
(ölçüm düzeyi)
bağlıdır.
Elimizdeki verini
analizi için en iyi
yöntemin hangi
yöntem olduğunu
aşağıdaki yedi
soruya verilecek
cevaplarla
bulunabilir:
1. Kaç kişiye anket
uygulandı?
Bir analiz
stratejisi
belirlenmesinde
örneklem büyüklüğü
önemlidir. Bazı
istatistik
yöntemleri (t
testleri ve ANOVA)
diğer bazı
yöntemlere göre (Mann-Whitney
U) daha büyük
örneklemleri
gerektirir. Şunu
sormalısınız:
Frekans, ortalama,
ve standart sapma
hesaplamalarının
ötesinde analizler
yapabilmek için
yeterli veriye sahip
miyim?
2. Değişkenler arası
ilişkilere mi
bakıyorsunuz?
İki değişken de
sürekli değişken (interval
veya rasyo) ise
aralarındaki ilişki
derecesi Pearson
product-moment
korelasyonuyla
hesaplanabilir. İki
değişken de
kategorik (nominal
veya ordinal) ise
aralarındaki ilişki
derecesi Sperarman
rank-order
korelasyonuyla
hesaplanabilir.
3. Grupları mı
karşılaştıracaksınız?
Grupları
karşılaştıracaksanız
ki-kare (kategorik:
nominal ve ordinal
verilerle), t testi
(denek sayısı 20'nin
altına düştüğünde
Mann-Whitney U
testi), ANOVA
testleri herhangi
bir gözlenen farkın
gerçek etkilerden
dolayı mı yoksa şans
eseri mi ortaya
çıktığını tespit
etmekte
kullanılabilir.
4. Anket tek bir
defalığına mı
uygulandı yoksa
tekrar tekrar
uygulanacak mı?
Bu soru anket
dizaynının kesitsel
mi yoksa boylamsal
mı olduğunu anlamak
içindir.
5. Anket verileri
sayılar ve
yüzderlerden mi
oluşuyor, puanlar ve
ortalamalardan mı
oluşuyor?
Anket verileri
sayılar ve yüzdeler
(kategorik veri)
veya ortalamaların
hesaplanmasına uygun
puanlardan (sürekli
veri) oluşabilir.
Her bir durumda
kullanılacak analiz
teknikleri farklı
olacaktır. Kategorik
veriler (sayılar ve
yüzdeler) ki-kare
testiyle, sürekli
veriler
(ortalamalar) t
testi ve varyans
analizi (ANOVA) ile
karşılaştırılır.
6. Kaç tane
"bağımsız değişken"
ve kaç tane "bağımlı
değişken" sizin
açınızdan önem
taşıyor?
Bağımsız
değişkenler,
tahminde bulunmak
veya bulguları
açıklamak için
kullanılır. Yaş,
cinsiyet, gelir,
kişinin deney veya
kontrol grubunda
bulunması gibi
değişkenleri içerir.
Bağımlı değişkenler,
anketiniz
vasıtasıyla aramakta
olduğunuz şeyleri
içerir: bilgi,
tutum, davranış
gibi.
Örneğin, erkek ve
kadınların iş
tatmini açısından
farklı olup
olmadıklarını
öğrenmek
istiyorsunuz. Burada
bağımsız değişken
cinsiyet (erkek ve
kadın) bağımlı
değişken de iş
tatminidir.
Uygun analiz
yöntemini seçebilmek
için bağımsız
değişkenlerin ve
bağımlı
değişkenlerin
sayısını tespit
etmeniz gereklidir.
7. Veriler üstün
nitelikli mi?
Eğer anket aracı
güvenilir ve geçerli
ise, uygun sayıda
kişiye uygunlandıysa,
ve bilgisayara doğru
olarak girildiyse
veriler üstün
niteliklidir.
Verilerinizin
niteliklerinden
şüphe ediyorsanız
analizleri en yalın
düzeyde tutmanız en
doğru seçenektir.
VII. Sonuçların
Rapor Edilmesi
a) Tablo kullanımı
b) Diagramlar, çubuk
grafikler, çizgi
grafikler
c) Anket
sonuçlarının
yazılması
VII. Sonuçların
Rapor Edilmesi
Anket sonuçları
tablolar, diagramlar,
grafikler
kullanılarak
gösterilebilir.
Kullanılan veriler
ham verilerdir.
a) Tablo
kullanımı
Anket raporlarında
her zaman tablo
bulunur. Tabloların
amacı,
yanıtlayıcıları ve
yanıtları betimlemek
ve varolan
ilişkileri ve
değişimleri
göstermektir.
Bazı tablo hazırlama
kuralları:
1. Tablolar kolonlar
ve sıralar halinde
bulunan sayıları,
yüzdeleri, puanları,
ve istatistik test
sonuçlarını
gösterir. Tablonun
okunabilirliğini
bozmadan kaç kolon
ve sıra
ekleyebileceğinizi
belirleyin.
2. Her tablo üst
tarafında, tablonun
amacını ve içeriğini
özetleyen bir başlık
taşımalıdır.
3. Tablodaki
verilerin kaynağı
çok açık değilse,
tablonun altında
belirtilmelidir.
4. Tablonun
başlığında veya
içerisinde
anlaşılması zor bir
terim
kullandıysanız, bu
terimi tablonun alt
tarafında açıklayın.
Açıklamalara refere
etmek için
küçük-üst-harf
kullanın. Olasılık
düzeylerini asterisk
işaretiyle belirtin.
5. Tablonun
kolonları grup,
anketin uygulanma
zamanları (ilk
uygulanma, bir yıl,
beş yıl sonra) gibi
bağımsız
değişkenleri
göstermelidir.
6. Bir tablo formatı
seçin ve rapor
boyunca aynı tablo
formatını kullanın.
7. Tabloda veriler
belli bir mantık
içerisinde
bulunmalıdır. En sık
görülenden en az
görülene doğru veya
tersi şeklinde. Bu
okuyucunun tabloyu
takip edebilmesini
sağlar.
8. Tabloda örneklem
büyüklüğünü belirtin
ve sayılar,
yüzdeler, ve diğer
istatistiklerin
birbirine
karışmamasına dikkat
edin.
b) Diagramlar, çubuk
grafikler, çizgi
grafikler
Diagramlar her bir
yanıt kategorisinin
oranını bütün olarak
görsel şekilde
göstermekte
kullanılırlar.
Diagramdaki her bir
dilim bir yanıt
kategorisinin
oranına denk gelir.
Bir diagramda dilim
sayısı görüntüyü çok
kalabalıklaştırmamak
için altıyı
geçmemelidir.
Çubuk grafikler
birçok bilginin bir
bakışta özetini
sağladıkları için
anket verilerinin
gösterilmesinde sık
kullanılırlar. Çubuk
grafikleri, her
zaman grafiğin neye
ilişkin olduğunu
belirten bir
başlığı, çubukların
neyi temsil
ettiklerini belirten
ifadeleri
içermelidir. Çubuk
grafikerde görüntü
yanıltıcı
olabileceği için
farkların anlamlı
olup olmadığını
belirten açıklamalar
da yapılmalıdır.
Çizgi grafikler
değişimleri
göstermekte ve
grupları
karşılaştırmakta
kullanılırlar.
Karşılaştırmaları
göstermekte tablolar
ve çubuk grafikler
daha etkili iken,
zaman içindeki
değişimleri
göstermekte çizgi
grafikler daha
etkilidir.
c) Anket
sonuçlarının
yazılması
Bir anket
çalışmasının sonunda
bu çalışmanın
amaçlarını,
yöntemlerini,
sonuçlarını,
tartışmasını ve
tavsiyeleri içeren
bir yazılı rapor
oluşturulur. Bir
anket raporu
aşağıdaki birimleri
içermelidir:
Abstrakt; Özet;
İçindekiler; Tablo
ve şekil listesi;
Terim sözlüğü;
Amaçların veya
hedeflerin
belirtilmesi; Odak
noktaları;
Yöntemler; Sonuçlar;
Tartışma;
Tavsiyeler;
Referanslar; İndeks;
Ekler
Abstrakt: Bir
abstrakt genellikle
200-250 kelimeden
oluşur.
Abstrakt şu formatta
yazılmalıdır:
Amaç:
Araştırma dizaynı:
Anket uygulaması:
Yanıtlayıcılar:
Odak noktası:
Sonuçlar:
Tartışma:
Özet: Özet
raporun bütün ana
bileşenlerinin
(amaçlar, yöntemler,
bulgular) kısaca
anlatılmasını
içerir. Yaklaşık üç
sayfa uzunluğunda
olmalıdır ve beş
dakikada
okunabilmelidir.
Abstakta göre daha
fazla ayrıntıyı
içerebilir. Ayrıca,
bir veya iki önemli
tablo veya şekil
eklenebilir.
İçindekiler:
İçindekiler, raporun
içerdiği bütün ana
kısımları sayfa
numaralarıyla
birlikte
içermelidir.
Tablo ve şekil
listesi: Herbir
tablo ve şekil tam
başlıkları ve
göründükleri sayfa
numaralarıyla
listelenmelidir.
Terimler sözlüğü:
Bütün teknik
terimler,
kısaltmalar, ve açık
olmayan kavramlar
sözlüğe
katılmalıdır.
Amaçların veya
hedeflerin
belirtilmesi:
Raporda anketin
niçin yapıldığı dile
getirilmelidir.
Odak noktaları:
Anketin odaklandığı
ana bağımlı
değişkenler
nelerdir? Bunlar
bilgilerde,
tutumlarda,
davranışta,
sağlıkta, veya yaşam
kalitesinde
değişimler olabilir.
Yöntemler: Neler
yapıldı? Kimlerle?
Harcanan çabaların
sonucu alındı mı? Bu
soruları yanıtlamak
için aşağıdaki
noktalar
tartışılmalıdır:
· Anket tipi
(kişilerin
kendilerinin
doldurdukları anket
veya telefon
mülakatı ile
doldurulan anket,
vs.) ve bu tip bir
anket tipinin
seçilmesinin
getirdiği
kısıtlamalar. Şunu
sorun: Bunun
sonuçlar açısından
anlamı nedir?
· Sorulan anket
soruları (Anketin
bir nüshasını eklere
koyun).
· Anket lojistiği
(Anket hangi
aylarda, ne kadar
bir zamanda, ve ne
sıklıkla uygulandı?
Kimler tarafından
uygulandı?
Uygulamanın kalitesi
nasıl takip edildi?)
Yaşanan
sınırlılıklar /
eksiklikler neler
oldu? (Bunun
sonuçlara etkisi
nasıl olmuş
olabilir?)
· Anketin
oluşturulması
(Soruların nasıl
hazırlandığını,
pilot çalışmanın
nasıl yapıldığını,
ve güvenilirlik ve
geçerlilik
bilgilerini
tartışın). Anketin
oluşturulması
sürecinde yaşanılan
sınırlılıkları /
eksiklikleri dile
getirin.
· Örnekleme ve yanıt
oranı (Anket
uygulaması kimlere
yapıldı? Yanıt oranı
ne kadardı? Teşvik
ediciler kullanıldı
mı?). Sınırlılıkları
/ eksiklikleri
tartışın.
· Anket araştırma
dizaynı. Kullanılan
dizaynı betimleyin
ve bunun
sınırlıklıklarını /
eksikliklerini
tartışın (Bunlar
sonuçları ne kadar
etkilemiş
olabilir?).
· Analiz (Önemli
olan her bir anket
sonucu için
kullanılan analiz
yöntemini
betimleyin).
· Etik
(Yanıtlayıcılar
bilgilendirildiler
mi? Sırdaşlık nasıl
korundu?).
Sonuçlar: Önemli
olan her bir sonuçla
ilgili olarak neler
buldunuz? Bunlar
genellikle
istatistik olarak
verilir.
Tartışma:
Bulgular ne anlama
geliyor?
Tavsiyeler:
Verilere dayanarak
neler tavsiye
ediyorsunuz?
Uyarı: Her durumda
tavsiye
gerekmeyebilir.
Bazen anketi
yaptıranlar sadece
verileri
isteyebilirler.
Referanslar:
Metinde
kullandığınız
referansları
belirtin.
Referansları ya
alfebetik sırada ya
da metinde
göründükleri sırada
yazın.
İndeks:
Raporunuz çok uzunsa
bir indeks eklemeniz
gerekli olabilir.
Ekler:
Raporun metnine
konması fazlalık
olacak olan herşeyi
eklere
koyabilirsiniz. Uzun
bir anket eklere
konmalıdır. Kural
olarak, onbeş veya
daha az sorudan
oluşan anketler
rapor metnine
konabilir.
VIII. Referanslar
Aiken L. R. (1996).
Rating Scales and
Checklists:
Evaluating behavior,
personality, and
attitudes. New York:
John Wiley & Sons,
Inc.
Aiken L. R. (1997).
Questionnaires and
Inventories:
Surveying Opinions
and Assessing
Personality. New
York: John Wiley &
Sons, Inc.
Anastasi, A. (1982)
Psychological
Testing. (5th ed.).
New York: Mac Millan
Publishing Co. Inc.
Barbie E. (1990).
Survey Research
Methods. (2nd ed.)
California:
Wadsworth Publishing
Company
Cronbach L. J.
(1990) Essentials of
Psychological
Testing. (5th ed.).
New York:
HarperCollins
Publishers, Inc.
De Cenzo D. A. &
Robbins S. P.
(1996). Human
Resource Management.
(5th ed.). New York:
John Wiley & Sons,
Inc.
Folkman, J. (1998)
Employee Surveys
That Make a
Difference. Utah:
Executive Excellence
Publishing.
Gupta K. (1999). A
Practical Guide to
Needs Assessment.
San Francisco:
Jossey-Bass/Pfeiffer.
Hutton P. F. (1988).
Survey Research for
Managers. London:
Macmillan Press.
Murphy K. R. &
Davidshofer (1991).
Psychological
Testing: Principles
and Applications.
New Jersey: Prentice-
Hall International,
Inc.
Rea L. M. & Parker
R. A. (1997).
Designing and
Conducting Survey
Research. San
Francisco: Jossey-Bass
Publishers.
Spector, P. E.
(1997). Job
Satisfaction:
Application,
Assessment, Causes,
and Consequences.
London: Sage
Publications
Savaşır, I. & Şahin
N. (Ed.) (1997).
Bilişsel-Davranışçı
Terapilerde
Değerlendirme: Sık
Kullanılan Ölçekler.
Ankara: Türk
Psikologlar Derneği.
|
|