|
|

Kalbimi taşa vurdum.
Sukut dehlizlerinden amansız bir yalnızlığa
açılan kapıyı buldum. Tüm ağırlıklarımı bırakıp,kelebeklere yasladım
kalbimi. Şarkılarda hiç söylenmeyen nakaratların peşine düştüm.
Uyandığımda eskittim zamanı ve aşksızlığı miras aldım firavunlardan.
Kalbimi mağaraya gömdüm...
Kalbimi umuda vurdum. Gökyüzünde gezinen
meleklerin ellerini buldum. Hırçın dalgalara savurdum kendimi.
Şehirlere kol kanat geren kalelere sığındım.
Zamansız vurgunların eşkiyalığı paye biçildi gözlerime. Savaşlardan
kaçtım.Kılıçlardan yoruldum. Yine de inadına yılgın surlara
kızgın yağ oldum..
Kalbimi surlara gömdüm...
Kalbimi aşka vurdum. Seni buldum. Vermeden
almanın anlamına sürüklendim hiçlik boyunca.
Kırıldım...
Kırıldıkça ağladı gözlerim. Ağladıkça ağardı
gözlerim. Sessiz türküler söyledim. Sessiz ve sensiz. Uyuyamadı
gözlerim. Bir kabusa arka çıktı, gidenlerin ardına saldığım
harfler... Bir kabusa arka çıktı, gidenlerin ardına saldığım
harfler. İhanetlere güldüm... Kalbime güldüm…
Kalbimi gözyaşına gömdüm...
Kalbimi gözlerine vurdum. Dertlerime merhem
buldum. Dolaştığım çöllerde kayboldum. Kendimi vahalara savurdum.
Savruldukça yandı dudaklarım. Sana hiç hasret söyleyemedim. Hiç
açamadım kalbime gözlerinin nakşettiklerini. Seni kendim bile
bilmeden sevdim..
Kalbimi sabra gömdüm...
Sevgilim...
Kalbimi sana vurdum...
Ben’i buldum...
Kalbimi sana gömdüm...
Adem Özbay

[email protected]
Webmaster:
N & S |
|