Ayrılık Vakti...
Veda anını yaşamak bir ayrıcalıktır. Oysa
neye uğradığını anlayamadan ayrılmış ne çok
sevdalı vardır. Bahanesi olmaz ayrılıkların,
sözlerin de hiç bir getirisi yoktur belki.
Saniyelere sığdırılmış uzun bakışmalar ve
birkaç damla yaş."Gitmek mi zor kalmak mı?"
deyiminin düğüm doktasını oluşturduğu sahne.
Acılarla kuşatılmış bir şehir ve iki ayrı
kutuplara sürülmüş iki esir.
Aşkta vuslat neden üvey evlat muamelesi
görür hep?Ayrılığın bahanesi yoksa neden
kalan gidenden hesap sorar ve sevgililer
neden hep bir sebep ararlar yok olası
ayrılığa?...
Ayrılık varsa aşkın sonunda bir veda
sahnesi yaşanmalıdır yine de... Bir veda
busesi konmalı ve gözyaşlarıyla
ıslatılmalıdır. Kilitlense de dudaklar,
inadına gözlerle konuşulmalıdır.
Öyle sebepsiz kaybolup gitmekten,
kırkikindilerde kırklara karışır gibi
varlığına en muhtaç anında yokluğa
karışmaktansa. İlk fırtınada terketmektense
gemiyi... Feda edip aşkı, kaçmaktansa
mihnetlerden...
Zor da olsa veda anını yaşamak bir
ayrıcalıktır.
Durma bir şarkı söyle şimdi... Bir şarkı
öğret gitmeden şehrime.Bu şarkıyı söylesin
şehrim ardından,yankılansın gökler,tempo
tutsun ağaçlar.Gitmeden bir şarkı söyle
şehrime ve beni inandırsın gittiğine ve her
şeyin bittiğine... Haydi! Gözlerini ve
sözlerini başka ufuklara çevirmeden bir
şarkı söyle...
Gideceksin vakit ayrılık vakti
Bugün her günden daha uzun sanki
Bitti aşkımız yolun sonundayız
Her şey söylendi sırada susmak var
Bitti aşkımız yolun sonundayız
Her şey yaşandı sırada gitmek var...
Şarkının inadına yolun başında olduğumuzu
fark ediyorum şimdi. Yaşanmamışlıklarla dolu
bir mazi... Ve söylenmemiş ne çok söz
bıraktın ardında. Ne çok sorular bırakarak
gittin cevabını hiç vermeyeceğin. Tam
konuşmaya başlanacak sırada nasıl da ansızın
sustun. Yolun sonu diye durduğun yer yolun
başıydı aslında.Ve bu noktada başlardı
aşklar.Yaşandı sandıklarımız
yaşanmadı,yaşayacaklarımızsa bundan
sonraydı.
O halde susmalı ve razı olmalı kadere.
Tuz basıp yaraya, yok sayarak acıyan
yanlarımızı, kustuğumuz kanın kızılcık
şerbeti olduğuna kendimizi dahi
inandırarak... Binlerce 'gittiğin yerde
mutlu ol' dualarını göğe kanatlandırarak...
Buruk bir tebessümle el sallamalı yare...Ve
devam ettirmeli şarkıyı yarası her dem
kanayan yürekle...
Ardına bakma yolcu
Gece almaya geldi seni benden
Beni bir daha sorma yolcu
Arama gittiğin yerden...