..:: Anasayfaya
Dönüş ::..
Bireysel farklılıkları toplum olarak ne ölçüde
kabul edebiliyoruz? Okul, iş hatta hayatımızın her
alanında karşılaştığımız farklı olduğunu
düşündüğümüz kişilere “sen özelsin, değerlisin”
diyebiliyor muyuz? Gerçi normal olduğunu
düşündüğümüz bireylere özel olduklarını ne ölçüde
söylebildiğimiz şüpheli. Farklı insanlara bakış
açısı toplumlara ve kültürlere göre değişiyor.
Farklı olan kimi zaman dışlanıyor, kimi zaman
örseleniyor, kimi zaman da fark edilmiyor bile.
Kendi içinde “farklı” yı anlayan toplum ona
sağladıkları imkanlarla onları normal bireylerden
çok daha yararlı bireyler haline getiriyor, aksi
durumlarda bu farklılar toplumun kanayan yarası
haline gelebiliyor.
Peki kimdir bu “farklı”lar? Herhangi bir zihinsel,
yada bedensel özrü olanlar, bazı fizyolojik
hastalılara sahip olup bunlarla yaşamak zorunda
kalanlar, bazı ruhsal hastalıklara sahip olanlar
ve daha bir çoğu. Bu farklılardan bir grubu var
ki, onların özel bir yeri var işte bizimde konumuz
onlar. Bu gruba ait bireyler kimi zaman yanlış
anlaşılabiliyorlar ve hak ettikleri değeri
bulamayabiliyorlar. Bazen içe kapanık, bazen
uyumsuz, bazen yaramaz, bazen tembel, bazen zor,
bazen komik, bazen kavgacı, bazen tuhaf
olabiliyorlar. Onlara verilen bu etiketlere şöyle
bir bakıldığında, neden içe kapanık, neden tuhaf,
neden yaramaz, neden tembel olduklarının aslında
hiç anlaşılmadığı ve onların özüne inilemediği
görülmektedir. Tuhaf çünkü bir çoğuna aykırı gelen
zengin bir düş gücü var, tembel çünkü
diğerlerinden hızlı öğreniyor buda onu sıkıyor ve
ilgisinin kaybolmasına yol açıyor. Uyumsuz çünkü
bir takım becerileri aynı yaş grubundaki diğer
bireylere göre daha ileri. Onlara verilen bir
diğer etikette “üstün zekalılık”. Gerçi bu ifade
eski yaklaşımlara göre doğru, ama günümüzdeki
yaklaşımlara göre pek de doğru olduğu söylenemez.
Eskiden bireyin sütün zekalı denilmesine yapılan
zeka testlerinden alınan sonuçlar yeterli
oluyordu. Ancak günümüzde artık zeka testlerinin
bu konuda tek başına yeterli olamadığı
düşünülmektedir. Yazının bundan sonraki bölümünde
biz bu farklıları özel yetenekli kişiler olarak
adlandırmayı tercih ediyoruz. Onlara özellikle
üstün yetenekli, ileri zekalı, üstün zekalı demek
hem onlara hem de diğerlerine haksızlık olur.
Amaç, bireyleri sınıflandırmak değil, toplumun
farklılarından yalnızca biri olan özel
yeteneklileri biraz daha yakında tanımak,
değerlerini anlamak, ve onları belli şeyler içine
hapsederek kaybetmemek. Çünkü bu değerlere
gereksinimimiz var ve toplum olarak onları kazanıp
yada kaybetmemek bizim ellerimizde.