..:: Anasayfaya
Dönüş ::..
GENÇLİK ÇAĞINDA CİNSEL GELİŞME
Ergenlik kızlara genç kızlık erkeklere erişkin
olarak yeni bir görünüm kazandırır. Buna koşut
olarak hormonların çalışmasıyla erişkine özgü
duyular belirir. Ergen bu yeni güçlü ve değişik
duygularla tanışmak ve onlara uyum sağlamak hatta
gerektiğinde kontrol altına almak zorundadır. Bu
ise kendi kendine olmaz. Gençten gence göre
değişiklik gösteren bir bocalama evresi geçer. İlk
ıslak düşünü yaşayan bir erkek ergen bundan
şaşkınlıkla karışık bir haz duyar. Bu yoğun ve
yabancı duygular onu allak bullak eder. Cinsel
organıyla oynayarak bu hazzı yineler. Ama buna
rağmen yasak ayıp günah işlemiş gibi suçluluk
duyar. Kendini kirli ve bayağı bulur.
Dinsel eğitimin ağır bastığı yörelerde gençlere
cinsel öz duyumun yada elle doyumun büyük bir
günah olduğu aşılanır. Genç bir süre bu büyük
günahı işlemeyeceğinde dair kendi kendine söz
verir.
Genç kızlar genellikle öz duyuma erkeklerden daha
seyrek olarak başvururlar. Ve daha büyük bir
suçluluk duygusuna kapılırlar. Kızlara cinsel
dürtüleri bastırmaları doğrudan yada dolaylı
yoldan öğretilmiştir. İlk aybaşı kanaması çoğu
genç kızı ansızın yakalar. Özellikle bunun
anlamını bilmeyen kızlarda şaşkınlık ve korku
büyük olur. Anneler kızlara yeterli bilgi vermişse
tepkileri daha normal olur. Ergenliğe beklenmedik
bir şekilde hızlı giren kızlarda ilk aybaşı
kanaması daha çok tedirginlik ve bocalama yaratır.
Kimi genç kızlar bedenlerindeki değişimleri bir
türlü benimseyemezler. Ergenliğin getirdiği yoğun
duygulardan çok fazla tedirgin olurlar. Ruhsal
olgunluğu geciken kızların çocukluktan ergenliğe
geçişleri hep daha zor olmuştur. Sek sek oynayan
bir kızın ansızın kendini bir kadın olarak
kabullenmesi kolay değildir. Yemek yemeyerek
çocukluktan kadınlığa geçişini yavaşlatmaya
çalışanlar da az değildir. Hatta kimi kızlar çok
yemek yeme sonucu gebe kalındığına bile inanırlar.
Ve bunun gibi düşünceler sonucu genç kız yemeden
içmeden kesilir bir deri bir kemik kalır. Tıp
dilindeki bu ruhsal iştahsızlığın adı anorexia
nervosa dır. Oldukça ağır bir hastalığın
belirtisidir. Yoğun bir tedavi gerektirir. Başka
bir değişle bu olay genç kızın cinsel kimliğini
yadsımasıdır.
Cinsel kimliğin yadsımasının pek çok nedenleri
vardır. Basit bir örnek vermek gerekecek olursa,
annesini sürekli mutsuz gören bir kızın kadınlığın
acı çekme ve ezilme olduğu sonucunu çıkaracak ve
doğal olarak evlilikten ve çocuk yapmaktan
korkacaktır. Genç kızlığa girişini sevinilecek
değil mutsuzluğa girişinin bir başlangıcı
sayacaktır.
Gençler cinsel bilgilerin çoğunu arkadaş
çevrelerinden alır. Açık saçık dergiler elden ele
dolaşır yalan yanlış yorumlar yapılır.
Birbirlerine duydukları cinsel fıkraları ve
öyküleri anlatırlar.
Bu gibi durumlarda pek çok aile bilgilendirme
yerine öğüt vermeyi tercih ederler. Bu son derece
yanlıştır. Aileler çocuklarıyla bu gibi durumlarda
gerçekten ciddi bir diyalog içerisine girmeli ve
yardımcı olmalıdır.