..:: Anasayfaya
Dönüş ::..
13- Bilinçaltı hiç tatile çıkmaz 7 gün 24 saat
mesai yapar.
14- Bilinçaltı zaman mefhumuna bağlı
değildir.Şöyle bir örnek ile açıklamaya çalışayım
:Ölüm tehlikesi ile karşı karşıya kalan
insanlar yaşamım bir saniyede bir film şeridi gibi
gözlerimin önünden geçti derler.Bir saniyede
yaşanmış bir hayatın imgeleri (belki de resimleri)
tekrar nasıl insanın gözlerinin önünden
geçebilmektedir ?
Çünkü yaşadığımız her şey bilinçaltında öz ve
konsantre bir halde bulunmaktadır.Yani
bilinçaltımız yaşadığımız
her şeyi bir zip dosyası haline getirmekte.Bu son
derece sıkıştırılmış veya özetlenmiş dosyanın da
tekrar
gösterilmesi kolay olmaktadır.Bilincin ve
bilinçaltının düşünme hızlarını karşılaştırmak at
arabası ile bir roketin
veya füzenin hızını karşılaştırmaya
benzer.Bilinçaltı bir roket gibi hızlı düşünür
adeta.Çünkü bilinç düşünürken
egonun ve süper egonun engellemeleri ile
karşılaşır.Bu engellemeyi de sürtünme kuvvetine
benzetebiliriz.
Bilinçaltı için böyle bir engel (sürtünme kuvveti)
söz konusu olmadığı için hızlı düşünür.Sonuç
olarak belki de
en gelişmiş bilgisayarlardan daha hızlı düşünen
bir beyin hepimizin içinde bulunmaktadır.Önemli
olanda bu kuvveti tanıyıp yararlanmasını
bilmektir.Bilinçaltı şimdiyi yaşarken aynı zamanda
geçmişi de yaşayabilir.Bilinçaltı zaman mefhumuna
bağlı olmadığını gösteren başka bir delilde :
bilinçaltının saniyenin 24 te birinde meydana
gelen imgeleri dahi tanıyabilmesi ve verilen
talimatlara uymasıdır.(Subliminal Perception)
15- Bir bilinçaltı içerik başka bir bilinçaltı
içeriği , bilinçaltı olamayan içeriklere göre daha
kolay çağrıştırır.
17- Tüm psikolojik sorunlar zihnin bilinçaltı
tabakasında oluşur veya ilk kaynakları
bilinçaltıdır.Bundan dolayı kişinin kendi kendine
yaptığı bilinçli çabalar genellikle sorunları
çözmekte yetersiz kalır.
18- Her şeyi abartmak bilinçaltının doğasında
vardır.
19- Benliğin kendilik değeri (self esteem) tehdit
altında bulunduğu durumlarda bilinçaltı kendilik
değerini arttırmak
yerine başkalarını değersiz kılıcı duygu düşünce
ve davranışlara yönelebilir.
20 -İntikamcıdır.Kişiye karşı yapılan kötülükleri
asla unutmaz,biriktirir.Bu birikenler hiç
beklenmedik bir anda
bardağımızın artık taşması ile ortaya çıkabilir.
Eğer bilinçaltının böyle bir fonksiyonu olmasa idi
bizim için hiç
iyi olmazdı.Sosyal ortamlarda kavga gürültü eksik
olmazdı.
21- Bilinçaltı her zaman sorun üretmez zaman
zaman çözümde üretir.Önemli olan ona
ulaşabilmeniz; yani
içselleşebilmenizdir.Ve bilinçaltının hali hazırda
ürettiği içimizde (özümüzde,bilinçaltımızda) zaten
var olan çözümlerin hayata geçirilmesi
yani, sorunlarımızın çözümlenmesi daha kolay
olmaktadır.
22- Bilinçaltı sorunlarımızı baskıladığı gibi aynı
zamanda çözümlerini de baskılar. Çünkü bilinçaltı
hassas ayrımlar yapmakta bazen
zorlanır.Kurunun yanında yaş da yanar sözünde
olduğu gibi.Bir örnek:Bir insan için babasının
ölümü ile sevgilisinin kendisini terk etmesi
bilinçaltında aynı anlama gelebilir,çünkü ikisinde
de sevdiği biri kendisini terk ediyordur.Bu aynı
anlamlılıktan dolayı bağımsız iki ayrı olaya
tepkiler benzer olur.
23- Bilinçaltı korkularımız bizi harekete geçiren
temel neden olabilir.Örneğin kaybetmekten korkan
biri çok para kazanmaya işinde çok
başarılı olmaya kendini adayabilir.
25- Bilinçaltınıza ne ekilirse onu
biçersiniz.Geçmişimiz de özellikle çocukluğumuzda
çevremiz bize nasıl davranmışsa bu
tutumları bilinçaltı benimseyerek kişi
kendisine ve çevresine aynı tutumları
yansıtma eğilimindedir.Bilinçaltı
kendini nasıl algılıyorsa davranışlarımızda bu
algılar doğrultusunda
belirlenir.Bilinçaltı algılar
hipnoterapi ile değiştirildiğinde istenmeyen
davranışlarda değişir.Yani bilinçaltınız ne
ise davranışlarınızda o olma
eğilimindedir.Yaşam olayları karşısında
edindiğiniz tutumlarınızda bilinçaltı
içeriği oluşturur.
25- Bilinçaltı yaşamın anlamını yitirdiğini
hissediyorsa bu durum önemli psikolojik
hastalıklara ve yaşam sorunlarına yol açabildiği
gibi ; ağır yaşam sorunları da bilinçaltında
kişinin yaşamını anlamsız hale getirebilir.
26- Bilinçaltı bazı olumsuz şartlar ve duygular
tarafından sıkıştırıldığında veya aşırı
yüklendiğinde genellikle
a-) Yüzeye en yakın bilinçaltı içerik bilinçte
belirebilir.Veya bu içerik bilinçaltında (tıpkı
bir fay hattının harekete
geçmesi gibi) harekete geçebilir.
b-) O anda bilinçaltında gündemde olan duyguya
(bilinçaltı içeriğe) en yakın anlamı ve önemi olan
duygu da harekete geçbilir.Tıpkı harekete geçen
bir fay hattının komşu fay hatlarını
etkileyebilmesi gibi.Örneğin titiz ve dikkatli
bir arkadaşımın zor bir işle karşılaştığında ve
daha fazla dikkatli olmaya kendini zorladığında
birden bire hiç alakası yokken içinden temizlik
yapma isteği geçmesi ve normalde temizlemediği
şeyleri temizlemeye başlaması dikkatimi
çekmişti.Belki de temizlik duygusu ve dikkatli
olma ihtiyacı beyinde ya aynı yerlerde yada
birbirine komşu.Komşuda pişer bize de düşer
prensibi sanırım beyinde de geçerli. Dikkat
edilirse Obsesif Kompulsiflerde aşırı dikkatlilik
ve aşırı temizlik gibi davranışlar genellikle
birlikte görülür.Nedensiz yere sık sık bir arada
görülen ayrı ayrı tüm diğer davranışlarında bu
şekilde açıklanabileceğini düşünüyorum.Ancak bu
durum her insanda gerçekleşmeyebilir.
Bir kişinin bilinçaltının içeriğinin bir öğesi
başka bir öğe ile çok rahatlıkla yer
değiştirebilir,ve ayrı öğeler aynı
anlamları taşıyabilir.Şöyle bir örnekle sanırım
daha iyi açıklayabilirim.Örneğin bilinçaltında
sinirli ve titiz bir kişiliğe
sahip bir danışanımın sinir ve gerginliğini
hipnotik telkinlerle kontrol etmeye
çalışmıştım.Telkinlerle
sinirliliğin önüne set çekmiştik ancak bu sefer
danışanımda titizlik ve dikkatlilik kendisini
rahatsız edecek derecede
artmıştı.Bilinçaltında ki sinirlilik öğesi
telkinlerle baskılanınca yerine ona en yakın öğe
olan titizlik ve dikkatlilik
gündeme geliyordu.İlerleyen seanslarda bu
danışanımda titizlik ve dikkatliliği meydana
getiren unsurlar üzerinde durduk.Bu
danışanım elektrik teknisyeni idi ve işi gereği
her gün elektrik direklerine
tırmanıyordu.Dikkatsizlik yüzünden bir arkadaşını
ve meslektaşını iş kazasında kaybetmişti.Bunlardan
dolayı hipnotik telkinler her
sorunu çözen mucizevi silah olarak
görülmemelidir.Hipnozun amacı kişinin bilinçaltı
ile empati kurmak olmalıdır.
27- Bilinçaltı kişilik özelliklerini dengelemeye
çalışır.Örneğin jung "Bilinç dışa dönük olduğu
zaman,bilinçdışı içe dönüktür,bilinç içe
dönükse,bilinçdışı dışa dönüktür."der.Benzer bir
şekilde hipnoz seansları sırasında ağlayan
danışanlarımın hemen seans sonrasında kendilerini
çok mutlu hissetmeleri bilinçaltının bu dengeleme
özelliğinden kaynaklanmaktadır.Yani seans hipnoz
seansı sırasında danışanlar ne kadar ağlarsa
hipnozdan sonra o kadar gülerler.Hipnoz esnasında
neşeli olanlar ise hipnozdan sonra biraz
huzursuzluk hissettiklerini söylerler.Her iki
sonuçta kısa süre sonra ortadan
kalkar.Bilinçaltının bu dengeleyici mekanizması
sayesinde hipnoz esnasında açığa çıkan duygusal
içeriğin tam tersi hipnozdan hemen sonra açığa
çıkar.
28- Bilinçaltında bir olayın sonuçları aynı
olayın nedenlerini oluşturabilir.
29- Bilinçaltı insan ne isterse insana onu
verir.Yalnız bilinçaltı çok istediğimiz veya hiç
istemediğimiz şeyleri yani üzerinde
iyi konsantre olduğumuz şeyleri daha çabuk
verir.Bundan dolayı Hipnoterapistin danışana iyiyi
istemesini öğretmesi demek danışanın istediğine
ulaşması demektir.
30- Bilinçaltında yaşadığımız olayların özsel ve
içsel yanı kayıtlıdır.Bu konuya elle tutulur bir
örnek vermem gerekirse:Erkek arkadaşından "Seninle
evlenmekten korktuğum için senden ayrılmak
zorundayım" sözünü duyan genç kız o an başından
kaynar sular dökülmüş gibi hisseder.Ve o gece
rüyasında kendisini hamamda görmüştür.Kaba saba
erkekler başından kaynar sular dökmeye
çalışmaktadır.Görüldüğü gibi olayın hissi (kaynar
sular dökülmüş gibi hissetteme) bilinçaltında
kalmıştır.Rüyada ki diğer detaylar rüya sahibi
tarafından anlamlandırılamamaktadır.Bu rüyanın
detayları rüyaların anlamları sayfamda "hamam"
rüyasındadır.
31- Bilinçaltı iyi kullanıldığında mükemmel bir
içsel doktor olur.Bu durumu sayın dostum Dr.Murat
Ulusoy'un cümleleri çok güzel ifade etmektedir :
"Aslında herşey o kutucukta (bilinçaltı)
saklı...Sorunları oluşturan bilinç, problemleri
aşamayan yine o ! Oysa insanların yaşamlarının 1/3
ü uykuda geçiyor..Neden diye sormak lazım...3 gün
uykusuz ve rüyasız bırakılan insan psikoza
giriyor, halusinasyonlar görüyor. Rüyaların yani
bilinçaltının onarıcı özelliği var. Yeter ki
problemi çözmek için bilinçaltını aktive edelim, o
her şeyi üstleniyor, başarıda bize kalıyor..."
Bilinçaltı duygularımız kendimizden gizli midir ?
Bilinçaltındaki duyguların mutlaka kişinin
kendisinden gizli olması gerekmez. Bilinçaltı
attığımız her adımda muhakkak rolü olan
yoğunlaştırılmış duygu,düşünce ve
davranışlarımızın depolandığı yerdir. Nasıl ki
önemli eşyalarımızı çalışma masasında bırakmayıp
çekmeceye kilitliyorsak, beyinde aynı şekilde
diğerlerinden daha önemli duygu düşünce ve
davranışları bilinçaltında tutmaktadır ( sadece
bastırılmış istekleri değil ). Çekmecemize
koyduğumuz eşyalarımızı unutmamışsak bizim için
nasıl gizli değilse, bilinçaltımızın içeriği de
bizden genellikle gizli değildir. Sadece
bilinçaltı duyguların diğer duygulara göre
önemleri ve kaydedilme yerleri farklıdır. Ancak
bilinçaltı kendi içeriği hakkında etrafa doğrudan
bilgi vermektense şifrelenmiş veya sembolize
edilmiş dolayısı ile gizlenmiş bilgiler ve
mesajlar gönderebilir. Sonuç olarak bilinçaltının
içeriği kişinin kendisinden genellikle gizli
değildir. Çünkü onları bastıran gündemden
uzaklaştıran da kişinin kendisidir ancak, bu
içerik çevreye anlatılırken sansüre uğratılabilir.
Bilinçaltında yeni,bilinmeyen bir şey yoktur.Kendi
yaratılışımızın alt katıdır onda karşılaştığımız.Jıng
bu konuda şöyle der. " kişisel bilinçaltının
içerikleri kimi durumlarda düpedüz biliçli (herşeyden
haberiniz vardır) kimi durumlarda ve kimi
zamanlarda ise biliçsiz.
Sonraki Sayfa >>>