DELİ KUŞ
Deli kuş bilir misin nedir?
Türküler kadar sevdalanmak
Duyabilmek yüreğinde
Bir depremin uğultusunu
Suya düşen bir karanfilse yüreğin
Bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm
Vursun seni o taştan bu taşa
O çağlayandan bu çağlayana sürüklesin
Kavgadan uzak kalmışsan
Sevdadan da uzaksın demektir
Devinmez yüreğinin magması
Çatlamaz sabrın kara taşı unutma
AHMET TELLİ |
ŞİİRDE
SEVDİM KAVGAYI
Önce
şiirde sevdim kavgayı
Özgürlüğü kelime kelime şiirde
Mısra mısra sevdim yaşamayı
Öfkeyi de sevinci de
Senin ışıklı günlerin
Benim iyimser dostlarım
Hepsi hepsi şiirde
Ne varsa yitirdiğim
Bütün bulduklarım şiirde
Kafiyeden önce gelen
Sevgilerimiz mi sade
Sürgün de var
Hapis de
RIFAT ILGAZ
|
YOKLUĞUNDAKİ
SEN
Yine yalnız değilim her zamanki gibi
Bu Uzakdoğu gecesinde yokluğunlayım,
Aramızda yirmibeşbin kilometre
Sen kıştasın ben yazdayım
Sen bir yarısında dünyanın
Ben öte yarısındayım
Yine de bırakmıyor ellerimi yokluğun
Daha da bir gönlümcesin
Varlığından bin kat güzel
O yalımsal çıplaklığın yalaz yalaz
Ve en gizlerden konuşurken ellerin
İçimden gelmiyor mektup yazmak demeden
Sevişiyoruz yirmibeşbin kilometreden
AZİZ NESİN |
YAŞIYORUM
DEMEK
Çok merak ediyorum kendimi
Başıma bir şey mi geldi?
Öldüm mü kaldım mı?
Hiçbir haber yok kendimden
Bu sabah kapımı çaldım
Kapıyı açan kendim
Bir süre kendime baktım
Bu güleç yüz bendim
Oh ne güzel bir sabah
Bugün de yaşıyorum demek
Benden başka yok kimsem
Beni merak edecek
AZİZ NESİN
|
SEN
VE BAŞKALARI
Bir sen yürürsün sokakta, yürürken;
Oturursun koltuğa, oturunca.
Su, bir senin bardağında en çok su.
Bir senin yüzün güzel
Bir senin ağzın,dudakların güzel ve sıcak.
Bir sen güzelsin, ince bellisin
Baskalari gitmiş olur, gidince;
Bir sen yakınsın, uzakta kalınca
OKTAY RIFAT |
|
DÖNECEĞİM
Dağıtır saçlarını ve yalvarıp uzaktan
Mavi bir iklim gibi çağırır beni sesin,
Tertemiz göklerinde dal dal erguvan açan
Rüyalarıma ışık ve özlem serpmektesin.
Bir mayıs sabahını yaşayacak böcekler
Çılgın karanfillerle dolacak yeşil saksın,
Ve sen bir fidan gibi yeşermiş olacaksın,
Serin, çakıl yollarda kuşlar birikecekler..
MELİH
CEVDET ANDAY
|
|
SEVGİ
DUVARI
Sen
miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi
Kumkapi
meyhanelerine dadandık
Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi
Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar
Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
Çöpçülerin elleriyle okşardım seni
Yalnızlığım benim süpürge saçlım
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
Baktım
gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Düştüğüm yer öyle açık seçik ki
Başucumda bir sen varsın bir de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
(Can
Yücel) |
MAHPUSHANE
Akşam erken iner mahpushaneye
Ejderha olsan kâr etmez,
Ne kavgada ustalığın,
Ne de çatal yürek civan olusun.
Kâr etmez inceden içine dolan,
Alıp götüren hasrete
Akşam erken iner mahpushaneye.
İner yedi kol demiri, yedi kapıya
Birden ağlamaklı olur bahçe.
Karşıda duvar dibinde üç dal gece sefası,
üç kök hercai menekşe,
Aynı korkunç sevdadır, gökte bulut, dalga kaysı.
Başlar koymaya hapislik, karanlık, can sıkıntısı.
"Kürdün gelinini" söyler maltada biri
Bense voltadayım ranza dibinde.
Hep olmayacak şeyler kurarım,
Gülünç, acemi, çocuksu...
Vurulsam kaybolsam derim,
Çırılçıplak bir kavgada
Erkekçe olsun, erkekçe olsun isterim
Dostlukta düşmanlıkta.
Hiçbiri olmaz hâlbuki...
Geçer süngüler namluya,
Başlar gece devriyesi jandarmaların
Hırsla çakarım kibriti
İlk nefeste yarılanır cigaram
Bir duman alırım dolu, bir duman kendimi öldüresiye,
Biliyorum, "Sende mi?" diyeceksin.
Ama akşam erken iner mahpushaneye
Ve dışarıda delikanlı bir bahar
Seviyorum seni, seviyorum seni, çıldırasıya
AHMET ARİF
|