Ziyaretçi Defteri
Haberler
Sizden Gelenler
Bayburt Şiirleri
Link Ekle
Linkler
e-mail

Bayburt Hakkında

Bayburtun Köyleri
Ermeni Mezalimi
Ermeni Mezalimi-2
Coğrafi Konum
Ekonomi
Yemeklerimiz
Yeraltı Şehri
Nöbetçi Eczaneler

Belediyeler

Bayburt Bel.
Arpalı Bel.
AydıntepeBel.
Demirözü Bel.
Konursu Bel.
Gökçedere Bel.

Önemli Linkler

Telefon Rehberi
SSK Hiz. Dökümü
O.S.Y.M
M.E.B.
Vergi Numarası
Kimlik Numarası

 

İrşâdî Baba'nın köyü Siptoros'un (Oruçbeyli) câmii Osmanlı-Rus savaşında Ermenilerce yıkılır.
Seferberlikten dönen halk bu duruma çok müteessir olurlar. İrşâdî Baba bir gün Ermenilerin kilise olarak kullandıkları ma'bedin damına çıkıp ezân okur ve burayı câmiiye çevirmek ister. Ezânı duyan köylülerle Ermeniler yarı hayret, yarı kızgınlık içinde kalırlar. (1. Cihân Harbi'nde Bayburt ve çevresi; uzun müddet Ermeni ve Rus çetelerinin işgalinde kalmış, büyük mezâlimden sonra, Şehît Osman tepesinde patlayan bir top ve bi-l-âhare Türk askerinin şehre girmesiyle, Ermeniler yakıp yıkarak bölgeyi terk etmişlerdir.)
O târihte Bayburt, Erzurum vilâyetine bağlıdır. Ermeniler bir çok rüşvet ve hediyeler vererek bu olayı valiye dâva ederler. Bir celp çıkaran vâli, İrşâdî Baba'yı Erzurum'a getittirir. İrşâdî Baba derviş kıyafetinde vâlinin huzûruna çıkar. İrşâdî Baba'yı kıyâfeti bakımından uygun bulmayan vâli: " Şu seme adam mı kilisenin damına çıkıp ezân okudu... Bütün bunları bu adam mı yaptı?." Diyerek hiddetlenir, bağırır, çağırır... İrşâdî Baba, bu sözlere çok kırılır. Bu ânda vâlinin hiddeti kursağında kalır. Velînin kerâmeti zuhur eder... Velîlerin kerâmeti haktır ve gerektiği zaman zuhur eder. İrşâdî Baba'nın azametinden olduğu yerde kaskatı kesilen vâlinin alt dudağı çatlayarak, göğsüne doğru kan akmaya, aynı zamanda da bina' sallanmaya başlar. Durumu anlayan vâli; İrşâdî Baba'nın eline sarılarak ağlamaya başlar, özür diler. "Babacığım sen doğru köye git, Kiliseyi câmii yapıp ibâdetinize devâm edin, bize de hayır duâlarda bulunun." der ve İrşâdî Baba'ya izzet ve ikrâmda bulunur. Öte tarafta hayretler içerisinde kalan Ermeni şikâyetçilere dönerek; "Alın bu hediyelerinizi gidin buradan. Köyde başka bir kilise yapın, bir daha da bana şikâyete gelmeyin..." diyerek makâmına oturur... İrşâdî Baba Hazretleri, kendisine daha önce "SEME"diye hitâp eden vâliye şu şiiri söyler:

Âbdal arayup gezerim
Âriflerin câsûsiyem
Sûretime bakma benim
Sîretimin nâmûsiyem.

Müftülerin fetvâsıyam
Âşıkların elmasıyam
Şâh-ı merdân kalesiyem
Hiçbir gülle eğmez beni

Mey doldurup kanarım
Teşneye bâde sunarım
Türlü çiçeğe konarım
Selvi kovan arısiyem

Kendimi yerde sanarım
Virânelere konarım
Çakmak taşında yanarım
Gürgen kavı kurusiyem

İbrişim ipek teliyem
Hiçbir güzel eğmez beni
Bir ânka tüccar mâlıyam
Hiçbir kervân çekmez beni

Ağrı dağı tartmaz beni
Bin pehlivân eğmez beni
Her bir kotan sökmez beni
Devr-i Âdem harosiyem.

Ben hubbân yanık değilem
Uyur uyanık değilem
Ben boz bulanık değilem
Akan sular durusiyem

İrşâdî'ye derler seme
Attı gammı, düştü deme
Hû çektiğim bir ademe
Amân vermez darısıyem

 

Şiirleri
Hayatı
 
 www.senolbayburt.cjb.net

 

Hosted by www.Geocities.ws

1