Ziyaretçi Defteri
Haberler
Sizden Gelenler
Bayburt Şiirleri
Link Ekle
Linkler
e-mail

Bayburt Hakkında

Bayburtun Köyleri
Ermeni Mezalimi
Ermeni Mezalimi-2
Coğrafi Konum
Ekonomi
Yemeklerimiz
Yeraltı Şehri
Nöbetçi Eczaneler

Belediyeler

Bayburt Bel.
Arpalı Bel.
AydıntepeBel.
Demirözü Bel.
Konursu Bel.
Gökçedere Bel.

Önemli Linkler

Telefon Rehberi
SSK Hiz. Dökümü
O.S.Y.M
M.E.B.
Vergi Numarası
Kimlik Numarası

 

Aşağıda Ağlar Baba'ya ait "Onsekiz bin mülkü kılan Lem-yezel" dizesi ile başlayan şiir bir devriyedir. Devriye, Tekke Edebiyatı'na özgü bir kavram olup devir kuramının / nazarîyesinin anlatıldığı şiirlere denmektedir. Devir kuramının özünü mânevî âlemden mâdde âlemine gelen rûhların ilk ve asli vatanlarına gitmelerini açıklayan süreç oluşturur.
Rûhlar maddî âleme inerken "kavs-i nüzûl" denilen bir yol izlerler. Dönüşte izledikleri güzergâha ise "kavs-i urûc" denir. Kavs-i nüzûla "devre-i ferşiye", kavs-i urûca ise "devre-i arşiye" adı da verilmektedir. Bu iki kavis yani yarım dâireler bir dâire oluşturur ki devir de bu dâire üzerinde gerçekleşir.
Devriye, Peygamberimiz'in aşağıdaki hadisi doğrultusunda gelişmiş bir şiir türüdür.
Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor: " Ey Allah'ın Resûlü ! dendi. Sana peygamberlik ne zaman vacib oldu ? Şöyle cevâp verdi:
"Hz Âdem rûhla cesed arasında iken !" [Tirmizî, Menakıb 1, (3613).]
….
Ancak halkın dilinde bu hadis şöyle bilinmektedir:
"Âdem su ile toprak arasında iken ben peygamberdim"
CANAN İbrahim, Kütüb-i Sitte Hadis Ansiklopedisi, cilt:12. (Resûlullah'ın Fazilet ve Menkîbeleri), İstanbul: Feza Gazetecilik A.Ş.,1992, s.217-218.
İnişi anlatan devriyelere "ferşiye", çıkışı,dönüşü, kavuşmayı anlatan devriyelere ise "arşiye" denmektedir.
Tarikâta girişle teslim ve ikrârı anlatan devriyeler de vardır.
Devriye türü incelik gerektiren bir konu olduğundan, Sünnî şairler pek fazla üzerinde durmamışlardır. Bu tür şiirler genellikle Alevî ve Bektâşî şairlerde görülmektedir.
Tasavvufa ehline göre Peygamber Efendimiz (s.av.) rûh hâlinde ezelden beri var olup yeryüzü sahnesini zamanı geldiğinde şereflendirmiştir. Bu dünyâya gelişe, yani yeryüzüne inişe "nüzûl", geldiği yere / Allah'a dönüşe ise "urûc" denir.
Edebiyat tarihi boyunca bir çok şair "devriye" yazmış veya söylemiştir. Yunus Emre'nin şu dizelerinde bu durum açıkça görülebilmektedir.

Ben ezelde var idim
Ma'şûk ile yâr idim
Hak beni bunda saldı
Âlemi göre geldim

Yerdeydim göğe ağdım
Gökten de yere yağdım
Âdem donun donandım
Cevlânı süre geldim

Şair seyyîd Ağlar Baba Hazretleri'nin devriyye türündeki şiiri:

Onsekiz bin mülkü kılan Lem-yezel
Ervâhı yarattı emlâkden evvel
Nebî zî-şân rûhu ezel tâ ezel
Ol zemân Muhammed yanında idim

Cümle rûhlar hayat bahrinden oldi
Bilmezik ki nerde kaldı dolandi
Muhammed nûrundan meydâne geldi
Ol zemân saâdet bahrinde idim

Ârif irfân kârın aldı ezelden
Livh-i mahfûzunu binâ kılmadan
"Elestü" emrine hitâb etmeden
Ol hînde illâ'nın deminde idim

Dört anâsır şeyden Âdem olanda
Serendib dağında ünvân bulanda
Rûhlar Hakk emrini edâ edende
Ol zemân Âdem'in sağında idim

İki ecnâs nikâh hoş helâllaşdı
Rûh ile ten gelüb anda birleşti
Hâtifden bir nidâ rûha ulaşti
Ol zemân mâderim batnında idim

Ağlar Baba aşk mecâzından geçti
Cevher ü hakikat bâbını açtı
Allah ile Serendib'te görüştü
Ol zemân secde-i celsede idim

Şiirleri
Hayatı
www.senolbayburt.cjb.net

 

Hosted by www.Geocities.ws

1