Dr.Murat TOSUN, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji Embriyoloji Anabilim Dalı

İNSAN GONADLARININ İNTRAUTERİN GELİŞİMİNİN HİSTOLOJİK DEĞERLENDİRİLMESİ


[Ana Sayfa]

[Giriş]

[Tarihçe]

[Erkek Üreme Sistemi]

[Dişi Üreme Sistemi]

[Genetik]

[Etkin Faktörler]

[Anomaliler]

[Materyal ve Metot]

[Tartışma]

[Özet]

[Summary]

[Literatür]

[Özgeçmiş]

[Teşekkür]

4.BULGULAR

Çalışmamızda kulanılan materyaller 6-24 haftalar arasında olmakla birlikte materyal ve metot kısmında belirtilen değişik teknik nedenlerden dolayı dişilerde 14-23 haftalık, erkekte ise 13-23 haftalık fetüsler kullanıldı. Bu nedenle primordial germ hücrelerinin göçü, indifferent gonad dönemi ve 13. haftaya kadar olan dönemle ilgili diğer bulgular elde edilemedi. Bulguların değerlendirilmesinde fikir verici olması amacıyla normal genital gelişim sürecinde 4-28. haftalar arasında tespit edilen nirengi noktalarının belirtildiği bir tablo Tablo:4.1.'de sunulmuştur(Campana ve ark 1998).

Erkek gonadlarının 13. haftadan sonraki gelişimi

Erkek gonadlarının 13. haftadan sonraki gelişimi Elimizde mevcut olan materyallerden elde ettiğimiz bulgular aşağıda belirtilen 5 ayrı kriter gözönüne alınarak yorumlandı.

1. Leydig hücreleri varlığı ve özellikleri

2. İnterstitial doku yapılanması (Ekstrakordal bölüm)

3. Seminifer tübüllerin gelişim durumu ve yapısal özellikleri (İntrakordal bölüm)

4. Sertoli hücreleri varlığı ve özellikleri

5. Spermatogoniaların yerleşimi ve özellikleri

Tüm elde edilen bulgular kolayca karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla Tablo4.2.'de biraraya getirilmek suretiyle sunulmuştur. 13 haftalık erkek gonadlarında(Resim:1), çok sayıda, farklılaşmasını tamamlamış, poligonal şekilli, çekirdeği eksentrik yerleşim gösteren ve koyu eosinofilik özellikte olan Leydig hücreleri tespit edildi(Resim:2). İnterstitial doku gelişmiş ancak dağınık bir yapılanma göstermekteydi. Seminifer tübüller değişik çap ve büyüklükte görünüm arz etmekteydi. Seminifer tübüllerde bazal membranın oluştuğu ve çok sayıda mezenşimal ve fibroblast benzeri hücrelerin dokunun çevresinde dizili halde mevcut olduğu görüldü. Bazal membrandan tübülün ortasına ki ileride burada lümen gelişecektir, kadar uzanan çok sayıda silindirik şekilli, uzamış görünümde ve dış konturları düzensiz Sertoli hücrelerinin var olduğu tespit edildi. Bu hücrelerin nücleuslarında ince dağılmış bir kromatin yapı var olduğu görüldü. Spermatogonialarında Sertoli hücreleri arasında saçılmış halde oldukları tespit edilmesine karşın spermatogonialarla Sertoli hücrelerinin çok benzerlik göstermesi nedeniyle birçok alanda süperpozisyonlara bağlı olarak ayırım yapılmakta zorlanıldı. 14 haftalık erkek gonadlarında (Resim:3) Leydig hücre sayısının iyice artmış olduğu tespit edildi. İnterstitial dokunun daha gelişmiş bir görünümde olduğu ve tunica albugineanın nispeten kalınlaşmış bir görünüm arz ettiği gözlendi. Seminifer tübüllerin çapının daha artmış olduğu ancak lümenin henüz oluşmamış olduğu tespit edildi. Sertoli hücreleri daha net bir şekilde görünüm arz etmesine karşın spermatogoniaların ise nispeten biraz daha genişlemiş oldukları görüldü. 16-17 haftalık erkek gonadlarının (Resim:4) incelenmesinde interstitial dokuda Leydig hücre sayısının her iki dönemdede ileri derecede artış gösterdiği görüldü. İnterstitial dokunun diğer elemanlarındada sayıca artış ve düzenli bir yapılanmaya gidiş tespit edildi. Doku içinde yer yer geniş kan damarlarının oluşmaya başladığı görüldü. Tunica albugineanın kalınlığının dahada artmış olduğu tespit edildi. Seminifer tübüllerde gelişimin ve organizasyonun büyük oranda tamamlanmış olduğu, Sertoli hücrelerinin klasik yapısal özelliklerini korumakta olduğu ve spermatogonialarla birbirlerine karışmış görüntülerini bazal membrandan tübülün ortasına kadar devam ettirmekte oldukları görüldü. Lümene ait herhangi bir açıklığa seminifer tübüllerin içinde rastlanmadı. Spermatogoniaların daha geniş bir sitoplazmalarının mevcut olduğu ve sayılarının daha artmış olduğu tespit edildi. 18 haftalık erkek gonadlarında (Resim:5) yine Leydig hücrelerinin sayısının çok sayıda olduğu tespit edildi. İnterstitial doku iyice gelişmiş görünümdeydi ve çok sayıda geniş kan damarları içermekteydi. Tunica albuginea bir önceki dönemdeki kalınlığını korumaktaydı (Resim:6). Seminifer tübüllerin orta kısmında lümene ait olduğu kabul edilen boşlukların oluşmaya başladığı ve tübüllerin çapının nispeten arttığı tespit edildi. Seminifer tübüller çap ve büyüklük bakımından birbirlerine daha benzer bir görünüm arz etmeye başlamışlardı. Sertoli hücrelerinin sayısında nispi bir artış olduğu anlaşıldı ve seminifer tübüllerde değişik bölünme fazlarında spermatogonialar tespit edildi. Diğer haftalara göre bu dönemde Sertoli hücreleri ve spermatogonialar arasındaki süperpoze görüntülere nispeten daha az rastlanıldı. 19 haftalık erkek gonadlarında (Resim:7) Leydig hücrelerinde nispi bir azalma olduğu kanaatine varıldı. Tunica albuginea'dan seminifer tübüllerin içine doğru septumların oluşmuş olduğu tespit edildi. İnterstitial dokunun organizasyonunu büyük oranda tamamladığı görüldü (Resim:8). Seminifer tübüllerde çok sayıdaki Sertoli hücrelerinin ve spermatogoniaların daha düzenli bir dizilim arz ettikleri tespit edildi. 21-23 haftalık erkek gonadlarının (Resim:9) incelenmesinde Leydig hücre sayısının önceki haftalara göre daha azalmış olduğu; ancak yinede interstitial dokunun büyük bir kısmında mevcut oldukları tespit edildi. İnterstitial doku gelişimini tam olarak tamamlamış ve septumlar iyice yapılanmış olarak gözlendi. Çok sayıda geniş kan damarlarının var olduğu tespit edildi. Seminifer tübüllerin düzenli bir yapı arz ettiği ve Sertoli hücrelerinin ve spermatogoniaların çok sayıda ve düzenli bir yapılanma gösterdikleri belirlendi.

Dişi gonadlarının 14. haftadan sonraki gelişimi

Dişi gonadlarınında değerlendirilmesinde 2 ana ve 3 alt kriter gözününe alınmak suretiyle değerlendirilme yapıldı.

1. İnterstitial doku özellikleri

1a.Mezenşimal hüce yoğunluğu

1b.Kan damarları gelişimi

1c.Hücrelerarası madde gelişimi

2. Oogoniumların özellikleri

Tüm elde edilen bulgular kolayca karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla Tablo4.3.'de biraraya getirilmek suretiyle sunulmuştur. 14 haftalık dişi gonadlarında interstitial dokuda oldukça fazla hücre yoğunluğu ve düzensiz bir yapı gözlendi. Yapısında bol miktarda mezenşimal hücreler, fibroblast benzeri hücreler ve primordial germ hücreleri oldukça saçılmış bir halde görülmekteydi. Germinal epitel normal yapısında ve yerleşimindeydi. Kan damarları mevcut değildi. Doku içinde hiç bir oogonia'ya rastlanamadı. 15 ve 16 haftalık dişi gonadlarında (Resim:10) interstitial dokunun nispeten daha düzenli bir yapı arz etmekte olduğu tespit edilirken hücrelerarası madde miktarı daha artmış bir görünümdeydi. Mezenşimal hücrelerin ve fibroblast benzeri hücrelerin sayısında belirgin bir artış dikkati çekmekteydi(Resim:11),(Resim:12) . Follikülojenöz yani sekonder cinsiyet kordonları tam bütünlük göstermemekle birlikte ayırt edilebildi. Kan damarları mevcut değildi. Cortex içinde çok az sayıda olmakla birlikte gelişmekte olan oogoniumlara rastlandı. Oogoniumlarda nücleus ve hücre yapısı belirgin olmakla birlikte granülosa hücreleri görülmemekteydi. 17 ve 18 haftalık gonadlarda interstitial dokunun oldukça gelişmiş bir yapıda olduğu görüldü (Resim:13). Germinal epitelin altındaki cortexden medullaya kadar olan bölgede follikülojenöz cinsiyet kordonları içinde bol mezenşimal hücre, fibroblast benzeri hücreler ve germ hücreleri izlendi. Bilhassa medullada olmak üzere küçük kan damarlarının varlığı dikkati çekmekteydi (Resim:14). Oogoniaların cortexden medullaya kadar yer yer kümeler şeklinde olmak üzere saçılmış halde olduğu tespit edildi (Resim:15). 19 hafta ve üzerindeki gonadlarda(Resim:16)interstitial doku hemen hemen yapılanmasını tamamlamış bir görünüme sahipti. Yaygın ve bol sayıdaki mezenşimal hücreler ve fibroblast benzeri hücreler arasında yerleşmiş çok sayıda germ hücreleri ve oogoniumlar mevcuttu (Resim:17). Medullada daha çok olmak üzere, büyük ve küçük kan damarları yaygın bir şekilde görülmekteyken, oogoniumların daha gelişmiş bir yapı arz etmekte olduğu ve yer yer kümeler şeklinde bir görünüm gösterdikleri tespit edildi. Ayrıca oogonium'ları çevreleyen granülosa hücreleri'de belirgin bir şekilde seçilmekteydi (Resim:18).

[Ana Sayfa]

[Giriş] [Tarihçe] [Erkek Üreme Sistemi] [Dişi Üreme Sistemi] [Genetik] [Etkin Faktörler] [Anomaliler]

[Materyal ve Metot] [Tartışma] [Özet] [Summary] [Literatür]

[Özgeçmiş] [Teşekkür]

 
Hosted by www.Geocities.ws

1