ogo.edebiyat ve yaşam
Günün Yazısı
Umut ve Belleğin bir kız çocuğu vardır ve onun adı Sanat'tır
ve insanların giyitlerini savaş sancağı olarak çatallı dallara
astığı umutsuz düzlüklerden uzakta kurmuştur yurtluğunu.
Ey sevgili kızı Umut ve Belleğin, biraz benimle kal.

- William Butler Yeats
Devlet Baba, Devlet Ana'sını buldu

Semih Gümüş

Eleştirmen, yazar Doğan Hızlan, 4 Ocak günlü "Hürriyet"te, Kemal Tahir'in (1910-1973) tartışmalı ve ünlü romanı Devlet Ana'nın filme çekilmesi için, Ecevit hükümetinin yönetmen Halit Refiğ'e öneride bulunduğunu yazdı.
Neresinden bakılırsa bakılsın, ilginç bir gelişme…
Bülent Ecevit, Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşunun 700. Yılı dolayısıyla, yönetmen Halit Refiğ'i Ankara'ya çağırarak, "Kemal Tahir'in Devlet Ana'sını sizin filme çekmenizi öneriyorum, kabul eder misiniz?" demiş. Halit Refiğ de elbette, "Memnuniyetle…" biçiminde yanıtlamış.
Başbakan Ecevit'in Devlet Ana romanını çok sevdiği belirtiliyor. Romanın filme çekilmesini istemesinin nedeni de, devletin Osmanlı İmparatorluğu'nda yatan köklerini arama, geçmişiyle barışma düşüncesi…

Devlet Ana önemli mi?
Bilindiği gibi Bülent Ecevit, Ocak 1968 yılında Devlet Ana için özel bir sayı hazırlayan "Dost" dergisinde bir yazı yazmış ve bu romanı yere göğe sığdıramamıştı. Ecevit, "Devlet Ana, edebiyat tarihimizin de, tarih edebiyatımızın da önemli olaylarından biridir," diye yazmış o yazısında.
Bunlar Devlet Ana konusunda eskimiş, yanlışlığı tamamıyla anlaşılmış yargılar. Kemal Tahir, Devlet Ana romanında güç bir işe kalkışmıştı belki, ama sanılanın tersine, bu güç işin altından kalkamamıştır. Osmanlı Devleti'nin kimliğini çözümleme çabasının sonunda, aşırı abartılarla dolu bir Osmanlı kimliği çıkardı ortaya. Yalnızca kendi öznel "Osmanlıcı" tezlerini güçlendirmiş oldu.

Kemal Tahir'in çizdiği Osmanlı Devleti öncesi Anadolu halkının güçlü, güvenli bir devlet arayışı, düpedüz bir yanılsamadır. Kemal Tahir burada kendi öznelliğini Anadolu insanının özlemleri yerine geçiriyor. Bu keyfiliği doğruymuş gibi kabul ederek Anadolu gerçekliğini çarpıtan Devlet Ana romanı, Osmanlı ulusunun doğuşu konusunda da ideolojik bir tutum içindedir. Kemal Tahir, Devlet Ana'da kendi ideolojik tarih anlayışını tamamıyla Osmanlıcı tezler üstünde kurarak, gerçekliğin yerine geçirmiştir. Tarihi çözümlemek yerine, kendi tarihini yazmıştır.
Devlet Ana tarihi çarpıtan bir romandır. Osmanlı kimliğine çok uzak düşmüştür. Anadolu halkının isterlerini hiçe saymıştır. Irkçıdır. Sonunda, Devlet Ana ne edebiyat tarihimiz, ne de tarih edebiyatımız için önemli değildir.
Bülent Ecevit ve günümüzün siyasal iktidarı da, kendi geçmişiyle barışmak için yanlış bir yol seçmiştir.

Kemal Tahir ne kadar büyük?
Devlet Ana filmini yönetecek olan Halit Refiğ de bilindiği gibi en inanmış "Kemal Tahirci"lerdendir. Kemal Tahir'in Shakespeare ve Tolstoy'dan bile büyük bir romancı olduğunu öne sürecek kadar ileri giden Halit Refiğ'in nesnel ve doğru bir reji yapması elbette olanaksızdır.
"Osmanlıcı" tarih tezinin en köktenci (tutucu) ürünü olan Devlet Ana, hem ideolojik, hem yazınsal düzeyde bir Kemal Tahir ütopyasıydı. Roman sanatımızın tarihine ise, romancının istenci doğrultusunda yapılmış karton kişileriyle ve derinliksiz, dayanıksız, tarihsel bilgiyi çarpıtmış bir Kemal Tahir romanı olarak geçti.
Devlet baba, belki 75 yıl sonra Devlet Ana'sını bulduğunu sanıyor… ama yanılıyor…

(6 Ocak 2001)

Hosted by www.Geocities.ws

1