ogo.edebiyat ve yaşam
Eleştiri Defteri
Umut ve Belleğin bir kız çocuğu vardır ve onun adı Sanat'tır
ve insanların giyitlerini savaş sancağı olarak çatallı dallara
astığı umutsuz düzlüklerden uzakta kurmuştur yurtluğunu.
Ey sevgili kızı Umut ve Belleğin, biraz benimle kal.

- William Butler Yeats
Necati Cumalı'yı da
anlayacağız...

Necati Cumalı da pek çok değerimiz gibi yaşadığı günlerde yeterince değerlendirilememişti. Şimdi ondan daha çok söz edilecek. Yapıtları üstüne daha çok yazılıp konuşulacak.

Şair, öykücü, romancı, oyun yazarı Necati Cumalı da 10 Ocak'ta öldü. Yakalandığı karaciğer kanserine yenik düşen Necati Cumalı, 1921'de Yunanistan'ın Florina kasabasında doğdu. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra ailesiyle birlikte İzmir'in Urla ilçesine yerleşti. 1939'da ilk şiirini yayımladı. 1941'de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.
İlkin şiirle başladı. Orhan Veli'nin Garip anlayışıyla toplumsal sorunları gerçekçi bir düzlemde birleştiren şiirler yazdı. Yalın, arı duru Türkçesi özellikle ilk şiirlerinde olağanüstüdür. İlk şiir kitabı Kızılçullu Yolu (1943) bile şiir sanatımızın önemli yapıtları arasında anılmalıdır.

Aşktan, doğadan söz eden şiirleri yanı sıra, Harbe Gidenin Şarkıları (1945) kitabında İkinci Dünya Savaşı'nın etkileri altında çok çarpıcı şiirler yazdı.
Neden sonra öyküye, romana, tiyatro oyunlarına yöneldi. Ege yöresinden devşirdiği gözlemlerle kasaba gerçekliğinin en önemli yazarları arasında yer aldı. Ay Büyürken Uyuyamam (1969) ve Makedonya 1900 (1976) gibi çok önemli öykü kuitapları, Tütün Zamanı (1959; Zeliş adıyla, 1971), Yağmurlar ve Topraklar (1973), Viran Dağlar gibi tanınmış romanları; tiyatrolarda pek çok kereler sahnelenmiş oyunları vardı.
Öte yandan, ömrünü edebiyata adamış bir yazar oluşunun sonunda, çok verimli oldu. Yapıtları pek çok ödüle değer görüldü
Necati Cumalı da pek çok değerimiz gibi yaşadığı günlerde yeterince değerlendirilememişti. Şimdi ondan daha çok söz edilecek. Yapıtları üstüne daha çok yazılıp konuşulacak. Antolojilerde boş bırakılmış yeri doldurulacak. Ne yazık bu böyle. Bu tutum bizim bir kusurumuz belki, ama kendimize özgü bir kültürün,davranış biçiminin de sonucu.
Hosted by www.Geocities.ws

1