Burada sizlere
antrenörün öğretmenliğinin olduğu kadar maç öncesi
maç anı ve sonrasının da ne kadar önemli olduğunu
anlatmaya çalışacağım. Bu saydıklarımın tümüne
coaching diyoruz.
--Maç Öncesi--
Maç öncesi
hazırlıklar çok önemlidir. Maça hazırlıkta
yapacağınız her türlü çalışma ve davranış
oyuncularınızın size olan güvenlerini ve maça olan
bakış açılarını değiştirir. Öncelikle takımın size
ve düşüncelerinize inanması gerekir. Bu inancı
sağlamak için de öncelikle sizin takımınıza
düşüncelerinize ve kendinize inanmanız gereklidir.
Aça nekadar çok hazırlanırsanız o denli başarılı
olursunuz. Rakibi oyuncularınıza tek tek tanıtın.
Çalışmalarınızın taktiklerinizin oyuncular
tarafından kavrandığına emin olun. Maç öncesi
konuşmanızı ısınmadan yarım saat önce
tamamlamalısınız. Maç öncesi konuşmalarda yeni
taktikler yeni sistemler göstermeye kalkmayın.
Oyuncularınızdan tek tek neler istediğinizi
belirtin. Bu konuşmalar sırasında ses tonunuzdan
yüz mimiklerinize vücut dilinize kadar
oyuncularınız tek tek mesajlar alacaktır. İnançsız
konuşmayı boş yere bağırıp çağırmayı hemen
anlarlar. Oyuncularınızın neler hissettiğini
ortamın durumunu hemen anlamalısınız. Eğer
oyunvular çok gerginse bir iki espiri ile ortamı
yumuşatmalısınız. Soyunma odanıza lüzumsuz kimseyi
almayın. Konuşmanın son cümlesine doğru ses
tonunuzu vurgularınızı arttırın. Daha sonra
ısınmayı kontrol edin. Kontrollü ve dengeli doğru
ısınma oyuncularınızın kendilerini maça daha iyi
motive etmesi için önemli bir unsur oluşturur.
--Maç Anı--
Öncelikle şunu
unutmayın arkanızda seyircilerden tutun
yöneticilere hatta yardımcılarınıza kadar bir çok
insan olmasına karşın kararları en sonunda siz
vereceksiniz. Oyuncularınız dahil herkes bu
kararlara güven duymalıdır. Doğru kararları almak
için de o anda en çok mantığınıza ihtiyacınız
olacaktır. Tabi biraz da hislerinize. Sahada en
zor durumlarda en önemli kararları en cesur
şekilde vermelisiniz. Maçın her anında uyanık olup
kazanmak niçin ne yapmanız gerektiğini sürekli
düşünün. Rakibin neler yaptığına da dikkat
etmelisiniz bu gerçekten sizin için önemli
ipuçları verecektir. Maçı idare ederken tüm
faktörleri düşünün saatle faullerle ilişkinizi
kesmeyin. Sürekli çevrenizi izleyin o maçı size
aldırabilecek bir anahtar sözcük bir anahtar
hareket veya bir unsur bulabilirsiniz. Kesinlikle
heyecan üzüntü coşku gibi insani duyguları geride
bırakın. Soğukkanlı olmalısınız. Oyuncularınız bu
gibi duyguların pençesinde kıvranırken kenarda
sizin nekadar sakin nekadar inançlı olduğunuzu
görerek buna sığınmaları için uygun bir ortam
oluşturacaktır. Kenarda oyuncularınızın belli bir
topluluğun başında bulunduğunuzu unutmayıp
liderlik vasıflarınızı hep göz önünde
tutmalısınız. Komutanın sizde olduğunu asla
unutmayın. Saha kenarında daima kararlı güven dolu
inançlı savaşan bir görünüm çizin bu
oyuncularınızı olumlu yönde motive edecektir.
--Devre Arası
Konuşma--
Oynanan maçı 20
şer dakikalık iki maç gibi düşünebilirsiniz. İlk
yarı başarılıysanız ikinci yarı bunu sürdürmek
için ve rakibinizin yapabileceği değişikliklere
hazır olmalısınız. Başarısızsanız nedenlerini
bulup oyuncularına anlatın. Takımınızı ve
oyuncularınızı iyi tanıyorsanız nasıl bir tepki
göstereceğinizi de biliyorsunuz demektir. Ancak
her zaman aşırılık kötüdür. Önde iseniz zafer
sarhoşluğuna kapılmayın. Geride iseniz
oyuncularınızı bir de siz ezmeyin. Unutmayın
kazanmaya yakın olan takım daima geriden gelen
takımdır. Maç içinde hakemleri etkilemek için
türlü yöntemlerden birini kullanabilirsiniz. Ancak
en güzeli sadece çok haklı olduğunuz da hakemleri
uyarın. Maç içi taktik oyunlar ani sistem
değişiklikleri o anki duruma bağlıdır. Şunu hiçbir
zaman unutmamak gerekir bazen daha az inandığınız
olaylar sizi başarılı kılar.
--Adam
Değiştirme--
1- iyi savunma
yapmayan ve mücadele etmeyen oyuncuya kesinlikle
taviz vermeyin hücum gücü ne olursa olsun
kesinlikle oyundan çıkarın.
2- hücum
felsefenize uymayan oyunculara taviz vermeyin. Pas
hatası isabetsiz şut v.b. olaylarda oyuncularınızı
hemen çıkarmayın.
3- oyuncularınızı
fizyolojik ve psikolojik olarak dinlenmelerini
sağlamak için kenara alın.
4- taktik vermek
için oyuncu değiştirebilirsiniz.
5- oyunu
durdurmak oyunu yavaşlatmak için oyuncu
değiştirebilirsiniz.
6- rakip takımın
zaaflarından en iyi şekilde yararlanabilecek
oyuncuları sahada bulundurun. Örneğin kötü birebir
savunmacıyı iyi drive eden bir oyuncunuzu oyuna
alarak cezalandırın.
7- strateji icabı
takımı aniden kısaltıp aniden uzatabilirsiniz.
8- gereksiz adam
değiştirmelerle sistemi oyuncularınızın havasını
bozmayın.
9- özellikle oyun
sonlarında yedek oyuncularınıza şans verirken
cesur olun. Çünkü bu oyuncular hiç umulmadık
anlarda umulmadık şeyler yapabilirler.
10- disiplinsiz
davranan oyuncuları hemen kenara alın.
11- ilk yarı üç
faul alan oyuncuyu kenara alın. (sisteminize göre
değişebilir)
12- sırf takımı
gayrete getirebileceğine inandığınız kişileri
oyuna sürebilirsiniz.
--Molalar—
1- antrenör
dışında gerekmedikçe kimse konuşmamalıdır.
2- molaya
gelirken oyuncularınız molada siz vakit
kaybetmeyin.
3- sadece bir
noktayı anlatmak için gereksiz molalar almayın.
4- oyun
sonlarında olmadıkça küçük bir oyun yaptımak için
mola almayın.
5- mola bir
silahta kurşun gibidir boşa harcamayın.
6- rakip mola
üstüne savunma değiştirmek pres yapmak bazen güzel
bir stratejidir.
7- molada adam
değiştirme ve hemen onu kullanma etkili olabilir
8- mola
zamanlaması çok önemlidir. Maçlar genellikle ilk
yarı kaybedilmez. Durum uygunsa ilk yarı iki
molayı da kullanın.
9- uzatma
devrelerindeki molayı çok dikkatli kullanın.
10- molalarda
özellikle ikinci yarı oyuncularınızı teşvik edici
sözler söyleyin.
11- mola
sonlarında önceden hazırladığınız küçük oyunları
oyuncularınız sahaya dönmek üzereyken anımsatın.
12- devre başları
özellikle olmak üzere üst üste sayı yiyorsanız
hemen mola alın.
Dostlarım, madde
12 için size bir anımı anlatacağım. Öncelikle şunu
söylemem gerekir. Bunlar belli kurallardır ancak
basketbolu belli kurallar içine hapsedip sürekli
bunun içinde bir şeyler yapmaya kalkarsanız
başarılı olmazsınız. Buna şöle bir örnek
verebilirim. Okul takımı yarı final maçında,
takımım 13 sayı öndeyken bir mola aldım ve fark 1
sayıya indiğinde mola almadım sonuçta maçı 26
sayıyla kazandık. Şimdi bunları neden yaptığımı
açıklarsam sanırım madde 12 için güzel bir örnek
olacaktır. 13 sayı ilerdeyken takımım gereksiz bir
rehavet içine girmiş ve başlarda gösterdiği
mücadeleyi bırakmıştı, bu ileriki dakikalarda
benim için tehlike demekti. Bu nedenle onları çok
önemli bir konuda uyarmak için bu molayı almıştım.
Molada gerekli uyarıları yapmama rağmen biz
öndeyken mola almamı garip karşılayan oyuncularım
beni çok fazla dikkate almadığı için fark bir
sayıya kadar indi. Durumun ciddiyetini
anlıyacaklarını bildiğim için bu molayı almadım ve
sistem değişiklikleri yaparak farkı tekrar açmayı
başardık. Sanırım kafanız da bir şeyler daha da
şekillenmiştir. Söylemeye çalıştığım bazen öyle
anlar gelir ki sırf ileriki dakikalada neler
olacağını önceden sezdiğiniz için aslında ilk
bakışta gereksiz bir anda ancak irdeleyince çok
gerekli olan anlarda mola almanız gerekebilir.
--Maç Sonrası—
Basketbolda
kazanmak yada kaybetmek alınabilecek iki doğal
sonuçtur. Burada önemli olan bu ikilem değil
bunları hazırlayan nedenlerdir. Oyuncularda
kazanılan yada keybedilen maçlardan sonra çok
değişik duygular içerisindedir. Genelde oyuncular
başarılı bir maç ardından yapılacak her türlü
eleştiriye daha açıktır. Başaranın nedenlerini ve
eleştirilerinizi yapmayı unutmayın. Aynı şekilde
kaybedilen maçtan sonra kendinizi kaybetmeyin.
Burada oyuncularınıza yapacağınız psikolojik
yardım çok önemlidir. Başarısızlığın nedenlerini
anlaşılır bir dille anlatmak doğru olandır.
--Antrenörlükte
Genel Felsefeniz—
her basketbol
antrenörünün gönülden inandığı bir felsefesi
vardır. Benim felsefem şudur diyebilmek için
öncelikle bazı sorulara yanıt aramak gerekir. Ve
bu soruları belli başlıklar altında topladım.
1-bu oyun
hakkındaki inancınız nedir? Nasıl oynayarak
başarılı olabilirsiniz ?
2-öğretmede ne gibi
yollar seçersiniz?
3-Hangi oyunu
takımınıza daha iyi uygulatabilirsiniz?
4-Kurallarınız
nedir ve nasıl uygularsınız?
5-Bir takım
oluştururken oyuncularınızda ne gibi değerler
bulunmasını istersiniz?
6-Oynatacağınız
sistemde hangi tip oyunculara ihtiyacınız var?
7-Ortamın koşulları
inancınızı gerçekleştirmeye uygun mu ?
8-Amacınız nedir? O
amaca ulaşmak için hangi yöntemleri kullanırsınız?
Ben çalışmayı seven
disiplinli, emeğe saygılı, zeki, atlet, temel
ilkeleri çok iyi öğrenmiş, basketbola gönülden
bağlı, inançlı oyuncularla çalışmayı severim.
Basketbolun gerekten çok süratli, dayanıklı,
akıllı, asla pes etmeden 50 sayı önde olsak bile
nasıl 60 a çıkarırız düşüncesini benimsemiş
basketbolu benimserim. Hücumda savunmayı eksik
yada dengesiz bırakcak tempoda top kullanmayı
severim. Birkaç paslı küçük setleri kullanırım.
Çok özel durumlarda ise passing game türü sonu
olmayan setleri uygulatmak isterim. Sürekli
baskılı savunma yaparım. Savunmayı bol tuzaklı ve
sürekli değiştirerek seçerim. Solak bir forvet,
iyi bir drive cı postda iyi pas dağıtan biri iyi
bir reboundcu iyi bir guard isterim.
J
çok şey
istiyorsun dediğinizi duyar gibi oldum. Eğer
bulamazsam oyunculardan en iyi şekilde
yararlanırım. Ayrıca, sahada asla rakip takıma
acımam, onların zayıflığı yada güçlü olması beni
hiç ilgilendirmez. Asla sahada dalga geçilmesine
fark açıldığında değişik hareketler yaparak takımı
rencide edecek davranışlara asla izin vermem. 20
sayı önde olsak 20 sayı geride imiş gibi oynamaya
deva ederim.
İşte örnek oması
açısından kısaca benim felsefemi anlattım. Tabi bu
küçük bir kısmı ancak iyi bir örnek olur. Sizde
burada ve daha bir çok literatürde yer alan
bilgileri özümseyip kendi felsefenizi
oluşturmalısınız. Bu felsefeyi oluşturmaktaki amaç
çalışmalarınıza yön ve anlam vermektir.