|
|
|
MOTOR
& BOT
Fotoğraf:
Ercan KÖÇKAR (Köprüköy-ANKARA)
Oltacının Düşü:
Bot ve Motor ;
Oltanın büyüsünü
keşfedip, hele bir de turnayla tanışınca artık rüyalarınızda botla ava
çıktığınızı görmeye başlarsınız. Özellikle büyük şehirlerde yaşayıp hafta
sonunu iple çeken oltacıların en büyük düşü, arabasının bagajında taşıyabileceği
bir şişme bot ve motor sahibi olmak haline geliyor. Ancak bu konuda deneyim
sahibi olmayan ya da daha önceden bir araştırma yapmamış olan arkadaşlar,
genellikle nereden başlamak gerektiği konusunda tereddüte düşmekte; bazen
de ilk heyecanla, daha sonraları pek de kullanamıyacağı donanımlara yatırım
yapabilmektedir.
Kendiniz için
bir şişme bot aradığınızda temelde üç tip ürünle karşılaşırsınız:
1) ZODIAC
TARZI "FULL INFLATABLE" (TAMAMEN ŞİŞİRİLEBİLİR YAPIDA) KATLANABİLİR BOTLAR:
Ülkemizde
en bilindik marka olan "Zodiac" ismi ile özdeşleşen, herkesin sahip olmak
istediği bot modelidir. Zodiac, Bombard, Quicksilver, Sevylor bu modelleri
üreten markalardan ülkemizde en çok tanınanlar olarak öne çıkmaktadır.
Unutmadan bunlara bir de yerli bir marka olan ve İzmir'de üretilen Joker'i
eklemek hatta ordunun son ihalelerde genellikle Joker'i tercih ettiğini
belirtmek gerekiyor. Markaları farklı olsa da hemen hemen tüm markalar
Zodiac firmasınca patenti alınmış olan ve o yüzden "Zodiac malzemesi" olarak
da bilinen Decitex-1100 maddesinden üretilmektedir. Bu botların iskeletini
hava ile şişirilen tüpler oluşturmaktadır. Tüpler öne doğru keskin köşeli
bir U yaparak birleşmekte ve botun burun kısmını ortaya çıkarmaktadır.
Tüpler dışarıdan bakıldığında tek parça bir U gibi görünse de, botun modeline
ve büyüklüğe bağlı olarak genellikle 2-5 hava odacığından oluşmaktadır.
Arka tarafta ise, iki tüp arasında uzanan ve tüplere sapasağlam bir şekilde
monte edilmiş olan, benzinli ya da akülü motorun bağlanabildiği, sert ve
kalın ağaçtan yapılmış bir panel yer alır.
Böyle bir
bot alınırken dikkat edilecek en önemli kriterlerden biri taban tipidir.
Değişik markaların değişik isimlendirmeleri olmakla birlikte, genel
olarak taban konusunda dört seçenekle karşılaşırsınız:
a) Izgara Taban:
Bu tarz botlar, tüm şişme bot üreticileri tarafından sağlanan, fiyatça
en ucuz ve ağırlıkça da en hafif modeldir. Botun asıl tabanı, hava
tüpleri ve arka panel arasında gerili olan, gövdedekine göre genellikle
daha kalın zodiac malzemesinden oluşmaktadır. Bu taban üzerinde ise yaklaşık
10 cm genişliğinde ve kenar tüpleri arasında uzanan, kick ağacından ızgara
tahtalarının takıldığı cepler bulunmaktadır. Izgara tahtaları bot şişirilmeden
önce bu ceplere takılmakta; bot şişirildiginde hem cepler tarafından hem
de tüplerle taban arasında sıkışan uçlarından sabitlenmektedir. Izgara
tahtalarının sayısı botun büyüklüğüne göre değişiklik göstermekle birlikte
2m-3m arasındaki botlarda genel olarak 5-10 adettir.
Izgara tabanlı
botların en büyük dezavantajı, ayağa kalktığınızda diğer iki tipe göre
daha sorunlu olmasıdır. Özellikle ayaklarınızı dengesiz bir şekilde yanyana
bastığınızda, ızgaraların esnemesi nedeniyle taban bir miktar gömülmekte
ve sizi huzursuz edebilmektedir. Diğer bir dezavantaj ise, rüzgara karşı
giderken, botun bir miktar burnunu kaldırması olarak ortaya çıkar. Izgara
tabanlı botların avantajları ise, tabanın çok iyi katlanıp arabada az yer
tutması, hafiflikleri ve nispeten ucuz olmaları olarak özetlenebilir. Bombard
AX serisi ve Sevylor Sevymarine SE-9 modeli ızgara tabanlılar, fiyat/kalite
performansı olarak oldukça iyi seçenekler olarak değerlendirilebilir. Bir
miktar daha yüksek fiyatlar göze alınabiliyorsa da Zodiac Cadet modeli
oldukça iyi bir seçenek olarak düşünülebilir.
b) Sert-Bütün
Taban: Zodiac modellerinde "S Taban" diye
adlandırılan, menteşeleri yardımıyla ve botun büyüklüğüne bağlı olarak
bire ikiye yada üçe katlanabilen sert malzemeden üretilmiş taban tipidir.
Izgara tabanlı botlarda olduğu gibi, sert taban malzemesi yine kenar tüpler
şişirilmeden önce zodiac malzemesinden yapılmış olan asıl taban üzerine
yerleştirilmekte ve daha sonra şişirilen tüpler tarafından sıkıştırılmaktadır.
Ancak yeni model bazı sert tabanlı botlarda, sert tabanın montajı, tüplerle
asıl tabanın birleşim yerine eklenen ray sistemleri yardımıyla daha güzel
hale getirilmiştir. Malzeme olarak genellikle anodized (korozyonu/çürümeyi
önlemek için elektrokimyasal işleme tabi tutulmuş) yada üzeri pvc ile kaplanmış
aliminyum kullanılmakla birlikte tamamen sentetik ya da ağaçtan yapılmış
tabanlar da vardır.
Daha güçlü
ve geniş taban malzemesinden dolayı botun ağırlığı ve fiyatı bir miktar
artmaktadır. Ancak rüzgara karşı giderken burnunu çok çok daha az kaldırması
güvenliği artırmakta; ayakta durma konusunda ise ızgaralı tabana oranla
çok daha yüksek bir konfor sağlamaktadır. Sert tabanı sayesinde 2-2.5 metrelik
bir botta bile 3 kişi ayakta durabilmekte, bu da balık avcıları için sert
tabanı özellikle çekici hale getirmektedir. Ancak sert tabanlı bazı botların
kurulması ve sökülmesi bir miktar daha uzun zaman aldığı için,üreticiler
"eğer sezonda sadece bir kaç kez kuracaksanız tercih edin" uyarısında bulunabiliyorlar.
Bu arada büyüklük arttıkça, kapalı haldeki hacmin de, taban nedeniyle hızla
artmakta olduğunu da unutmamak gerekiyor.
c) Kick Ağacından
Mamul Katlanabilir-Bütün Taban: Zodiac modellerinde
"YL (Yatchline) Taban" olarak adlandırılan, kick ağacından üretilmiş ince
çıtaların yanyana ancak oynayabilir şekilde monte edilmesiyle oluşturulmuş
taban tipidir. Bir başka deyişle, ızgara aralarının boş bırakılmadığı,
yoğun bir ızgara taban olarak düşünülebilir. Böylece plaj hasırı gibi katlanabilen,
ancak açıldığında sert bir yüzey haline gelen bir yapı yaratılmıştır.
Bu seçenek
ile geniş hacim sorunu yaşamadan sert tabanın avantajları sağlanmış;
bir başka deyişle ızgara tabanla sert tabanın avantajları birleştirilirken,
dezavantajları yokedilmeye çalışılmıştır. Ağırlıkça önceki iki seçenekten
de ağır, fiyatça her iki seçenekten de açık ara fazla olması en büyük dezavantajı
olmaktadır. İçinde ayakta durmanın gayet rahat olduğu söylenmektedir, ancak
sert-bütün taban konforunu sağlayabileceğini sanmıyorum. Rüzgara karşı
giderken ise burnunu ızgaralıdan daha az, sert tabanlıdan bir miktar daha
fazla kaldırdığı bilinmektedir.
d) Basınçlı
hava taban: Zodiac modellerinde "FR (Fastroller)"
olarak adlandırılmaktadır. Teknolojinin son harikası bu taban şişirilebilir
bir yapıdadır. Ancak klasik botlardan farklı olarak, taban katmanlı bir
yapıda ve katmanların arasında lif benzeri bir malzeme yer almaktadır.
Özel pompası ile yüksek basınç değerlerine ulaşıncaya dek şişirilmekte
ve oldukça sert bir forma ulaşmaktadır. Böylece kullanıma hazır hale getirildiğinde
sert bir taban yaratılmakta, kapalı haldeyken ise hacim ve ağırlık en aza
indirilmektedir.
Yakından inceleme
şansına sahip olamadım ama kataloglardaki fotoğraflar gerçekten çok etkileyici
görünüyor: Ayrılabilen havalı tabanın üzeri eşyalarla doldurulup, eşyaları
taşımak için sedye olarak kullanılıyor ve en ufak bir bükülme ya da esneme
olmuyor. Zaten katalogda da geleneksel tabanlar kadar sert olduğu ifade
ediliyor. Seçenek olarak Bombard AX-4 tipi de aynı teknolojiyi kullanıyor.
En büyük avantajı sert taban konforuna karşı ağırlığı ve katlandığındaki
hacmi, en büyük dezavantajı ise abartılı düzeydeki fiyatı olarak öne çıkıyor.
Bu taban seçenekleri
arasındaki farkların daha belirgin bir şekilde karşılaştırılabilmesi için,
Zodiac Cadet modelinin 2.60 metrelik boyutuna bir göz atabilirsiniz:
Izgaralı Taban
: 24kg, 6800FF +KDV, 3-4HP motor öneriliyor,
4 KİŞİ
Sert-Bütün
Taban : 30kg,
7700FF +KDV, 3-4HP motor öneriliyor, 4 KİŞİ
Katlanabilir-Bütün
Taban : 35kg, 9500FF +KDV, 3-4HP motor
öneriliyor, 4 KİŞİ
Basınçlı Hava
Taban : 28kg, 11200FF +KDV,
3-4HP motor öneriliyor, 4 KİŞİ
Bu arada, eşdeğer
modeller için Bombard'ın %15-20 daha ucuz, jokerin ise birazcık daha pahalı
olduğunu da not olarak düşelim.
Şişme botlar
için son bir parametre olarak kaburga (alttaki sandal benzeri çıkıntı)
olayından bahsetmek gerekiyor. Bilindiği gibi şişme botların en büyük dezavantajlarından
biri, teknelerde yer alan kaburganın aksine tamamen düz bir masa üstüne
benzeyen tabanlarıdır. Kaburganın yer almadığı böyle bir yapı ise kaburgalı
teknelerin sağladığı yönlendirilebilme ve su üzerindeki kararlı hakimiyeti
asla sağlayamamaktadır. Ancak eski yıllardaki modellerin aksine, şimdiki
pek çok şişme bot modelinde şişirilebilen bir kaburga bulunmakta ve böylece
daha kararlı bir hakimiyet ve yönlendirme sağlanabilmektedir.Hatta bazı
botlarda sert malzemeden yapılmış kaburga seçeneği bulunmakta ve bu kaburgalar
şişirme sonrasında ya da öncesinde alttan takılabilmektedir. Bu nedenlerden
dolayı bot seçimi yaparken, kaburgalı modellerin seçilmesi özellikle yararlı
olacaktır.
2) "SEMI-RIGID"
(YARI SERT) BOTLAR: İlk bakışta "full
inflatable" tarzı botlara benzemekle birlikte, taban ve gövdenin bir kısmı
sert/katlanamaz malzemeden yapılmıştır. Şişirilebilen tüpleri ise "full
inflatable" botlarla birebir aynıdır. Bir başka deyişle, "full inflatable"
bottaki taban ve arka panelinin yerini yekpare sert bir taban-gövde yapısı
almıştır. Botun havası indirildiginde, tüpler tabanın üzerine yığılarak
küpeştesi (kenarları ) olmayan bir sandala benzemektedir. Şişirildiğinde
ise tüpler taban ve gövdeyi kucaklamakta ve ortaya muhteşem bir bot çıkmaktadır.
Taban, aerodinamik olarak ideal bir teknenin gövdesi şeklinde üretildiğinden,
su üzerindeki kararlılığı "full inflatable" botlara oranla çok daha iyi
olmaktadır. Bu kararlılığın sonucu olarak, aynı
büyüklükteki "full inflatable" modellere göre iki kat daha güçlü motorlar
önerilmektedir.
Yarı sert
botların en büyük dezavantajları, yekpare gövde-taban yapısından kaynaklanan
hacimdir. Bu nedenle de binek otomobillerle taşınması ne yazık ki zor bir
hale gelmektedir. Bu nedenle de yarı sert botları ,"full inflatable" botların
değil; fiber ya da poliester teknelerin daha hafif, daha taşınabilir alternatifi
gibi değerlendirmek daha doğru olacaktır. Kataloglara bir göz atıldığında,
Valiant modellerinin spesifikasyonları ve tasarımı ile genellikle öne çıktığı
görülebilir. Fakat markası ne olursa olsun, oldukça yüksek olan fiyatları,
yarı sert botları olta balıkçıları için sadece bir hayal haline dönüştürmektedir.
Örnek olarak
Valiant Dynamic-270 VE Zodiac 275R nin parametrelerine göz atacak olursak;
Vaillant'ın daha yüksek taşıma kapasitesine rağmen 10 kg daha hafif oluşu
önemli bir artı olarak dikkat çekiyor.
Dynamic-270
: 4 kişi, 420 kg toplam yük, 35 kg ağırlık, 8HP motor (önerilen),
13700 FF +KDV
Zodiac YL1-275R
: 4 kişi, 350 kg toplam yük, 45 kg ağırlık, 4-8HP motor (önerilen),
1975 USD +
KDV
3) KLASİK
ŞİŞME BOTLAR:
Hemen her
av bayisinde ve büyük mağazalarda önümüze çıkan, pek çoğumuzun da ilk bot
tecrübesini yaşadığımız fiyatça uygun modellerdir. Gövde gibi yine hava
ile şişirilen yumuşak taban ayağa kalkmayı imkansız hale getirmektedir.
Genellikle 3-5 hava odacığından oluşmaktadır. Botun tamamı yumuşak malzemeden
üretildiği için direkt olarak motor takılma şansı da yoktur. Ancak bazı
modeller için, "motor mount" adı altında, askı ve uzatmalarla botun arkasına
sabitlenen ve küçük motorların bota bağlanabilmesini sağlayan adaptör paneller
de ayrıca satılmaktadır. Fakat yumuşak tabanlı olması ve su üzerindeki
kararlılığının düşük olması nedeniyle motorlu kullanımdan uzak durulması
tercih edilmelidir. Bu model botlar için genel olarak iki değişik kalitede
ürün göze çarpmaktadır. Sevylor ve Sea Eagle modelleri, bir miktar daha
güçlü yapıları ve 250USD'ye kadar çıkan fiyatları ile en yaygın balıkavı
botları olarak öne çıkmaktadır. Bir de uzak doğuda üretilen ama dünyada
ve ülkemizde değişik değişik marka ve isimlerle satılan, aile yada
balıkavı botu olarak sunulan, fiyatları 50-100 USD aralığında yer alan
modeller var. Bunlar da kullanım olarak yüksek kaliteli alternatifleriyle
benzer özellikler gösterse de, ömürleri daha kısa olmaktadır.
Benzer yapıda
üretilmiş Rus botları da uzun zamandır ülkemizde tüketici ile buluşmaktadır.
Bu botların en büyük handikapı zayıf tabanları ve delinme-yırtılma anında
havasının hızla boşalması olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle güvenlik
açısından tercih edilebilir değildirler.
Son olarak,
şişme botlar için boyut konusunda da bir kaç noktayı gözönüne almak gerekir.
Genel olarak balık avı için bir şişme bot alındığında, boy ne kadar
uzun olursa olsun iki kişiden fazlasının çok da kullanışlı olmayacağı akla
getirilmeli; gereksiz büyüklükler için gereksiz paralar vermekten kaçınılmalıdır.
Bu nedenle de 2.60 metreden kısa, 3.20 metreden uzun olmayan botlar, hem
hacim ve ağırlıkları göz önüne alındığında taşınmaları hem de fiyatları
açısından gayet uygun olmaktadır. Bu aralıkta hangi boyu tercih edeceğinizin
kararı ise botun kapalı hacmine,arabanızın bagaj hacmine ve fiyatına
bakarak verilmelidir.
Dıştan takma
motor konusuna gelince, Türkiye'de en yaygın ve parça konusunda rahat markanın
Mercury/Mariner olduğu söylense de Yamaha, Honda ve Johnson'da (Johnson/Evinrude)
piyasanın en bilinen ve tercih edilen markaları arasında yer almaktadır.
Suzuki artık Türkiye'de satılmadığından yedek parça durumu bir miktar
sıkıntı yaratabilmektedir. Yurtdışında oldukça yaygın olan Nissan'ın ise
ülkemizde satılıp satılmadığını bilmiyorum ve şu ana kadar da Türkiye temsilcisine
ulaşamadım.
Motorlar 2HP
den başlıyor ve bizim ilgilenmediğimiz kadar yukarılara gidiyor. Daha ucuz,
hafif ve bakımı kolay olması nedeniyle Türkiye'de daha çok 2 zamanlı motorlara
rağbet var. Ancak 4 zamanlı (4 Stroke) motorların da daha sessiz, daha
çevre dostu ve daha uzun ömürlü olması gibi artıları var. Bir de önümüzdeki
yıllarda Avrupa topluluğu üyesi ülkelerde, iki zamanlı motorların, çevreye
verdiği zararlar nedeniyle tamamen kaldırılması tasarısından da bahsetmek
gerekiyor. 4-5 HP lik modellerde 2 zaman - 4 zaman farkı 300 USD civarında
gerçekleşiyor. Bir de hem dört hem de iki zamanlı modellerde, genellikle
4 HP ve üstü güçlerde alternatör (elektrik üreteci) opsiyonu var ve dışarıya
verilen bu enerji trolling motorunuz için kullandığınız akünün şarjında,
aydınlatmada ya da soğutucu/buzluk gibi araçların çalıştırılmasında kullanılabiliyor.
Elektrikli
motorlar ( trolling motorları) gerçekte beygir gücü olarak oldukça zayıf
olmakla birlikte kısa mesafeler içinde başarı ile kullanılabiliyor. Ancak
yanınızda motorun gücüyle orantılı olarak 70A ya da daha büyük bir akü
taşımayı gerektirmesi, uzak mesafeler için yetersiz kalması tek başına
kullanımını kısıtlayan nedenler olarak sayılabilir. Gerçekte elektrikli
motorlar, teknelerde benzinli motorun yanında yardımcı motor
olarak kullanılıyor. Çok sessiz olmaları nedeniyle balık avı esnasında
sessizce yer değiştirmek ya da teknenin yönünü çevirmek için elektrikli
motorlar kullanılırken, uzun mesafeli yer değiştirmeler için yine benzinli
motor çalıştırılıyor.
5HP lik
iki zamanlı motor'lar 1200 USD, aynı güçlerdeki dört zamanlılar ise yaklaşık
1500 USD'civarında satılıyor. Akü ile çalışan Minn Kota ve benzeri trolling
motorları ise yurtdışında 70 USD - 1000 USD aralığında satılıyor.
Son olarak
ayrıntılı bilgi için göz atabileceğiniz ve özellikle Türkiye'de de satılan
birkaç marka için aşağıdaki web adreslerine göz atabilirsiniz.
Tüm oltacılara
rastgele.
Yazı: Kenan
ÖZCAN
Zodiac
www.zodiac.com,
www.zodiac.fr,
www.zodiac.com.tr,
www.shipstore.com
Bombard
www.bombard.com,
www.zodiac.fr/fr/bombard, www.shipstore.com
Valiant
www.valiant-boats.com,
www.inflatable-boat-supplies.co.uk
Sevylor
www.sevylor.com,
www.shipstore.com
Quicksilver
www.mercurymarine.com,
www.quicksilver-boats.com,
www.inflatable-boat-supplies.co.uk
Mercury
www.mercurymarine.com
Nissan
www.nissanmarine.com
Yamaha
www.yamaha-motor.com
Johnson
www.johnsonoutboards.com
Portatif
Kayık:
Üyelerimizden
Tarık Ersal,taşıması ve kurması kolay portatif kayığı uzun yıllardır kullanmaktadır.
Portatif olması
ve aynı boydaki diğer bot ve kayıklardan daha düşük kapasitedeki motorla
kullanılabilmesi bir araya gelince oldukça kullanılışlı bir araçtır. 3.30
mt. Portatif kayığa 4 hp motor fazlasıyla yetmektedir. Tek kişi tarafından
taşınıp,kurulabilir.
Uzay sanayinde
kullanılmak üzere üretilmiş olan, çok sert ve yüksek darbe dayanımına karşı
üretilmiş olan Polypropılen'den yapılmıştır.
Esnek yapısı
sayesinde motorun suya verdiği vuruntu sesini absorve eder. Ve en önemlisi
bakım gerektirmez.Ancak oldukça pahalı olması en büyük dezavantajıdır.
Türkiye’de üretildiği ve makul bir fiyatla satıldığı taktirde satış patlaması
yaratabilir.
Araçınızın
üzerinde rahatlıkla taşıyabilirsiniz.
FİSHFİNDER
Yazı ([email protected]'dan
;T.Murat GÜRGEN)
SX' ler 1,
DX'ler 2, TX'ler 3 aynalı, yanı yanlara doğru daha fazla görüş sağlıyor.
Sayılan modellerin hepsi (kullanmadım, yaptıgım araştırmaya gore) 100 metreye
kadar rahatlıkla iş görür. Anladığım kadarı ile sonu 50 ile biten modeller
Amerikan modellerinin aynısı, ancak Avrupa versiyonu, yani feet yerine
metre gösteriyor, başka hiçbir farkı yok. Amerikan modelleri Cabelas'ta
neredeyse yarı fiyatına... Ben Turkiye'de satılan 350 TX'e denk gelen 300
TX siparişi verdim, nakliye dahil 278.59 dolar, yanında da takim çantası
hediyesi var.
Bu arada aynaların
(transducer) ne şekilde çalıştığına ve ne kadar alanı gösterdigine dair
aşağıdaki şekiller benim çok işime yaramıştı, umarım ilgililere bir fikir
verir. Kısaca önemli yerlerini tercüme ettim. Ayrica şunu da belirtmeliyim
ki bu ayna sistemleri cihazdan ayrica alinip takılabiliyor. Yalnız böyle
bir duşünce varsa hangi cihaz hangi ayna ile uyumlu, almadan önce
düşünülmeli.
Die verschiedenen
Abstrahlkegel (Farklı ayna türleri)
 |
Single
Beam (Tek Aynalı)
Geber mit
einem Abstrahlkegel (zum Beispiel 16°) ergibt eine Breite von 5 m bei einer
Tiefe von 15 m.
Tek aynalı
vericiler (Orn 16°) 15 metre derinlikte 5 metrelik bir alanı tarar. |
 |
Dual Beam
(Cift aynalı)
Zeigt Ihnen
ob sich die Fische unter dem Boot oder auf den Seiten befinden.
Balıkların
teknenin altında yada yanlarda olduğunu gösterir. |
 |
Tri-Beam
(3 Aynalı)
Zeigt ob sich
die Fische rechts, links oder unter dem Boot befinden
Balıklarin
teknenin sağında, solunda ya da altında olduğunu gösterir. |
 |
Six-Beam
3D (3 boyut saglayan 6 aynalı )
Geber von
53° unterteilt in 6 Abstrahlkegel von je 16° für ein 3D Bild bis 80 m Tiefe.
her biri 16
derecelik 6 ayna 80 metreye kadar 3 boyutlu bir resim sağlar. (bence fantazi
biraz) |
 |
Wide-Side
(Genis alan)
Geber mit 3
Abstrahlkegeln, 1 vertikaler und 2 seitliche Kegel für eine seitliche Sicht
bis ungefähr 35m.
3 Aynali sistem
biri tam aşağıya, 2'si tam yanlara bakıyor. |
Bence başlangıçta
1, 2 veya ucuzca 3 aynalı bir sistem alıp işin inceliklerini öğrenmeli,
sonra ihtiyaca gore 4 aynali GPS ve hava tahmin cihazi takilabilen Matrix
35 gibi bir sistem alınabilir veya mevcut sisteme Ayna ilavesi yapılabilir.
Ana
sayfa Deniz
Balıkçılığı Tatlısu
Balıkçılığı Tehlikeli
Balıklar Balıkçı
Çantası
Düğüm
Foto Albüm
Kamp
Malzemesi
TrofeAv
Turizmi Dünyada
Av
Balık
Yemekleri İlk
Yardım Sorular-Cevaplar
Anılarınız
YazılarınızEtkinliklerimiz
Güncel
Haberler
İLETİŞİM
[email protected]
©
Copyright 2003 RASTGELE-DER
Sayfa
tasarım: Orhan Yılmaz
|
|