..:: Anasayfaya
Dönüş ::..

ZİHNİ YÖNETMEK
Zihnimizi nasıl
yönetebiliriz? Bunun yanıtı zen de yatmaktadır.
Savaş sanatları tekniklerinde değil. Zihnimizi
nasıl eğitir ve onu yönetmeyi nasıl öğrenebiliriz?
Kodo Sawaki, kyu shin ryu öğretisinden söz eder.
Ve dingin bi ruhu anlatan geleneksel bir metinle
söz eder. İşte o metinden bir alıntı.
Düşman diye bir şey
yoktur. Zihnin bir biçimi yoktur ama bazen bir
biçime girebilir. Bazen zihin kavranabilir bazen
de bu mümkün olmaz. Zihnin hareketi evreni yani
gökyüzü ile yeryüzü arasındaki boşluğu
doldurduğunda ve böyle bir fırsatı yakalamayı
bildiğimizde, o zaman bunu kendi yararımıza
kullanıp, sonsuzluğu tek bir şeyin içine
sığdırırız. O zaman da bunu istediğimiz gibi
kullanabiliriz.
Yorum yok bu
anlaması kolay bir metin değildir. Ama judo zen
konusunda ciddi deneyimleri olan bir kişinin
kolayca anlayabileceği bir metindir. Kodo
Sawakinin bir diğer geleneksel metni olan
Genjokoan ise şöyle der: “tekneyle kıyıdan
uzaklaşan bir adam, kıyının uzaklaştığını düşünür.
Ama bakışlarını tekneye yönelttiğinde asıl hareket
edenin tekne olduğunu anlar.”
Varoluş olgusuna
yanılsamanın gözüyle bakarsak, gerçek doğamızın
şarta bağlı ve hareketli olduğu yanılgısına
düşeriz. Oysa gerçekte doğamız bağımsız ve
hareketsizdir. Gerçek zihnimizle yakınlaşıp gerçek
doğamıza dönersek, ozaman bütün olguların ve
varoluşun kendi zihnimizde olduğunu ve bunun her
varlık için geçerli olduğunu anlarız.
Varoluşun gerçek doğası duyularımızla kavranamaz.
Duyularımızla teslim olduğumuzda kavradığımız
şeyler, gerçek değildir hayaldir. Yaşam sorunları
hepimiz için farklıdır. Ve hepimizin bunları
çözmek için farklı yöntemlere ihtiyacı vardır. Bu
yüzden herkes kendi yöntemini oluşturmayı öğrenmek
zorundadır. Taklit ederseniz yanılgıya düşersiniz.
Kendiniz için uygun olanı kendiniz yaratmak
zorundasınız.