..:: Anasayfaya
Dönüş ::..

BUDO VE ZENİN SIRRI
Bir gün bir samuray büyük bir kendo ustası, kılıç
kullanmanın sırrını keşfetmeye karar verdi. Bir
gece yarısı kamakura daki bir tapınağa gitti.
Oranın ulusu Hachiman a saygılarını sundu. Samuray
onun önünde saygıyla eğildi. Merdivenlerden geri
dönerken ağaçların arkasından bir canavarın
kendisini izlediğini hissetti. İçgüdüsel olarak
kılıcına davrandı ve bir an içinde yaratığı
öldürdü. Bunu hiç düşünmeden bilinçsizce yapmıştı.
Hachiman ona kılıcın
sırrını söylememişti ama bu deneyim sayesinde
samuray gerçeği anlamıştı. Sezgi ve eylem aynı
anda hareket etmelidir. Budo çalışmasında bilinçli
düşüncenin yeri yoktur. Ancak bunu söylerken belli
bir mertebeye ulaşmışlar için söylüyorum yani
yoksa bilinçsizlik beklide aşırı bir bilinçlilik
durumunun sonucudur. Evet gelelim buradaki
bilinçsizlikten kastıma. Her şey bir anda olup
biteceği için düşünmeye zaman yoktur. Kişi hareket
ederken amaç ve eylem aynı anda gelmelidir. “hah
bir canavar, onu nasıl öldürebilirim?” diye sormak
için zaman harcarsanız, tereddüt ederseniz, ön
beyninizle düşünüyorsunuz demektir. Kaybedersiniz.
Oysa ön beyin alt beyin ve eylem aynı anda
gelmelidir.
Zazen de gerçekte
hareketsiz durmanın anlamı hareket halinde
olmaktır. Bu dönem bir topaça benzer. Topaç
hareketsiz gibi görünür ama aslında büyük bir
hızla dönmektedir. Yani hareket halindeyken
sükuneti ve dinginliği korumak kendonun ve aynı
zamanda zen ve budonun da sırrıdır. Aralarındaki
taktik ve tekniksel fark ne olursa olsun bu bütün
savaş sanatlarındaki temel noktadır. tabi hayat
sanatında da böyledir.
Çocuk gibi olmak.
Örneğin çocuklar daima anı yaşarlar. Akıllarına
gelen şeyleri yaparlar. Ancak öylesine dsipline
bir şekilde doğarlarki anlık duyguları istekleri
öylesine dsiplinedirki, kendi çocuklar dünyasında
hiçbir çocuk diğerlerinden aykırı isteklerde
bulunmaz. İşte bu onların doğal zenidir bir
bakıma.
Ancak günümüz de
kavramlar o kadar yerlerini değiştirmiş veya
bizler tarafından yanlış anlaşılmış ki, etrafa
baktığımda her şey olduğundan yada olması
gerektiğinden daha garip. Şimdi bu söylediğim
cümle aslında zene aykırı bir cümle. Ancak ben
rahip değilim usta hiç değilim. Sadece hayatım
için mutluluğum için pek çok felsefeden
yararlandığım gibi uzak doğudan da yararlanıp
kendi felsefemi oluşturmaya çalışıyorum. Bu
nedenle bun söylediklerimi zen ve uzak doğu
felsefesinden tenzih ediyorum.Şimdi bir şiir
yazacağım ufak bir zen şiiri orada ne demek
istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız.
Rüzgar nasıl eserse
essin
Dünyanın gidişatı ne
olursa olsun
Benim için yeterince
iyidir.
Bu şiiri bir ahlakçı
ve taocu tartışması olarak vereceğim başka
bölümlerde.