..:: Anasayfaya
Dönüş ::..
Hüznün tanrısal
yağmurları
Dökülüp, süzülürken
Narin ve beyaz ayak
bileklerimizden aşağıya
Sarı Japon
balıklarının akvaryumuna
Altın kızılı
saçlardan damlayanlar
Renk renk çocuk
gözyaşları
Son
yemekde içindeydik kutsal kadehin
Oniki havarinin
elinde
Şemsiyeler,yağmurluklar ve kahrolası dam altları
Korun damlalardan
serpintilerimizden
Korun sonuna kadar
gücün yeterse
Ve eşitle
eşitleyebilirsen
İnsanlara içerlerdi
bardaklarca ondan
Biri köpüğüydü zaten
damlamızın
Hüznün
mutluluğu ve mutluluğun hüznün
Başına bir şey
geldiğinde hatırlayacaksın dünyanın
Bir rüya olduğunu ve
kalkacaksın
Bir kabustan kalkar
gibi
Samurayın yolu bu
Düşleri miyiz
şaraptan sızmış bir balıkçının
Veya o
aslında bizim düşlerimiz
Ben,sen veya basitçe
ben bir başkasıdır
Damlalarım ve
ben,biz,onlar ve diğerleri
Tekin çoğulu çoğulun
tekili
Siyah ışık siyah
ışık siyah ışık
Tek bir damlasıyım
hüznümün yağmurlarının
Düne ait ne kaldıysa
dünde kaldı cancağızım
Bu gün yeni bir
şeyler söylemek lazım....