Hayat�
    Devrimleri
    �lkeleri
    B�t�nleyici �lkeler
    Nutuk(ilk 30 sayfa)
    Vasiyetname
    Yazd��� �iirler
    Yazd��� Mektuplar
    Yazd��� Telgraflar
     Yazd��� Kitaplar
    D�nyan�n G�z�nde
Atat�rk
    Gen�li�in Ataya
Cevab�
    Atat�rk Diyor ki
    Unvan ve
Madalyalar�
    An�lar�
    Ataya Sayg� Defteri
Hosted by www.Geocities.ws

Hosted by www.Geocities.ws

Hosted by www.Geocities.ws

 
NUTUK (10-12)

�u fark ile ki, istiklali i�in �l�m� g�ze alan millet, insanl�k haysiyet ve �erefinin icab� olan b�t�n fedakarl��� yapmakla m�teselli olur ve bittabi esaret zincirini kendi eliyle boynuna ge�iren miskin, haysiyetsiz bir millete nazaran yar ve a�yar nazar�ndaki mevkii farkl� olur.

Sonra Osmanl� hanedan ve saltanat�n�n idamesine �al�smak, elbette, T�rk milletine kar��, en b�y�k fenal��� i�lemekti. ��nk� millet her t�rl� fedakarl��� sarfederek istiklalini temin etse de, saltanat devam etti�i takdirde, bu istiklale m�emmen nazariyle bak�lamazd�. Art�k, vatanla, milletle hi� bir alaka-i vicdaniye ve fikriyesi kalmam�� bir s�r� mecaninin, devlet ve millet istiklal ve haysiyetinin muhaf�z� mevkiinde bulundurulmas� nas�l tecviz olunabilirdi ?

Hilafet vaziyetine gelince, ilim ve fennin nurlara m�sta�rak k�ld��� hakiki medeniyet aleminde g�l�n� telakki edilmekten baska bir mevzuu kalm�� m�yd�?

G�r�l�yor ki, verdi�imiz karar�n tatbikat�n� temin i�in hen�z milletin �nsiyet etmedi�i meselelere temas etmek laz�m geliyordu. Umumca mevzuubahs olmas�nda azim mahzurlar tasavvur olunan hususlar�n mevzuubahs olmas�nda zaruret-i mutlaka bulunuyordu.

Osmanl� h�k�metine, Osmanl� padi�ah�na ve m�sliminin halifesine isyan etmek ve b�t�n milleti ve orduyu isyan ettirmek laz�m geliyordu.

TATB�KATI SAFHALARA AYIRMAK VE KADEME KADEME Y�R�YEREK HEDEFE VARMAK

T�rk ata yurduna ve T�rk�n istiklaline tecav�z edenler kimler olursa olsun onlara b�t�n millet�e m�sellahan mukabele ve onlarla m�cadele eylemek icap ediyordu. Bu m�him karar�n b�t�n icabat ve zaruriyat�n� ilk g�n�nde izhar ve ifade etmek, elbette musip olamazd�. Tatbikat� bir tak�m safhalara ay�rmak ve vakayi ve hadisattan istifade ederek milletin hissiyat ve efkar�n� izhar eylemek ve kademe kademe y�r�yerek hedefe vas�l olmaya �al��mak laz�m geliyordu. Nitekim �yle olmu�tur. Ancak dokuz senelik ef'al ve icraat�m�z bir silsile-i mant�k�ye ile m�talaa olunursa, ilk g�nden, bug�ne kadar takip etti�imiz istikamet-i umumiyenin ilk karar�n �izdigi hattan ve tevecc�h eyledi�i hedeften asla inhiraf eylememi� oldu�u kendili�inden tebar�z eder.

Burada, zihinlerde mevcut olmas� ihtimali bulunan baz� teredd�t d���mlerinin ��z�lmesini teshil i�in, bir hakikati beraber m��ahede etmeliyiz. Tezah�r eden milli m�cadele, harici istilaya kar�� vatan�n halas�n� yegane hedef addetti�i halde bu milli m�cadelenin muvaffak�yete iktiran ettik�e safha safha bug�nk� devre kadar irade-i milliye idaresinin b�t�n esasat ve e�kalini tahakkuk ettirmesi tabii ve gayrikabil-i i�tinap bir seyr-i tarihi idi. Bu mukadder seyr-i tarihiyi an'anevi itiyadatiyle, derhal ihtisas eden hanedan-i h�k�mdari ilk andan itibaren milli m�cadelenin hasm-� biaman� oldu. Bu mukadder seyr-i tarihiyi ilk anda ben de m��ahade ve ihtisas ettim. Fakat nihayete kadar �amil olan bu ihtisasat�m�z� ilk anda kamilen izhar ve ifade etmedik.
M�stakbel ihtimalat �zerine fazla beyanat, giri�tigimiz hakiki ve maddi m�cadeleye, hayalat mahiyetini verebilirdi; harici tehlikenin yak�n tesirat� kar��s�nda, m�teessir olanlar aras�nda, an'anelerine ve fikri kabiliyetlerine ve ruhi haletlerine mugayir olan muhtemel tahavv�lattan �rkeceklerin ilk anda mukavemetlerini tahrik edebilirdi. Muvaffakiyet i�in ameli ve emin yol, her safhay� vakti geldik�e tatbik etmekti. Milletin inki�af ve itilas� i�in selamet yolu bu idi.
Ben de b�yle hareket ettim. Ancak bu ameli ve emin muvaffakiyet yolu, yak�n refik-i mesaim olarak tan�� zevattan baz�lariyle aram�zda, zaman zaman i�tihadatta, muamelatta, icraatta esasl� ve tali birtak�m ihtilaflar, i�birarlar ve hatta iftiraklar�n da sebebi ve izah� olmustur. Milli m�cadeleye beraber ba�layan yolculardan baz�lar�, milli hayat�n bug�nk� cumhuriyete ve cumhuriyet kanunlar�na kadar gelen tekam�lat�nda, kendi fikriyat ve ruhiyat�n�n ihatas� hududu bittik�e bana mukavemet ve muhalefete ge�mislerdi. Bu noktalar�, tenevv�r etmeniz i�in, efkar-� umumiyenin tenevv�r�ne medar olmak i�in, s�ras� geldik�e, birer birer i�aret etmeye �al��aca��m.

M�LL� SIR

Bu son s�zlerimi hulasa etmek laz�m gelirse, diyebilirim ki, ben milletin vicdan�nda ve istikbalinde ihtisas etti�im b�y�k tekam�l istidad�n� bir milli s�r gibi vicdan�mda ta��yarak peyderpey, b�t�n heyet-i i�timaiyemize tatbik ettirmek mecburiyetinde idim.

ORDU �LE TEMAS

�imdi, Efendiler, ilk i� olmak �zere b�t�n ordu ile temasa gelmek laz�md�.

Erzurum'da On Be�inci Kolordu Kumandan�na 21 May�s 1919'da yazd���m bir �ifrede "ahval-i umumiyemizin almakta oldugu �ekl-i vahimden pek m�teessir ve m�teellim oldu�umu; millet ve memlekete medyun oldu�umuz en son vazife-i vicdaniyeyi yak�ndan, m��terek mesai ile, en iyi ifa etmek m�mk�n olaca�� kanaatiyle bu son memuriyeti kabul etti�imi; bir an evvel Erzurum'a gitmek arzusunda bulundu�umu ve fakat Samsun ve havalisinin vaziyeti, asayi�sizlik y�z�nden fena bir ak�bete du�ar olmak mahiyetinde bulundu�undan buralarda birka� g�n kalmak zarureti oldu�unu bildirdikten sonra, beni �imdiden tenvire medar olacak hususat varsa i�'ar�n�" rica ettim (Ves. lO).

Filhakika Samsun ve havalisinde Rum �etelerinin �slam ahaliye tecav�z� ve zaten vas�tas�z b�rak�lm�� olan h�k�met-i mahalliyenin ecnebi m�dahalat� y�z�nden hi�bir tedbir alamamas�, vaziyeti m��k�l k�lm��t�.

Tan�d���m�z ve kendisinden b�y�k enerji �mit etti�imiz bir zat�n Samsun'a mutasarr�f tayinini temin i�in te�ebb�s almakla beraber, ���nc� Kolordu Kumandan�n� muvakkaten Canik mutasarr�f� tayin ettim. M�mk�n olan tedabir-i mahalliye al�nmaya ve bilhassa ahalinin vaziyet-i hakikiye hakk�nda tenvirine ve orada bulunan ecnebi m�freze ve zabitlerinden i�tinap ve ihtiraza mahal olmad���n� izaha ehemmiyet verildi ve hemen o havalide milli te�kilata tevess�l olundu.

23 May�s 1919'da Ankara'da bulunan Yirminci Kolordu Kumandan�na, "Samsun'a geldi�imi ve kendisiyle daha s�k temasta bulunmak istedi�imi ve �zmir havalisine dair daha kolayl�kla alabilece�i malumattan haberdar olmak istedi�imi bildirdim."

Bu kolordunun vaziyeti ile daha �stanbul'da iken alakadar olmu�tum. Cenuptan Ankara havalisine �imendiferle nakli mevzuubahs idi. Bu nakliyata m�manaat edilmekte oldu�unu anlam�� oldu�umdan �stanbul'dan hareketim g�nlerinde Erkan�harbiye-i Umumiye Reisi olan Cevat Pa�a'dan kolordunun �imendiferle nakli teahhur ederse karadan y�r�yerek Ankara'ya sevkini rica etmi�tim. Bundan dolay� bahsetti�im �ifre telgrafnamemde "Yirminci Kolordu aksam�n�n kamilen Ankara'ya gelmeye muvaffak olup olmayaca��n� sordum. Canik livas� hakk�nda malumat verdikten sonra bir iki g�ne kadar Samsun'dan karargah�mla, bir m�ddet i�in Havza'ya gidece�imi ve her halde Samsun'dan hareketimden evvel beni tenvir edecek malumata intizar eyledi�imi yazd�m."

Yirminci Kolordu Kumandan�ndan, �� g�n sonra 26 May�s 1919'da ald���m cevapta "�zmir'den muntazam malumat alamad�klar�n�, Manisa'n�n da i�gal edildi�ini telgraf memurlar�n�n haber verdi�ini, kolordunun Ere�li'de bulunan aksam�n�n, kamilen �imendiferle nakline muvaffak olamad�klar�ndan karadan y�r�y��e ba�lad�klar�n�, fakat, mesafenin uzakl��� sebebiyle Ankara'ya ne vakit muvasalat edece�inin malum bulunmad��� bildiriliyordu."

 


 
Hosted by www.Geocities.ws

1