|
Sitti Radviyye (Hatuniye)
Medresesi: Gül mahallesindedir. Bu gün
ise sade bir bölümü ibadethane olarak
kullanılmaktadır. Bu medrese'nin bir bölümünde
iki sandık bulunmaktadır.
Şehidiye Medresesi: Bu medrese'nin
yapı tarzı zaman zaman yapılan dikkatsiz ve
bilgisizce ilavelerle tahrip olmuş, bu gün bu
medreseden ayakta kalan, bir tek karmaşık taş
oymalı iki şerefeli minaresi ile, önceleri bir
taş oyma harikası olan Camii kısmının giriş
kapısı, şimdi basit bir taş şekline
dönüştürülmüştür. Kayıtlar bu medresenin
1239-1240 veya 1259-1260 tarihleri arasında
Melik Es Said Necmeddin Gazi Bin Artuk Aslan
tarafından yaptırıldığını gösterir.
Altunboğa Medresesi: Zinciriye
medresesi'nin doğusunda bu gün içi çeşme olarak
kullanılan derin bir eyvanı ve etrafında bazı
izlerden başka bir şey kalmamıştır.
Zinciriye Medresesi: Medrese
mahallesi'nin kuzeyinde olan bu tarihi yapı, bu
gün Vakıfla Öğrenci Yurdu olarak
kullanılmaktadır. Dikdörtgen ve geniş bir alanı
kaplamakta olan bu yapı'nın Avlu, Camii, Türbe
ve Çeşitli ek mekanları bulunmaktadır.
Kasımiye (Sultan Kasım) Medresesi:
Şehrin güneybatısında, tepenin altındadır. Güney
ovaya açık olan bu medrese, Mardin yapılarının
en büyük hacimlilerinden birisidir. Tek bir avlu
etrafında yapılmış iki katlı mekanlarla ve
batıda diğer kısımlarla aynı girişe sahip
bağımsız bir mescitle teşkilatlıdır.
Marufiye veya Hacı Ma'ruf (Beyt İl
Artuk) Medresesi: Şar mahallesi'nin
kuzeyinde olan bu geniş medresede de, bu gün
birkaç aile burasını ev olarak kullanmaktadır.
Kalıntıların, eyvanlı, avlulu bir medrese
olduğunu ortaya koyduğu yapı uzantılarından da
anlaşılacağı gibi, tek bir avlu etrafında
toplanmış mekanlar, sınırı aşan ve Mardin'de
görülen Kasımiyye ve Zinciriyye Medreseleri gibi
avlunun dışına da yayılan bir tipin uygulanan en
eski örneği olsa gerek.
Şah Sultan Medresesi: Tekke
mahallesindedir. Dikdörtgen bir alan
içindeki yapı bir Camii ye ilave olarak
yapılmıştır. Camii kısmı 1967 yılında
yenilenmiştir. Akkoyunlu Mehmet Celadi Bican
tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. 15. ve
16. yy. da ait olan bu medrese'nin pek az bir
kısmı ayakta kalabilmiştir.
Hüsamiye Medresesi: Bu yapı,
1930'lara kadar yaşamış ve şimdi yerinde yeller
esmektedir.
Şeyh Abban veya Şeyh Lebban (Melik
Mansur) Medresesi: Bu bina da, tıpkı
diğerleri gibi, içinde lahitlerin bulunduğu bölü
dışında bir de zaman zaman kullanılan bir
mescitten ibaret kalmıştır.
Savurkapı (Paşavatlar Evi)
Medresesi: Savur kapı'ya giden yolun
sonunda, Melik Mahmut Camii'nin veya açıldığı
küçük meydancığın hemen karşısında cadde'nin
devamına birleşen dar sokaktadır.
|