|
Mardin'in merkez ilçeleri ile bucaklar ve
köylerinde yaşayan değişik dinlere mensup
halkın, tarih boyunca, bugüne kadar kavgasız,
gürültüsüz, birlikte yaşamışlardır. Mardinliler
kültür mozaiklerine ek olarak, bir de dinlerini
mozaik hale getirerek, tarih boyu birlikte ve
kardeşçe yaşamışlardır. Bu tür birliktelik,
onlara dünyada yaşayan insanlar arasında en
uygar bir topluluk unvanını kazandırmıştır.
Mardinliler geçimlerini sağlamak için
mutlaka en iyi rantı verebilecek bir iş sahibi
olmaya gayret ederler. Hiçbir Mardinli kendisi
ve ailesini geçindiremeyecek basit bir işte
çalışmaz. Bu nedenle Mardinliler arasında
ayakkabı boyacısı, inşaat işçisi, hamal gibi
işle uğraşan pek az kişi vardır. Mardinli hangi
dine mensup olursa olsun, bu bilinçle
yetişmektedir. dünyadaki yaşamını, dini
duygularının baskısından uzak tutarak yaşar.
Mardin'deki Müslümanların tamamı
Sünni'dir. Çoğunlu Hanefi ve bir bölümü de Şafi
Mezhebine bağlıdır. Hıristiyan halkın
tamamı Süryani'dir. Katolik ve Ortodoks
Mezhebine bağlıdır. Üçüncü grup da, sayıları her
geçen gün azalan Yezidilerdir. Bunlar ise
Midyat ilçesinde, Hasankeyf yörelerinde kısmen
de bazı illerimizde yaşamaktadırlar. Taptıkları
Şeytan'ın onları yücelteceğine inanırlar.
Dördüncü grup Ermenilerdir. Hıristiyan
dinine mensup olup Katolik ve Ortodoks
mezheplerine bağlıdırlar. Son grup
Yahudiler ise XX.asır içerisinde Mardin
ve çevresinden göç ederek dağılmışlardır. Dini
anlaşmazlıklar yüzünden dünya milletleri
birbirleri'nin kanlarını oluk oluk akıtmışlar,
sırf onların tanımadıkları Peygamber,
inanmadıkları dinler yüzünden birçok insan
öldürülmüş, asılmış, kesilmiş ve yerinden
yurdundan edilmişlerdir. Buna karşın Mardin'de
50 ana grupta toplanan ayrı dinlere ve ayrı
inanca bağlı insanlar, bugüne kadar hiçbir
kavgaya ve sürtüşmeye sebebiyet vermeden
kardeşçe yaşamışlardır. Bu davranış biçimi
Mardinlilerin ne denli insancıl olduklarını
belirtmektedir. |