|
Kale Camii: Yıkık bir kubbe ile
yıkık duvarlardan başka bir kısmı kalmayan
Camii'nin, zamanında dikkatli bir işçilik sarf
edilerek inşa edildiği bilinmektedir. Ancak bu
Camii'nin geniş bir müştemilata sahip olduğu ve
büyük bir olasılıkla hem ibadet hem de sosyal
işler için de kullanıldığı izlenimin,i
vermektedir.
Hızır Camii: Bu gün kalede bulunan
radar üssünün tam ortasında kalan bu Cami'ye
Akkoyunlular Camii denilmektedir. 13. yy. da
yapıldığı tahmin edilmektedir.
Ulu Camii: Geniş bir avlusu ve
biri doğudan diğeri batıdan açılan küçük eyvanlı
kesme taştan iki kapısı, bu avlunu güney
kısmında iki kademeli mihrabı ile ünlüdür.
Yapıların muhtelif yerlerindeki kitabelerden en
erken görünüşlüsü Selçuklu Çiçekli Kufi parçası
olup, Camii'nin 11. yy. da yapılmış
olabileceğini gösterir.
Bab Es Sor (Melik Mahmud) Camii:
Mardin'in doğusunda Savur'a giden yolu
kuzeyindedir. anıtsal yapılar içerisinde ikinci
sırayı alan bu Camii'nin yatık bit dikdörtgen
alanı alanı kaplayan ve aynında ana caddenin bir
kısmı bulunan, diğer yanlarında dar sokakların
ayrıldığı evlerle çevrili, ana girişi küçük bir
meydancığa açılır. Mevcut olan kitabelere ve
belgelere göre, bu Camii'nin 14. yy.
3.çeyreğine, yani 1367 tarihlerine düşmektedir.
Artuklu döneminde Melik Mansur Ahmedin babası
Melik Şemseddin Mahmud tarafından yaptırıldığı
düşünülmektedir.
Abdüllatif (Latifiye) Camii:
Mardin'in en iyi korunan camilerindendir.
Geniş kare bir avlunun güneyinde ibadet yeri
geniş bir mekan ile örtülü mihrap, paralel iki
nefli bir mekandan meydana gelir. Dış kısmında
işlemeli taş oymalara karşın, iç kısmında sadece
düzgün kesilmiş taşlardan ibaret muntazam bir
dokudur. Camii 1371 de, Artuklu sultanlarından
ikisine hizmet etmiş olan Abdüllatif tarafından
yapılmıştır.
Moılla Hari (Süleyman Paşa) Camii:
Ana caddenin güneyinde aşağı Şehidi'ye
mahallesindedir. Dıştan basit kesme taşlarla
yapılan bu Camii'nin içten pencere ve nişlerle
hareketli bir görünüme sahiptir. Bu Camii'nin,
1195 yılında Melik İsa'nın veziri Kubbeddin Bin
Emir Ali Bin Allaeddin Sincari tarafından
yaptırıldığı bilinmektedir.
Şeyh Çabuk Camii: Ana cadde'nin
güneyinde, Cumhuriyet alanından Diyarbakır
kapısına doğru giderken yolu hemen
altındadır. Duvarlarla çevrili geniş bir avlusu
vardır.
Hamit (Şeyh Zebun) Camii :
1882-1883 yıllarında Şeyh Hamit efendi
tarafından onarıldığı için bu ad verilmiştir.
Gerçekten Şeyh Sabun veya Şeyh Zebun olarak
tarihte adı geçer. Şeyh Zebuni adında bir şahsın
1347 de yaptırdığı
bilinmektedir.
Kuseyri Camii: Emineddin
Mahallesindendir. 14 yy. ortalarında
yaptırıldığı zannedilmektedir.
Reyhaniye Camii: Şehidiye Camiisi
ile Ulu Camii arasında çizilecek düz hattın orta
kısmında bir yerdedir. Dikdörtgen bir ana mekan
ile yazlık mihrabı, ek bir odası, minaresi ve
çapraz tonozlu giriş kısmı ve altında 5 dükkan
bulunan yüksekçe bir Camii'dir.
Şeyh Mahmud Türki (Şeyh Ali)
Camii: Basit bir mihrabı ve güneye açılan
kademeli iki penceresi ile kuzeyde Diyarbakır
Mescitleri'nin genel plan şemasını
andırmaktadır. 800 yıllık bir mescit olduğu
tahmin edilmektedir. |