|
Mardin
ahalisi, Müslüman'ı ve Hıristiyan'ı ile dinlerine
bağlı inançları'nın mantıklı gereğini adabı ile
erkanı ile yerine
getirmekten yana olan ilginç bir toplumdur.
Ancak, dini akidelerine bağlı olan bu toplum,
ibadetlerini yaparken, dinleri'nin gerçek
islerini hayata geçirmekte ve 'Kitabi' olmayan
safsata, hurafe ve yobazlık kokan uygulamalardan
uzak kalmıştır. Peygamberler aracılığıyla tebliğ
edilen bütün dinler insanların refah ve
mutluluğu için gelmiştir. Aksine ileli olan ne
bir din ve ne de bir kitaba vardır. Bu bakımdan
hiçbir din hiçbir dinden ne aşağıda ve ne
de yukarıdadır. Her din onu tebliğ eden
Peygamberin yasadığı donemde en mükemmel dindir.
Bu sebeple dinlerin birbirleri ile mukayesesi ve
bu mukayeseden bir sonuca ulaşılması insanlık
adına bence yanlış bir olaydır. Zira İslamiyet
dogmadan Hıristiyan ve Yahudi olan toplumun
yasadığı donemde yasadığını kabul edeceğimiz bir
mukayeseci, kendisini zaman tüneline salip da o
tarihte yasasa acaba bu karsılaştırmayı
yapabilecek miydi? Asla.. onun için bu konuda
arzu edilen şeyin tamamen din farkı gözetmeden
insanlara eşit ve tarafsız bir gözle bakmaktır.
İste bu gözle yapılan tarafsız bakış, bizim
Mardinliler de vardır. Hıristiyan olur,cenaze
olayının çoğunu Müslümanlar teşkil eder.
Müslüman olur keza, Hıristiyanlar son
yolculuğunda onu yalnız bırakmazlar. hiçbir
Müslüman, Kiliseye, hiçbir Hıristiyan'da bugüne
kadar herhangi bir Camii'ne saldırıp zarar
vermemiştir. Hıristiyan cemaatin bası olan zat
ile Müslümanların basındaki dini liderler
birbirlerini ziyaret eder ve bilgi alışverişinde
bulunurlar. Bizim çocukluğumuzda, Kilisenin
bahçesinde yıllarca misket, gülle oynadığımız
olurdu. Keza, Hıristiyan arkadaşlarımızla Camii
avlularında da bir çok oyunlar oynardık.
Biz dini bayramlarımızda uç gün veya dört gün
dükkanları kapatıp tatil yaparken, Hıristiyan
kardeşlerimiz de dükkanlarını kapar bizimle
birlikte tatil yaparları. Bayram tebrikine,
Müslüman, dost ve akrabalarımız kadar,
Hıristiyan es döş, konu-komşu da gelirdi.
Martin'lilerin özel bir yanları daha var ki,
ovulmaya değer bir Mardin'le ister Müslüman
olsun isterse Hıristiyan olsun, ilk karsılaştığı
kişinin hangi dine bağlı olduğunu aklinin
ucundan dahi getirmez. Zira çocukluğundan beri
beyni o yolda programlanmamış da ondan. Bu
görüş, bu gün için genel bir Dünya görüsüdür.
Dünya'nın süper Ülkeleri'nin Psikolog ve Pedagogları bu görüşü sunarak, din ayrılığının
yersiz olduğunu tüm Dünya milletlerine en acık
biçimde anlatmaya çalışmaktadırlar.
Hıristiyanların büyük bayramları sayılan Noel'i
de, Mardin de Müslüman'ı Hıristiyan'ı birlikte
kutlar bu bayram, Müslümanlarca da büyük bir
coşku, bir neşe ve büyük bir heyecanla kutlanır.
Mardin'de Ramazan Bayramı, Oruç Bayramı veya
küçük Bayram dediğimiz Seker Bayramı ile Hac
Bayramı, büyük Bayram veya Kurban Bayramı
dediğimiz biri uç diğeri dört gün suren
bayramlarımız vardır. Mardin'de Bayramın ilk
gününde sabah erken kalkınarak Camii'ne
gidilerek namaz kılınır. Buna müteakip olarak
varsa ölmüşlerinin kabri ziyaret edilir daha
sonra yemek faslına gecikir. Bayram sabahları
kahvaltı yerine geleneksel yemek yenir. Bu
yemeklerin en makbulü kaburga yemeğidir.
Yemekten sonra şehirde oturan kesimin unuttuğu
akraba ziyaretlerine gidilir. Mardin'deki
Hıristiyan'larda bu geleneklere saygı göstererek
komşu ve akrabalarını ziyaret ederler. Kısacası
Mardin'de Bayram bir
başkadır. |