
|
MİSAFİR
DEFTERİ
|
E-MAİL [email protected]
Ta ki bu konuda ki kesin bilgi göz kamaştırıcı bir açıklık ve parlaklıkla çöllerin derinliklerinden fışkırıp çöl adamına ulaşıncaya kadar. Medyen çölünde dikenli bir çalının ardından çınlayıp ulaştı Musa’ya Allah’ın sesi ; Filistin çölünün ıssızlığı içinde aldı İsa ‘Allah’ın Melekutu’nun mesajını; Mekke yakınlarında. Çöl tepelerinin birinde Hira mağarasında geldi ilk çağrı Hz. Muhammed’e(s.a.v)
Yakıcı güneş ve rüzgarsız bir gün. İç anadolu yörelerinde bir köy mezarlığındayım. Samimiyetle sordum kendime; "Neden buradayım?", "Niçin ölülerin arasındayım?" Yalnızlığı sevdiğim bir gerçek, bahar gibi yeşeren yalnızlığı... Fakat sadece bu değil beni mezarlıklara çeken, sadece yalnızlık isteği değil... Babamın gömüldüğü günü hatırlıyorum.. Beni öpen, beni koklayan ve"Oğluum" diyerek beni kucaklayan babamın gömüldüğü günü.
Bütün sapıklıklar, günahlar, cinayetler, fesatlar, bütün alçaklıklar, rezaletler, düşüşler, sefaletler ve geri kalmışlıklar, kısaca kötü olan her şey; yüz karası işler ve alçaklıklar şu üç etkenden kaynaklanmaktadır: 1. Cehalet, 2. Korku, 3. Çıkar.
"Vücutta bir et parçası vardır. O bozulursa bütün vücut bozulur. O, kalbdir." Buhari'nm naklettiği bu haberden de anlaşılacağı gibi yaratılış bakımından paktır kalb. Ancak vücut ülkesinin başkenti olduğundan dolayı iman, ruh gibi dostlar da, şeytan, nefis gibi düşmanlar da orada örgütlenmeye çalışır. Devrimler, ihtilaller orada olur. Bu uçsuz bucaksız ülkenin en çarpıcı özelliği adında gizlidir:
Günde bir kaç kez namaz için toplanıyorlar ve eğer hava yağmurlu değilse namazlarını açıkta kılıyorlardı. Uzun tek bir safta toplanıyorlar ve Hacı da önlerine geçip imamlık yapıyordu. Hareketlerindeki düzen ve uyumla askerlere benziyorlardı; hep birlikte Mekke yönüne döner, birlikte eğilir, sonra kalkar ve birlikte diz çökerek alınları üzerine yere kapanırlardı.
Terk ederek değil yürek ve zihinle aşarak
Terketmek kolay olandır, terkedersiniz olur biter. Bulunduğunuz siperi, savunduğunuz değerleri, içerisinde yer aldığınız cepheyi, sizi siz eden kimliğinizi ve kişiliğinizi, üzerinize gelen baskıları hafifletmek, savuşturmak, ya da yılgınlığa kapıldığınız için terketmek, sizi sadece sipersiz, cephesiz, kimliksiz ve kişiliksiz bırakmaz, aynı zamanda onursuz bırakır.
|
ARAMA
MOTORLARI
|

