HOME PAGE (aydincik.ilcesi.com)

FAVORİLERE EKLE ! TÜRKÇE ( TURKISH ) İNGİLİZCE ( ENGLISH ) FRANSIZCA ( FRENCH )
  ALMANCA ( GERMAN ) İTALYANCA ( ITALIAN ) İSPANYOLCA ( SPANISH )

 

KELENDERİS  ANTİK KENTİ

         Antik Kelenderis kentinin kalıntıları Silifke'nin 80 km. batısında, Anamur'un 52 km . doğusunda, şimdiki Aydıncık (eskiden Gilindire) ilçesindedir. Antik kaynaklar, kentin Kilikya'nin en eski yerli Tanrılarından biri olan Sandon ( Hititçe Şanta) tarafından kurulduğunu belirtirler. Arkeolojik kazılar da Kelenderis'in kuruluşunun Milattan en az bin yıl öncesine kadar uzandığını göstermiştir. Kentin ilk halkı, Orta Anadolu'da yerleşen Hititlerin akrabası sayılan Luvilerdir. Akdeniz'in Doğusu ile Batısı ve Kıbrıs arasındaki deniz yolu üzerinde önemli bir konumda bulunması ve bölgenin en elverişli limanına sahip olması, kentin önemini artırmıştı. Bu yüzden, M.Ö. 10. yüzyıldan itibaren önce, Doğu'dan gelen Fenikeliler, M.Ö. 8. yüzyılın sonlarında, bu kez Ege'den gelen Ionyalılar buraya yerleşerek, ticari üs (koloni) kurmuşlardı. M.Ö. 6. yüzyılda Dağlık Kilikya'da kurulan Pirindu krallığının eski başkenti Kirşu'nun ( bugün Meydancıkkale) limanı olan Kelenderis, yüzyılın ortalarında, önce Babilliler, daha sonra da Persler tarafından işgal edildi. Kelenderis asıl gelişimini M.Ö. 5. yüzyılda gerçekleştirdi. Greklerin, Atina kent drevleti önderliğinde, Perslere karşı kurdukları Attik-Delos Deniz Birliği'nin en doğudaki üyesi ve müttefiki olan Kelenderis, ticari etkinliğini tüm Akdeniz havzasına yayar. M.Ö. 401 yılından 330 yılına kadar süren Pers işgaline rağmen, kent ticari bağımsızlığını korumuştu. Büyük Iskender'den sonra, Mısır'da kurulan Ptolemayos Krallığı ile yakın ilişkiler kuran Kelenderisliler, M.Ö. 100 yılına kadar bağımsız bir kent devleti olarak etkinliğini sürdürür. M.Ö. 1. yüzyılın başlarından itibaren, Kilikya korsanlarına karşı, Akdeniz'in ticari güvenliğinin sağlanmasında Romalıların bu bölgedeki en yakın ortağı Kelenderis olmuştu. M.S. 1.yüzyılda kısa bir süre Kommagene krallığına bağlanan Kelenderis, Roma İmparatoru Vespasyan zamanında Kilikya eyaletinin Anemuryum'dan Selevkeya'ya (Silifke) kadar uzanan Kelenderitis bölgesinin baş kenti olur. M.S 275 de kısa bir süre Partların eline geçen kent, 4. yüzyıldan itibaren yeniden gelişmeğe başlar. 6. ve 7. yüzyıllardaki Arap saldırılarından sonra, kentin daraltılmış surların içinde küçükltüldüğü anlaşılmaktadır. 13. yüzyıl ortalarından 15. yüzyıl ortalarına kadar Selçukluların ve Karamanoğullarının egemenliğine giren kent, 15. yüzyıl sonlarına doğru Osmanlı sınırları içine katılır. Kelenderis sürekli yerleşilen kentlerden biri olduğu için , geçmişi ile ilgili kalıntıların çok azı günümüze ulaşmıştır. Görülebilir kalıntılar arasında, Liman surları, Liman Hamamı, Tiyatro, kentin bir kaç yerinde ayakta kalmış olan Sarnıçlar ve bu sanrıçlara su getiren su kanalları (aquadukt) dikkat çekicidir. Kentin çevresine yayılan çeşitli tiplerdeki mezarlar ( kaya mezarları, tonozlu mezarlar ve halk arasında "Dört Ayak" olarak bilinen, Pramidal çatılı Roma devri anıtsal mezar ) ne yazık ki, fazlasıyla tahrip olmuşlar ve bir çoğu defineciler tarafından soyulmuşlardır.
Kelenderis'de 1987 yılından itibaren Kültür Bakanlığı ve Selçuk Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü proje çerçevesinde, toprak altındaki kalıntıların ortaya çıkarılmasına, toprak üstündeki kalıntıların onarımlarına çalışılmaktadır.

KALINTILAR:
Kelenderis‘in bulunduğu Aydıncık ilçesinde Klasik ve sonraki çağlara ait kalıntılar oldukça azdır. Limanın güneyinde bulunan yarımadayı çevreleyen surlar kentin ortaçağına ait en önemli kalıntılardır. Bu surlardan bir bölümünün alt sıralarını oluşturan kısmı kentin Klasik çağına ait olan surlarından günümüze ulaşabilen en önemli kalıntıdır. Limanın gerisinde bir tiyatro tamamen toprak altındadır.Yine limanın batısında Roma çağına ait bir hamamın kalıntıları görülebilir. Kentin mezarlığında ise, Klasik, Helenistik ve Roma çağlarına ait çok çok sayıda kaya mezarı bulunmaktadır.Modern kentin yerleştiği yamaçlarda üzeri tonoz örtülü diğer mezarlar Roma çağına aittir.M.S. 2. Yüzyıla tarihlenen baldahinli, piramidal çatılı bir anıt mezar kentteki en önemli antik yapıyı oluşturmaktadır. 

KAZILAR:
Kelenderis kazıları 1987 yılında başlamıştır. Öncelikle kentin büyük bir kısmı soyulmuş mezarlığında yürütülen çalışmalarda, bu mezarlığın geç arkaik çağdan itibaren kullanıldığı anlaşılmıştır. Buradaki soyulmamış mezarlarda armağan olarak bırakılmış bulunan Attik ve Attik olmayan çok sayıda vazo ve diğer ölü hediyeleri ele geçmiştir. Limana yakın bir yerde 1989 yılında başlayayan sondajda ise, üstten 5 m derinlikte ana kayaya ulaşılmıtır. En altta bir yangınla biten arkaik tabakanın üzerinde Klasik, Roma imparatorluk ve geç antik çağlara ait yapı kalıntıları ve buluntular ele geçmiştir. En üst tabakada ise 3.10 m. genişlikte 12 m. uzunlukta bir mozaik zemin ortaya çıkarılmıştır.Bu mozaikin bir tarafında bir liman kenti manzarası bulunmaktadır. Burada betimlenen yarımada üzerinde sur ve kuleler, bir tersane kentin çift girişli kapısı ve diğer yapılar görülmektedir.Kartşıu kıyıda ise, bir antrepo ile bir haman dikkati çekmektedir. Limana henüz yanaşmış biri büyük, diğeri küçük iki yelkenli bu manzarayı tamamamlamaktadır. Mozaikin geri kalan kısımlarında ise geometrik süslerle bir kilim desenini anımsatan bezemeler görülmektedir. Söz konusu mozaik zeminini M.S. 6. Yüzyıla ait bir yapıya ait olduğu anlaşılmaktadır

http://www.aydincik.ilcesi.com © 2003

Bu sitede yer alan yazı ve resimlerin

 her hakkı www.aydincik.ilcesi.com 'a aittir.

Ticari veya özel alanlarda izinsiz kullanılamaz.

[email protected]

 

IYI LISTE - UYE OLMAK ICIN TIKLAYIN 

 

Hosted by www.Geocities.ws

1